Gaziantep’ten Suriye’deki Savaşın Görünümü

03.08.2015
A+
A-

 

Gaziantep şehrinin nüfusu şu an 2 milyon. 500 bin civarında Suriyeli şehrimizde yaşıyor.  Dört yıl önce Tayyipgiller tarafından güle oynaya çağrılan Suriyeliler, artık şehrimizde kalıcı gibi yaşıyorlar. Tayyip Erdoğan dört yıl önce birkaç hafta içinde Şam’da Emevi Camii’nde cuma namazı kılarım, diyordu. Ama olmadı. Suriye Halkı AB-D Emperyalistlerinin çıkarttığı, ülkemizde Tayyipgiller iktidarının destek olduğu bu savaşta pek çok cephede savaşıyor.  Şu ana kadar Suriye’de meşru iktidar olan Beşşar Esad iktidarı yıkılmadı. TIR’larla giden silahlar, kontrolsüz sınır geçişleri ülkemizi de bu sıcak savaşın içine çekiyor. IŞİD bir yıl önce Musul Konsolosluğumuzdaki görevlileri 90 gün rehin tutmuştu. Geçen sene yine Kobaniye saldırdı.  Türkiye Süleyman Şah’ın Türbesinin olduğu Caber Kalesi’ni terk etmek zorunda kaldı.  Savaşın başında IŞİD yok, “Özgür Suriye Ordusu” denen, muhaliflerin ordusu vardı. Bunların zaman içinde ortadan kalktığı görüldü. İlkin El-Kaide’nin kolu El Nusra güçlendi. En sonunda da IŞİD denen Ortaçağcı katiller çetesi güçlendirildi.  Türkiye’den giden yardımlar sonuç olarak, en son IŞİD’in eline geçmiş oldu. Zaten pek çok IŞİD militanının ülkemizde tedavi edildiği de ayrı bir gerçek. IŞİD şu anda AB-D Emperyalizminin Ortadoğu planlarının hayata geçirilmesi için bir araç olarak kullanılıyor. Yüz binlerce Müslümanı öldürerek, İsrail’in Arap milletine yapamadığı katliamı yapıyor.

Partimizin, Tayyipgiller iktidarının Suriye’de IŞİD ve diğer silahlı gruplara yaptıkları yardımları Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıması ve mahkemenin başvurumuzu işleme alması, Gaziantep Halkı için de çok sevindirici bir haber. Aslında vatandaş olarak Suriye’de başlatılan savaşa hep karşı idik. Ama yeterince örgütlü olamadığımız için sesimizi etkin bir biçimde duyuramamıştık. Kendine solcuyum, sosyalistim diyen örgütler veya partiler, buradaki savaşı, “iç savaş” diye nitelendirdiler. AB-D Emperyalizminin bu savaştaki başat rolünü görmemezlikten geldiler. Yaptıkları basın açıklamalarında, soyut bir savaş karşıtlığı yaptılar. “Savaş karşıtı platform” bile oluşturdular. Ancak bir ay sonra dağıldılar.  Suriye’deki savaşın geldiği bu noktada bile AB-D emperyalizminin planları görmezlikten geliniyor. Ülkemiz devrimcilerinin attıkları “Kahrolsun ABD Emperyalizmi”, “Katil ABD Ortadoğu’dan Defol”, “Katil ABD, İşbirlikçi AKP” sloganlarını atamıyorlar.  Bu toprakların devrimci geleneğini inkâr noktasına gelen bu grupların, artık hâlâ solcu ve devrimci olmaları söz konusu olamaz. Bu grupların aldandığı önemli nokta Kürt Sorunu’nun ABD Emperyalizminin kontrolünde çözülebileceği yanılgısıdır. Dünya halklarının başdüşmanı ABD, tarihte hiçbir yere, halkların yararına bir “barış” getirmemiştir. Hep halkları birbirine kırdırmıştır. Kürt Sorunu’nun, Partimizin önerdiği şekilde, devrimci bir yöntemle çözülmesi zorunlu hale gelmiştir. Halklarımızın birbirine kırdırılmayacağı yegâne çözüm budur.

Tayyipgiller iktidarı son hamlesiyle IŞİD’e karşı savaşıyor gibi gösteriyor kendini. Bu şekilde Batı basınında da yer aldığı gibi, koalisyon güçlerine katılmış oluyor. Koalisyonun başını ABD çekiyor. Geçen hafta Kilis’te IŞİD saldırısıyla bir astsubay hayatını kaybetti, iki uzman çavuş yaralandı. Daha önce sınırdan istedikleri zaman geçen çete üyelerine bu kez izin verilmeyince bu saldırı yaşandı. Bu saldırıdan da anlaşıldığı gibi sınır yıllardır delik deşik; adamlar istedikleri gibi girip çıkıyorlar. Suriye’de katliam yapıp ülkemize kaçıyorlar. Daha sonra tekrar gidiyorlar.  IŞİD üyeleri “Irak, Suriye arkasından Türkiye”  diyorlardı.  Gaziantep’te pek çok lojistik (destek) yerlerinin olduğu söyleniyor. IŞİD’e en fazla katılımı olduğu ülkelerden birinin Türkiye olduğu biliniyor.  O zaman yapılması gereken, bu bataklığın kurutulması. Ama Tayyipgiller iktidarının, fikren kendine yakın hissettiği bu Ortaçağcı güruha bir operasyon düzenlemesi söz konusu olamaz. AB-D Emperyalizminin büyütüp beslediği IŞİD tehlikesi, ancak işçi, emekçi, köylü, zanaatkâr, aydın, kadın, erkek, genç, yaşlı hepimizin birlikte mücadelesiyle bertaraf edilebilir.

 

Gaziantepli Kurtuluş Partililer