Türkiye, Dünyanın 16’ncı Büyük Ekonomisi Olmuş! Peki, Biz Niye Yokluk, Yoksulluk İçinde Kıvranıyoruz O Zaman?
M. Gürdal Çıngı
Evet, niye kıvranıyoruz?
4 kişilik bir ailenin geçimini sağlaması gereken, “Asgari Ücret” neden Açlık Sınırının bile altında?
Asgari Ücret neden Ortalama Ücret haline geldi?
28 bin 078 TL Asgari Ücret alan bir işçi, 20 bin TL alan bir emekli neden Açlık Sınırının altında bir ücret alıyor?
Mademki “dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisiyiz”, bu felaket rakamlar nedir?
Önce; çünkü Sınıflı Toplum içinde yaşıyoruz, zenginliklerimize yerli Parababaları (Antika Tefeci-Bezirgan Sermaye Sınıfı ve Modern Finans-Kapitalistler Zümresi) el koyuyor,
Sonra; çünkü biz Yarısömürge bir ülkeyiz. Dolayısıyla zenginliklerimiz, Batılı Emperyalist Haydut Devletlerin kasasına akıp gidiyor,
Bize ise; yokluk, yoksulluk, acı, gözyaşı kalıyor…
Ha bir de; “en büyüklük” de izafi bir şey.
Şöyle ki, Uluslararası Para Fonu (IMF)’nin 2026 yılına ilişkin Nominal Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) verilerine göre oluşturulan listede Türkiye 16’ncı “en büyük” ekonomi olmuş.
Ne kadarmış Türkiye’nin Nominal Gayrisafi Yurtiçi Hâsılası (GSYİH)?
1,6 milyar dolar.
Güzel…
Peki, ilk sırada yer alan ABD’nin GSYİH’si ne kadar?
32,4 trilyon dolar!
Ya ikinci olan Çin’in GSYİH’si ne kadar?
20,9 trilyon dolar!
Vay anam vay!
Vay babam vay…
Aradaki korkunç farkı görüyorsunuz değil mi?
ABD’yle aramızda 20.250 (yirmi bin iki yüz elli) kat fark, Çin’le 13.062 (on üç bin altmış iki) kat fark var.
Ondan sonra “dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi” öyle mi?
Hadi canım sen de!
Üçüncü Almanya: 5,5 trilyon dolar, Dördüncü Japonya: 4,4 trilyon dolar, Beşinci Birleşik Krallık: 4,3 trilyon dolar diye gidiyor liste…
Ve rakamlara baktığımızda, ABD ve Çin’in diğer Emperyalist Devletlerle aralarındaki çok büyük farkı da görüyoruz. 8 büyük ekonominin toplamı ancak bir ABD, ancak bir Çin yapıyor.
Ve yine bu rakamlar, Çin’in artan devasa gücünü gösteriyor. Bu gidişle Çin, birkaç yıl içinde ABD ekonomisini de geçecek görünüyor.
Bu rakamlar, düğer yandan da ABD’nin dünya çapındaki saldırganlığının kaynağını da ortaya koymuş oluyor. Bu ekonomik güç, yani Para; Casus ve Ordu gücüyle desteklenerek dünya halklarına kan kusturuyor.
Evet, dünyanın en zenginleri ABD’li Parababaları. Evet, Dünyanın ilk dolar trilyoneri bir ABD’li Parababası: Elon Musk oldu. Evet, ABD’li birkaç dolar milyarderinin toplam serveti, dünyanın birçok ülkesinin servetinden daha fazla… Ama bu zenginlik eşit olarak dağılıyor mu?
ABD ekonomik olarak bu kadar güçlü olmasına güçlü, peki ABD Halkı da bu ekonomik güçlülükten payını alıyor mu?
Ne gezer… Ekonomik olarak bu kadar güçlü olan ABD, örneğin Sağlık alanında dünyanın en kötü ülkelerinden birisi. Yine Eğitim alanında da eşitsizliğin en fazla olduğu ülkelerden birisi. Örnekleri çoğaltabiliriz.
İşte Türkiye’nin de “dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi” olması, GSMH’nin eşit dağıtıldığı anlamına gelmiyor. Bu “büyük”lük, eşit dağıtılmıyor. Tam aksine, tümüyle eşitsiz bir dağılım oluyor. Üreten, yaratanlar açlık ve sefalet içinde yaşarken, dolar milyonerleri, milyarderleri lüks ve şatafat içinde yaşıyorlar. Ve halk acılar içinde kıvranırken, açlık sınırına bile denk gelmeyen ücretlerle yaşama savaşı verirken, onlar servetlerine servet katıyorlar.
Cumhuriyet Gazetesi’nin 10 Temmuz tarihli haberine göre:
“Türkiye dolar milyoneri artışında dünya ikincisi: Ekonomik krizin ortasında zengin sayısında artış
“(…)
“Türkiye, dolar milyoneri sayısındaki artışta dünyanın en hızlı yükselen ülkeleri arasında yer aldı. UBS’nin Küresel Servet Raporu’ndan derlenen ve Euronews tarafından yayımlanan verilere göre, 2025 yılında Türkiye’deki dolar milyoneri sayısı yüzde 6,4 artarak bu alanda dünyada ikinci sıraya yükseldi.
“Rapora göre, Türkiye’de bir yıl içinde 5 bin 650 kişi daha dolar milyoneri olurken, artış oranında yalnızca Litvanya’nın gerisinde kaldı. Türkiye; Letonya, Macaristan, İrlanda, Rusya ve İsrail’i geride bırakarak servet artışında öne çıkan ekonomiler arasında yer aldı.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/turkiye-dolar-milyoneri-artisinda-dunya-ikincisi-ekonomik-krizin-ortasinda-zengin-sayisinda-artis-2519631)
Bunlar dolar milyonerleri.
Ya dolar milyarderleri?
“Bu yılki Türk Dolar Milyarderleri Listesi’nde 43 kişi var. Listeye sekiz yeni isim eklendi ve bir kişi de sıralamaya yeniden girdi. Milyarderlerin toplam serveti geçen yıla göre 26,6 milyar dolar artarak, 106 milyar dolara ulaştı.” (https://www.forbes.com.tr/milyarder/en-zengin-turkler-2026)
Ve bunların sadece 13’ünün serveti, “nüfusun yarısının toplam servetinden daha fazla (38,9 milyar dolara karşılık 38,5 milyar dolar). Türkiye’deki en zengin %1’in serveti, en alttaki %90’ın servetinin 1,4 katı.” (https://www.kedv.org.tr/icerik/son-on-yilda-milyarderlerin-sayisi-ve-serveti-ikiye-katlandi#:~:text=T%C3%BCrkiye’de%20ise%20en%20zengin,38%2C5%20milyar%20dolar)
Burada bir gerçeği göze batırmamız gerekiyor. O da şudur: elde edilen GSYİH’nin büyük bir kısmını da adı Türk ama gerçekte yabancı Parababalarının ya yönetiminde olduğu ya çoğunluk hisselerine sahip olduğu ya da bizzat sahip olduğu şirketler yağmalayıp kendi ülkelerine götürüp gidiyorlar…
Yani ekonomik ve dolayısıyla sosyal eşitsizliğin böylesine büyük olduğu bir dünya ve Türkiye’de yaşıyoruz.
Yapmamız gereken şey; ülkemizin Tam Bağımsızlığını sağlayarak yarısömürgelikten kurtulmak ve Devrimci Demokratik Halk İktidarını kurmaktır.
Bunu sağlamanın yolu da öncelikle “Bin Yılın Felaketi” AKP iktidarına son vermekten ve sonra da yerli-yabancı Parababalarının, başhaydut devlet ABD ve diğer Batılı Emperyalist Devletlerin ekonomik ve siyasi sömürülerini sonlandırmaktan geçiyor.
Söz ve Müziğini Sarper Özsan’ın yazdığı 1 Mayıs Marşı’mızda söylendiği gibi;
Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır
Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde
Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından
Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından
Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen gündedir
Vermeyin insana izin kanması ve susması için
Hakkını alması için kitleyi bilinçlendirin
Bizlerin ellerindedir gelen ışıklı günler
diyerek mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.
Ve yine ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı’nın dizelerinde dile getirdiği bir memleket yaratmak için, zümrüt bir denize dalar gibi kavgaya dalmaktan, atılmaktan geçiyor.
Budur gerçek insana yakışan… İnsansak, ki insanız, İnsanlığımızın hakkını vermektir bize yakışan.
Hakkını veriyoruz, son soluğumuza kadar da vermeye devam edeceğiz…
Memleket İsterim
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isteri
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.
19 Temmuz 2026
