30 Ağustos 1922 Zafer, 30 Ağustos 2014 Yenilgi

09.09.2014
A+
A-
30 Ağustos 1922 Zafer, 30 Ağustos 2014 Yenilgi

30 Ağustos 1922, AB-D Emperyalistlerinin ve onların taşeronu Yunan Ordusu’nun dağıtılarak Akdeniz’e sürüldüğü ve denize döküldüğü gündür, büyük bir zaferdir, bayramdır.

Bugün 30 Ağustos 2014. Emperyalist 7 Düveli denize döktüğümüz kıyılarda ABD Emperyalizminin üsleri kuruldu kardeş halkların üzerine bomba yağdırmak üzere. Bizi parçalamak, yok etmek isteyen düşmanı denize döktüğümüz kıyılarda kurulan limanlar, AB-D Emperyalistleri tarafından işgal edilmiş durumda. Yerli satılmışlar eliyle sunuldu limanlarımız, kıyılarımız. Vatan toprakları peyderpey satılmakta. Bu satışları, ruhunu paraya pula satmış kalemler “kalkınıyoruz, büyüyoruz” diye alkışlamakta. Yenilgi değil midir bu?

30 Ağustos 1922, AB-D Emperyalistlerinin bu toprakları yutma planı olan Sevr Haritasının yırtılıp Tarihin çöplüğüne atıldığı günün, AB-D Emperyalistlerinin heveslerinin kursaklarında bırakılmasının yıldönümüdür.

Bugün 30 Ağustos 2014. Yeni Sevr devreye sokuluyor. AB-D Emperyalistleri haritalarını yayımladılar ülkemizi en az üç parçaya bölmek üzere. Birinci Kuvayimilliyecilerin kursaklarında bıraktıkları heveslerini, AB-D Emperyalistleri 92 yıl sonra gerçekleştiriyorlar. İkinci bir İsrail olacak Kürdistan, üçüncü bir İsrail olacak Ermenistan için son hızla çalışmalarını sürdürüyorlar ve yol alıyorlar. Halkları düşmanlaştırmak, aralarına kan davası sokmak pahasına Yeni Sevr’e doğru götürülüyor vatanımız. Engel olamıyoruz gözümüzün önünde topraklarımızın parçalanmasına. Yenilgi değil midir bu?

30 Ağustos 1922, Türk ve Kürt Halklarının AB-D Emperyalistlerine karşı birlikte zaferidir. Birlikte ağlayan, birlikte gülen iki kardeş halk arasında Malazgirt’le başlayan bin yıllık birlikteliğin bir kez daha perçinlenmesidir.

Bugün 30 Ağustos 2014. Türk ve Kürt Halkları arasına düşmanlık tohumları ekiliyor. Yeni Sevr, iki kardeş halk düşmanlaştırılarak yaşama geçirilmeye çalışılıyor. Kürt Sorunu, Amerikancı çözümle çözülmeye çalışılıyor. Bu çözüm değil çözümsüzlüktür. Amerikancı çözüm kavgadır, kandır, kan davasıdır, acıdır, gözyaşıdır ve bunların sonunda AB-D Emperyalistlerine hizmet edecek bölünmedir. Yerli satılmışlar Tayyipgiller bu taraftan, Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi o taraftan bu çözümün aktörleri. Ve bu aktörler etkin halklarımız üzerinde. Bu yenilgi değil midir?

30 Ağustos 1922, Emperyalist 7 Düvelin Sevr Planını yaşama geçirmeye çalışan, pis canları için bu plana sıkı sıkıya sarılan, bunun için yurtseverleri ihbar eden, katleden, işkencelerden geçiren Vahdettin’lere, Damat Ferit’lere, Ali Kemal’lere, Nemrut Mustafa Paşa’lara, Şeyhlere, Dervişlere atılan bir tokattır. Bu topraklarda canlılığını koruyan Tefeci-Bezirgân ayrık otlarının biçilmesi girişimidir.

Bugün 30 Ağustos 2014. 92 yıl önce Birinci Kuvayimilliyecilerin biçtiği ayrık otlarının, AB-D Emperyalistlerinin verdiği suyla, yemle canlandırıldığı, gürleştiği,  başka canlıların yaşamlarını daralttığı günleri yaşıyoruz. Bugün bu topraklar AB-D Emperyalistlerinin istediği Şeyhler, Dervişler, Müritler ülkesi olmaya doğru koşar adım gidiyor. Dumlupınar Zaferi’nin 92’inci yılında, Mustafa Kemal’in makamını Ortaçağcılar işgal etmiş durumda. Tayyipgiller adlı “suç işlemek amacıyla oluşturulmuş teşekkül” iktidarda bugün. Ve onun şefi, Mustafa Kemal’e “ölmüş inek” diyecek kadar kindar, kubura süpürülmemek için AB-D Emperyalistlerinin emir erliğine gönüllüce soyunmuş, insanlığından sıyrılmış, halkına düşman “kabadayı”, Mustafa Kemal’in makamına çıkıyor bugün. Aydın, ilerici, devrimci, yurtsever düşmanı Ortaçağcı sapık tarikatların müritleri, Devletin bütün kadrolarına yerleştirilmiş durumda. Tekkeler, zaviyeler bu tarikatlara hizmet vermek için yeniden açılmış durumda. CIA-ABD İslamı yaşamın her alanına hâkim kılınıyor. Bu yenilgi değil midir?

30 Ağustos 1922, AB-D Emperyalistlerine karşı verilen Ulusal Kurtuluş Savaşının, dünyada ilk olarak zaferle taçlanmasıdır. Mazlum Halklara örnektir Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mız ve Dumlupınar Zaferi’miz. Mazlum halklara moraldir, umuttur, şevktir, destektir, zalime karşı mücadele azminin artmasıdır 30Ağustos Zaferi.

Bugün 30 Ağustos 2014. 92 yıl önce örnek olduğumuz, ulusal kurtuluşları için destek olduğumuz, yardım ettiğimiz Mazlum Halkların bağımsızlığının, AB-D Emperyalistleri tarafından yok edilmesine yardım ve yataklık ettiriliyor bu topraklar, Ortaçağcı Tayyipgiller tarafından.  AB-D Emperyalistlerinin emir ve talimatları doğrultusunda Tayyipgiller, yıllarca dost kaldığımız kardeş halklarla aramıza düşmanlık tohumları ekiyor, onulmaz yaralar açıyor. Ortadoğu’da dökülen her kanın, tecavüze uğrayarak onuru incitilen her kadının, katledilen, pazarlarda alınıp satılan her çocuğun, yağmalanan değerlerin, yok edilmek istenen Tarihin sorumlusudur Tayyipgiller. Vatanını, dostunu, insani değerlerini satanların başımıza getirilmesini, kaderimizde söz sahibi olmasını engelleyemedik. Bu yenilgi değil midir?

30 Ağustos 1922, ekonomik kalkınmadır, kalkınma hamlesidir, Sümerbank’tır, Demirçelik’tir, fabrikadır, ekonomide dışa bağımlılığın azalmasıdır, üretici yatırımların artmasıdır.

Bugün 30 Ağustos 2014. Birinci Kuvayimilliye yadigârı bütün Kamu Malları yerli yabancı Parababalarına peşkeş çekilmiş durumda. Satılmadık bir fabrika bırakmadı yerli satılmışlar. Kamuya ait ne varsa haraç mezat sattılar Tayyipgiller, yeyim ettirdiler bir avuç Parababasına. Kurt dalamış sürüye çevirdiler güzelim vatan topraklarını. Tüm sanayi kollarında, hatta tarımda bile dışa bağımlı bir ülkeye dönüştürüldük. Engelleyemedik. AB-D Emperyalistlerinin, kendilerine bağımlı kılmak üzere bize dayattıkları özelleştirme saldırısını, üreten bütün unsurların bir bir ortadan kaldırılmasını engelleyemedik. Bu yenilgi değil midir?

30 Ağustos 1922, Köy Enstitüleridir, halk çocuklarının aydınlanmasıdır, bilinçlendirilmesidir, eğitimin birliğidir.

Bugün 30 Ağustos 2014. Köy Enstitülerinin kökü kazındı yıllar önce. Eğitimin birliği resmen rafa kaldırıldı. Çocuklarımız ezberci eğitime tabi tutuluyor, üretimden kopuklar. Çocuklarımız İmam Hatiplere gitmek zorundu bırakılıyor, Ortaçağcı düşünce ile taze beyinleri doktrine edilerek uyuşturuluyor. Okullarda öğrettikleri, Muaviye-Yezid dini. İstemiyorsan İmam Hatip, özel okulları adres gösteriyor Tayyipgiller. Tabiî ki parası olana… Ölümlerden ölüm beğenmeye zorlanıyor halkımız. Bütün eğitim kurumları 4+4+4 ile İmam Hatiplere dönüştürüldü. Engelleyemedik. Bu yenilgi değil midir?

30 Ağustos 1922, kadının, sosyal ve ekonomik yaşama kazandırılmasıdır, seçme seçilme hakkına kavuşturulmasıdır, boşanma hakkıdır, velayet hakkıdır, malları üzerinde tasarruf hakkıdır.

Bugün 30 Ağustos 2014. Kadın ekonomik ve sosyal yaşamdan koparılarak eve tıkılmaya çalışılıyor. Kadın cinayetleri, tecavüzleri rekor sayıya ulaştı. Kadın üzerinden yürütüyor sömürüsünü Ortaçağcı gericilik. Kadın sadece çocuk doğuran bir makineye, cinsel bir objeye dönüştürülmeye, 92 yıl önce elde edilen hakları ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Kadının esareti olan türbana büründürülüyor yarımız olan kadınımız, engelleyemiyoruz. Bu yenilgi değil midir?

30 Ağustos 1922, Jön Türk Gelenekli askerlerin, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının önderlik ettiği Kurtuluş Savaşı’nın zaferle taçlanmasıdır.

Bugün 30 Ağustos 2014. “Ergenekon, Balyoz” vb. adlı CIA Operasyonlarıyla Türk Ordusu’nun Jön Türk geleneği ortadan kaldırılmaya, Mustafa Kemal ve Birinci Kuvayimilliyecilerin izi tozu silinmeye çalışılıyor. Türk Ordusu’nun başına çuvallar geçiriliyor, Türk Ordusu mühimmat taşıyamıyor artık. Artık yüreksiz, “özel ve güzel” tören paşaları komuta ediyor Türk Ordusu’na. Bu yenilgi değil midir?

Evet, Dumlupınar Zaferi’mizden 92 yıl sonra, çok acı ama gerçek, yenildik. AB-D Emperyalistleri ve yerli satılmışlar karşısında yenildik. Çağdaş Vahdettin’ler, Damat Ferit’ler, Ali Kemal’ler, Nemrut Mustafa Paşa’lar, arkalarına 92 yıl önce bu topraklardan kovduğumuz Emperyalist 7 Düveli alarak yendiler bizi. Korumayı başaramadık, Birinci Kuvayimilliye’cilerin uğruna canlarını feda ederek bize emanet ettiği vatanı.

Peki, yenilgiler kaderimiz midir? Kalmadı mı zaferden, kurtuluştan yana bir umudumuz?

Asla! Kaderimiz değildir bu karanlık günler. Umutsuzluğa düşmedik. Düşmeyeceğiz de!

Evet, içinde bulunduğumuz dönem çok karanlık. Ortaçağın karanlığına doğru sürükleniyoruz, AB-D Emperyalistleri ve yerli satılmış Tayyipgiller tarafından. Ama şu da bir gerçektir ki, karanlığın en yoğun anıdır şafak vakti ve bu an aydınlığa en yakın olduğumuz andır.

Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mız karanlığın en yoğun olduğu günlerde başlamadı mı? Yenilgilerin, kaybedilen toprak parçalarının arkasından gelmedi mi Mazlum Halklara örnek zaferimiz? Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşında Osmanlı’nın aldığı yenilginin arkasından patlamadı mı isyan? Bu toprakların dört bir yanını Emperyalist Haydutlar işgal ettiği günlerde çakılmadı mı ilk kıvılcım? İstanbul işgal altındayken, ülkenin bütün limanlarına, tersanelerine girildiği günlerde Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere çıkmadı mı Mustafa Kemal Samsun’a? Öldü ölecek diye bakılan “Hasta Adam” Osmanlı’dan, halkta umutların tükendiği, Amerikan Mandacılığının kurtuluşumuz sanıldığı günlerde küllerinden yeniden doğmadı mı Türkiye Cumhuriyeti? Yeniden dirilmedi mi?

Daha bir yıl önce, umudun tükendiği, Tayyipgiller’in karanlığının tüm ülkeyi kapladığı, yurtsever insanlarımızın karamsarlığa büründüğü günlerde patlamadı mı şanlı Gezi İsyanı’mız?

Birinci Kuvayimilliyeciler başardı, yenilgilerden dersler çıkardı, bin yıllık geçmişe sahip Türk ve Kürt Halkını örgütleyerek, 30 Ağustos 1922’de zaferle taçlandırdılar Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızı.

Bu ülkenin İkinci Kurtuluş Savaşçıları da başaracak. Yenilgiler öğreticidir dersler çıkarmasını bilene. Birlikten, derlenip toparlanmaktan geçiyor zaferin yolu. Türk ve Kürt Halkının birlikte, “artık yeter hainler ve gafiller tahakkümü!” diyerek ayağa kalkıp AB-D Emperyalistlerinin ve yerli satılmışların üzerine yürümesinden geçiyor zaferin yolu. Örgütlü Gezi İsyanı’ndan geçiyor zalimin zulmünün ortadan kaldırılması. Artık 92 yıl önce Birinci Kuvayimilliyeci atalarımızın zaferini sosyal kurtuluşla taçlandırmanın zamanı. Omuzlarımıza yüklenen kutsal görev bu.

Başaracağız. Halkız, haklıyız, yeneceğiz, kazanacağız. Demokratik Halk İktidarını kurup kanımızı emen Emperyalist ve Ortaçağcı sülükleri atacağız üzerimizden. 30.08.2014

Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi

ETİKETLER: