Nakliyat-İş’ten: Parababaları düzeninin yarattığı İşsizlik-Pahalılık Cehennemi dört kardeşi daha yaşamdan kopardı

10.12.2019
A+
A-

Bu intiharların sorumlusu; bu ekonomik krizi, işsizlik-pahalılık cehennemini yaratanlar ve bu düzenin devamını sağlayan emperyalistler ve yerli-yabancı finans kapitallerin politikalarını uygulayan siyasi iktidarlardır.

Günlerdir, İstanbul’un Fatih ilçesinde aynı evde oturan Cüneyt (48), Oya (54), Yaşar (56) ve Kamuran Yetişkin (60) kardeşlerin siyanürlü su içerek yaşamlarına son vermesi konuşuluyor. İlk günler nedeni belirsiz olan bu intiharın nedenleri zaman geçtikçe ortaya çıkmaya başladı. İşsizlik, parasızlık ve buna bağlı olarak biriken borçlar, ekonomik kriz…

Basında yer alan haberlere göre kardeşlerin üçünün psikolojik tedavi gördüğü, erkek kardeşin ara sıra motorlu kuryelik yaptığı,  evin geçimini ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesinde modelist olan ve canlı modellik yapan 54 yaşındaki Oya Yetişkin’in karşıladığı, Oya Yetişkin’in ekonomik sıkıntılar nedeniyle bunalıma girdiği ve maaşına da birkaç gün önce haciz geldiği ortaya çıktı.

Psikolojik tedavi gören kardeşlerden Kamuran Yetişkin’in obezite, Yaşar Yetişkin’in ise sara hastası olduğu belirlenirken, evde yapılan incelemelerde çok sayıda antidepresan ilaç bulundu. Aylardır elektrik borçlarını da ödeyemeyen Yetişkin kardeşlerin anne ve babalarının ölümünden sonra onlardan geriye kalan 60 bin liralık bankaya ve günde 6 ekmek bazen 10 ekmek aldıkları mahalle bakkalına da 2 bin 500 TL borcu olduğu belirlendi. Kirayı artırmak isteyen ev sahibi ile de mahkemelik olmuşlardı. Böylesine zor koşullarda ve ekonomik sıkıntılar içerisinde yaşama tutunmaya çalışan Yetişkin Kardeşler, ne yazık ki bu duruma daha fazla dayanamadılar. Yaşamlarına son veren-intihar eden kardeşleri rahmetle ve saygıyla anıyoruz.

Gün geçmiyor ki işsizlikten, borçtan bunalıma giren bir insan intihar etmesin. Ne yazık ki bu intiharları duymaya da devam edeceğiz.

Çünkü dünyada gelir dağılımının adaletsizliği, gelir eşitsizliği ve işsizlik artarak devam ediyor. Bizim ülkemizde de durum değişmedi. Yoksullar daha da yoksullaştı, zenginler daha da zenginleşti.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de en zengin yüzde 20’lik kesim gelirin yüzde 47,6’sını alırken, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesim ülkede toplam gelirin sadece yüzde 6,1’ini alıyor. Buna göre 2018 yılında Türkiye’deki en zengin yüzde 20’lik grubun geliri en yoksul yüzde 20’lik grubun gelirinin 7,8 katı oldu. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de yoksul sayısı 2018’de 11 milyonu aşarak 11 milyon 91 bine yükseldi.

Dünyada da durum çok farklı değil. Emperyalizm ve onun yerli-işbirlikçi ortakları dünyada ve ülkemizde bir kanser illeti gibi işçileri ve emekçi halkımızı katletmeye devam ediyor. Bu katliamlara sebep olanlar er geç İşçi Sınıfına ve halkımıza hesap verecektir.

Bu durumun değişmesi, İşçi Sınıfımızın ve emekçi halkımızın örgütlenmesi ve ücretli kölelik düzeninin ortadan kalkması ile olacaktır. Başta İşçi Sınıfımız gelmek üzere bu kanser düzenini, Parababaları düzenini değiştireceğiz. Tüm halkın eşit, adil bir gelir dağılımı ile işsizliğin, yoksulluğun, pahalılığın olmadığı yaşanabilir bir dünya yaratmak mümkün.

Bu intiharlardan sorumlu olan; İnsanlara değer vermeyen, onları insanlık duygularından uzaklaştıran, vicdandan, sevgiden yoksun bırakan emperyalistler ve yerli işbirlikçi siyası ortakları hesap verecekler. 08.11.2019

 

DİSK/Nakliyat-İş Sendikası

Genel Merkezi