Sezaryen İle Doğum Cezalandırılamaz!

28.07.2026
1.352
A+
A-

Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu

Sağlık Bakanlığı, ilk doğumda sezaryen işlemi uygulayan doktorlara altı ay süreyle meslekten men cezası uygulamaya başladı. Şimdiye kadar 6 Kadın Doğum Uzmanı doktora bu ceza verildi.

Türkiye’de sezaryen oranları, Avrupa ülkeleri arasında en önde. Sağlık Bakanlığının verilerine göre, bu oran 2021’de yüzde 53,1 idi. O yıl bu oran Mısır’da %55,5 olmuş.  2024 yılında ise Türkiye’de sezaryen ile doğum oranı %61,4 olarak bulunmuş.

Sağlık Baklanlığı bir sistem sorunu olan durumu, Kadın Doğum Uzmanlarına ceza vererek çözme niyetinde olduğunu göstermiştir.

Öğrenciliğim ile beraber elli yıla yakın meslek hayatımda, ülkemizdeki sağlık açısından en önemli sorunlardan birinin Ana ve Çocuk Sağlığı olduğunu söyleyebilirim. Ülkemizde bu amaçla Ana-Çocuk Sağlığı Merkezleri açılmıştır. Fakat Kadınlarımızın doğum öncesi izlemlerinde, doğumlarda ve doğum sonrasında hep ciddi sorunlarımız olmuştur. Kırk yıl önce doğum öncesi izlemler çok yetersizdi. Doğum öncesi hiç kontrole gelmeyen gebe, birdenbire karşımıza doğum yapmak için gelirdi. Memleketimizde doğum sırasında hayatını kaybeden kadın öyküsü çoktur.

Zorunlu hizmetimi yaptığımı yıllarda 1986 yılında Bitlis’in Mutki İlçesinde Sağlık Ocağı doktoruydum. Çalıştığım beş ay içinde beş kadın, doğum sırasında hayatını kaybetmişti. Karların artık yolları kapattığı günlerde beni bir kadının doğumu için eve çağırmışlardı. Ebeler ile birlikte gittik. Evin reisi büyükbaba, gelinini muayene etmem konusunda zor izin verdi. Ebeler ile birlikte gebeyi muayene ettik. Sezaryen için mutlaka Bitlis’e gitmesini istedik. Zor ikna oldular: Ama sonuçta Kadın sezaryen ile doğurdu ve hayatı kurtuldu.

Sonraki meslek hayatımda Çocuk Hastalıkları Asistanı ve Uzmanı olarak İstanbul SSK Okmeydanı Hastanesinde çalıştım (1989-2005). İstanbul’da da o yıllarda kadınlarımızın doğum öncesi izlemleri ihmal ediliyordu. İstanbul zaten sağlık ocağı fakiriydi. Gebe kadınlarımızın gönül rahatlığıyla başvuracakları sağlık kuruluşu sayısı azdı. O yıllarda gebelik öncesi Ultrason yeni yeni hayatımıza giriyordu.  Hastanemizin çocuk poliklinik ve kliniklerinde doğum sırasında, doğum kanalında fazla kalıp oksijensiz kaldığı için beyin hasarı olan pek çok küçük çocuk ile karşılaşıyorduk. Bu doğumların bir kısmı evlerde yapılıyordu. SSK Hastaneleri ve Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde çok sayıda doğum yaptırılıyordu. Fakat hastanelerin organizasyonu yetersizdi. Ayrıca en önemlisi, doğum öncesi gebe izlemleri çok yetersizdi. Yeni doğan bebekler o yıllarda annelerin yanına verilmiyordu. Hastane enfeksiyonları çok yaygındı.

İstanbul’da Kamu Hastaneleri nüfusa yetmiyordu. Bu nedenle Özel Doğumevi ve Hastanelerinin sayısı artmaya başladı. Özel hastaneler daha çok nüfusun çok kalabalık olduğu, İşçi Sınıfının yoğun olduğu semtlerde açılmaya başlandı.  O yıllarda vatandaş parasını verip özel hastaneye doğum için gidebiliyordu. Özel hastanelerin en çok para kazandığı işlerden biri doğumdu.

