Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’ndan “Laiklik ve Kadın” paneli…

04.04.2015
A+
A-

 

Kurtuluş/Yolu Ankara

Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu 8 Mart etkinlikleri çerçevesinde, 7 Mart’ta Ankara Yeni Sahne’de “Laiklik ve Kadın” konulu panel yaptı.

Moderatörlüğünü Avukat Sema Aksoy’un üstlendiği panelde,  Birleşik Kamu-İş Yönetim Kurul Üyesi Semra Pektopal, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır ve Büro-İş Sendikası Avukatı Pınar Akbina konuşmacı olarak yer aldı.

Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan Kütük, “Laiklik ve Kadın” konulu panelin açılış konuşmasını yaptı.

Vahşice katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ı hatırlatan Kütük,  olayın ekonomik, sosyal, siyasal ve psikolojik boyutuyla değerlendirilmesi gerektiğini, sorunun çözümüne ilişkin bir arayış gerektiğini, cinayetlere ilişkin iyi niyetli çözümlerin sonuç vermediğini, bu cinayetlerin sorumlusunun 13 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı olduğunu belirtti.

Birleşik Kamu-İş Yönetim Kurulu Üyesi Semra Pektopal, Laikliğin sadece din ve devlet işlerinin ayrılması olmadığını, tüm vatandaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğünün de sağlanması olduğunu belirterek, AKP 13 yıldır halkımızın dini duygularını kullanarak iktidar oldu. Her sıkıştığında can simidi gibi dine sarıldı ve kullandı. Din maskesi adı altında halkımıza acı, gözyaşı zam ve zulümden başka hiçbir şey getirmedi.  Bunların tanrısı para Tanrısıdır. İşlerine geldiği için dini kullanırlar. Sömürülerini daha rahat yapabilmek için dine sarılırlar, dedi.

Avukat Pınar Akbina da, Dünya nüfusunun 7 milyar olduğunu ve bu nüfusun yarısının kadınlardan meydana geldiğini, fakat kadın-erkek nüfus dengesinin bozulduğunu, son istatistiklere göre 66 milyon kadının eksik olduğunu, doğu ülkelerinde erkek çocuklarının tercih edilmesi önemsendiğini, bu anlayışın ultrasonla bebeğin hangi cinsiyette olduğunu öğrenerek, tercihini erkekten yana kullandığını ve böylece dünyada 163 milyon kız çocuğunun doğmadan kürtajla alındığını belirtti ve bu durumun Çin ve Hindistan gibi ülkelerde yaygın olarak görüldüğü bilgisini verdi.

Yaşadığımız düzende insan soyunun sürmesinde en temel işlevi gören kadınların çifte sömürüye uğradığını belirten Akbina, Türkiye, Ortaçağ gericiliğine götürülmek isteniyor. AKP iktidarlarının laikliği mayınladığı ölçüde kadın hakları da yıldan yıla eriyor. Dünyadaki rakamlara göre Türkiye’de 2006 yılında 135 ülke arasında cinsiyet eşitsizliğinde 105’inci sıradayken 124’üncü sıraya geriledi. Ülkemizde okuma yazma bilmeyen kadın oranı 3.8 milyonu oluşturuyor. Bu, korkunç bir rakam. Yeni gelinlerin yüzde 26’sını 16-19 yaş arasındaki çocuklar oluşturuyor, dedi ve Sosyalist Küba, Venezuela’dan örnekler vererek Kadının kurtuluşunun İşçi Sınıfından bağımsız olmadığını belirtti.

AÜ EBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır da,  Laik ve Bilimsel eğitim olmadan ne kadına şiddet ne de çocuk istismarının önüne geçemeyiz. Laik eğitim; bilimsellikten ve çağdaşlıktan yararlanmaktır. 21’inci Yüzyılda, bilim çağında, bilimle rekabet hızla arttığı bir çağda tıp fakültelerinde kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor. Böyle kodlamalar yapan bir toplum haline geldik. Dünyanın her tarafından olduğu gibi Türkiye’de de şiddettin mağduru olan kesimlerin kadınlardır, dedi. Ve sözlerini şöyle sonlandırdı: Türkiye’de şiddet olayı üzerine çalışmam engellendi. Zorbalık konusunda Milli Eğitim Bakanlığı okullarında çalışma yürütmemiz engellendi. İşte durum bu…

Panel katılımcılara plaket verilmesinin ardından sona erdi.