Nakliyat-İş Direniş Destanı Yazmaya Devam Ediyor!

03.10.2016
A+
A-

Yaşasın MSC/MEDLOG Direnişi!

 

Hem de ne koşullarda?..

Ülkenin hızla dinci faşist Tayyibistan devletine sürüklendiği “OHAL”li günlerde.

Küçükburjuva, burjuva sollarının Sevrci Soytarı Sahte Sola dönüşerek Amerikancı Kürt Hareketinin kuyruğuna takılıp Devrimci Ortamdan yuvarlanıp yok olduğu; arada bir lafını ettikleri İşçi Sınıfa diye bir dertlerinin artık hiç olmadığı yıllarda.

DİSK’in, beğenmediğimiz “Yeni” DİSK’i aratan “En Yeni” DİSK’e dönüştüğü, tıpkı KESK gibi TTB gibi Amerikancı Kürt Hareketinin belirlediği, sarı sendikacılığın bile gerisine yuvarlandığı günlerde…

Türkiye’nin hızla Yeni Sevr bataklığına sürüklendiği; sarıların başını çektiği dostlar alışverişte görsün türünden birkaç lokal direnişi saymazsak halk hareketi, sınıf hareketi adına adeta yaprak kıpırdamadığı bir dönemde.

Bütün bunlara inat, OHAL’e, OHAL yasaklarına, polis engellemelerine, tüm baskılara inat,  MSC/MEDLOG işçileri 6 ayrı yerde İşçi Sınıfının Mücadele Bayrağını dalgalandırıyor 30 günden beri.

Doğru öncülük yapıldığında, İşçi Sınıfının mücadeleye nasıl hazır olduğunu; doğru öncülük yapıldığında, gerçek devrimci sınıf sendikacılığı yapıldığında İşçi Sınıfının bu öncülüğe olumlu yanıt vermeyi ne kadar özlediğini bir kez daha göstermiş oldu MSC/MEDLOG DİRENİŞİ.

 

*   *   *

MSC/MEDLOG’da Nakliyat-İş Örgütlenmesi:

600 İşçinin çalıştığı Medlog Lojistik, Dünyanın ikinci büyük konteyner operatörü olan Mediterranean Shipping Company’in Türkiye’deki ortağıdır. MSC 1970 yılında İsviçre Cenevre’de kurulmuştur. Dünya çapında 6 kıtada 490 ofiste 54.000 çalışanı vardır. MSC’nin 54.000 çalışanı sendikalı olup sadece Türkiye’deki MEDLOG işçileri sendikasızdı.

MEDLOG Lojistik ise 2011 yılında kurulmuştur. MEDLOG Lojistik Türkiye’de; İstanbul, Gebze/Kocaeli, Gemlik/Bursa, Mersin, İskenderun, İzmir, Samsun ve Tekirdağ’da faaliyet göstermektedir.

Çalışanların büyük çoğunluğunun şoför olduğu firmada şoförlerin aylık ücreti asgari ücretin neti olan 1.300.00 TL’dir. MEDLOG Lojistik işvereni 4857 Sayılı İş Kanununun ve ilgili yönetmeliklerdeki düzenlemelere uymamakta, işçiler uzun çalışma saatleri ile çalışmakta, fazla mesai ücretleri ödenmemekte, angarya olarak yasadışı çalıştırılmaktadır.

Nakliyat-İş, MEDLOG İşçileriyle;  İstanbul, Gemlik, Gebze, Kocaeli, Mersin ve İzmir’deki toplantılarla örgütlenme kararı alınmıştır. Ve işçilerin büyük çoğunluğu bu toplantılar sonucu Anayasal haklarını kullanarak Ağustos ayından itibaren Nakliyat-İş’e üye olmuşlardır. İşçilerin örgütlenmesinden haberdar olan işveren vekilleri, müdürler üyelere baskı yapmaya başlamışlardır.

Emekli eski emniyet amiri olan şirkette yönetici konumundaki bazı patron köpekleri, sendika üyelerinin sendikadan istifalarını sağlamak için yaptığı tehditkâr görüşmelerde sık sık belindeki silahı göstererek, belinden silahını çıkarıp masaya koyarak eski polisliğini ve silahını bir baskı unsuru olarak kullanmıştır. Tüm bu baskılar para etmeyince bazı depolarda/garajlarda bazı üyelere iş vermeyerek bekletmişler, daha sonra Eylül’ün başında Esenyurt/İstanbul’dan 4, Muallimköy/Dilovası’ndan 3, Bursa Gemlik’te 1 Nakliyat-İş üyesi tazminatsız işten çıkarılmıştır.

