ABD Emperyalist Haydudu, Dünyanın Dört Bir Yanındaki Nadir Toprak Elementleri (NTE)’lere Çökmeye Devam Ediyor Sıra Türkiye’ye Geldi… (II)

23.11.2025
3.146
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

Gazetemizin geçen ayki 205’inci sayısında Nadir Toprak Elementleri (NTE)’ler konusunu işlemiştik.

Dünyadaki durum ve Türkiye’deki gelişmeleri kısaca aktarmış ve ABD’nin NTE’lerimize çökmek için Tayyip’e sözde “meşruiyet” vererek nasıl ıhtırdığını anlatmıştık. Ve NTE’lerin artık emperyalistler arası Yeni Savaş Alanı olduğunu söylemiştik.

Bu ayki yazımızda da bu konudaki son gelişmelerle birlikte ülkemizdeki NTE’ler konusunu biraz daha işlemek, fikri takip yapmak istiyoruz. Çünkü konu çok önemli…

 

Şimdi Dünyadaki Gelişmelere Bakalım

ABD Emperyalistleri, Başkanları Trump aracılığıyla, dünyanın her yerindeki NTE’leri ele geçirmek için deli dana gibi dört bir yana saldırıyorlar. Afrika’daki, Asya’daki, Avrupa’daki, Okyanusya’daki devletlerle NTE’lerini ele geçirmeyi amaçlayan anlaşmalar yapmaya çalışıyorlar.

Örneğin 2015 yılından bu yana her yıl Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan olmak üzere beş Orta Asya ülkesinin Dışişleri Bakanları ile ABD Dışişleri Bakanı arasında düzenlenen ve C5+1 olarak adlandırılan diplomatik bir oluşum var.

Başlangıçta Dışişleri Bakanları düzeyinde sürdürülen zirve, 2023 yılından itibaren Devlet Başkanları düzeyine yükseltildi. Ve bu zirvenin sonuncusu geçtiğimiz günlerde ABD’de; ABD ve Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan Devlet Başkanlarının katılımıyla gerçekleşti.

Bu yılki zirvenin ana konulardan biri, bu ülkelerin NTE’leri idi. Ve görüşmelerin sonucunu ABD Başkanı Trump, liderlere verdiği yemekte açıkladı.

“Kazakistan’ın Abraham Anlaşmaları’na resmen katılmayı kabul ettiğini ve imza töreninin kısa sürede yapılacağını kaydeden Trump, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’e teşekkür etti.

“Trump ayrıca, bu ülke ile toplam değeri 17 milyar doları bulan enerji ve nadir elementler anlaşması yaptıklarını ve Kazakistan’ı ziyaret edebileceğini söyledi.

“ORTA ASYA KAYNAKLARINA VURGU

“ABD Başkanı, bu bölgenin petrol ve doğal gazın yanı sıra özellikle nadir elementler konusunda çok zengin olduğunu vurgulayarak, ‘Bu ülkeler bir zamanlar doğu ile batıyı birbirine bağlayan eski İpek Yolu’nun üzerinde yer alıyordu. Muhteşem, görkemli ve güzel bir tarih. Bugün de Avrasya’nın kalbindeki konumları onlara inanılmaz bir önem ve inanılmaz bir potansiyel kazandırıyor’ dedi.

“Trump, ‘Amerika’nın bu ülkelerle ortaklığını her zamankinden daha güçlü hale getirmeye kararlıyım’ şeklinde konuştu ve bu ülkelerle karşılıklı yatırımları artırma sözü verdi.

“ABD ile Kazakistan arasındaki nadir elementler anlaşmasına da atıf yapan Trump, diğer C5 ülkeleriyle de benzer anlaşmalar yapacaklarının sinyalini verdi.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/beyaz-saray-da-orta-asya-zirvesi-kazakistan-abraham-anlasmalari-na-katildi-2450605)

Okuduğumuz gibi içler acısı bir durumla karşı karşıyayız ne yazık ki…

Bu ülkeler, bu Türki Cumhuriyetler, bir zamanlar, 1800 ve 1900’lerde “Doğu’nun Mazlum Ulusları”nın bir parçasıydı. Ekim Devrimi, bu ülkeleri Çarlık Rusya’sının zulmünden kurtardı ve bağımsızlıklarını sağladı. Sovyetler Birliği’ni oluşturan 15 eşit, özgür devletlerden biri haline getirdi. Ve ne yazık ki, Sovyetler Birliği’nin acıklı yıkılışından sonra, gördüğümüz gibi bu devletler, Batılı Emperyalistlere ram oldular. Onlarla işbirliklerine gittiler. Ve yine gördüğümüz gibi yeraltı ve yerüstü servetlerini ABD’ye peşkeş çekiyorlar.

Onunla da yetinmiyorlar ve “Abraham-İbrahim Anlaşmaları” denilen ve özünde İsrail’i meşrulaştırmaya yarayan anlaşmalara da imza atıyorlar. Ne üzücü bir durum…

Bakın nasıl övgüler düzüyorlar ABD’ye ve onun manyak, pedofili, sübyancı Başkanı Trump’a:

“LİDERLERDEN TRUMP’A TEŞEKKÜR

“Daha sonra söz alan Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, ABD Başkanı Trump’a ‘gösterdiği liderlik ve barışa katkılarından dolayı’ teşekkür etti.

“Tokayev, ‘Sayın Başkan, Beyaz Saray’da bu tarihi toplantıyı düzenlediğiniz için size içten teşekkürlerimi sunmak isterim. Sizin kararlı liderliğiniz altında, bu zirve ABD ile Orta Asya arasında yeni bir etkileşim döneminin başlangıcını işaret etmektedir’ şeklinde konuştu.

“Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirzizoyev, Trump’ın C5+1 forumunu Beyaz Saray’a taşıyarak öneminin altını çizdiğini ve bundan memnun olduklarını belirtti.

“Mirzizoyev, ‘Sayın Trump, C5+1 sürecini yeniden başlatmak için yaptığınız kişisel katkıyı çok takdir ediyoruz. Daha önce hiçbir ABD başkanı Orta Asya’ya sizin gösterdiğiniz ilgiyi göstermemişti’ ifadelerini kullandı.

“Özbekistan Cumhurbaşkanı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sadece Trump’ın durdurabileceğine inandığını ve bu konudaki adımlarını desteklediklerini vurguladı.

“Tacikistan Cumhurbaşkanı Rahman, yaptığı konuşmada, ABD ile Orta Asya arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik düzenlenen zirveden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“Rahman, söz konusu ülkelerin zengin kaynaklara sahip olduğunu ve bu konuda hem ABD hem de Avrupa ülkeleriyle işbirliği yapmaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.

“Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov da ABD ile C5 ülkeleri arasındaki işbirliğinin birçok alanda geliştirilebileceğini ve bu zirvenin önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydetti.

“Özellikle ekonomik, ticari ve nadir elementler konusunda önemli işbirliği imkânları olduğunu anlatan Caparov, ABD ile bu konularda yeni işbirliklerine hazır olduklarını söyledi.” (agy)

İşte ABD, bir yandan bu ülkelerin NTE’lerine çökerken diğer yandan da Rusya ile bağlarını koparttırıyor ve kendi insanlık düşmanı cephelerine çekiyor. Böylece Rusya’yı da kuşatıyor. Ve Rusya’nın Çin’le olan bağlarını da kesmeye çalışıyor…

Yani bir taşla birçok kuş vuruyor ABD Emperyalistleri ne yazık ki…

Asya’dan sonra Sıra Okyanusya’da…

Asya’da bunları yapan Trump-ABD, diğer yandan ahtapot kollarını bu kez de Okyanusya’ya, Okyanusya’daki Avustralya’ya uzatıyor. Ve onun da NTE’lerine çöküyor. Konuyla ilgili haberi okuyalım.

***

Donald Trump Çin’e karşı imzayı attı: Kritik madenlerde yeni hamle!

ABD, Çin’in kritik maden tedarikindeki hâkimiyetine karşı Avustralya ile stratejik bir yatırım ve işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşma, maden tedarik zincirinde çeşitliliği artırmayı ve Batılı şirketlerin çıkarlarını güvence altına almayı hedefliyor. Yatırımlar, ileri teknoloji ürünlerinde kullanılan kritik mineralleri kapsıyor.

21.10.2025

ABD, Çin’in kritik maden tedarik zincirinde artan hâkimiyetine karşı maden kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor. Yapılan anlaşma, Batılı şirketlerin kritik maden satışlarında taban fiyat uygulanmasını öngörüyor.

ABD-AVUSTRALYA ANLAŞMASI VE YATIRIM

ABD Başkanı Donald Trump ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese tarafından imzalanan anlaşma kapsamında, Avustralya’daki madencilik ve maden işleme projelerine yatırım yapılacak. Avustralya Başbakanı, ABD’nin yatırım yapabileceği 8,5 milyar dolar büyüklüğünde proje bulunduğunu açıkladı.

ABD’nin ihracat finansman kurumu, Avustralyalı yedi madencilik şirketine 2,2 milyar doların üzerinde kredi vermek üzere anlaşma imzaladı. Ayrıca, projelere Avustralya da yatırım yapacak. Beyaz Saray, toplamda 53 milyar dolar değerindeki kritik maden rezervine yatırım yapılacağını duyurdu; ancak hangi maden ocaklarına ve maden türlerine yatırım yapılacağı belirtilmedi.

GALYUM RAFİNERİSİ KURULACAK

Anlaşma kapsamında ABD Savunma Bakanlığı, Avustralya’nın batısında galyum rafinerisi kuracak. Çin, geçen yıl Aralık ayında ABD’ye galyum satışını durdurmuştu.

Kritik madenler, nadir toprak elementleri, lityum ve nikel gibi ileri teknoloji ürünlerinde az miktarda kullanılan mineralleri içeriyor. ABD ihracat kredi bankası, kredi için mutabakat zaptı anlaşmalarının Arafura Rare Earths, Northern Minerals, Graphinex, Latrobe Magnesium, VHM, RZ Resources ve Sunrise Energy Metals ile yapıldığını açıkladı. (https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/donald-trump-cin-e-karsi-imzayi-atti-kritik-madenlerde-yeni-hamle-2445500)

***

Gördüğümüz gibi, ABD, Avustralya’da “toplamda 53 milyar dolar değerindeki kritik maden rezervine yatırım yap”acakmış.

“Anlaşma kapsamında Batı Avustralya’da yıllık kapasitesi 100 ton olacak yeni bir galyum rafinerisi kurulacak. Bu miktar, ABD’nin mevcut yıllık galyum tüketiminin yaklaşık beş katına denk geliyor. Galyum, mikrodalga devreleri ve mavi ile mor LED’ler için kritik bir malzeme olup elektronik ve lazer teknolojilerinde kullanılıyor. ABD, galyumun tamamını şu anda ithal ediyor.” (https://www.donanimhaber.com/abd-ve-avustralya-dan-dev-nadir-toprak-elementleri-anlasmasi–197567)

Yani ABD için olmazsa olmaz bir madde galyum.

Anlaşmayla, ABD tamamını ithal ettiği Galyuma kavuşmuş oluyor ve Çin’in ihracat yasaklarından kurtuluyor.

53 milyar dolarlık “kritik maden rezerv”lerine yapılan yatırımlar sonucu elde edilecek mamul NTE’lerle, ABD Parababaları Allah bilsin kaç yüz milyar dolarlık kâr elde edecek…

 

Anlaşmanın bir diğer dikkat çeken noktası da şu; ABD Savunma Bakanlığı bizzat devrede. Ve Çin’in ABD’ye satışını yasakladığı, dolayısıyla ABD’nin erişiminin azaldığı Galyum üretim rafinerisini Avustralya’da o kuracakmış…

Burada bir parantez açalım.

Ancak bu Bakanlık, artık “Savunma” Bakanlığı değil; Savaş Bakanlığı!

Trump’ın Eylül ayında imzaladığı kararnameyle gerçek işlevine uygun adını aldı.

Trump da bunu açıkça dile getirdi 6 Eylül’deki konuşmasında. Şöyle dedi:

“ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te düzenlediği basın toplantısında Pentagon’un yeni yapılanmasına ilişkin önemli bir kararname imzaladı. Kararnameyle birlikte, Soğuk Savaş sonrası dönemde kullanılan ‘Savunma Bakanlığı’ ismi rafa kaldırılıyor ve kurumun adı yeniden ‘Savaş Bakanlığı’ oluyor.

“Trump, konuşmasında değişikliğin gerekçesini şöyle açıkladı:

“Birinci Dünya Savaşı’nı kazandık, İkinci Dünya Savaşı’nı kazandık. Ondan önce ve arasında da her şeyi kazandık. Sonra bakanlığın adını Savunma Bakanlığı diye değiştirdik. Artık şimdi Savaş Bakanlığı adını veriyoruz.” (https://www.sde.org.tr/haber/trump-savunma-bakanligi-nin-adini-savas-bakanligi-olarak-degistirdi-haberi-60316)

Yani özce diyor ki Trump; İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sonrası, dünyanın 3’te 1’i Sosyalist devletlere dönüştü. Sosyalizm dünya halklarının gönlünde taht kurmaya başladı. Halklar savaşlardan ve sömürüden çok çektiği için Sosyalizme yönelmeye başladı. Bunun üzerine biz de dünya halklarını kandırmak için ad değişikliği yapmak zorunda kaldık. “Savaş” gibi kötü çağrışımlar yapan adı, “Savunma” olarak değiştirdik. Ama artık bu tür kandırmacalara gerek kalmadı. Dünya üzerinde bizim borumuz ötüyor. Dolayısıyla gerçek adımıza dönüyoruz, diyor.

“ABD Savunma Bakanlığı binasındaki tabelalar ‘Savaş Bakanlığı’ yazılı levhalarla değiştirildi

“ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) binasındaki tabelalar, Bakanlığın adının değiştirilmesine yönelik eylülde imzalanan başkanlık kararnamesinin ardından ‘Savaş Bakanlığı’ yazılı bronz levhalarla değiştirildi.” (https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-savunma-bakanligi-binasindaki-tabelalar-savas-bakanligi-yazili-levhalarla-degistirildi/3743597)

Ama tabiî yanılıyor Trump, yanılıyor Emperyalistler. Halklar bir gün yeniden uyanacak, örgütlenecek gerçek İşçi Sınıfı Partileri öncülüğünde ve Marksist-Leninist ilkeleri hayata geçirerek, yeniden ve daha bilinçli bir şekilde Modern Sosyalist devletleri kuracaklar. Bilim, Tarih bunu böyle söylüyor. Bilimin ve Tarihin önünde kim durabilir ki…

Konumuza dönersek…

ABD, bir yandan bu tür anlaşmalarla Çin’e bağımlı olmaktan kurtulmak için her yolu denerken,  diğer yandan da Çin’le anlaşmalar yapmaya çalışıyor… Çünkü, NTE’lerin temini konusunda şu anda kesinlikle Çin’e muhtaçlar, geçen sayımızda da belirttiğimiz gibi. Çünkü NTE konusunda ipler şimdilik Çin’in elinde…

Ve Çin’le barış içinde savaş halini sürdürüyor ABD. Tabiî aynı şekilde Çin de aynı tutumu sergiliyor.

Bir yandan NTE’lerin ihracını yasaklıyor, diğer yandan ABD’yle anlaşma yapıyor.

11 Ekim’deki haberlere göre;

“Çin’den tedarik zincirine darbe: Nadir elementler ve bataryalara ek kontrol

“Çin, nadir toprak elementlerinden lityum batarya malzemelerine kadar stratejik sektörlerde ihracat kontrollerini genişletti. Yeni kurallar 8 Kasım’da yürürlüğe girecek”

“(…)

“Çin, küresel teknoloji ve savunma sanayisini yakından ilgilendiren yeni bir ihracat kontrol dalgası başlatarak hem nadir toprak elementlerini hem de lityum batarya malzemelerini kapsayan kapsamlı kısıtlamalar getirdi. Çin Ticaret Bakanlığı (MOFCOM) ile Gümrük Genel İdaresi, 8 Kasım 2025 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlemelerle ülkenin stratejik kaynakları üzerindeki kontrolünü önemli ölçüde artırıyor.

“ABD’den jet yanıt

“Yeni adım, Donald Trump ile Xi Jinping arasında bu ay sonunda Güney Kore’de yapılması planlanan görüşme öncesinde Pekin’in ekonomik kozlarını güçlendirdiği bir döneme denk geldi. Trump ise kontrollerin açıklanmasının ardından şimdilik Xi Jinping ile görüşmesine gerek kalmadığını, Çin’in düşmanca davrandığını ve Çin ürünlerine yüzde 100’e varan ek gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu.

“Trump, yeni tarifenin 1 Kasım’dan itibaren mevcut uygulamaların üzerine ek olarak geleceğini söyledi. Trump ayrıca aynı tarihte ABD’nin ‘her türlü kritik yazılıma’ ihracat kontrolleri uygulayacağını söyledi.

“(…)

“Kasım ayında yürürlüğe girecek

Çin’in yeni düzenlemeleri 8 Kasım’da yürürlüğe girecek. Çin malzemeleriyle üretim yapan yabancı şirketlere yönelik kuralların ise 1 Aralık’tan itibaren uygulanacağı belirtildi. Bu tarihlerin, Washington ile Pekin arasında süren 90 günlük ticaret ateşkesinin sona ermesinden hemen önceye denk gelmesi ise dikkat çekiyor. 

“Pekin yönetimi, tedarik endişelerini hafifletmek amacıyla lisans süreçlerinde kolaylaştırıcı önlemler alacağını da duyurdu. Buna rağmen, Çin’in yeni ihracat kontrol rejimini nasıl uygulayacağı belirsizliğini koruyor. Öte yandan, Güney Kore Sanayi Bakanlığı, ülkedeki büyük bellek çip üreticileri Samsung Electronics ve SK Hynix’in etkilenme olasılığına dikkat çekerek, Çin ile temasların sürdüğünü bildirdi. Şirketlerden de açıklama gelmedi.” (https://www.donanimhaber.com/cin-nadir-topraklar-elementleri-ve-bataryalara-kisitlama-getirdi–197173)

Yani bilek güreşi devam ediyordu. 30 Ekim’deki haberlerde ABD ve Çin arasındaki görüşmelerin şimdilik bir noktada anlaşmayla sonuçlandığı duyuruluyordu.

“Trump yine istediğini aldı! Çin nadir elementler için uzlaştı

“Çin, nadir element ihracatına getirdiği kısıtlamaları 1 yıl süreyle askıya aldı. ABD, buna karşılık Çin mallarına uyguladığı vergileri düşürdü. ABD Başkanı Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde birçok anlaşma imzaladı. Siyasi yorumcular, iki tarafında ‘Taktiksel bir mola’ verdiklerini belirtse de dünya piyasaları rahat bir nefes aldı.

“ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ilk kez yüz yüze görüştü.

“Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri, Güney Kore’nin Busan kentinde buluştu.

“Trump ve Şi Cinping nadir elementler, tarım, fentanil ve çipler gibi kritik başlıklarda uzlaştı.

“NADİR ELEMENTLER İÇİN ANLAŞTILAR

“Görüşmelerin en dikkat çeken başlığı ve Türkiye’nin ana gündemlerinden biri olan nadir toprak elementleri oldu.

“Çin, elektronik, savunma sanayii ve yeşil teknolojide hayati öneme sahip bu hammaddelerin ihracatına yönelik sınırlamaları bir yıl süreyle askıya almayı kabul etti.

“ABD tarafı bu adımı ‘önemli bir geri çekilme’ olarak yorumladı. Trump, bu gelişmenin ardından Çin mallarına uygulanan tarifeleri yüzde 57’den yüzde 47’ye indirme kararı aldı.

“Trump uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘Nadir elementler artık gündemimizden çıkmalı. Onlar kontrol uygulamayacak, biz de gereken adımı attık’ dedi.

“Anlaşmaya göre bu geçici uzlaşma bir yıl sonra yeniden değerlendirilecek ve uzatılabilecek.

“Çin’in bu hamlesi dış basında, ABD’nin ‘alternatif kaynak arayışına girdiği dönemde’ geldi ve pazarlık gücünü azaltmamak adına yapıcı bir tavır olarak yorumlandı.

“(…)

“PİYASALAR BİRAZ NEFES ALDI

“Busan’daki Trump–Şi zirvesi, dünya ekonomisini tehdit eden ticaret gerilimini kısmen yumuşattı. Nadir elementlerde Çin’in geri adımı ve ABD’nin vergi indirimi, piyasaları rahatlattı. Ancak Trump’ın nükleer test açıklaması, yeni bir gerginliğe kapı araladı.” (https://halktv.com.tr/dunya/trump-yine-istedigini-aldi-cin-nadir-elementler-icin-uzlasti-983003h)

Gördüğümüz gibi savaş devam ediyor…

ABD, Batılı Emperyalist Kampın tartışmasız lideri. Dünyanın baş haydut devleti ve Batılı Emperyalistlerin dünya çapında jandarması. Ekonomik-Askeri-Casusluk alanlarında belirleyici konumda. Ekonomik olarak en güçlü ekonomiye sahip ülke konumunda. Dünyanın maddi olarak en zenginleri ABD’de. Onlarca dolar milyarderine sahip. Ordusunun silah gücü (uyduları, uçakları, helikopterleri, uçak gemileri, gemileri, füzeleri, tankları, topları vb.leri) şu anda tüm devletlerden daha fazla. Hakeza Casus gücü de öyle. CIA’sıyla, NSA’sıyla, FBI’sıyla tüm dünyayı kontrol ediyor. Neredeyse tuşa bastığınız anda ne yazdığınızı bilebiliyor. Uzaya yerleştirdiği binlerce uyduyla her an, her şeyi izleyebiliyor, gözleyebiliyor…

Ancak ABD’nin bir karın ağrısı var: Çin.

Şu an için dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD, Çin’in artan rekabetiyle baş etmeye çalışıyor. 1 milyar 416 milyonluk nüfusuyla dünyanın ikinci en kalabalık ülkesi olan Çin (birincisi Hindistan), Sosyalizmden vazgeçti bildiğimiz gibi. Artık Emperyalist bir devlet. Yeni Emperyalist bir devlet. Ülkede, kapitalizmin en önemli özelliği olan artıdeğer sömürüsü can dayanmaz boyutlarda. Sermaye ihracını çok yoğun bir şekilde yapıyor. Tekelci büyük Finans-Kapitalistleri, şirketleri, holdingleri var. Ve zenginleri hızla merdivenleri tırmanarak neredeyse ABD dolar milyarderleriyle yarışıyorlar. Buna paralel olarak teknolojide çok büyük atılımlar yaptı, yapıyor. Dünyadaki patent başvurularının artık büyük çoğunluğunu Çinli şirketler yapıyor. Bu konuda ABD’yi geçmiş durumda. Bu aynı zamanda yeni yeni teknolojilerin geliştirilmesi anlamına geliyor doğal olarak. Uzayda yaptığı atılımlar da çok hızla gelişiyor. Dünyanın en büyük radyo teleskopu Çin’de. Dünyanın en uzun, en yüksek köprülerini, viyadüklerini, en uzun tünellerini yapıyor. Nükleer santraller yapıyor. Sadece kendi ülkesinde değil başka ülkelerde de nükleer santraller kuruyor. Bankaları dünyanın en büyük bankaları arasına giriyor. İnternet üzerinden ürün satışı konusunda en büyük sitelere sahip. Ve en uç bir örnek olarak söylersek, Konya’da Mevlana Çarşısı’nda satılan Mevlana Kaşıkları bile artık Çin’de üretiliyor. Kısacası iğneden ipliğe, uzaydan nükleere, savaş uçaklarına kadar, yapmadığı bir şey yok. Bu da ABD’nin hafakanlarını kaldırıyor. Korku salıyor ABD Emperyalistlerine. Ve dolayısıyla şimdilik barışçıl görünümdeler ama çok şiddetli bir savaş içindeler…

Ve konumuz olan NTE’lerin üretimi, işlenmesi, kullanımı, dağıtımı, ihracı konusunda Tekel konumunda Çin. Hem ülkesindeki rezervler bakımından hem de Afrika’dan Asya’ya yaptığı anlaşmalarla başka ülkelerden elde ettiği NTE’lerden dolayı.

Emperyalistler arası savaş bitmez. Şu ya da bu şekilde, şu ya da bu görünümde, şu ya da bu ülkede, barışçıl ya da savaşçıl bir biçimde sürer. Sınıflı Toplumların kaçınılmaz kaderidir bu.

Ne zaman biter bu savaşlar?

İnsanın insanı ezmediği, sömürmediği, kardeşçe bir arada yaşayacağı Komünist Toplumda.

Ulaşacağız o topluma. Mutlaka kavuşacağız…

17 Ekim 2025

Not: Türkiye’deki NTE konusuna gelecek sayımızda gireceğiz.

 

 

 

 

 

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.