Tahsildaroğlu Marka Peynir Yedi Zehirlendi, Şirket Daha Fazla Peynir Vermeyi Teklif Etti

01.09.2026
195
A+
A-

Sema Kıvılcım

 

16 Haziran 2026’da Kocaeli’de yaşayan ve lenfoma kanser hastası olan Serkan Barut, A101 marketten aldığı Tahsildaroğlu Olgunlaştırılmış Klasik Kırık Beyaz Peynir’den zehirlendi.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, Tahsildaroğlu markalı beyaz peynir ürününde yapılan laboratuar incelemeleri sonucunda Listeria monocytogenes adlı bakteri tespit edildi. Firmanın söz konusu partiye ait ürünlerinin piyasadan toplatıldığı ve imha edileceği bildirildi.

Tahsildaroğlu, Türkiye’nin büyük süt ve süt ürünleri üreten firmaları arasında sayılıyor. Zehirlenmeye sebep olan Tahsildaroğlu Kırık Beyaz Peynir ürününde tespit edilen listeria bakterisi, özellikle bağışıklığı zayıf insanlar, hasta, yaşlı ve çocuklar için ölümcül olabiliyor.

Listeria monocytogenes, toprakta, suda çürüyen bitkilerde ve bazı hayvanlarda doğal olarak bulunabilen, Gram pozitif bir bakteridir. Bakteri ayrıca insanların sindirim sisteminde de bulunabilir. Diğer birçok bakterinin aksine, 4 derece buzdolabı sıcaklığında bile üremeye ve çoğalmaya devam edebiliyor. Bakteri 70 derece ve üzerindeki iyi pişirme ve pastörizasyon işlemleriyle yok edilebiliyor.

Listeria, özellikle kirli besinler yoluyla insanlara bulaşan ve listeriyoz adı verilen ciddi gıda zehirlenmesine yol açan tehlikeli bir bakteri. En yaygın ve hastalık yapıcı türü “Listeria monocytogenes”.

Listeria monocytogenes bakterisinden dünyada yılda yaklaşık 4 bin 600 ila 6 bin 900 kişi öldüğü tahmin ediliyor.

ABD’de her yıl yaklaşık bin 600 vaka görülüyor ve 260 kişi hayatını kaybediyor.

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) 2020 yılı için son ortak raporuna göre, Avrupa Birliği üye ülkelerinde insanlarda toplam bin 876 doğrulanmış invaziv listeriosis vakası kaydedilmiş olup, 100 bin kişi başına 0,42 vaka bildirim oranı ve yüzde 97,1 hastane yatışı bulunuyor.

Listeriosis vakalarının sayısı az olmasına rağmen, bu enfeksiyona bağlı ölüm oranının yüksek olması onu önemli bir halk sağlığı sorunu haline getiriyor.

En son ve en ölümcül salgın, 216 kişinin hayatını kaybettiği Güney Afrika’da meydana geldi.

Türkiye için diğer birçok konuda olduğu gibi bu konuda yapılmış ve açıklanmış veriler yok. Belki de her yıl onlarca insanımız bu mikroorganizmadan dolayı zehirleniyor, hatta belki de yaşamını kaybediyor ama bunun bir verisi tutulmuyor, bununla ilgili çalışmalar kamuoyuyla paylaşılmıyor. Bu yüzden Listeria’dan kaynaklı zehirlenmelerin vahametini gösterebilmek bakımından yurtdışında paylaşılan verileri konu etmek durumunda kalıyoruz.

Listeria moncytogenes hangi besinlerden bulaşabilir?

Pastörize edilmemiş çiğ sütler ve bu sütlerden yapılan krem peynir gibi yumuşak peynir türlerinin yanı sıra tam pişmemiş çiğ etler, kümes hayvanları, sosis ve salam gibi işlenmiş şarküteri ürünlerinde de bu bakteriye rastlanabiliyor.

Ayrıca füme balıklar ve çiğ tüketilen deniz canlıları, iyi yıkanmamış veya kontamine toprak veya su ile temas etmiş çiğ sebze ve meyvelerden de bulaşabiliyor.

Tahsildaroğlu firmasının beyaz peynirinde Listeria monocytogenes bakterisinin tespit edilmesi, ürünün elde edildiği sütün etkin pastörize edilmediği ya da çiğ sütle kontamine olmuş olabileceği ihtimallerini akla getiriyor.

Belirtileri neler?

