Tarih, 1 Mayıs Taksim Mücadelesi veren Gerçek Devrimcileri unutmayacaktır!

30.04.2018
A+
A-
Tarih, 1 Mayıs Taksim Mücadelesi veren Gerçek Devrimcileri unutmayacaktır!

Tarih, 1 Mayıs Taksim Mücadelesi veren Gerçek Gerçek Devrimcileri unutmayacaktır!

Ülkemiz, AB-D Emperyalistlerinin taşeronu AKP’giller eliyle Faşist Din Devletine doğru götürülürken, Emekçi Halkımıza ve İşçi Sınıfımıza karşı saldırılar da alabildiğine yoğunlaşmakta ve pervasızlaşmakta. AKP’giller ve Reisi bütün değerlerimizi darma duman ettiler, yargıyı kendilerinin hukuk bürolarına, üniversiteleri ve Milli Eğitim Kurumlarını medreselere, YSK’yi seçim bürolarına, Türk Ordusu’nu site bekçisi konumuna düşürdüler. Kurdukları hırsızlar imparatorluğunda halkımızın alınterlerini villalarında zimmetlerine geçirdiler. 15 Temmuz Ganimet Paylaşım Savaşı sonrasında ilan ettikleri OHAL ile emekçi halkımızın nefes aldığı bütün alanları tıkamaya başladılar. İşçi Sınıfımızın Sarı Gangster Sendikacılar eliyle Parababalarına yeyim ettirilmesini, halkımızın örgütsüz oluşunu fırsat bilerek, her türlü hak alma mücadelesine karşı acımasızca saldırdılar, saldırmaya devam ediyorlar.

O kadar pervasızlar ki artık AKP’giller’in Reisi; “Bu ülkenin OHAL ile idare edildiği dönemler şimdi bizim OHAL kararlarını uyguladığımız gibi cereyan etmiş dönemler değildi. Fabrikalar sürekli greve giderler çalışamaz hale gelirlerdi. Tüm sanayi kesimine seslenmek istiyorum. Acaba şu anda bu 7. OHAL dahil bir tane fabrikada böyle bir grev söz konusu mu? Böyle bir şey olduğu anda zaten en büyük bizim tutanağımız ne? OHAL. Anında müdahalemizi yapıyoruz. OHAL çok ciddi bir çözüm kaynağımız oluyor ve şu süreç içerisinde Türkiye’de sanayi durmamıştır. Yoğun bir şekilde çalışmalara devam etmiştir. Hiçbir zaman da bunları durdurmaları mümkün değildir.”, diyebiliyor.

İşçi düşmanı, emekçi düşmanı yüzünü sergilemekten hiç de çekinmiyor. Parababalarına sinyal veriyor, benden vazgeçmeyin, emekçilere karşı, Halkın İktidarı için mücadele eden Gerçek Devrimcilere karşı mücadele edecek benden iyisini bulamazsınız, diye.

AB-D Emperyalistleri ve yerli satılmışlar umutları yok etmek, umutları kırmak istiyorlar.

Ama başaramazlar. Tarihin hangi döneminde başarılı oldular ki şimdi başarılı olacaklar?

Karanlığın en yoğun olduğu günlerde, insanlığın kurtuluşu için kendini feda eden gerçek bir insan, gerçek bir devrimci; bilimli, bilinçli, inançlı, kararlı bir hareket mutlaka çıkmış ve yok edilmeye, kırılmaya çalışılan umutları diriltmiş, bir güneş gibi halkların üzerinde parlamıştır.

Spartaküs’ler, Şeyh Bedrettin’ler, Pir Sultan’lar, Zilotes’ler, Marks-Engels-Lenin-Kıvılcımlı Ustalar, Mustafa Kemal’ler, Che’ler, Fidel’ler, Denizler, Mahirler, Chavez’ler İnsanlığın hayvanlıktan kurtuluş mücadelesinde bir güneş gibi parlamaya, umut olmaya, yol göstermeye devam ediyorlar.

Karanlığın en yoğun günlerini yaşadığımız, insanlığın tek bir sosyalist aile  olacağı o günlere dair umutların hasara uğradığı bugünlerde de, gerçek devrimcilerin mücadelesi, karanlığı yarıyor, halkların üzerinde bir güneş gibi parlıyor.