 

MSC/MEDLOG’da Direniş:

Bu işçi kıyımına Nakliyat-İş anında yanıt vermiş, işçiler işyerleri önünde Direniş başlatmışlardır.

5 Eylül 2016 günü MSC Genel Müdürlüğü önünde sendika yöneticileri, işyeri temsilcileri ve üyelerin katıldığı işten atılmaları kınayan, kitlesel bir protesto eylemi yapılmıştır. İzmir, Bursa, Gemlik ve Esenyurt’ta da bu eylemler yapılmıştır. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Sendikası Enternasyonali (TUI) ve Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu burada yaptığı basın açıklamasında; yerli ve yabancı Parababalarının egemen olduğu bu taşımacılık şirketleri, işçilerin kölece çalışma koşulları ve sendikanın örgütlenme süreci hakkında bilgiler verdi.

Sendika üyelerine yapılan baskıları, işten atmaları kınayan ve atılan işçilerin geri alınması çağrısıyla birlikte, patronlara karşı mücadelenin başladığını ilan eden bir açıklama yaptı.

Bu arada Nakliyat-İş yasanın aradığı gerekli çoğunluğu sağlayarak, 06.09.2016 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki tespiti için başvuru yapmıştır.

MSC/MEDLOG patronları sendikanın yetkisini engellemek amacıyla bu sefer de toplu işçi kıyımına geçerek İstanbul’da 35, Gebze’de 16, İzmir’de 32, Gemlik (Bursa)’da 31, Mersin’de 27, İskenderun’da 3 üye olmak üzere toplam 144 Nakliyat-İş üyesini işten çıkartmıştır.

İşten çıkartılan üyelerin tamamına yakını İstanbul/Esenyurt’ta, Gebze’de, İzmir’de MEDLOG Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu Alsancak’ta, Mersin’de Bölge Müdürlüğü önünde güvenlik güçlerinin OHAL yasağını bahane ederek depoların bulunduğu yerde yapın demelerine karşın direniş buralarda sürdürülmektedir.  Gemlik (Bursa)’da, 28 Eylül 2016’dan beri de İstanbul/Zincirlikuyu’daki MSC Genel Müdürlüğü önünde Sendika yöneticilerinin önderliğinde direnişlerini sürdürmektedirler.

Bu örgütlenme, konteyner taşımacılığı alanındaki Türkiye’deki ilk örgütlenmedir. Bundan dolayı da bu işkolundaki tüm patronlar ortak davranmakta, örgütlenmeye karşı tutum almakta ve MEDLOG patronunu desteklemektedirler.

 

Gemlik’te direnişe getirilen OHAL yasağına karşı mücadele:

Gemlik dışındaki direnişler işyerlerinin önünde sürdürülürken, Bursa Valisi ve Emniyeti OHAL’i gerekçe göstererek Bursa Valiliği OHAL Koordinasyon Kurulu’nun bu konuyla ilgili almış olduğu kararı yazılı olarak sendikaya tebliğ ederek işyeri önünde beklemeyi yasaklamıştır. Bu şekilde yasaklama Türkiye’de ilktir.

Bursa Valisi, Gemlik Kaymakamı, Bursa ve Gemlik Emniyeti anlaşılan Nakliyat-İş’i tanımamışlar. Diğer sarı sendikalar gibi otur deyince oturacak, kalk deyince kalkacağını sanmışlar.

Ama bu sendika, diğer sendikalara benzemez. Bu; Nakliyat-İş! Gerçek Devrimci Sınıf Sendikacılığı yapan önderliğe sahip; İşgal-Grev-Direniş boylarının sendikası.

İşçi Sınıfına destansı onlarca İşgal-Grev-Direniş, yüzlerce örgütlenme armağan etmiş Nakliyat-İş bu. Faşist 12 Eylül darbesi sonrası ilk işyeri işgali (Şanlı Ankara/Aras Kargo İşgali), Faşist 12 Eylül darbesi sonrası ilk en büyük örgütlenmeyi (Şanlı İzmir/İzelman Örgütlenmesini) başarmış Nakliyat-İş bu.

Nakliyat-İş Genel Başkanı, Örgütlenme Daire Başkanı, Avukatları başta olmak üzere,  işten atılan üyeler, üyelerin eşleri ve çocukları, Bursa valisinin bu işçi düşmanı, bu keyfi OHAL yasağını protesto etmek için 23.09.2016 günü Gemlik Meydanı’nda toplanacaklarını duyurdu.

Gemlik polisi, bu toplanmaya izin verilmediğini, OHAL gereği yasaklandığını bildirdi yazılı olarak 22.09.2016 akşam saatlerinde sendikaya. Ayrıca ertesi sabah, bir başka gerekçeyle yine yazılı olarak yasaklandığını bildirdi toplantının.

Sendikanın cevabı çok netti. Genel Başkanın ağzından; “Biz bu basın açıklamasının yapacağız, siz de gereğini yapın. Burada yasadışı hiçbir şey yok, işçilerin hak alma mücadelesi vardır” dendi.

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da eylemi desteklemeye gelmişti.

Flamalar ve pankartlar açıldı, sloganlar atılmaya başlandı. Toplantıyı dağıtmaya çalışan polisle arbede yaşandı. Polis; Sendika Genel Başkanını, Örgütlenme Daire Başkanını, Avukatları ve üyeleri gözaltına almaya çalıştı. Gözaltılara karşı direnildi. Bu arbede anında sendika avukatlarından Ayhan Erkan’ın gözlüğü kırıldı, Halil Ağırgöl’ün kolu çıktı. Nakliyat-İş’in ve destekçilerinin kararlı direnci, alandan dağılmaması polis saldırısını durdurdu. Eylemcilerin tüm engelleme çabalarına rağmen polis; Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanını, Sendikamız Nemtrans Direnişçisi eski bir üyemizi ve iki MEDLOG Direnişçisini gözaltına almıştı.

Bu saldırıya, gözaltılara rağmen Nakliyat-İş Genel Başkanı ve CHP milletvekili Direnişle ilgili açıklamalarını yaptılar. Açıklamaların ardından polis, gözaltındakilerin bırakılacağını bildirerek, eylemin sonlandırılmasını istedi. Nakliyat-İş Genel Başkanı ise; gözaltına alınan işçiler alana gelmeden alandan ayrılmayacaklarını bildirdi. Gözaltındakiler alana getirildi ve alanda alkış ve sloganlarla karşılandılar.

Gözaltına alınan Birleşik Metal Başkanı da kısa bir açıklama yaptı.

Daha sonra durum değerlendirmesi toplantısı yapıldı. Ardından da Birleşik Metalcilerle beraber 33 gündür grevdeki Petrol-İş Sendikası üyesi Gemlik Gübre grevcilerine dayanışma ziyareti yapıldı.

 

MSC Genel Müdürlüğü İşgali ve Direnişi:

28 Eylül 2016 sabahı Nakliyat-İş Direnişi, İstanbul Zincirlikuyu’daki MSC Genel Müdürlüğü önüne taşıdı.

İzmir, Mersin, Gemlik, Gebze ve İskenderun’daki direnişçi Nakliyat-İş üyeleri, Sendika Genel Başkanı, Örgütlenme Daire Başkanı, Yöneticiler ve Avukat öncülüğünde MSC Genel Müdürlüğü’nü İşgal ettiler.

MSC patronunun bir telefonu üzerine İstanbul Valiliği ve polisi anında seferber olup plastik mermi ve gaz tüfeği, gaz maskesi, kalkanı vb. gibi tam teçhizatla donatılmış çeviği ve sivil polisleri dikti Nakliyat-İş’in karşısına. Emniyet ilk çevik sevkiyatını yeterli bulmamış olmalı ki 1 saat sonra aynı şekilde bir otobüs çevik daha getirdi Nakliyat-İş’e karşı. Eh ne de olsa İstanbul polisi… Nakliyat-İş’i bilmemesi mümkün değil.

Polisin bütün “ikna” çabaları, sendika Başkanı, yöneticisi, avukatları ve üyelerinin karşı “ikna” ajitasyonları ve sloganlarıyla cevaplanıyordu. Polis yetkilileri, “patronun bir telefonuyla harekete geçmelerine karşılık, sendikanın yasadışı lokavt, TCK 117 ve118. maddeleri ihlali olan sendikadan zorla istifa ettirme şikayetlerine karşı neden hiç bir şey yapılmıyor? OHAL’de valinin toplu işçi çıkarmalarını üç ay erteleme ve izne bağlama yetkisi neden kullanılmıyor? Patronun özel mülkünü koruyorsunuz da işçilerin işini-ekmeğini neden korumuyorsunuz?” sorularına cevap veremiyorlardı. Yeteri kadar güç yığdığına emin olan polis kalkanlarla, alttan tekme takviyeleriyle ite ite Nakliyat-İş’i MSC kapısına kadar çıkarttı ve kapının önüne kalkandan ve etten duvar ördü adeta. Polisle bu cebelleşme de en önde gene Nakliyat-İş’in militan başkan, yönetici ve avukatları vardı. Bu arbedede de sendika eski genel sekreteri İzmir Temsilcisi Zeki Olkun’un gözlüğü hasar gördü.

Bir süre yolu trafiğe kapatan Nakliyat-İş’liler 28 Eylül’den beri hem işyerleri önünde hem de nöbetleşe olarak MSC önünde Direnişlerini kararlılıkla sürdürüyorlar.

Direnişin hukuki boyutu ve destekçileri:

Hukuki boyut:

Patronun Yasadışı Lokavt olan toplu işçi çıkarmalarına karşı Noter tespiti yaptırılıp davalar açıldı.

Sendikadan istifa ettiren patron köpekleri hakkında suç duyuruları yapıldı.

İşe iade davaları açıldı.

Bursa/Gemlik’teki keyfi OHAL yasağına karşı İdare Mahkemesinde dava açıldı, Başbakanlık, Çalışma Bakanlığı vb. kurumlar nezdinde girişimlerde bulunuldu.

 

Direnişe Destek:

DİSK’e bağlı Birleşik Metal, Sosyal-İş, Cam Keramik-İş, Gıda-İş dışında desteğe gelen halk örgütü olmadığı gibi, “En Yeni” DİSK yönetimi de henüz direnişe destek ziyaretinde bulunmaya tenezzül etmiş değil. Ne KESK’i, ne TTB’si ne TMMOB’si, ne de başka bir örgüt… Dedik ya, artık onların sınıf diye bir dertleri yok artık.

Ha bir de İTÜ’den üç genç sazlı sözlü destekleriyle işçilere mora verdi, onlardan moral aldı.

Bir de Nakliyat-İş’in üye olduğu ITF (Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu) ile Yunanistan’dan PAME (Yunanistan Tüm Mücadeleci İşçiler Cephesi) Nakliyat-İş’in MSC/MEDLOG direnişine destek mesajları gönderip ülkelerinde direnişe destek eylemleri yaptılar.

ITF, MSC’nin merkezi üzerinden gerekli dayanışmayı göstermektedir.

PAME de 23 Eylül 2016 Cuma günü MSC’nin Pire Limanı’ndaki merkezine giderek Türkiye’deki şirket tarafından gerçekleştirilen işten atmaları ve sendikal faaliyetlere yönelik saldırıları protesto etti. Ayrıca Yunanistan’daki MSC çalışanlarını, Türkiye’deki meslektaşlarının koşulları konusunda bilgilendirdiler. Protesto eyleminin sonunda örgüt temsilcileri, Türkiye’deki mücadeleye yönelik desteklerini ve dayanışmalarını ifade etmek için şirketin önünde pankart ve Nakliyat-İş’in üyesi olduğu DSF (Dünya Sendikalar Federasyonu) bayrakları açtılar.

Konya’da sendikamız üyesi ambar işçileri sabah saatlerinde işbaşı yapmadan sendikanın önlükleriyle, dövizlerle, sloganlarla konuşmalar yaparak bir dayanışma eylemi gerçekleştirmişlerdir.

*   *   *

ABD ve AB Emperyalist çakalları ile yerli işbirlikçileri eliyle hızla Yeni Sevr’e sürüklenen Türkiye’de, HKP hariç, birkaç istisna dışında ne Kemalistinden, ne sosyal demokratından, ne de kendine sosyalist-komünist diyeninden, ne de sendikalardan, üzerlerine ölü toprağı serpilmiş gibi tık çıkmazken, Nakliyat-İş’in şanlı direnişi dayanacak biricik gücün İşçi Sınıfı olduğunu bir kez daha kör gözlere batırıyor. 01/10/2016

 

Yaşasın MSC/MEDLOG Direnişi!

Yaşasın Devrimci Sınıf Sendikacılığı!

İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!

İşgal! Grev! Direniş! Yaşasın Nakliyat-İş!