Hafif vakalarda ateş, kas ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma ve ishal görülürken, şiddetli vakalarda, özellikle de enfeksiyon sinir sistemine yayılırsa yüksek ateş, boyun tutulması, baş ağrısı, denge kaybı ve bilinç bulanıklığı görülebiliyor. Ağır vakalarda ölümcül olabilen menenjit ve sepsis (kan zehirlenmesi) tabloları gelişebiliyor. Özellikle hamileler, bebekler, yaşlılar ve kanser hastaları gibi bağışıklığı düşük olan kişiler risk altında.

Basına yansıyan haberlere göre; kanser tedavisi gören Serkan Abut, 16 Haziran’da Kocaeli Kartepe’deki A101 marketten aldığı Tahsildaroğlu 400 gr Olgunlaştırılmış Klasik Kırık Beyaz Peynir’den satın alıyor, ürünü tükettikten kısa süre sonra şiddetli mide bulantısı ve kramp şikâyetleriyle hastaneye başvuruyor. Hastanede kendisine gıda zehirlenmesi teşhisi konuyor. Yaptığı şikâyet üzerine, Kartepe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri A101 Markette denetim yaparak aynı peynirden numune alıyor. Yapılan analizde, Tahsildaroğlu Kırık Beyaz Peynirde Listeria bakterisi tespit ediliyor.  Bakteri tespit edilen ürün ile aynı parti numarasına sahip peynirlerin tamamı hakkında toplatma kararı veriliyor.

Bu süreçte Tahsildaroğlu firması zehirlenme yaşayan Serkan Abut’u arayarak, çok özür dileriz, size peynir gönderelim, diyor. Zehirlenme yaşayan ve mevcut rahatsızlığından dolayı bağışıklığı düşük olduğu için risk altında olan vatandaşımızın sağlığının telafisini peynirle yapmak isteyen bir firma var karşımızda.

Diğer yandan zehirlenme yaşayan vatandaşımızın iddiasına göre, peynirde Listeria bakterisi olduğu 23 Haziran’da tespit edilmiş olmasına rağmen, toplatma kararının bir ay sonra yani 23 Temmuz’da verildiği/başlandığı bildiriliyor. Yani Bakanlık bu bir aylık süreçte gıda zehirlenmesine sebep olabilecek Listeria’lı peynirlerin satışına göz yummuş oluyor.

Böylesine insan hayatını tehdit eden bir konuda, olayın çok daha hızlı ele alınması ve toplatma kararının derhal ürünü satan A101 markete ve üretici firma Tahsildaroğlu’na bildirilmesi gerekir. İvedilikle bu ürünlerin satıldığı her yerden toplatılması, tüketicilere duyurular yapılarak evinde, dolabında bu üründen olan tüketicilerin bunları yememesi, aldığı yere iade etmesi konusunda bilgi verilmesi gerekir.

Yaşanan bu olay, aslında birden çok sorunu bir kez daha göze batırıyor. Gıdalarda taklit ve tağşiş ile zehirlenme olaylarının günlük olaylar haline getirildiği ülkemizde, en azından büyük, kendini kanıtlamış kurumsal firmaların ürünlerinin tüketilmesi önerilir. Ancak görüyoruz ki, yüksek gıda üretim maliyetleri ve yüksek gıda fiyatları artık büyük firmaların da halk sağlığını tehdit eden ürünleri imha etmek yerine piyasaya sürebileceğini gösteriyor.

Ülkemizde gıda güvenliği sorunları yaşanan zehirlenmelere ve sürekli açıklanan gıdalarda taklit ve tağşiş listelerine rağmen çözülmek yerine sorun daha da derinleşiyor. Hâlbuki bu sorunu yapılacak birkaç uygulama ile kısa zamanda çözmek mümkün. Öncelikle Bakanlık bünyesinde yeter sayıda gıda mühendisi istihdam ederek gıda işletmelerinin denetim sayısını ve denetim etkinliğini arttırmak gerekiyor.

Bu denetçilerin tamamen kendi hür vicdanları ve gıda ile ilgili yasa ve yönetmeliklere dayanarak objektif ve etkin denetimler yapmalarının sağlanması gerekiyor.

Gıda zehirlenmesine sebep olan üretici firmalara hapis cezaları gibi çok ciddi yaptırımlar uygulanması, sorunlu gıdayı piyasaya sürmekten elde edeceği kârın çok üstünde cezai yaptırımlar uygulanması ve gerekirse belirlenen sürelerle gıda üretiminden men edilmesi gerekiyor.

Halkımızın sağlığı patronların kârından değerli ve önemlidir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.