Polise orantısız güç veren yasa iptal için Anayasa Mahkemesinde

Kurtuluş Partili Hukukçulardan bir hukuksal başarı daha

Şanlı Gezi Direnişi’mizde polis terörü sebebiyle 7 gencimiz katledilmişti bildiğimiz gibi. Polise böylesine pervasızca saldırma yetkisini bir yönüyle de 12 Eylül Faşizminin zirvede olduğu dönemde, 1983 yılında çıkarılan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası vermekteydi. Kurtuluş Partili Hukukçular, Türkiye’nin dört bir tarafında Gezi eylemleri sebebiyle başlatılan yargılamalarda, bu yasanın antidemokratik maddelerinin Anayasa’ya aykırılığını ileri sürmekteydiler. Ancak bu yasayı Anayasa Mahkemesine göndermeyi kabul edecek bir mahkeme henüz çıkmamıştı.

Nihayet Marmaris Asliye Ceza Mahkemesinin demokrat ve cesur hakimi, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasının Anayasaya Aykırı olduğunu ileri sürdüğümüz 23, 6, 7, 10, 20, 22/1’inci maddelerinin İptal Edilmesi Talebiyle Anayasa Mahkemesine Gönderilmesine Karar Verdi.

Anılan maddeler; gösteri/yürüyüş hakkının bildirimsiz olmasını, idarece belirlenen güzergâh dışında yapılmasını, hava karardıktan sonra yapılmasını, genel yollar ile parklarda, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde, TBMM’ye bir kilometre uzaklıktaki alan içinde ve şehirlerarası karayollarında yapılmasını Kanuna Aykırı Eylem olarak addediyordu. Oysa Anayasanın 34’üncü Maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklik ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, yukarıda sayılan hallerde dahi yapılan gösteri barışçıl ise bunun mümkün olması gerektiğine delalet ediyor. Ancak sokakta polis şiddeti 2911 sayılı kanunun Anayasaya aykırı maddeleri sayesinde uygulanıyordu. İşte buna dur demek için Kurtuluş Partili Avukatların verdiği hukuk mücadelesi sonuç verdi.

Anayasa Mahkemesi’nin anılan maddeleri iptal etmesi durumunda halkımıza bir moral gelecektir. Zira asıl güç, milyonlarla sokağa taşacak olan Halktadır. Gezi’de bir kez oldu, darısı ikincisine… 15.12.2014

 

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi