30 Ağustos Dumlupınar Zaferi tüm Mazlum Halklara ışık tutuyor!

10.09.2019
A+
A-
30 Ağustos Dumlupınar Zaferi tüm Mazlum Halklara ışık tutuyor!

Onlara direnç, cesaret ve inanç sağlamaya devam ediyor!

 

Yaralıydı, yorgundu, fakirdi millet,
en azılı düvellerle dövüşüyordu fakat,
dövüşüyordu, köle olmamak için iki kat,
iki kat soyulmamak için.

 

Ünlü şairimiz Nazım Hikmet dizelerinde nasıl da güzel ifade etmiş halkımızın durumunu, kimlere karşı, niçin mücadele ettiğini. Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’ndan çıkılmış, birçok cephede savaşılmış, Çanakkale’de destan yazılmış, yüz binler şehit olmuş, sakat kalmış ve en acısı Vatan Toprakları Emperyalist Yedi Düvele Vahdettin’ler, Damat Ferit’ler tarafında peşkeş çekilmiş.

Evet, gerçekten de perişandı ve yorgundu halkımız, fakat bir o kadar da onurlu, kararlı ve dövüşkendiler.

Peki, kimlere karşıydı bu savaş?

Kimlereydi Türk ve Kürt Halkının sonsuza dek unutulmaması ve sürekli bilenmesi gereken bu öfkeleri?

Ülkemizi Sevr paçavrası ile binbir parçaya bölmek isteyen, insan soyunun başdüşmanı olan Batılı Emperyalistlere,

Ve ruhlarını emperyalistlerin kullanımına gönüllüce sunan, dünya menfaati için vatan topraklarını bile peşkeş çekmekten çekinmeyen yerli işbirlikçilerineydi bu öfke.

Nasıl teslim edilebilirdi ki vatan, bu azgın, bu kana susamış hain cellatlara?

Hesap sormaz mıydı Malazgirt’te destan yazarak Anadolu Kapılarını açan Atalarımız?

Gazilerimizin, Alplerimizin, İlblerimizin ruhları rahat bırakır mıydı, teslim olunsaydı, diz çökülseydi?

Bakabilir miydik resimlerine, göğsümüzü gere gere “bunlar bizim atalarımız” diyebilir miydik Alparslan’lara, Fatih’lere, eğer direnmeseydik, savaşmasaydık?

Nitekim teslim de edilmedi bu Vatan.

İçlerindeki cesaret, inanç ve bağımsızlık ruhu ile sonlarını düşünmeden kahramanca savaştı halkımız.

“Söz konusu Vatansa Gerisi Teferruattır” diyerek Vatan aşkının dışındaki her şeyi dışlayan,

“Geldikleri gibi gidecekler” diyerek Emperyalistlere öfkesini ve Ulusal Kurtuluşa olan inancını haykıran,

“Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz” diyerek, ölürüz ama asla teslim olmayız kararlılığını bütün dünyaya kanıtlayan,

“Bağımsızlık benim karakterimdir” diyerek, boynundaki idam fermanına aldırmadan Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mıza önderlik eden, onuru yaşamdan üstün tutan askeri deha Mustafa Kemal’in ve Birinci Kuvayimilliyecilerin önderliğinde savaştı halkımız. Ve düşmanı vatan toprağından dışarıya atıncaya, 30 Ağustos’ta Ege’nin serin sularına dökünceye kadar kovaladı.

Küllerinden bir Halk nasıl doğar, kanıtladılar tüm dünyaya.

Emperyalistlere karşı nasıl mücadele edilir, gösterdiler Mazlum Halklara.

“Hasta Adam” denilen, ölmesi beklenen, küçük lokmalara bölünüp yutulmak istenen topraklar nasıl Vatan yapılır gösterdiler insanlığa.

İşte;

Bağımsızlık uğruna gözlerini kırpmadan savaşanların, onuru her şeyden üstün tutarak emperyalistlere boyun eğmeyenlerin, “vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmek yeğdir” diyenlerin zaferidir 30 Ağustos.

30 Ağustos Dumlupınar Zaferi; emperyalistlere köle olmamak için, köle olup iki kat soyulmamak için kendini feda edenlerin zaferidir.

30 Ağustos; Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’na konulan noktadır.

Bu toprakların vatan yapılması için konulan nokta, Mazlum Halkların kurtuluşuna başlangıçtır.

Günümüzde ise;

Mustafa Kemal ve Birinci Kuvayimilliyeciler önderliğindeki Halkımız tarafından, dünyada ilk defa olmak üzere hadleri bildirilip, onurları kırılarak, geldikleri gibi gönderilen Batılı Emperyalistler ve Emperyalistlerin kaptanlığını yaptıkları gemilere pis canlarını kurtarabilmek için miço olarak bindirilen Vahdettin’ler, Damat Ferit’ler, Ali Kemal’ler, Nemrut Mustafa Paşa’lar bu toprakları yeniden işgal etmiş durumda.

Halkımızın binbir fedakârlıkla kazandığı bu topraklar, ABD’nin ve AB’li Emperyalistlerin Yeni Sevr Projesi olan BOP’un (Büyük Ortadoğu Projesi) Eşbaşkanı AKP’giller ve Reisi eliyle işgal ve talan edilmekte.

Dağlarımızı işgal ediyorlar, ormanlarımızı yok ediyorlar altın arama bahanesiyle. Ve buldukları altınları da kaçırıyorlar kendi ülkelerine. Tabiî ki Eşbaşkanlığı payesiyle “onurlandırdıkları” kuklalarının önüne kırıntı kabilinden yem atarak ödüllendirmeyi de ihmal etmiyorlar.

Ovalarımızı işgal ediyorlar, tarımımızı talan ediyorlar.

Nehirlerimizi işgal ediyorlar, sularımızı zehirliyorlar HES’lerle.

Her biri birer Vatan Toprağı olan Ege’deki adalarımızı işgal ediyorlar. Yerli Satılmışlar eliyle teslim ediliyor Yunanistan Devletine Ege’deki Vatan topraklarımızın her biri.

Geldikleri gibi gönderilmişlerdi 97 yıl önce. Bugün insanlıklarını AB-D Emperyalistlerine satan Vahdettin’lerin, Damat Ferit’lerin uzantıları AKP’giller eliyle yeniden getirtiliyor Emperyalist Yedi Düvel ülkemize. Artık Karayılan’ların, Şahin Bey’lerin, Kara Fatma’ların, Resneli Niyazi’lerin uğruna canlarını feda ettikleri topraklarda emperyalistler cirit atmakta.

Ülkemiz, geçmişte emperyalistlere boyun eğen, vatan topraklarını hiçe sayarak terk edenlerin torunları olan, emperyalizmin işbirlikçisi Ortaçağcı faşist iktidar aracılığı ile Yeni Sevr’e doğru sürüklenmekte.

Peki, bu devran hep böyle mi sürer?

97 yıl önce de insan soyunun en büyük düşmanı Batılı Emperyalistler ve Yerli İşbirlikçileri de o devran hep böyle sürecek sanmışlardı. Yanıldıklarını Halkımızın Mustafa Kemal ve Birinci Kuvayimilliyeciler önderliğiyle güçlenen tokadını yiyince anladılar.

Bugün de bu devran elbette hep böyle sürmez, sürmeyecek de…

Yeni Sevr’e doğru gidişin farkına varan Halkımız, İkinci Kuvayimilliyeciler önderliğinde ayağa kalkacak, toprağımıza göz diken emperyalistlerden sonsuza dek kurtulma yolunun İkinci bir Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı olduğunun farkına varacak, bu İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı da ikinci bir 30 Ağustos zaferi ile taçlandıracaktır.

AB-D Emperyalistleri ve Yerli Satılmışlar yanıldıklarını, Halkımızın, bu ülkenin İkinci Kurtuluş Savaşçıları olan, Köyceğiz Kuvayimilliye Komutanı Hikmet Kıvılcımlı’nın devamcıları Halkın Kurtuluş Partisi’nin önderliğiyle güçlenen tokadını yiyince anlayacaklar.

97 yıl önce Birinci Kuvayimilliyeci atalarımızın attığı tokat sersemletmişti AB-D Emperyalistlerini ve yerli satılmışları. İkinci Kuvayimilliyecilerin atacağı tokat AB-D Emperyalistlerini ve yerli satılmışları Tarihin karanlık sayfalarına gönderecek. Bir daha gelmemek üzere…

O günler gelecek.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

30 Ağustos 2019

 

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi