Karaburun Halkı RES’lere karşı ayakta

04.02.2015
A+
A-

 

İzmir’in doğal güzellikleriyle, tarihte Şeyh Bedrettin’in yoldaşlarının mücadelesiyle ünlü Karaburun’un yiğit halkı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından ruhsat üstüne ruhsat verilerek RES’ler (Rüzgar Enerjisi Santrali) için cennet ancak doğal güzellikleriyle ünlü köyler için mezar olacak politikaya karşı direniyorlar.

Karaburun Yarımadası, Özel Çevre ve Koruma Alanı olarak belirlenmesi gereken bir bölgedir. Zeytinlikleriyle, mandalina, enginar yetiştiren tarım arazisiyle, keçi yetiştiriciliği ile ünlenmiştir, Nesli tükenmekte olduğu için koruma altına alınması gereken Ada Martısı, Yılan Kartalı ve Ada Doğanı’nın yaşadığı bu yarımada 49 yıllık ömrü olan RES’lere kurban edilecek mi?

İşte Karaburun Halkı bu sorulara yanıt istiyor ve “ÇED gerekli değildir” raporlarına karşı mücadele veriyor. Çünkü Enerji Piyasa Denetleme Kurulu tarafından verilen üretim lisanslarıyla 415 kilometrenin 252 kilometresine RES yapılmak istenmesi halkın tepkisine yol açıyor. Çünkü Karaburun Yarım adasının arazisi engebeli, dağlık bir arazidir. Bu nedenle tarım arazisi yüzölçümü azdır. Bu arazilerin üzerine RES kurulması burada tarım yapan köylünün açlığa mahkûm edilmesi demektir.

Yenilebilir enerji olarak RES’i savunmamıza karşılık her zaman köy merasının, tarım arazilerinin ve zeytinliklerin üzerine RES yapılmasına karşı çıktık ve karşı çıkmaya devam edeceğiz. Türbin kuşatması altında kalan bu yarımadayı bekleyen tehlike çölleşme olacaktır. Bundan dolayı bu bölgedeki kısıtlı tarım arazisinde RES yapılmamalıdır. Aksine buradaki tarımın verimli yapılabilmesi için projeler üretilmelidir ki halk kalkınsın.

İzmir Turizm Dergisi’nin 24’üncü sayısında yer alan “Ege’nin Saklı Cenneti” isimli yazıdan aktardığımız kısa bir bölümde bakın tarihi Karaburun nasıl anlatılır ve Kurtuluş Partisi neden bu Cennetin korunmasını ister:

“Karaburun Yarımadası, 460 kilometrekarelik yüzölçümünde yüksek, engebeli ve hareketli coğrafyasıyla yakın çevresinden ayrılır. Karaburun yüksek oksijen oranı ve Akdeniz ikliminin nemini ve sıcaklığını dağıtan rüzgârı ile mitolojide de yer bulan özel bir iklime de sahiptir. Karaburun Yarımadası floristik açıdan oldukça zengin ve barındırdığı endemik/nadir türler göz önüne alındığında çok değerlidir. Yarımadada yüzlerce yıllık, bin civarında ağaç olduğu tahmin edilmektedir.

Tehlike altındaki türlerin yaşam alanı

“Karaburun Yarımadası yaban hayatı açısından keçi, yabandomuzu, tilki, sansar, tavşan (Lepus capensis), sincap, bukalemun, kuş türleri, böcek ve kelebek türleri, tatlı su kaplumbağaları- yengeçleri ve deniz canlılarıyla son derece geniş bir yelpazeye sahiptir. Bu çeşitlilik, içinde uluslarası ölçekte koruma altına alınmış türleri de barındırmaktadır. Karaburun Yarımadası, uzun bakir kıyıları ve kıyı oluşumlarıyla, dünyanın en nadir 12 memelisinden biri olan ve Bern, Barselona ve CİTES Sözleşmeleri’yle uluslararası düzeyde koruma altına alınan Akdeniz fokunun (Monachus monachus) dünyada kalan son üreme ve yaşam alanlarından biridir.”

İşte bu nedenden dolayı Karaburun Halkı “Özel Çevre Koruma Alanı” içinde olmak istiyor.

İşte bu nedenden Karaburun Halkı, Rüzgâr Enerji Santrallerinin kısıtlı tarım arazilerinde ve saklı cennetlerinde kurulmasını istemiyor. Ayrıca Mordoğan gibi bir turizm cennetinin yerleşim birimleri, uygulanacak RES projeleriyle kuşatılmış durumdadır. Enka Holding ve Ayen Enerji’nin aldığı üretim lisansı ile 21 türbinlik yapılmış durumdadır.