Doğum; insan yaşamının ilk başlangıcı, hayatının çevreye en çok bağlı olduğu zaman dilimidir. Hayata ağlayarak, nefes alarak başlarız. İyi bir normal doğum için gebe kadının, doğum öncesinde izlenmesinin yanı sıra doğum sırasında ne yapacağı da önemlidir. Doğum öncesi egzersizler çok önemlidir.  Sovyetler Birliği dağılışa uğramadan önce, orada uygulanan suda doğum uygulaması çok övülen bir uygulamaydı. Gebe kadınlar su içinde daha kolay doğum yapıyorlardı.

AKP iktidarının başlangıcında, 2004 yılında, SSK Sağlık Kuruluşları kapatıldı ya da Sağlık Bakanlığına devredildi. Sağlıkta Dönüşüm Programı hayata geçirildi. Tüm dünyadaki ilerlemeler, geç de olsa ülkemize de geldi. Doğum öncesi gebe izlemi yaygınlaştı. Elinde parası olan vatandaş yine özel hastanelerde doğum yapmaya devam etti. Özel Hastaneler sezaryen ile doğumdan daha çok para kazanmaya başladı. Sağlık Ocaklarında ve daha sonra Aile Sağlığı Merkezlerinde doğum öncesi gebe izlemi daha iyi yapılmaya başlandı.

Sosyal Güvenlik Kurumunun Normal Doğumu Teşvik etmek amacıyla hastanelere ödediği resmi rakamlarda, normal doğum ödemesi ilk defa 2013 yılında yapılan düzenlemelerle sezaryen ödemesini geçti. 2014 yılı itibarıyla normal doğumdaki artış oranı (%114), sezaryendeki artış oranının çok üzerinde seyrederek normal doğum destekleri daha belirgin şekilde öne çıktı. İktidar, daha önce sıkı bir şekilde denetlediği özel hastanelerin hastadan alığı elden ödemeyi serbest bıraktı.  Şimdi Sağlık Bakanlığı verilerine göre, en yüksek sezaryen ile doğum özel hastanelerde yapılıyor.

Sağlık Bakanlığı, Kamu sağlık kuruluşlarında gebe izlemini çok iyi ve düzenli yapmak zorundadır.  Gebelere her türlü destek sunulmalıdır. Doğum öncesi egzersiz programları hayata geçirilmelidir. Doğumhanelerde doktor, hemşire gibi sağlık emek gücü tam ve yeterli olmalıdır. Doğumhanelerin fiziksel kapasiteleri yeterli olmalıdır. Doğum sonrası anne ve bebek için en iyi ortamlar hazırlanmalıdır.

Tüm bunlar yapılmadan, sezaryen doğum yaptırıyor diye doktoru cezalandırmak, yapılacak en büyük hatadır. Hastasına karşı kendini özgür hissetmeyen doktorun hata yapma oranı artar. Doktor; dakikalar, bazen de saniyeler içinde karar vermek zorunda kalır. Doğum sürecinde bebe oksijensiz kalmamalıdır. Demokles’in kılıcı gibi cezayı doktorun başında sallandırırsanız, bundan doktor da gebe de ailesi de zarar görür.

Sezaryen ile doğuma ceza vermek, AKP iktidarının, ben yaptım oldu deyip üstüne düşen görevi yapmadığı önemli bir örnektir. Vatandaş olarak gerçeği görmemiz gerekiyor. Kamu Sağlık Kuruluşlarını güçlendirmek yerine yerli yabancı Parababalarının kârına kâr katmasına olanak sağlayacak uygulamaların hayata geçirilmesi, yaşadığımız bu sağlık düzenini meydana getirmiştir.

Sezaryen ile doğuma ceza vermekle gerçeklerin üzeri örtülemez!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.