KESK’teki Laiklik atağı üzerine…

02.06.2016
A+
A-

 

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK),  28-29 Mayıs tarihlerinde; “Laik Eğitim, Laik Yaşam ve İş Güvencemizden Vazgeçmeyeceğiz! Baskı, Sürgün ve İşten Atmalara Karşı Alanlardayız!” çağrısıyla bölgesel mitingler düzenleniyor.

Daha önce söylem ve eylemlerinden laiklik sözünü çıkaran KESK’i bu noktaya getiren nedir?

KESK’in laiklik ilkesini savunmamasının en kritik anı, şüphesiz 4+4+4 Kesintisiz Eğitim’e karşı 15 Eylül 2012’de yapılan büyük Ankara mitingidir.  Bu mitingte atılan sloganlarda laik eğitim savunusu yapılmaz.  Laik eğitim sözünü bir pankart dışında diğer pankartlarda da bulamazsınız. Dağıtılan bildirilerde de laik eğitim savunusu yoktur. Piyasacı, gerici,  ırkçı eğitime karşı çıkılır. Çocukların mahallelerinden uzak okullara gönderilmesi eleştirilir.

KESK içinden ve dışından gelen eleştiriler nedeniyle Eğitim Sen Haziran 2013’te bir laiklik broşürü hazırlar. (http://egitimsen.org.tr/wp-content/uploads/2016/02/Bilimsel-ve-Laik-E%C4%9Fitimi-Neden-Savunuyoruz.pdf)

Bu broşürde ülkemizde laikliğin geçmişi anlatılmaz. AKP iktidarının gericiliği ve muhafazakârlığı soyut bir şekilde eleştirilir. Laiklik ile demokrasi arasında ne gibi bir ilişki olduğundan söz edilmez. Ülkemize laiklik nasıl gelmiş, II. Meşrutiyet (Jöntürk devrimi), Kurtuluş Savaşı’mız, Cumhuriyet’in ilanı ve 27 Mayıs Politik Devrimi gibi laik düzenin meydana getirilmesindeki aşamalardan söz edilmez. Yine laik eğitimde çok önemli bir kurum olan Köy Enstitülerinden söz edilmez. Eğitim emekçilerinin geçmiş mücadelesinden de söz edilmez. Eğitim Sen, bu broşüründe TÖS’e ve TÖB-DER’e de sahip çıkmaz.

KESK’teki siyasi anlayışlar, türbanı özgürlük diye savunup, eğitimde geldiğimiz laiklik karşıtı ortama dolaylı da olsa destek olduklarının farkındadırlar. Üniversite, Lise, Kamu kurumları derken anaokullarına kadar türban girmiştir. Yüzyıllar boyu ülkemizde hiç görülmeyen bu örtünme biçimi, ülkemizdeki laiklik karşıtlığının simgesi olmuştur. Ortaçağcılar bu simgeyi koçbaşı gibi kullanıp, laik düzeni rafa kaldırmak için araç olarak kullanmışlardır. Yine Eğitim Sen şubeleri, Said-i Nursi için anma toplantıları bile düzenleyebilmiştir. Bazı anlayışlar “Özgürlükçü Laiklik” deyip, laik düzen karşıtlarına destek olmuşlardır.

KESK’in eylem ve söylemlerinde Ortaçağcı gericilerle, emperyalistlerin arasındaki ilişkiden söz edilmez.

Oysa ABD Emperyalizminin 70 yıllık bir proje olan “Yeşil Kuşak Projesi”yle, İlim Yayma Cemiyetleriyle, Komünizmle Mücadele Dernekleriyle ve Ortaçağcı partileriyle, 12 Mart ve 12 Eylül Faşist Darbeleriyle bu laiklik karşıtı ortam yaratılmıştır.

Eğitim Sen’in “Bilimsel ve Laik Eğitimi Neden Savunuyoruz?”  broşürünü yayınladığı günler, Haziran 2013 şanlı Gezi Ayaklanmamızın olduğu günlerdir. Gezi Ayaklanmasında pek çok kesimin ortaklaştığı görüş, “Halkın Laik Yaşam tarzına sahip çıkmasıdır”. Eğitim Sen yayınladığı bu broşürle Laikliğe sahip çıkamadığını da göstermiştir.

KESK bugün, Laikliğe sahip çıkmak adına mitingler düzenliyorsa bunun nedeni, tabanı kaybetme korkusudur.  Çünkü Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, Aralık 2014’te “Laiklik Özgürlüktür” mitingiyle Laik düzene sahip çıktığını göstermiştir.   Eylem ve söylemlerinde laiklik ilkesini gerçek anlamda savunmaktadır. Ülkemizin geçmiş ve gelecek tüm laiklik mücadelesine sahip çıkmaktadır. Bu sahip çıkış zorunludur. Çünkü laiklik demokrasinin en temel ilkesi olup bunun üzerine demokratik devrimler inşa edilmiştir.

KESK içinde gerçekten Laik düzeni savunduğunu söyleyen arkadaşlara şunu söyleyebiliriz.  Eğri oturup, doğru konuşalım; niyetler üzerinden değil,  nesnel olarak, olaylar üzerinden değerlendirme yapalım. Başımızı kuma gömmeyelim. KESK gerçek anlamıyla laikliği savunmuyor, savunmak da istemiyor.

 

Kurtuluş Partili Bir Kamu Emekçisi