Son olarak 2015 Ocak ayında Tayyipgiller’in yandaş sermaye grubu olan Çalık Grubu’na ait Sarpıncık RES Projesine, ÇED Olumlu raporu verildiği ilan edildi. Karaburun Halkı bu raporun derhal iptalini istiyor.                                                                                                     Enda Holding’e ait Mordoğan RES Projesi Uygulama İmar Planı onaylandı ve askıya çıkarıldı.

Halk bu imar izinin de iptalini istiyor. Turizm cenneti Mordoğan’ı kuşatacak olan RES’ler Mordoğan’ın doğal görüntüsünü bozacaktır. Halkın Sarpıncık Projesi’ne tepkisi yeni değildi, tepkisini örgütlü olarak göstermiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının isteğiyle düzenlenen “Halkın Katılımı” toplantısına halk katılarak RES projesini protesto etti ve toplantı yapılamadı.

Halk istemezse proje olmaz. Sarpıncık RES Projesi Belediye Meclis üyeleri, Karaburun Kent Konseyi, Sarpıncık Mahallesi Muhtarınca imzalanan tutanakta “Karaburun Yarımadası’nda mevcut kurulu RES’lere ilave olarak kurulacak yeni bir RES’in çarpan kümülatif etkiyle Yarımada’nın ve Sarpıncık-Hasseki bölgesinin sahip olduğu doğal/kültürel/ekonomik değerlerin geri dönüşsüz biçimde yok olmasına neden olacağı” belirtildi.

Konuyla ilgili ayrıntılı raporlar Karaburun Belediye Başkanlığı ve Karaburun Kent Konseyi tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderilerek projeye olumlu ÇED Raporu verilmemesi gerektiği görüşü yinelendi. Halkın ve yerel yönetimin görüşleri yok sayılarak ÇED Olumlu Raporu verilen bu projeyle, Hasseki ve Sarpıncık köylerinde 278.598 metre kare alanı kaplayacak türbinlerin Sarpıncık köyüne 500-600 metre ve Hasseki köyüne 260 metre  mesafede kurulması öngörülüyor. Bu proje, Salman RES ve  Karaburun RES Projelerine komşu alanlardadır. Türbinlerin tarım arazisi ve çayır-mera alanlarının, zeytinlik amaçlı olarak kiralanan parseller üzerine kurulması öngörülüyor. Bu kabul edilemez. Yaşam alanlarının daraltılmasına halk izin vermez, vermemelidir.

Gözlerini kâr hırsı bürümüş holdingler kapasite artımı için Bakanlığa başvurmuşlar, onay bekliyorlar. Bu demektir ki Karaburun Yarımadası Türbinler Cenneti olacaktır. Halk buna karşıdır. Çünkü bu halk için işsizliktir, yoksulluktur. Kısıtlı tarım arazilerinin yok olmasıdır. Özünde halkın tek istediği şudur; Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü “(…) Mutlaka Özel Çevre Koruma Alanı olarak ilan edilmesi gereken ulusal ve uluslararası açıdan önemli bir yarımada…” olarak tanımladığı  Karaburun Yarımadası’nın, tüm karasal alanı ile  çok önemli bir deniz alanının  ÖÇKA ilan edilmesi için Bakanlar Kurulu’na sunulmak üzere teklif raporu hazırladı.

Bu rapora, ilgili tüm Bakanlık/kurumlar olumlu görüş verdiler. Bu teklif raporuna olumsuz görüş bildiren tek kurum Rüzgâr Enerji Santrali (RES) yatırımları nedeniyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. Bakanlık holdinglerin isteklerini değil, halkın isteğini kabul etmelidir. Halkın istediği bu projenin uygulanması yani Özel Çevre Koruma Alanı ilan edilmesi için onay vermesidir.  RES’ler için Enerji Piyasa Düzenleme Kurulu tarafından verilen Üretim lisanslarının iptal edilmesidir. Yeni verilen imar izinlerinin kaldırılmasıdır. Doğal yaşam alanlarının rantçıların kâr hırsına peşkeş çekilmemesidir. Bu uğurda ne yapılacaksa Karaburun Halkı yapmaya hazırdır ve mücadelesini sürdürmektedir. Dün Sarpancık Köyü’nden esen protesto rüzgârı Karaburun yarımadasında esmektedir. Çünkü haklı olan yiğit Karaburun halkıdır.

Doğasever parti olan Kurtuluş Partisi de Karaburun Halkının kararlı mücadelesini desteklemektedir. Rüzgâr Enerji santralleri yandaş sermayeyi zengin etme aracı değildir. Halkımızın temiz enerjiden yararlanması için doğru yer seçimi yapılmalı, enerji ihtiyacı karşılanmalıdır. 30.01.2015

 

İzmir’den Kurtuluş Partililer