Marksist-Leninist damardan bir an bile ayrılmayan, Lenin sonrası Marksizm-Leninizmin dünyadaki en büyük geliştiricisi olan Türkiye Devrimi’nin Önderi Hikmet Kıvılcımlı Usta’nın Teori ve Pratiğini, teorik ve pratik mücadelesinin merkezine koyan, ondan hiç şaşmayan, o teori ve pratik hazineleri daha da zenginleştiren HKP’nin militan mücadelesi nasıl parlamasın bir güneş gibi…

Nasıl umutları yeşertmesin, AB-D Emperyalistlerine, onların iktidara taşıdığı Ortaçağcı AKP’giller’e karşı yürüttüğü yürekli ve korkusuz mücadelesi…

Bu mücadelede yalnız da kalsa, HKP doğru bildiği yoldan hiç sapmadan, ödün vermeden, Halkın İktidarını kurmak için mücadele vermeye devam ediyor ve Halkın İktidarı kuruluncaya kadar da bu mücadele devam edecek.

Ve HKP’nin, HKP’li Nurullah Dayı ve Yoldaşlarının önderliğinde verdiği militan mücadele, karanlık bulutları yaran güneş ışınları gibi halklarımızı aydınlatmaya, ısıtmaya devam edecek.

OHAL baskısı yıldıramadı Devrimci Sendikal Mücadelenin Türkiye’deki temsilcisi Nakliyat-İş’i. Nakliyat-İş, işgal-Grev-Direniş mücadelesine hiç ara vermedi. İşçi Sınıfı içerisinde örgütlenme çalışmalarını hiç kesmedi. Baskıya, zulme, gözaltılara, AKP’giller’in OHAL Terörüne hiç boyun eğmedi.

Nakliyat-İş, sadece kendi işkolunda değil farklı işkollarındaki emekçilere karşı yapılan haksızlıklara karşı da mücadeleyi örgütledi. Mücadelesi sadece ülkemizde değil dünya çapında yankı buldu. Ve bugün bize yaşatılan karanlıkların arasından bir ışık hüzmesi süzülüp emekçi halkımıza umut oluyorsa işte o ışığın kaynağıdır Nakliyat-İş.

1 Mayıs’ı, 1 Mayıs Alanı’nda kutlamak için verilen mücadelenin, “Taksim, Vatandır. Vazgeçilemez!” sloganını bayrak yapıp bu mücadelede simgeleşmenin, 1 Mayıs Taksim Şehitlerine saygının, onlara layık olmanın da adıdır HKP ve Nakliyat-İş.

1 Mayıs Taksim mücadelesi bir onurdur gerçek Vatansever ve Devrim yapma görevi Tarihen omuzlarına yüklenen HKP ve mücadelesiyle İşçi Sınıfı Tarihininde şanlı yerini alan Nakliyat-İş için.

HKP ve Nakliyat-İş için bu mücadeleden vazgeçmek onurdan vazgeçmektir, insanlıktan vazgeçmektir.

Ve HKP ve Nakliyat-İş için:

1 Mayıs; zalimin zulmüne karşı mücadele günüdür.

1 Mayıs; insan soyunun en büyük düşmanları AB-D Emperyalistlerinin Ortadoğu Halklarına yönelttiği saldırılara karşı mücadeleyi daha da yukarılara taşıma ve “Katil ABD Ortadoğu’dan Defol!” deme yürekliliğini gösterebilme günüdür.

1 Mayıs; insanlığı Ortaçağ karanlığına götürmeye yeminli ve AB-D Emperyalistleriyle etle tırnak gibi kaynaşmış, o güruhun her daim müttefiki olmuş Muaviye-Yezid İslamcılarına günümüzdeki adıyla CIA İslamcılarına karşı mücadele günüdür.

1 Mayıs; binlerce yıl kardeşçe yaşamış, Tarihin en kritik momentlerinde zalime karşı birlik olmuş Türk ve Kürt Halklarının düşmanlaştırılmasına karşı gerçek Devrimci Çözüm olan, Edirne’den Çin Sınırına kadar Türk-Kürt Halk Cumhuriyeti şiarını haykırma günüdür.

1 Mayıs; AB-D Emperyalistlerinin iktidara taşıdığı, BOP Eşbaşkanı yaptığı AKP’giller’in emekçi halkımıza karşı pervasız saldırılarına karşı birlikte mücadeleyi yükseltme günüdür.

1 Mayıs; AB-D Emperyalistlerinin emirleri doğrultusunda özelleştirme adı altında yürütülen, Kuvayimilliye yadigârı kurumların, bugünlerde şeker fabrikalarının peşkeş çekilmesine karşı direnişi ve mücadeleyi yükseltme günüdür.

1 Mayıs; İşçi Sınıfımızın örgütsüzlüğünün, dağınıklığının ve Parababalarının zulmüne örgütlü ses çıkartamamasının en önemli sebeplerinden biri olan sarı sendikacılığa karşı da mücadeleyi yükseltme günüdür.

1 Mayıs; Vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğleyebilmek için, sonunu düşünmeyen kahramanlar olabilmek için, cesaret vatanını, AB-D Empeyalistlerinin ve yerli satılmışların saldırılarının yoğunlaştığı ve pervasızlaştığı bugünlerde daha da genişletme günüdür.

Ve 1 Mayıs; İşçi Sınıfımızın ve devrimcilerimizin kanlarıyla sulanan ve artık bizim için bir vatan olan Taksim 1 Mayıs Alanı’nı kazanma günüdür.

Artık bizim için 1 Mayıs; Taksim Vatanından vazgeçmemektir. Taksim için direnmek, Taksim için mücadele etmektir, Taksim için ısrar etmektir.

Bakırköy çukurlarında, bir doğa katliamı gerçekleştirilerek doldurulan Maltepe sahillerinde, Ankara Tandoğan Meydanı’nda ve Uşak Kent Meydanı’nda 1 Mayıs kutlamak, şehitlerimizin mücadelesine, 1 Mayıs’ı bizlere hediye eden Şikago İşçilerine ihanettir.

Bunun adı günü kurtarmaktır, yapmış olmak için yapmaktır. Taksim Vatanı’ndan vazgeçmenin adı; cesaretsizliktir, yüreksizliktir ve korkudur.

Devrimci Hareket kitleselleşinceye, İşçi Sınıfımız Devrimci Sınıf Sendikacıları tarafından örgütleninceye, Emekçi Halkımız Gerçek Devrimciler etrafında ordulaşıncaya kadar 1 Mayıs’larda yapılacaklar bellidir:

Güçlerimizi İşçi Sınıfının en yoğun olduğu yer olan İstanbul’da Taksim 1 Mayıs Alanı’nda toplamak, dostlara güven vermek, bir araya gelince dağları bile devirebileceğimizi halklarımıza göstermek, AB-D Emperyalistlerine ve yerli satılmışlara da korku salmaktır.

Tıpkı gerçek devrimcilerin yönetiminde olduğu, Türkiye’de İşgal-Grev-Direniş denince ilk akla gelen, Devrimci Sınıf Sendikacılığının yüz akı Nakliyat-İş’in yıllardır hep yaptığı gibi.

Tıpkı grevleri OHAL bahanesiyle ertelenen, OHAL baskısına karşı mücadeleyi bırakmayan Birleşik Metal-İş sendikamızın 2018 1 Mayıs’ında yapacağı gibi.

Tıpkı Yiğitlikler, Doğruluklar, Dürüstlükler Hareketinin, Türkiye’nin en eski İdeoloji Partisinin, HKP’nin yaptığı gibi.

Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist mücadelenin en kararlı ve tek savunucularının, İkinci Kurtuluş Savaşçılarının, Türkiye Devrimi’nin önderi Hikmet Kıvılcımlı Usta’nın düşünce oğulları-düşünce kızlarının; HKP’lilerin yıllardır hep yaptığı gibi.

İnsanlık nasıl unutmadıysa, insanlığı karanlık günlerden bir ışık olup çıkaran Devrimcileri, 1 Mayıs Taksim mücadelesi veren Devrimcileri de unutmayacaktır. 28 Nisan 2018

 

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi