Direniş, İzmir’de de kararlılıkla devam ediyor

03.10.2016
A+
A-

 

İşçi Sınıfı mücadelesinde yaprak kımıldamayan bu günlerde sendikaların yüz akı Nakliyat-İş Sendikası bir kez daha devrimci sendikal mücadeleden örnek bir direniş yürütüyor. Birçok büyük ilde devam eden direnişin bir ayağı da İzmir’de başarılı bir şekilde yürütülüyor.

MSC / MEDLOG örgütlenmesi duyulur duyulmaz İzmir’de çalışan işçiler Sendika ile irtibata geçtiler. Bir gecede TIR şoförlerinin hemen hemen hepsi üye oldular. Patronun yasadışı tutumuna rağmen işçiler sendikadan istifa etmediler. Bunun üzerine bütün işçilerin iş akdi hiçbir yasal dayanağı olmadan feshedildi. İşçiler atılır atılmaz MSC / MEDLOG konteynır deposunun Pınarbaşı’ndaki yerinde direnişi başlattılar. Yaklaşık bir hafta burada sürdürdükleri direnişi daha sonra MSC/MEDLOG’un Alsancak’taki binasının önüne taşıdılar. İşçiler ve aileleri ile birlikte Halkapınar’da toplanarak MSC / MEDLOG önüne kadar bir yürüyüş yapıldı. Nakliyat-İş Sendikası yöneticileri ve ailelerle birlikte işverene karşı kararlı bir tutum sergilendi. Burada sendikanın Ege Bölge Temsilcisi Zeki Olkun yaptığı açıklamada; MSC/MEDLOG işçilerinin düşük ücretli ağır çalışma koşullarına isyan ettikleri için sendikamıza üye olmuşlar ve haksız yere işten atılmışlardır. Sendikamız her zaman olduğu gibi üyelerinin hak ve çıkarlarını korumak için mücadele etmekten asla vazgeçmeyecektir dedi. Sendikanın avukatı Tacettin Çolak’ta yaptığı açıklamada; İşverenin, işçilere anayasal bir hak olarak tanınan sendikalaşma hakkına saygı duyması gerekir. İşveren sendika yetki başvurusu yaptıktan sonra işçi çıkarmıştır. Bu yasadışı lokavttır, bunun yaptırımı vardır, bunun için gerekli yasal işlemleri başlattıklarını söyledi. İşçilerin direnişi devam ederken Sendikanın Avukatları da boş durmuyor hem fiili olarak direnişe aktif destek veriyor, hem de işçilerin en ufak bir hak kaybı yaşamaması için hukuki süreci takip ediyorlar. Ne de olsa İşçi Sınıfının avukatları.

Çevrede çalışan işçilerden, yoldan geçen araçlardan başta (bölge İzmir limanına yakın olduğu için) TIR şoförlerinden destek yağıyor. Özellikle taşımacılık sektörünün yükünü çeken TIR şoförlerinin gözü kulağı bu direnişte.

Direnişin sürdüğü bölgede çalışan İBB Park-Bahçe çalışanları başından beri direnişle dayanışma içindeler. Direnişe ait malzemelerin bırakılması için dinlenme yerlerini işçilere açtılar. Ayrıca direnişçilerin çay ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamaları için bütün olanaklarını seferber ettiler. Direnişin bir günlük öğle yemeğini karşılayarak ta dayanışma da bulundular.

Ayrıca Toleyis Sendikası İzmir İl Temsilcisi Fahri Kaya ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Grand Plaza çalışanları da direnişe destek ziyaretinde bulundu. Toleyis Sendikası İl Temsilcisi Fahri Kaya destek ziyareti sırasında yaptığı konuşmada; Bu haklı ve onurlu direnişi kendi direnişi olarak gördüklerini, burada işçilerin sadece kendi hakları için değil tüm işçi sınıfının çıkarları için direniş yaptıklarını söyledi.

İşçiler, devrimci sendikacılığın gerçek ve yegâne temsilcisi Nakliyat-İş önderliğinde, kararlılıkla ve coşkuyla direnişlerine devam ediyor.

Direnişin İzmir Ayağının 24’üncü Gününde İşçilerin Düşüncelerini Aldık.

Ben Seyhan, 42 yaşındayım. On üç aydır MSC/MEDLOG’ta TIR şoförü olarak çalışmaktayım. Daha iyi şartlarda çalışmak istedik. Bunun için Nakliyat-İş Sendikasına üye olduk. Bunun üzerine şirket bayram arifesinde sendikaya üye olan diğer arkadaşlarla birlikte beni de işten çıkardı. İşverenin bu kanunsuz hareketine karşılık arkadaşlarla beraber sendikamızın da desteğiyle direnişe başladık. Önce MEDLOG Depo’da direnişe geçtik. Bilahare toplumsal desteği sağlamak ve idareciler üzerinde baskı oluşturmak için MSC/MEDLOG İzmir merkez binası önünde eylemimizi devam ettirme kararı aldık. Üç haftayı geçtik eylemimiz sürmektedir. Öncelikli isteklerimiz işimizi geri dönüp, işverenle sendikamız vasıtası ile toplu sözleşme masasına oturulmasıdır. İşverenin kanunsuz uygulamaları haklılığımızı ortaya koymaktadır. Direnişimizi kazanana kadar sürdüreceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. İşçiyiz, Haklıyız, Kazanacağız!

Ben Mustafa Eşitgen, 47 yaşındayım. On üç yaşımdan beri çalışıyorum. On beş, on altı yıldır otobüs ve tır şoförlüğü yapıyorum. Yedi aydır MEDLOG’ta çalışıyorum. Şirkette asgari ücretle zor şartlar altında çalışıyor olmamızdan kaynaklı sendikalaşarak durumumuzu düzelteceğimize inandık. Arkadaşlarla sendikalı olduk. Durumu haber alan idare Kurban Bayramı arifesinde araçların anahtarlarını alarak çıkışımızı verdi. Hatta son haftanın harcırahını dahi ödemedi. Bu şekilde yirmi altı arkadaş çıkış aldık. Bu kanunsuz uygulama üzerine sendikamız ile işe iademiz için MSC/MEDLOG Ege Bölge Müdürlüğü önünde direnişe başladık. Yirmi dört gündür buradayız. Ayrıca diğer illerdeki şoför arkadaşların da başına aynı şeyler geldi. Hep beraber İstanbul’a gidip, oradaki müdürlüğün önünde de sesimizi yükseltip, talebimizi haykırdık. Orada polis engeline rağmen haklılığımızı dile getirmekten çekinmedik. Haklılığımız kazanacağımızın teminatıdır. Kazanana kadar devam edeceğiz.

Ben Muammer Cihan Çelebi, 43 yaşındayım. TIR şoförüyüm. MEDLOG’ta çalışıyorum. Bir buçuk aydır bu firmadayım. Sendika gündeme gelince işveren ben dahil sendikalı ve sendikasız bir çok işçiyi çıkardı. Bize iş yerinde küçülmeye gidiyoruz dendi. Vakit de bayram arifesiydi. İşten çıkarılınca sendika olarak arkadaşlarla direnişe başladık. İşverenin kanunsuz tutumuna karşı haklılığımıza ve kazanacağımıza inanıyoruz. Çıkarılmaların esas sebebi tır şoförlerinin asgari ücretle çalıştırılmaları sonucu sendikal örgütlenmeye gitmeleridir. Sendikamızla beraber bu işi başaracağız.

Ben Ercan Özben, 46 yaşındayım. TIR şoförüyüm. On bir aydır MEDLOG’ta çalışıyorum. Bizler şoför olarak ağır iş yapıyoruz. Buna karşın asgari ücretle çalışmaktaydık. Çeşitli zamanlardaki iyileştirme taleplerimiz hep vaatler verilerek geçiştirildi. Sonunda ücret budur, isteyen çalışır, isteyen gider dendi. Bunun üzerine arkadaşlar sendikal örgütlenmeye başlamış. Duyduğumda ben de sevinerek katıldım. Şirket sendikalı olduğumuzu öğrenince Kurban Bayramı arifesinde hepimizi işten attı. Bu haksız uygulama üzerine işyerimizin önünde işimize geri dönebilmek için direnişe başladık. Yirmi dört gündür toz, toprak, yağmur, çamur, sıcak, soğuk demeden buradayız. İşverenin kanun tanımaz uygulamalarına karşın haklı olduğumuzu biliyoruz. Kazanacağımıza inanıyoruz. Direnişteki tüm arkadaşlara ve destek verenlere teşekkür ediyorum.