İnsanca yaşayabilecek ücret, insanca çalışma koşulları ancak Halkın İktidarında gerçekleşecektir

10.12.2019
A+
A-

Değerli basın emekçileri, değerli halkımız;

2020 yılının sonuna kadar geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu” ilk toplantısını bugün yapıyor.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu 15 kişiden oluşuyor. Çalışma Bakanlığından 5 üye, TİSK’ten (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu) yani işverenlerden 5 üye, TÜRK-İŞ’ten (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) 5 üyenin katılımıyla gerçekleşiyor. 15 kişilik komisyonda İşçi Sınıfını gerçek anlamda temsil eden kimse yoktur.

Dolayısıyla bu komisyondan, işçiler, çalışanlar, emekçiler lehine bir sonuç beklemek en basit haliyle hayaldir.

Kaldı ki TÜRK-İŞ kur(d)uruluş misyonu gereği, kurulduğu günden itibaren hep sermayeden yana, Parababalarından yana tavır almıştır. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın, Kamu İşçileri için yaptığı toplusözleşme görüşmelerindeki mikrofonlara yansıyan, “uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle” tavrı ortadayken İşçi Sınıfımızı, yoksul halkımızı temsil eden kimse yoktur bu komisyonda.

 

Değerli Halkımız,

Asgari ücret, çalışanlara ödenmesi zorunlu olan en düşük ücret demektir.

İşçilere işgücünü satmaları karşılığında ödenen ve işçinin; temel gıda, barınma, sağlık giyim, ulaşım, kültür gibi temel gereksinimlerini en asgari düzeyde karşılayabilecekleri ücret anlamındadır ve işçi aldığı asgari ücretle bunları karşılayabilmelidir. Asgari ücretin tanımı budur!

Emekçi Halkımızın, asgari yaşam koşullarına ve olanaklarına ulaşamaması bir insan hakları ihlalidir.

Öyleyse ülkemizde onlarcasıyla birlikte bir de bu anlamda insan hakları ihlali vardır.

17 yıldır ülkemizin ve halklarımızın başına ABD ve AB Emperyalistleri tarafından musallat edilen Tefeci-Bezirgân Sermayenin temsilcileri AKP’giller Hükümeti, asgari ücreti anlamından çok çok uzaklaştırmıştır. AKP’giller iktidarı ile asgari ücret, emekçi halkımız için açlık, yoksulluk ve sefalet ücreti olmuştur.

Neredeyse sıradanlaşan ve maalesef kanıksanan, açlıktan, yokluktan kaynaklanan cinnet, intihar, cinayet haberleri, en kör gözlere bile batarcasına, emekçi halkımızın içler acısı durumunu ortaya sermektedir.

Kuvayimilliye yadigârı bütün değerlerimizi Kamu Malı olmaktan çıkaran, Ege’de Vatan Topraklarımız 18 Adamızı Yunanistan’a peşkeş çeken, nereden, nasıl vurgun yaparımın peşinde olan CIA İslamcıları, Halkımıza açlık, sefalet ve en sonunda da ölüm getirmeye başladı.

İstanbul Fatih’te asgari yaşam gereksinimlerini karşılamakta zorlanan ve borçlarını ödeyemeyen 4 kardeş siyanürle intihar etti.

Altı aylık bebeği olan manav, ekonomik sıkıntılar nedeniyle deposunda intihar etti.

Kadıköy’de iki çocuk babası matbaa işçisi ekonomik sıkıntıları olduğu için intihar etti.

Hangisine yanalım, hangi birini yazıp, hangisini bırakalım…

Ama şu gerçeği de unutmayalım: Emekçi Halkımıza yaşatılan bütün bu acıların sebebi ve suçlusu, AB-D Emperyalistleri ve yerli satılmışların yarattığı Kanser Düzenidir.

 

Değerli Halkımız;

Türkiye İstatistik Kurumuna Göre (TÜİK) 2002-2018 yılları arasında 50 bin 378 kişi hayatına son vermiş ve bunların büyük çoğunluğu ekonomik sıkıntılar, borçlar, geçinememe sebebiyle gerçekleşmiş.

Yine iş cinayetlerine baktığımızda AKP’giller iktidarı boyunca 22.500 işçi iş cinayetlerine kurban gitmiş. İSİG raporuna göre sadece 2018 yılında 1923 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiş.

İşçi Sınıfımızın ve yoksul halkımızın içler acısı durumu ortada iken, TÜRK-İŞ Genel Başkanı asgari ücretle ilgili talep ettikleri rakamı açıkladı. “Yaşam maliyeti” 2.578 TL’si. Bunun altında hiçbir rakamı konuşamayız”, yani % 27,6’lık bir zam isteyeceklerini belirtti

 

Değerli Halkımız;

Son bir yılda gıda harcamalarına % 54, elektriğe % 71, doğalgaza % 58 zam yapıldı. Böylece yoksul halkımızın, İşçi Sınıfımızın geliri yarı yarıya düşürüldü.

Geçtiğimiz günlerde TÜRK-İŞ, Kasım ayı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırma sonuçlarını açıkladı.

TÜRK-İŞ Araştırmasının 2019 Kasım ayı sonucuna göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 2.102 lira 83 kuruş… Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6.849 lira 62 kuruş… Evli olmayan-çocuksuz bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 2.577 lira 94 kuruş olarak hesaplandı.

Değerli Halkımız;

Görüldüğü gibi AKP’giller iktidarı ve Sarı Sendikacılar, İşçi Sınıfımızı ve emekçi halkımızı yoksulluk sınırının altında, açlık sınırında öldürmeyip süründürmektedir. Hepimizin bildiği gibi ülkemizde kayıt dışı çalıştırılarak ve asgari ücretin bile altında çalışmaya mahkûm edilen ve TÜİK’in açıkladığı, aslında daha da yüksek olan işsizlik oranının % 13,9, işsiz sayısının 4 milyon 596 bin kişi olarak hesaplandığı bu işsizlik ortamında buna razı olan, ezilen, sömürülen on binlerce insanımız var.

 

Değerli Halkımız;

Partimizin Programı’nda İşçi Meselesi başlığı altında Ücret konusu şu şekilde çözümlenir:

Asgari ücret normal geçim endeksinden aşağı düşmeyecek. Günümüzde uygulanmakta olan asgari ücretin böylece 4 mislinden fazla bir artış sağlanmış olacak. Normal geçim endeksi de üretimimizin verimindeki artışa paralel olarak yükseltilecek.”

Halkın Kurtuluş Partisi olarak, asgari ücretin olması gereken tutarı 6.849 lira 62 kuruş olmalıdır. Bunun altında tespit edilecek olan her tutar, sefalet ücreti olmaya mahkûmdur. Bu tutarın altında kabul edilen her tutar Emekçi Halkımıza ihanettir.

Diyecekler ki, nereden bulacağız bu kaynağı?

Kaynak belli: Emekçi halkımızın yarattığı değerlerin, sayısı 500’ü bulan Finans-Kapital zümresine, sayısı 3 bini bulan Tefeci-Bezirgânlara akışını kesip, Emekçi Halkımıza geri verdiğimiz zaman müthiş bir kaynak patlaması ortaya çıkacaktır. Tıpkı bir yanardağ patlaması gibi…

 

Değerli Halkımız;

İşte bunu yaratacak olan Halkın İktidarıdır.

İnsanca yaşanacak bir ücrete, insanca yaşanacak bir ortama ancak ve ancak Halkın İktidarında kavuşulur.

Omuz verin yıkalım bu kanser düzenini.

Gelin saflarımıza, alalım hakkımızı, yıllardır hakkımızı yiyen Kanser Düzeninin yaratıcılarından ve yürütücülerinden…

 

02.12.2019

 

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi