Site rengi

Tasarım

Rojava’yı Kim Yönetiyor?

12.06.2024
294
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

Kürt Ulusuyla ve geleceğiyle ilgili düşüncelerimizi peşin peşin belirterek yazımıza başlamak istiyoruz. Ki, böylece yanlış anlamalara, varılmasın. Ya da Kürt Ulusal gerçeğini yok saydığımız gibi bir düşünceye kapılınmasın.

Bildiğimiz gibi, Gerçekler somuttur ve bizim o gerçeği yok saymamızla yok olmazlar. Kürt Ulusunun varlığı da yok sayılması mümkün olmayan somut bir gerçekliktir.

Ve bu ulus; Türkiye-İran-Irak-Suriye topraklarında bölünmüş olarak yaşamaktadır. Yani 4 parçaya bölünmüştür Kürt Ulusu ve Kürt toprakları.

Bu; hem coğrafi, hem tarihsel, hem kültürel, hem ekonomik, hem toplumsal olarak somut bir gerçekliktir. Dilsel açıdan da bu böyledir.

Örneğin Kuzey Irak’ta şu anda; tüm dünya tarafından tanınan resmi bir oluşum varlığını sürdürmektedir. Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Kürdistan Bölgesi veya Irak Kürt Bölgesel Yönetimi adlarıyla anılan, Irak’a bağlı, anayasal düzeyde varlığı olan özerk bir bölgedir. Özerk bir bölge olarak Parlamentosu vardır, Hükümeti vardır, Devlet Kurumları vardır. Ordusu vardır, Maliyesi, eğitim kurumları vardır vb…

İran ve Türkiye’de henüz böyle resmi bir oluşum yoktur. Ancak bu bölgedeki Kürtler de bunun mücadelesini vermektedirler. Ve örneğin bugün için DEM Parti, 31 Mart’ta yapılan Yerel seçimlerde Kürt İllerinde Belediye Başkanlıklarının büyük çoğunluğunu kazanmıştır. Yine 2023 yılında yapılan Genel Seçimlerde de 60’tan fazla Milletvekili çıkartmıştır bölgeden.

Suriye’de de, resmi olmayan, henüz başka devletlerce resmi olarak varlığı tanınmayan, Özerk bir yapıya sahip, genel olarak Rojava adı verilen bir bölge vardır. Devlet olarak tanınmamakta ancak başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere bütün Batılı Emperyalist devletler tarafından her türlü yollarla (siyasi, mali, idari vb…) desteklenmekte, ülkelerinde Temsilcilikler açtırılmaktadır. Bu Batılı Emperyalist Devletlerin yöneticileri sık sık ziyaretler yapmaktadırlar Rojava’ya.

Bu bölge zaman içinde değişen ve kalıcı hale gelen örgütlenmeler sonucu adları değişen yönetim biçimlerine sahip oldu. “Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesinde Demokratik Özerk Yönetim” birçok farklı adla anılmaktadır. Suriye’nin kuzey bölgeleri için kullanılan isimler arasında “Suriye Kürdistanı” (Kürtçe: Kurdistana Sûriyê), “Batı Kürdistan”, (Kürtçe: Rojavayê Kurdistanê), “Güneybatı Kürdistan” (Kürtçe: Başûrê Rojavaya Kurdistanê) ve Rojava (Kürtçe: Batı) isimleri bulunmaktadır. Bölge Büyük Kürdistan’ın dört parçasından biri olarak belirtilir.

17 Mart 2016’da bölgenin de facto yönetimi tek taraflı olarak federal bir hükûmetin kuruluşunu ilan etmiş ve Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu adını kabul etmişlerdir. (Kürtçe: Federaliya Demokratîk a Rojava – Bakurê Sûriyê)

Bölgenin Aralık 2016’da güncellenen yönetim anayasası Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu (Kürtçe: Federaliya Demokratîk a Bakûrê Sûriyê)

6 Eylül 2018’de Suriye Demokratik Konseyi kararı ile bölge için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (Kürtçe: Rêveberiya Xweser a Bakur û Rojhilatê Sûriyeyê) adını Fırat, Afrin, Cezire bölgeleri ve Rakka, Münbiç, Tabka ve Deyrizor yerel sivil konseyleri için kullanmaya başlanmıştır.

14 Aralık 2023 tarihinde adı Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesinde Demokratik Özerk Yönetim olarak değiştirilmiştir.

Yönetim, kimi kaynaklarda “Demokratik Özerk Yönetim” olarak da anılmaktadır.

Ve bu bölgede, Rojava’da Suriye meşru yönetiminden bağımsız bir şekilde, devlet kurumları oluşmaktadır kademe kademe…

Parlamentosu, Hükümeti, Anayasası vd. vardır bu Özerk yönetimin. Ordusu vardır ABD Emperyalistleri tarafından donatılan-eğitilen. Ve bu ordunun her türlü (topları, tüfekleri, uçaksavarları, helikopterleri, SİHA’ları, İHA’ları, füzeleri vd.) savaş araç gereçleri vardır. Asayiş Kuvvetleri vardır. Milis Örgütleri vardır.

Okuyalım:

***

‘Rojava Anasayası’ olarak kabul ediliyor: Özerk Yönetim, Toplumsal Sözleşme’yi onayladı

13-12-2023

Haber Merkezi – Rojava Özerk Yönetimi Genel Meclisi, “Rojava Anayasası” olarak nitelendirilen Toplumsal Sözleşme’yi onayladı.

Rojava (Kuzey ve Doğu Suriye) Özerk Yönetim Genel Meclisi, 91’inci olağan toplantısını düzenledi.

Toplantıda Sözleşme Kurumu Geniş Komitesi’nin birkaç gün önce sunduğu ve “Rojava Anayasası olarak işlev görecek” Toplumsal Sözleşme’yi onayladı.

Rakka’daki Özerk Yönetim binasındaki toplantı salonunda düzenlenen toplantıda, Özerk Yönetim Genel Meclisi Başkanlık Kurulu ve 7 bölgenin yasama meclislerinin temsilcileri hazır bulundu.

Özerk Yönetim Genel Meclisi Eş Başkanı Yardımcısı Yasir El Süleyman, Toplumsal Sözleşme’nin 134 maddesini tek tek okudu ve katılımcılar tarafından değerlendirildi.

Özerk Yönetim’in resmi sitesinden yapılan açıklamaya göre, toplantının sonunda Genel Meclis, Toplumsal Sözleşme’yi onayladı.

Özerk Yönetim’in “Rojava Anayasası” olarak tanımladığı sözleşme, çıkış tarihi itibariyle yürürlüğe girecek.

Sözleşmede idari yönetimlerin yapıları değişime uğrarken “Toplumsal Sözleşme”yi koruyacak bir mahkemenin kurulması da kararlaştırıldı.

Mahkeme, Rojava için “Anayasa Mahkemesi” olarak kabul ediliyor.

Açıklama yapıldı

Öte yandan Genel Meclis üyeleri, Rojava Özerk Yönetim Yürütme Meclisi Eşbaşkanı ve Adalet Meclisi üyeleri, Yürütme Meclisi binası önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.

Açıklama Genel Meclis Eşbaşkan Yardımcısı Fatme Xelil, Genel Meclis Eşbaşkanı Ferid Etê ve Yürütme Meclisi Eşbaşkan yardımcı Gabriyel Şamun tarafından 3 dilde okundu.

Açıklamada, Rojava’nın Toplumsal Sözleşme Geniş Komitesi’nin Cezire ve Fırat bölgelerindeki halk ve bileşenlerle gerçekleştirdiği toplantıların sonucunda ortaklaşa hazırladığı yeni “Toplumsal Sözleşme” tüzüğünün genel meclisten geçtiğini ve oylamaya sunularak onaylandığı belirtildi.

Haseke’de toplanan 158 üyeli geniş komitenin, Toplumsal Sözleşme tüzüğünün gözden geçirilerek yeniden düzenlenmesi için 30 kişilik dar bir komite kurulmasına karar verdiği ifade edilen açıklamada, 6 aydan fazla bir süredir üzerinde çalışılan tüzüğün sonucunun tartışılması için geniş komiteye sunulduğu belirtildi.

Açıklamanın devamında, “Bunun üzerine 4 Aralık ile 7 Aralık 2023 tarihleri arasında Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin Rakka kentindeki binasında toplantı yapıldı. Toplantıda Toplumsal Sözleşme’nin nihai tüzüğünün oluşturulması konusunda anlaşmaya varıldı. Tüzük, genel meclis, özerk yönetim yasama meclisi temsilcileri ve Kuzey ve Doğu Suriye sivil meclisleri tarafından onaylanması için Özerk Yönetim Genel Meclisi’ne sunuldu” denildi. (https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/131220234)

***

 

Bunların yanında doğal olarak İdari yapılanması da vardır. Büyükşehirleri, illeri, ilçeleri vardır. Ve onların da yöneticileri vardır, seçimle işbaşına gelen.

***

Rojava Özerk Yönetimi’nde sistem değişti: Büyükşehirler kuruldu

02-05-2024

Haber Merkezi – Rojava Özerk Yönetimi’nde yürürlüğe konulan yeni İdari Bölgeler Kanunu’na göre idari sistemde değişikliğe gidildi ve Rojava’nın 6 büyükşehir, 40 şehir ve 105 beldeden oluşacağı duyuruldu.

Rojava Özerk Yönetimi (Kuzey ve Doğu Suriye) İdari Bölgeler Kanunu 30 Nisan’da Halklar Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe konuldu.

Söz konusu kanunda, kanton, şehir, belde, köy ve mezra tanımları yapılarak bu statülerin alınabilmesi için gerekli nüfus şartları belirlendi.

Kanunla birlikte bölgenin idari yapısında değişikliklere gidildi.

Kantonların isimleri netleşti

Kantonların isimlerinin yanı sıra nüfusları da Rojava Anayasası olarak nitelendirilen Toplumsal Sözleşme’de belirtildiği gibi düzenlenerek kanunda yerini aldı.

Buna göre Rojava’daki kantonların isimleri “Cezire, Deyrizor, Rakka, Tabka, Fırat, Mınbiç, Efrin-Şehba” oldu.

Bölgede daha önce idari yapılar “şehir, ilçe, belde, köy ve mezra” olarak tanımlanıyordu ancak yeni kanuna göre ilçe yapıları kaldırıldı.

Büyükşehir idari bölümü de kanuna eklendi. Buna göre idari yapılar “büyükşehir, şehir, belde, köy ve mezradan” oluşuyor.

6 büyükşehir, 40 şehir ve 105 beldeden oluşuyor

Kanuna göre Rojava’da 6 büyükşehir, 40 şehir ve 105 belde olacak.

Nüfusları 100’ün altında olan yerleşim yerleri mezra, 101 ile 5 bin arasında olan yerleşim yerleri köy, 5 bin ile 35 bin arasında olan yerleşim yerleri belde, 35 bin ile 200 bin arasında olan yerleşim yerleri şehir ve 200 binden fazla olan yerleşim yerleri büyükşehir olarak tanımlanacak.

Cezire kantonunda Kamışlo ve Haseke, Rakka kantonunda Rakka, Fırat kantonunda Kobani, Minbic kantonunda Minbic, Efrin-Şehba kantonunda Efrin büyükşehir olarak tanımlandı.

“(…)

Öte yandan kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasına göre yerleşim yerlerinin idari birimleri, kanton meclislerinin kararı ile yerleşim yerlerinin isimlerini ve sınırlarını belirleyecek.” (https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/020520243)

***

Bu idari yapılanma nedir?

Devlet’tir özünde.

Ve şimdi de bu yeni idari yapılanmaya uygun Belediye Seçimleri yapılma hazırlıkları sürmektedir. Yani Devletleşme hızla tamamlanmaktadır.

Ancak bu konuda, burada faaliyet yürüten örgütler arasında bazı sorunlar vardır ve onlar çözümlenmeye çalışılmaktadır.

Sorun nedir?

Yönetimin çoğunluğunu elinde bulunduran PKK’ye bağlı; PYD-YPG-SDG vb. adlarla anılan oluşumun, diğer Kürt partileriyle, özellikle de Barzani taraftarlarının örgütü ENKS’yle olan çelişkileridir.

Bunun sonucunda Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) belediye seçimlerini boykot edeceğini duyurdu.

Yine Kürt İlerici Demokrat Partisi ya da diğer adıyla Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-S) de; “Bu tek parti seçimleri. Biz bu seçimlere katılmıyoruz ve bize göre meşru da değildir. Bir parti kendi başına askeri güçleriyle seçim yapıyor. Bu seçimlerin milletimizin içerisindeki durumla hiçbir ilgisi yoktur. Ve milletimize zarar veriyor. Milletimizin meselesi bir partinin seçimi değildir.”, diyor. (https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/100520241)

Sonuç olarak bu çelişkileri gidermek için aktif bir şekilde kim çaba harcamaktadır?

ABD!

İşte zurnanın zırt dediği yer de tam burasıdır. Yani yazımızın başlığındaki sorunun cevabı bu gerçekliktir.

ABD’nin işi ne Rojava’da, diyemiyoruz tabiî. Çünkü PKK için “ABD, uzaklardan gelen dosttur”, PKK liderlerinden, Zübeyr Aydar’ın deyişiyle. Ve sadece PKK için değil, tüm Kürt Örgütleri için “uzaklardan gelen” ve gitmemesi de gereken bir dosttur.

Ancak 30 Mayıs’ta yapılacağı duyurulan seçimler, aradaki çelişkilerin giderilememesi üzerine ABD’nin girişimleriyle ertelendi. ABD Emperyalistleri her zaman olduğu gibi arabuluculuğa soyundu taraflar arasında ve anlaştırmak için devreye girdi. Kaldı ki her iki taraf da ABD’nin devreye girmesini arzuluyordu zaten.

Okuyalım haberi:

“Rojava’da yerel seçimler ertelendi

“11-05-2024

“(…)

“Rojava Yüksek Seçim Komiserliği’nden yapılan açıklamada, asıl amacın demokratik ve şeffaf bir seçim süreci olduğu bu nedenle hazırlıklar için zamana ihtiyaç olduğu kaydedildi.

“Açıklamada, “Seçimlerin 30 Mayıs’ta yapılması kararlaştırılmıştı ancak çalışmalarımız sırasında; Kuzey ve Doğu Suriye’de belediye seçim hazırlıkları için belirlenen sürenin yeterli olmadığı görüldü. Bu nedenle seçimlerin önemine istinaden 11 Haziran 2024’te yapılmasının uygun olduğuna dair ve Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Halklar Meclisi tarafından onaylanan Belediye Seçimi Kanunu’na uygunluğu kapsamında bir karara vardık” denildi.” (https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/110520241)

Özünde ABD devreye girdi. Seçimler ertelendi ve ABD’nin (ve hatta Fransa’nın) gözetiminde görüşmeler başladı:

***

ENKS: Mazlum Abdi ile tekrar görüşeceğiz

14 saat önce

Erbil (Rûdaw) – Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlık Divanı üyesi Süleyman Oso, ABD’nin gözetiminde Demokratik Suriye Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi ile yeniden bir araya geleceklerini duyurdu.

Rûdaw Radyo’da Çavê Sêyem (Üçüncü Göz) programına konuk olan Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlık Divanı üyesi ve Suriye Kürdistan Birlik Partisi Sekreteri Süleyman Oso, Rojava’da yaşanan siyasi süreci ve bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi.

Oso, yakın zamanda Kürt taraflar arasındaki birliği görüşmek üzere ABD’nin gözetiminde DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile bir görüşme gerçekleştireceklerini söyledi.

Kürt siyasetçi, “ABD Rojava’da Kürt taraflar arasındaki dayanışma ve diyaloğu stratejik önemde görüyor” dedi.

Süleyman Oso, dönemin ABD Uluslararası Koalisyon’daki Temsilcisi William Roeback’in de hazır bulunduğu görüşmelerde taraflar arasında bir takım anlaşmaların imzalandığını hatırlatarak, tekrar bu temelde bir araya gelmek istediklerini kaydetti.

Mazlum Abdi’nin 2020 yılında yaptığı çağrının ardından Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) başını çektiği 25 partiden oluşan Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK) ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) arasında 17 Nisan’da görüşmeler başlamıştı.

Kürdistan Bölgesi’nin yanı sıra, ABD ve Fransa’nın da desteklediği görüşmelerin ilk turunun ardından taraflar 16 Haziran’da ortak bir açıklama ile anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Mazlum Abdi ile William Roeback’ın da katıldığı ortak açıklama da, 2014’te Başkan Mesud Barzani’nin desteğiyle ENKS ile TEV-DEM arasında imzalanan Duhok Anlaşmasına atıfta bulunuldu ve bu anlaşmadaki maddelerin Rojava’da Kürt ulusal birliğine dair müzakerelerin temeli olarak kabul edildiği kaydedildi.

Siyasi konularda yaşanan uzlaşının ardından taraflar 32 kişilik bir siyasi yönetim oluşturulmasına karar verdi ancak 2020 sonlarında görüşmeler ikinci turda tıkandı.

Duhok Anlaşması

Dönemin Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin girişimiyle 2014’te Duhok’ta bir araya gelen ENKS ve TEV-DEM heyetleri 23 Ekim’de temel konularda anlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.

Ortak yönetim, ortak güç ve siyasi birlik konularına yoğunlaşan anlaşmanın içeriğinde, Rojava’da ENKS ve TEV-DEM’in yüzde 40 temsiliyetle yer alması, diğer parti ve bağımsız şahsiyetlere de yüzde 20’lik temsiliyet hakkı verilmesi öngörülüyordu.

Diğer bir tanımla, Rojava’da kurulacak Siyasi Karar Mekanizmasında yer alacak isimlerin 12’si TEV-DEM’den, 12’si ENKS’den, toplam 24 kişinin seçilmesi kararlaştırılmıştı. Siyasi Karar Mekanizmasında yer alacak diğer 6 bağımsız üyenin ise bu 24 kişi tarafından belirleneceği açıklanmıştı.

Rojava’da askeri güçlerin ortaklaşması ve saldırılara karşı savunmanın YPG ile birlikte koordine edilmesi kararlaştırıldı ve ileriki aşamada askeri birliklerin birleştirilmesi için bir heyet kurulması kararı alındı.

Ayrıca Özerk Yöntemin uyguladığı, toplumsal sözleşmenin içeriğinin daha da zenginleştirilmesi ve zaman içerisinde seçimlere gidilmesi kararı alındı.” (https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/140520247)

***

 

Ve anlaşıldı daha doğrusu anlaştırdı ABD: Seçimler 11 Haziran’da yapılacak!

Devletleşme yolunda, Ortadoğu’da Amerikancı İkinci bir Kürt Devleti kurulması yolunda önemli bir adım daha atılmış olacak böylece!

 

Türkiye’nin-AKP’giller’in Suriye’deki Harekâtları Ne İşe Yaradı?

Bildiğimiz gibi, Türkiye-AKP’giller Suriye meşru yönetimini, Beşşar Esad Yönetimini devirmek; Şam’daki Emevi Camii’nde namaz kılmak, Halep’e vali atamak için ABD’nin tezgâhladığı bataklığa boylu boyunca daldı, bundan 13 yıl önce. Ve şimdi de bu bataklıktan çıkamıyor…

Harekâtlar yaptı; Fırat Kalkanı Harekâtı, Zeytin Dalı Harekâtı, Barış Pınarı Harekâtı, Kış Kartalı Harekâtı, Pençe Kılıç Harekâtı adlarıyla.

Neye yaradı bu harekâtlar?

Mehmetçiklerin yok yere şehit olmasına.

Eşlerin dul, çocukların babasız, anne-babaların evlatsız kalmasına…

Ve tabiî hepsinden önemlisi de; Rojava adıyla anılan bölgenin tümüyle Amerikan askerlerinin koruması altında, yukarıda somutça gördüğümüz gibi; Devletleşmesine! Özerk Yönetime kavuşmasına!

Kim kazançlı çıkmış bu işten?

ABD ve Amerikancı Kürt Hareketi!

Gel de Demirel’i anma şimdi: “Va mı başka bir izah tarzı bunun?”

Yok!

Gerçekler acıdır ama gerçektir. Yok ol, demekle yok olmazlar. Görünme, demekle görünmez olmazlar. Neyseler öylece oportada dururlar, Rojava Özerk Bölgesi’nin durduğu gibi…

 

Peki Kürt Sorunu konusunda bizim görüşümüz nedir? Hangi çözümü öneriyoruz biz?

Kürt Meselesi’nin Devrimci Çözümünü!

Bildiğimiz gibi, Kürt Meselesi’nin iki türlü çözümü vardır:

1- Gerici Çözüm:

Bu çözüm ABD’nin emperyalist çıkarlarına hizmet eden ve özellikle Ortadoğu’da Yeni bir Müslüman İsrail kurulmasını sağlayacak olan ve PKK’nin de istediği, onun için çaba sarf ettiği; Burjuva Çözümdür.

2- Devrimci Çözüm:

Biz Gerçek Devrimcilerin, Proletarya Sosyalistlerinin istediği Devrimci Çözümdür.

Biz iktidara geldiğimizde, Demokratik Halk iktidarını kurduğumuzda, 1000 yıldır bir arada yaşadığımız Kürt Halkıyla; eşitlik, özgürlük ve kardeşlik temelinde ve bölgemizde yıkılmaz Antiemperyalist bir kale olacak, Edirne’den Çin sınırına, Yakutistan’ın Kuzey’indeki Arktik Denizi’ne kadar bir coğrafyayı kapsayacak bir çözümden yanayız. Bunun somut adı da: Türk-Kürt Halk Cumhuriyeti’dir.

Biz bu Devrimci Çözümü hayata geçiremezsek, ABD ve diğer Batılı Emperyalistler Gerici-Burjuva-Emperyalist Çözümü Amerikancı Kürt hareketi PKK eliyle hayata geçirecekler. Bu somut, acı gerçeği görmek zorundayız.

ABD’nin “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” bunun için hayata geçirilmeye çalışılıyor. Irak, Libya ve belli ölçüde Suriye’de hayata geçirildi bu proje. Sırada Türkiye ve İran var. Görmek zorundayız bu gerçekliği. Göremezsek devrimci önderlik yapmamış, yapamamış oluruz. Tarihin bize yüklediği görevi başaramamış oluruz.

Başaracağız!

30 Mayıs 2024