Sağlığımız ve Hastalığımız

30.06.2015
A+
A-

 

Hasta-doktor ilişkileri son yıllarda iyice bozuldu. On üç yıllık AKP iktidarı boyunca, bu ilişkileri bozan nedenler iyice arttı. Esas olarak hastalıklar üzerinden para kazanılan düzen meydana getirilince, ilişikler daha bozuldu. Üstüne bir de Hükümet çevrelerinden “Doktor efendi dönemi bitti”, “Bu doktorlar ne versen doymaz” gibi açıklamalar olunca hastalar, doktorları karşı taraftan biri gibi görmeye başladılar. Doktorlar ve sağlık çalışanları olarak, bizler de bu düzene karşı koyan bir örgütlenme oluşturamadığımız için karmaşık bir düzen içinde çalışmak zorunda kalıyoruz. Bu ortamda hastanın hastalığını anlamak, çözüm bulmak da zorlaşıyor.

Dünya Sağlık Örgütü, Tababet Uzmanlık Tüzüğü belgelerine göre her hastaya en az 15-20 dakika zaman ayırmak gerekirken, kamu hastanelerinde bu kurala uyulmuyor. Doktorlar, alışkanlıklarını bir tarafa itemiyorlar. “Başhekim bana günde 100 hasta bakacaksın diyor” diye söyleniyorlar. Oysa bir hekimin baktığı hasta sayısını sınırlandırma hakkı var. Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kurumu Özel hastane hekimlerine günde en çok 60 hastaya bakmaları için provizyon veriyor.

Kamu hastanelerindeki doktorlar için diğer bir etken de performans baskısı oluyor. Bir doktor ne kadar çok hasta bakıp, ne kadar çok ameliyat yaparsa ona göre ücret alıyor. Performansa dayalı olarak döner sermayeden verilen bu ücret, maaşı geçiyor. Doktorlar ve sağlık çalışanları bu şekilde parça başı iş yapan, fason üretim yapan işyerindeki usulle çalıştırılıyor. Tatile gidildiğinde, hastalık nedeniyle rapor alındığında bu ücret kesilmiş oluyor. Bu durum, sağlıkçıların dinlenme ve sağlık hakkını engelleyen bir kural olmuş oluyor.

Bugün artık sağlık alanımız yarı yarıya özelleşmiş durumda. Özellikle, büyük ameliyatların çoğu, özel hastanelerde yapılıyor. Özel hastanelerin, hastalardan aldığı katkı payı başlangıçta % 30 iken, şu anda % 200’e çıkmış durumda. Halkın cebinden çıkan, sağlıklı olmak için harcadığı para her geçen gün artıyor. On yıl öncesine göre, hastalar dört kat daha fazla doktora başvuruyorlar. Hastane hastane, doktor doktor gezen pek çok hastamız var. Bunun üstüne, doktorlara güvenmeyip bitkisel ilaçlardan ve diğer alternatif tıp (hacamat, kupa tedavisi) gibi bilimsel olmayan yöntemlerle derdine deva arayan çok hasta var. Tayyipgiller iktidarının çıkardığı bir yasayla, bu alternatif tıp tedavilerinin önü açıldı.

Medyadaki akıldaneler her ne kadar AKP iktidarının % 10 oyu, sağlık alanında yaptıkları düzenlemeden geliyor dese de bu durum gerçekleri yansıtmıyor.

Hasta-doktor, sağlık çalışanları ilişkilerinin gittikçe güçleştiği bu düzen devam ettikçe, doktorlar ve hastalar için daha dayanılması zor hale geliyor. Yerli-Yabancı Parababalarının kârına kâr kattığı bu gidişata sağlıkçılar ve vatandaşlar olarak dur dememiz gerekiyor.

 

Kurtuluş Partili bir Doktor