Hamza Yerlikaya, Ata Sporunu Kirletme! Alnındaki Kara Lekeyi Temizle!

09.08.2020
A+
A-

Bilindiği üzere 2 Temmuz 2020 tarihinde, milli güreşçi, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, 23. Dönem Milletvekili, Vakıfbank Yönetim Kurulu üyeliğine atanmış Hamza Yerlikaya hakkında sahte lise, ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomaları ile bu konumlara gelerek kamu zararına sebep olması nedeniyle suç duyurusunda bulunmuş, ilgili kurumlara yazılar yazarak öncelikle suç duyurusu dosyasına olmak üzere tarafımıza ve kamuoyuna bilgi sunmasını istemiştik.

Bu başvurularımıza henüz resmi bir yanıt verilmedi. Ancak özel durum arz eden bir kurumun, ata sporumuz Güreşin Türkiye Güreş Federasyonunun 2012-2015 yılları arasında başkanlığını da yapan Hamza Yerlikaya’nın bu görevi de yapamayacağını Türkiye Güreş Federasyonunun kendi sitesinde yer alan Ana Statüsünden öğrendik.

Federasyona Başkan seçilebilmenin şartları; Başkanlık yaptığı dönemde 26708 sayılı ve 22.11.2007’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte olan 29136 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 1.10.2014 tarihinden beri yürürlükte olan TÜRKİYE GÜREŞ FEDERASYONU ANA STATÜSÜNE GÖRE şöyle sıralanmıştır:

“Federasyon Başkanı

“MADDE 10 – (1) Federasyon Başkanı olabilmek için aşağıdaki şartları taşımak gerekir.

“ a) T.C. vatandaşı olmak,

b) En az lise veya dengi okul mezunu olmak,

“c) Kesinleşmiş vergi ve sigorta borcundan dolayı takibata uğramamış olmak,

“ç) Genel Müdürlük Merkez Ceza ve Genel Müdürlük ceza veya özerk federasyonların ceza ve disiplin kurullarınca bir defada altı ay veya toplam olarak bir yıl hak mahrumiyeti cezası almamış olmak,

“d) Federasyon başkanı ile yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparken uyarı ve ihtar dışında ceza almamış olmak,

“e) Taksirli suçlar ile kısa süreli hapis cezasını seçenek yaptırımlara çevrilmiş veya aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, yağma, dolandırılıcılık, SAHTECİLİK, GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA, hileli iflas GİBİ YÜZ KIZARTICI VEYA ŞEREF VE HAYSİYETİ KIRICI SUÇTAN veya ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı ve haksız mal edinme suçlarından HÜKÜMLÜ BULUNMAMAK,

“f) Genel Müdürlükte ücretli veya maaşlı görevli olmamak.

“(2) Olimpiyat ve büyükler kategorisinde Dünya şampiyonalarında ilk üç dereceye girenler ile büyükler kategorisinde Avrupa şampiyonalarında birinci olanlar hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü uygulanmaz.

“ (3) Başkan adaylarından aşağıdaki belgeler istenir;

“a) Nüfus cüzdanı örneği,

“b) İkametgâh belgesi,

“c) İdari tahkikat sonucu görevine son verilmediğine dair yazılı beyan,

“ç) Ceza veya disiplin kurullarınca bir defada altı ay veya toplam bir yıl hak mahrumiyeti ile cezalandırılmadığına dair beyan,

“d) Cumhuriyet Başsavcılığından alınacak adli sicil sabıka kaydı,

“E) MEZUNİYET BELGESİ,

“f) Kesinleşmiş vergi ve sigorta borcu nedeniyle takibata uğramadığına dair belge.

(…)

Hamza Yerlikaya’nın en az lise veya dengi okul mezunu olmaması, Madde 10’un 2 inci fıkrasına göre engel teşkil etmemektedir.

Ama Hamza Yerlikaya’nın Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde, ortaokul mezunu olduğunu, lise diplomasının sahte olduğunu kendi diliyle ikrar etmesi ve bu nedenle sahtecilikten hüküm giymesi, Türkiye Güreş Federasyonu’na Başkan olabilmesine engeldir.

Hamza Yerlikaya’nın hakkındaki sahtecilik suçundan hükme bağlanmış Mahkeme kararına rağmen, Öncelikle Güreş Federasyonu Başkanlığına yanıltıcı bilgi vermek nedeniyle Başkanlığının geri alınması, Başkanlık sıfatıyla yapmış olduğu işlemlerin, atmış olduğu imzaların iptali, hükümsüz kılınması, aldığı ve almakta olduğu maaşların, yararlandığı sosyal olanakların bedellerinin iadesi için Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlığına 14 Temmuz 2020 tarihli dilekçemizi gönderdik.

Türkiye Güreş Federasyonu 1923 yılında resmi olarak kurulmuştur, ancak yukarıda da söz ettiğimiz gibi bu bir ata sporudur.

1931’de Ankara’da, Mustafa Kemal Atatürk, yurtdışında Türkiye’yi iyi temsil ettiğini duyduğu Kurtdereli’yle tanışıyor ve o günün geceyarısı kendisine bir mektup yazıyor.

Mektubunda da: 

“Çoluk çocuğun için sana ufak bir armağan gönderiyorum. O, bu mektubumla beraberdir. Pehlivan ömrünün tam sağlıkla uzun sürmesini dilerim.” diyor.

Geceyarısı bu mektubu, Salih Bozok’u görevlendirerek Zafer Oteli’nde kalmakta olan Kurtdereli’ye yolluyor. 

Mektubun içinde de 1000 Lira’lık bir İş Bankası çek’i koyuyor; çekin üzerini de imzalayarak ve “Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a 1000 T. Lira veriniz. Bu para, Aralık ay’ı aylığımdan faiziyle kesilecektir.” diye yazarak.

Kurtdereli, kısa bir süre sonra, bankaya gidip çek’i veriyor,

1000 Lira’lık ödül kendisine ödeniyor. 

Ama Kurtdereli bankadan gitmiyor. 

Niçin beklediğini soruyorlar; 

“Çeki vermenizi bekliyorum” diyor.

“Parayı aldın, çek bizde kalacak. Bu işlerin usulü böyledir.” diyor banka müdürü.

Kurtdereli de “O halde alın bu 1000 lira’yı, benim çekimi geri verin” diyor; 

Şaşıran banka müdürü: “Neden?” diye sorunca 

Kurtdereli: “Orada Mustafa Kemal’in resmi ve altında da imzası var.” diyor.

Atatürk’ün kendi maaşından keserek uygun gördüğü ödülü, Atatürk’ün el yazısı ve imzası bulunan o çeki ömür boyu saklayabilmek için reddediyor yani.  

Kurtdereli, bir demecinde bu olayı şöyle yorumluyor: 

“Sultan II. Abdülhamit’in saltanat döneminde Avrupa’ya gitmek için vapura bindiğim zaman, saray’dan bir mabeyinci gelip dedi ki: 

“Zat-i Şahane’nin selamları var, Avrupa’da güreşirken benim taç ve tahtımın şerefini koruyarak güreş yapsın, buyurdular.”

Ben de kendisine dedim ki: 

“Zat-ı Şahane’nin taç ve tahtının olduğu kadar, benim sırtımın da şerefi vardır!” 

Mabeyinci bir şey demeden gitti.

“Kendisine söylediğimi aynen padişaha söylemiş olacak ki, Avrupa’dan dönen pehlivanlara hediyeler ihsan verilmek âdet olduğu halde, dönüşümde bana hiçbir şey verilmedi, fakat şu feleğin işine akıl sır erer mi? 

“Bana dünyanın en büyük adamı, işte ömrümün son mükâfatını verdi.”

İşte namusu, şerefi, doğruluğu, dürüstlüğü, paraya tamah etmemeyi düstur edinen bir gerçek sporcu, ne kadar gururlansak az.

Diğer tarafta çok büyük başarılar kazanmış, halkın moral değerlerini yükseltmiş ama paraya tamah etmiş, saraya ve zalime boyun eğmiş, dünya malı için onuru, doğruluğu, dürüstlüğü bir kenara bırakmış, Kurtdereli Pehlivan’ın imzasını görmekle onurlandığı Mustafa Kemal’e hakaret edenler kulvarına girmiş bir sporcu Hamza Yerlikaya. Ne kadar üzülsek az.

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın müsabaka sırasındaki bu düşüncesinin Mustafa Kemal’in şu veciz sözünde anlamını tamamladığını görüyoruz:

“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim.”

İşte Hamza Yerlikaya, gerçek bir sporcu, ahlaklı bir sporcu olarak kalsaydı başımızın tacıydı. Ancak kandırıldı ve haram lokmalara göz dikince bizim ata sporumuzun adına leke sürülmüş oldu. Onu da buradan bu vesileyle uyaralım:

Sen gerçek ve ahlâklı sporcu olarak kalmalıydın, hak etmediğin yerlere tevessül etmemeliydin. Gönlümüzdeki yerini korumak istiyorsan, Kurtdereli gibi gerçek pehlivanlara layık olmak istiyorsan gerçekleri kamuoyu önünde paylaş, görevlerinden istifa et ve kamu zararını gider. 14.07.2020

 

Halkın Kurtuluş Partisi

(HKP)

Genel Merkezi