Gece Çalışmak Sağlığa Zararlıdır!

09.11.2022
A+
A-

Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu

Sağlık Emekçileri gece çalışmak zorunda olan, büyük bir emekçi grubudur. Sorumluluğu çok olan bir çalışma düzeninde çalışmak zorundadır sağlık emekçileri. Dolayısıyla gece çalışması tam bir fedakârlıktır. Gece çalışanlarının yaşam süresinin daha kısa olduğu bilimsel çalışmalarla da ortaya konmuştur.

Aziz Sancar, 2015 yılında Nobel Kimya Ödülünü “Hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları” çalışmasıyla almıştır.

Bu çalışmada gece çalışan insanlarda DNA tamirinin zor oluğu ortaya konmuştur. İnsan vücudunun biyolojik saatini inceleyen ve bunu kontrol eden moleküler mekanizmaları ortaya çıkaran üç ABD’li bilim insanı Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash ve Michael W. Young, 2017 Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülmüştür. Bu çalışmada da insanların biyoritminin bozulmasının sonuçları açıklanıyor. Tüm bu çalışmalar ışığında gece çalışmasının, sağlığa zararlı olduğunu kesin ortaya koyuyor.

Normal mesaiye göre daha yüksek ücretlerle ücretlendirilmesi gerekirken, sağlık emekçileri gece çalışmaları karşılığında herhangi bir faklı ücret almıyorlar. Üstüne üstlük bu gece çalışmaları, daha çok nöbet şeklinde oluyor. Nöbet ücretleri de normal mesai ücretinin üçte biri ya da yarısına denk geliyor. Gece çalışmak zorunda olan polis ve askerlerin 20 çalışma yılları 25 yıl sayılır iken, sağlık emekçileri için bu düzenleme 2008’de 360 çalışma gününe 60 gün eklenmesiyle girmiştir. İş yasasında da saat 20.00-06.00 arası gece çalışması olarak tanımlanmış, bu süreler içinde çalışanların ek ücretlerle ücretlendirilmesi önerilmiştir. İşçi statüsünde çalışılan işyerlerinde, pek çok toplusözleşmede de bu hüküm uygulanmaktadır.

Doktor olarak on yedi yıl her ay nöbet tuttum. Sendikal mücadelenin içinde bulunduğum 1989 yılından beri bu konu üzerinde çalışmalar yaptık. Basın açıklamaları yaptık. Sağlık Emekçilerinin açıkça haklarının yendiği bu durumu kezlerce dile getirdik. Bu istemimiz iktidarlar tarafından görmezden gelindi. Yirmi yıldan beri kamu sağlık alanında performans düzeni var. Bu düzen içinde bile gece çalışmanın bir ayrı ücretlendirilmesi yok. Oysa başhekimler bile gece çalışan sağlık çalışanlarına döner sermaye üzerinden daha fazla ücret verilmesini sağlayabilirler. Onun yerine ne oluyor bakalım.:

Biz doktorlar için nöbet ve gece çalışması özellikle asistanlık döneminde fazla oluyor. Oysa hemşire, laborant, hizmetli statüsünde çalışan arkadaşlarımız çalışma hayatları boyunca gece çalışması yapmak zorunda kalıyor. Hastaneleri başhekimlerle beraber yöneten sarı sendikalar, kendi üyelerini gündüz çalışması olan yerlere yerleştiriyorlar. Kendi üyeleri olamayanları çoğunlukla gece nöbeti olan yerlerde çalıştırılıyor. Haftalık nöbet listeleri hazırlanırken, gece çalışanlar çoğunlukla sarı sendikalara üye olmayanlar oluyor. Tam bir mobbing (yıldırma) uygulanıyor. İş barışı diye bir şey kalmıyor.

Sağlıkta şiddet olaylarının büyük kısmı, nöbetlerde ve gece mesailerinde yaşanmaktadır. Gece çalışan sağlık emekçileri bu açıdan da büyük risk altındadır.

Kamu Sağlık alanında son bir yılda, “Beyaz Reform” adı altında yapılan düzenlemeler, meslek grupları arasında karşıtlıklar yaratmıştır. Ekip çalışması dediğimiz sağlık hizmeti sunanlar arasında sıkıntılar yaşanmaya başlamıştır. Gece çalışmasının, normal mesaiye göre üç kat daha fazla ücretle ücretlendirilmesi, tatil günlerindeki nöbetlerin de iki kat fazla ücretle ücretlendirilmesi gerekmektedir.

Her şeyin başı sağlık diyorsak, sağlık emekçilerinin sağlığını korumadan halkın sağlığını koruyamayız.

Tüm Sağlık Çalışanlarını örgütlü mücadeleye, sorunlarına sahip çıkmaya ve kendilerini gerçekten savunan sendikalara ve meslek örgütlerine üye olmaya çağırıyorum.