Site rengi

Tasarım

Hikmet Kıvılcımlı’nın “Lenin ve Türkiye” Makalesi Davası: Savunma

12.06.2024
343
A+
A-

Hikmet Kıvılcımlı

(Sosyalist Gazetesi, sayı 16, 16-Şubat 1971)

 

Aydınlık Sosyalist Dergi’nin Nisan 1970 tarihli sayısında yayınlanan

“Lenin ve Türkiye”adlı yazısından dolayı

Dr. Hikmet Kıvılcımlı hakkında dava açılmıştır.

Kıvılcımlı’nın savunmasını aşağıda veriyoruz.

(Sosyalist Gazetesi’nin Notu)

 

Ankara 1. Sorgu Hâkimliğine

Basın Hz.:1970/229

Basın Es.:1970/150

Davacı:K.H.

Sanıklardan:Hikmet Kıvılcımlı

Suç:Neşren Komünizm Propagandası

Suç Tarihi:Nisan 1970

İtiraz Eden: Dr. Hikmet Kıvılcımlı

 

Sayın Sorgu Hâkimliği,

Ben 70’ine ayak basmış, bir yıldan beri dinmez kanamalar ile Doğaca İdama mahkûm edilmiş, üstüste 13’üncü cerrahi müdahaleden yatakta yatan bir vatandaşım. Sağ kaldıkça kanunların üzerimde yürürlüğe gireceğini biliyorum. Böyle suçlarda Savcı İddianamesini Sorgu Hâkimliğininçürüttüğünü, yargılamayıreddettiğini bilmiyorum. Biryol nasılsa açılmış bulunan K.H.davasının Ağırceza’dan başka yerlerde çözümlenebilmesi diye bir işlemin Adliyemizde adet olmadığının da cahili değilim.

Gene de Hasta halimle Ankara yollarında can çekişmemek ümidinde iyimser davranmak için Usule uyarak aşağıdaki itirazımı yapmaktan kendimi alamayacağım.

Savcı Y.Sayın Bay Zekâi Turan,“Lenin ve Türkiye” adlı 5 sayfalık yazımdan 12 buçuk satırlık bir pasaj almış.Altına da 3 satırlık bir iddia koymuş.İddiada 3 esas var:

1- “Memleket içinde bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü tesis”etmek;

2- “Memleket içinde müesses iktisâdi ve sosyal temel nizamları DEVİRMEK”;

3- “Devletin siyasi ve Hukuki nizamlarını yok etmek”

Önce, 5 sayfalık yazının amacı ancak bütünü içinde değerlendirilebilir.Bektaşi’nin:“Lâ takrabussalâte…”(Namaza yaklaşmayın…)pasajı ile yetinip Namaz kılınmamasını Kur’an emrediyor demesi gibi, yazının 13 satırı ile 250 satırı üzerine suç atfı yetersiz olur.

Yazının tümü içindeki amaç apaçıktır:Dünyanın bildiği olaylardan Türkiye’yeibret çıkartmak ve yüzyıllardır uzayıp giden geriliğimize en son çare olarak önerilen Sosyalizm için küçük grup tartışmaları ve çekişmeleri yerine,Siyasi Parti kurmak gereği açıklanır. Bir daha okunsun. Yazıda ne açıkolarak, ne üstü kapalı başka hiçbir amaç bulunamaz.

Acep öyle bir Siyasi Parti kurmak mı “Sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü tesis” etmektir?

Savcı Y.Bay Zekâi Turan’ın yaşını bilmiyorum.Ancak 1945 yılından beri Türkiye’de:

“Sınıf esasına göre Parti kurmak”; hürriyeti ilân edilmiştir. Suçlanan yazının amacı da öyle bir “Sınıf Partisi”kurmaktır.1960 Mayıs 27 Devrimi Sınıf Partisi’ne daha bir açıklık getirdi: Türkiye’de bir “Sosyalist Parti” kurulmasını emretti.

27 Mayıs’tanberi Sosyalizm üzerine propagandalar yayınevlerinden taşarak sokaklara döküldü. AcepSosyalist Parti kurmak mı bir sınıf tahakkümüolur?

Tamtersine. Türkiye’de bütün gerici sınıf ve zümrelerin Siyasi Partileri ortalıkta har vurup harman savururlarken, İşçi Sınıfı gibi şehir nüfusumuzun %99’unu, faal nüfusumuzun %50’sini tutan bir sınıfın Sosyalist Partisi kurmasını yasaklamak, tam B.Savcının önerdiği “TCK 142/1-6’ncı maddeleri gereği cezalandırılması” gereken bir şeyolur. Çünkü gerici “bir sosyal sınıfın diğer sosyal sınıflar” ve bu arada İşçi Sınıfı üzerinde “Tahakkümünü tesis” etmek olur.

Eğer Bay Zekâi Turan Türkiye’de öteki takım takım gerici Sınıf Partileri arasında bir İşçi-Sosyalist Partisi kurulmasını yasaklamak istiyorsa, TCK 142/1-6’ncı maddesine aykırı düşen kendisi olur.

Biz burada suçlu değil, ancak davacı sayılabiliriz. TCK 142/1-6 yanlış anlaşılmamalıdır.

DavanınEsası bu olunca, ayrıntılar kendiliğinden çözümlenir.

Türkiye’nin,“içinde müesses iktisadi ve sosyal temel nizamlar”hangileridir?

Anayasa Mahkemesinin kararı ile “Sosyalizme açık” bulunan “İktisadi ve Sosyal” nizamlardır.

“Devletin siyasi ve hukuki nizamları” hangileridir?

Anayasanın ilan ettiği Sosyal Demokratik nizamlardır.

Bu nizamları bugünTürkiye’de“Devirmek”yahut”Yok etmek” isteyenler kimlerdir?

Enbaşta, yıllardan beri Anayasa maddelerini değiştirmek için tahrikât (ajitasyon] ve propaganda ile kalmayıp “türlü çeşitli örgütler” ve entrikalar kuran İktidar Partisidir.

Niçin Sayın Bay S.Y.Z. Turan, Adalet Partisi (AP)hakkında 142/1-6 cezasını istemiyor?

Buna karşılık, yazımızda bizim “Devirmek”,“Yıkmak”istediğimiz “temel nizamlar”neler imiş?

Özel açıklama yok. Yalnız Sayın S.B.Z.Turan, yazımızdan suç unsuru olarak şu satırları genelce ve toptan aktarıyor:

  1. a) “Türkiye Amerika’dan buğday gelmezse aç kalacak”,demişiz.

Yalan mı?

Daha dün Radyoda ilgili bakan resmen, bu yıl Amerika’dan 500 bin ton buğdayın ne şartlarlaithal edileceğini konuştu.

Biz bunu kınadık.

“Amerika’dan buğday”ithal ederek aç kalmamak“Memleketin iktisadi temel nizamı”mıdır?

Hayır.1945 yılı, Türkiye dünyaya buğday ihraç eden ülkelerdendi.

  1. b) Türkiye:“En acıklı İşsizlik ve Pahalılık cehennemi kesilmiş.”

Yalan mı?

Almanya’ya yarım milyon işsizimiz gitmiş. Türkiye’de 2,5 milyon gizli işsiz bulunduğunu ilgili bakan TBM Meclisindesöyledi. Pahalılıkise, Nisan 1970 den beri, İktidarın yaptığı %66,6 devalüasyonla her gün dörtnala kalkmış zamlar biçiminde ortalığı kasıp kavuruyor.

Biz bunu kınadık.

O iktidarlarca her gün kışkırtılan İşsizlik ve Pahalılık:“Memleketin sosyal temel nizamı” mıdır?

Hayır.

İkinci Emperyalist Evren Savaşı’ndan önce Türkiye’de fiyatlar daha istikrarlı idi ve yabancı ülkelere yığınla Türkiye işsizleri sürülmüyordu.

  1. c) Türkiye: “Bir Amerikan üssü ve uydusu durumunda”,demişiz.

Yalan mı?

Bunu Mecliste ve memlekette bilmeyen bir tek Savcı, tartışmayan bir tek yurttaş kalmamış olsa gerektir. Yalnız iktidarın Başbakanı “Üs değil Tesis” diyerek cesaret arz ederken,Amerikan uyduluğumuza başka ad takılmasına çalışıyor.

Biz bunu kınadık.

“Amerikan üssü ve uydusu durumunda”olmak,Türkiye’de “Devletin siyasi ve hukuki nizamları” mıdır?

Hayır.

Bir zamanlar Türkiye’de ne İncirlik, ne Karamürsel ve benzerleri yerlerde hiçbir Amerikan üssü veya “tesisi” yoktu.TrumannDoktrini’nden önce Türkiye hiçbir zaman böylesine Amerikan uydusu olmamıştı. Türkiye, Sivas Kongresi’nde teklif edilen Amerikan Mandası olmayı uygulamamıştı.

Demek Sayın Savcı Y.B.Z.Turan’ın suç unsuru diye ele aldığı konulardan hiçbirisi: ne“Memleketin iktisadi ve sosyal temel nizamları”dır;ne “Devletin siyasi ve hukuki nizamları”dır.

Açık seçikçe yanlış kapı çalınmıştır ve bir Adli hataya kapı açılmıştır.

Geriye bir nokta kalıyor:

1- “Dünyanın en geri Çarlık ülkesindeki insanlar”;

2- “Dünyanın yarı üretim kapasitesini tekelinde tutan Amerika”

Var mı?

Var.

Yarım yüzyıl geçmeden, bu varlıklar: “Uzayda ve düzeyde atbaşı birlik yarışıyor”,demişiz.

O da mı yalan?

Ne“insanları”ne“Amerika”yı“methüistihsan” etmemiş [beğenilerek övülmemiş]. Oldukları gibi ele alıp, yaptıklarından “Memlekete ve Devlete” mümkünse bir ibret dersi çıkartmak istemişiz.

Ne olur?

Türkiye’mizinde, o“en ileri” ülkelerle “Uzayda düzeyde atbaşı birlik yarış” yapmasını özlemişiz, yazmışız.

Bu olağanüstü doğal ve masum Yurttaşlık özlemine, Sayın Savcı Yardımcısı Bay Zekâi Turan katılmayabilir. Ama resmen “suç”olarak: “Neşren Komünizm Propagandası yapmak” damgasını nasıl vurabilir?

O zaman uluslararası Spor yarışmaları ve At yarışları haberleri içinde de, işi başından aşkın Adliyemizi boşuna uğraştıracak:“Komünizm Propagandası” aranamaz ve bulunamaz mı?

Ben burada açık bir zühulün yahut gizli bir emrin kurbanı edilmek istendiğimden kuşkulanıyorum.Savcılık şeklen Kanun emrindedir. Ama gerçekte Bakanlığındolaysızca etkisi altında bulunur. SorguHâkimliği hiç değilse biçim ve özce “Millet adına yargılama” yapan bağımsız Adalet temsilcisidir. Savcılığın tutumunu anlayışla karşılayarak, işbu gereksiz davadamen’i muhakeme[yargılamaya gerek olmadığı] kararı vermesini saygı ile dilerim.