E Ne Oldu Şimdi Tayyip?..

28.07.2026
1.374
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

 

Bak, “ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kongre’ye 22 Temmuz’da Türkiye’nin F-35 programına yeniden katılmasına ilişkin bir mektup gönderdiği ortaya çık”mış. “Bakanlık, mektupta Türkiye’nin programa yeniden katılmak için gerekli yasal şartları henüz yerine getirmediğini belirt”miş. Ve “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) ile 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) ile tamamen uyumlu kalmaya devam ettiği yinele”miş.

Bugünün (23 Temmuz’un) haberi bu. Yani birkaç saat öncesinin haberi…

E, hani Efendin Trump sana “söz” vermişti 7 Temmuz’da NATO Toplantısı için geldiği Ankara’da; F-35 satışını gerçekleştireceğiz, diye. Sen böyle söylemiştin medyanın karşısında. Hatta daha da ileri giderek, Trump yerine sen, ABD’yi savunmuştun.

Ne demiştin hatırlıyorsun değil mi?

“F-35’ler Türkiye’ye teslim edildiğinde tüm dünya ‘ABD sözünü tuttu’ diyecek.”

Yahu, normal şartlarda bunu Trump’ın söylemesi gerekmiyor muydu?

Sana ne oluyordu?

Sözde sen, böyle söyleyerek Trump’ı ve ABD’yi bağlıyordun herhalde.

Yemezler Tayyip, yemezler!

Bak, yemiyor ABD!

Medyan da kamuoyuna böyle duyurmuştu: “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA)” kalktı, diye.

Oysa kalkan bir şey yoktu. İşin gerçeği, Trump da böyle bir söz vermemişti.

CAATSA yaptırımları konusunda ne demişti Trump hatırlarsak?

‘“Dostlara yaptırım uygulamak istemiyoruz. Yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim’ dedi.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/trump-tan-turkiye-ye-f-35-ve-caatsa-sinyali-yaptirimlari-kaldirabilecegimizi-soyleyebilirim-2518827)

Peki F-35’ler konusunda ne dedi?

“Burada oturan birçok kişinin ‘Bunu neden yapmayalım?’ diyeceğini düşünüyorum” ifadelerini kullan”arak, ‘Kesinlikle dikkate alacağımız bir konu’ ifadesini kullandı.” (agy)

Ve; “Bir karar vereceğiz’ dedi.” (agy)

Yani işin gerçeği, doğruya doğru bu iki konuda da herhangi bir söz vermedi Trump.

Yani bu bakımdan bizim açımızdan “Garp Cephesi’nde Yeni Bir Şey Yok”tu ama sen, ama siz, taraftarlarınızı bir kez daha kandırmak, kendinize bağlamak için hiç utanmadan, sıkılmadan yalan söylediniz.

E, bunu da hep yapıyorsunuz zaten…

Bu da yeni bir şey değil ki…

Hani, “bu fakir bu görevde olduğu sürece” kimsenin alamayacağı Rahip Brunson vardı.

Ne oldu ona? Kim aldı senden onu? Hem de mahkeme kararıyla mahkûm edilmesine rağmen?

Trump aldı, ABD aldı!

Bak, Trump bu konuda da ne dedi 7 Temmuz’da Ankara’daki görüşmenizde bir kez daha:

“Biliyorsunuz bir Rahip Brunson olayı vardı. Travmatik bir olaydı. Uzun bir hapis cezası ile karşı karşıyaydı. Masum olduğunu düşünüyordum. Birçok kişi aradı, hiçbir ilerleme olmadı. Ben Cumhurbaşkanı’nı aradım ve derhal serbest bıraktı.”

Ne oldu Tayyip?..

Trump, S-400’ler konusunda en az 3 konuda Türkiye’den söz almadan bir adım atmayacak. “Senato” diyecek, “Çoğunluk” diyecek, “Yasa” diyecek, diyecek oğlu diyecek…

Bak, damardan savunucun, düşkün Abdulkadir Selvin bile ne diyor?

“Hürriyet’in ABD Temsilcisi Yunus Paksoy’un konuyla ilgili aktarımını hatırlatan Selvi, Trump’ın mektubunda 3 soruya yanıt vereceğini; Bunların ‘S-400’lerin çalışmaz durumda olması’, ‘S-400’lere sahip olunmaması gerektiği’, ‘Rusya ile benzer ilişkiler geliştirilmeyeceğinin taahhüt edilmesi’ olduğunu belirtti.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/erdogan-bizi-izlemeye-devam-edin-demisti-rusya-dan-alinan-s-400-ler-ucuncu-bir-ulkeye-satiliyor-2519616)

Yani Rusya’yla aramızı açmak, düşmanlaştırmak istiyor ABD.

ABD’nin şartları biter mi hiç?

Bitmez, bitmez…

Bakın ne istiyor bir de Türkiye’den ABD Dışişleri Bakanlığı?

“Hamas vurgusu

“Mektupta ayrıca, Hamas’ın Türkiye topraklarından faaliyet gösteren finansal altyapısına ilişkin açık bir uyarı da yer alıyor. Dışişleri Bakanlığı’na göre ABD, organizasyonun askeri kanadına fon aktaran sahte hayır kurumları da dahil olmak üzere, Hamas’la bağlantılı yapılara yaptırım uygulamayı sürdürüyor.

“Mektupta, ‘Hamas’ın fonlara erişmek için Türkiye’deki kayıt dışı finans ağlarını ve ruhsatsız döviz bürolarını kullanması bir endişe kaynağı olmaya devam etmektedir ve biz bu yasa dışı finansman akışlarını kesmeye kararlıyız’ ifadesi yer aldı.

“Dışişleri Bakanlığı, Kongre ile olan ortaklığına verdiği önemi vurgulayarak; ABD-Türkiye ilişkileri, F-35 programı ve daha geniş bölgesel güvenlik konularındaki gelişmeler hususunda Kongre üyeleriyle yakın çalışmaya devam edeceğini taahhüt ederek mektubu sonlandırdı.” (https://t24.com.tr/dunya/abd-disislerinden-kongreye-turkiye-mektubu-f-35-programi-konusunda-sartlar-yerine-getirilmedi-ankara-abdnin-baris-cabalarini-destekliyor,1337841?_t=1784813001486)

Başka ne istiyor ABD Emperyalistleri senden?

Yeni Sevr demek olan BOP’un Türkiye ayağını hayata geçirmeni.

Kiminle?

Amerikancı Kürt Hareketi’yle…

Başka?

Montrö Sözleşmesi’nin ortadan kaldırılarak Karadeniz’de söz sahibi olmak istiyor.

Boğazlar’da konuşlanacak NATO Kolordusu bunun için hayata geçiriliyor.

Fener Rum Patrikhanesi’nin Eküminikliğinin tanınmasını,

Ruhban Okulu’nun açılmasını,

Vb. vb…

Ondan sonra sen, Trump’ın seni yıkama yağlamalarına karşılık şöyle söyledin:

“Biliyorsunuz Başkan Trump da zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurguladı. Şahsi dostluğumuzun altını çizmesi anlamlıydı. Hassasiyetinden ötürü değerli dostuma teşekkür ediyorum.”

Ama işte senin “değerli dostu”n bu!

Bir de Tayyip, “CAATSA yaptırımları ve F-35 tedariki bağlamında S-400’lerin geleceğinin ne olacağına ilişkin sorulan soruya ise ‘Bizi izlemeye devam edin.’ yanıtını ver”miştin manidar bir biçimde hatırlarsan… (https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/erdogan-dan-f-35-ve-s-400-sorusuna-yanit-bizi-izlemeye-devam-edin-2519216)

E, ne oldu şimdi?

Seni “izlemeye devam edi”yoruz ama, ortaya çıkan hiç de seni tatmin edecek bir şey değil.

Senin dönmelerinden, bizim başımız dönüyor be Tayyip!

2018 yılındaki Seçimlerde de şöyle söylemiştin:

“(…) Bu kur filan, bunların hiçbirisi bizim geleceğimizi belirleyen şeyler değil. Bizim geleceğimizi, biz belirleyeceğiz. 24’ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz.”

Meczupların verdiler oyu, gördük sonucu.

Asgari Ücret 28.078 TL, Emekli Ücreti 20.000 TL. Açlık Sınırı 38.216 TL… Yoksulluk Sınırı 117.336 TL.

İnsanlarımız mevsiminde bile sebze meyve yiyemiyor. Ete, süte, yumurtaya hasret kaldı…

Gördük Tayyip gördük…

Ortaçağcı Faşist Din Devletini kurduğunu gördük…

Vatanı ve Halkımızı ABD Emperyalistlerine nasıl sattığını gördük.

Aldın Trump’tan “meşruiyet”i, satıyorsun BOP çerçevesinde vatanı…

Hangisini anlatalım?..

Ha, bir de ne dedi Trump senin için Tayyip?

“Türkiye, vefalı olacağını düşündüğümüz diğer ortaklardan pek çok açıdan çok daha vefakâr davrandı. Bu yüzden bu kesinlikle dikkate alınması gereken bir konu. (https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/abd-baskani-trump-ankarada)

Tabiî, Filistin’i sattın. İsrail dostusun. Görünürde düşmanlarsınız ama gerçekte dostsunuz. Boynunda “Yahudi Cesaret Madalyası”nı taşımaya devam ediyorsun. İsrail uçaklarına yakıt vermeye devam ediyorsun vb…

İran’ı düşman belliyorsun. Suriye’de “aynı anlayışta” olduğunuz dostun var: Golani alçağı.

Türkiye dostu Kaddafi’yi sattın sen!

“Kardeş”in Beşşar Esad’ı sattın sen!

Yani Tayyip, evet, bu yüzden, bu satışlarından ötürü Trump’ın has adamısın, dostusun.

Ama Allah bizi böyle has adamlıklardan ve böyle dostlardan, dostluklardan korusun…

Allah muhabbetinizi daim etsin.

Senin için hiçbir şey ifade etmez biliyoruz ama sana son bir şey söyleyelim Tayyip:

Sen nasıl sattıysan dostlarını, kardeşlerini, ki gerçekten öylelerdi, Trump da seni satar.

ABD satar adamı! Hem de hiç acımadan, hiç gözünün yaşına bakmadan satar!

23 Temmuz 2026

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.