Düziçi Halkı Çimento Fabrikası İstemiyor!

07.04.2026
890
A+
A-

Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu

Ülkemiz, sanayi üretiminde çok gerilerde olmasına rağmen çimento ihracatında dünya birincisi durumundadır. Son 30-40 yılda hızla betonlaşan ülkemiz, yurtiçine çimento üretmekten çok dünya ülkeleri için çimento üretmektedir.

Çimento fabrikalarının insan ve çevre sağlığına çok zararlı olduğu uzun süredir bilinmektedir. Bizlere halk sağlığı derslerinde; çimento fabrikalarının şehir dışında, yerleşim alanlarından, tarım alanlarından çok uzakta yapılması, rüzgâr alabilmesi gerektiği anlatılırdı.

Çimento fabrikalarının sağlığa zararlı etkilerini çevremizden çok iyi biliyoruz. Bölgemizde bulunan Adana Çimento Fabrikası, en eski çimento fabrikalarından birisi ve şehre uzakta bir yerde kurulmuştur. Şehir fabrikaya yaklaştıkça, fabrikadan çıkan gazlar tehlikeli bir durum yaratmaktadır. Kahramanmaraş Narlı Ovası’ndaki yan yana iki çimento fabrikası, ovayı tarım yapılamaz hale getirmiştir. Bölgeden çok sayıda vatandaş akciğer kanserine yakalanmaktadır.

Çimento fabrikaları öncelikle toz ve partikül maddeler üzerinden sağlığımızı bozmaktadır. Çimento fabrikalarının bacalarından çıkan partükül madde 10 (PM10) ve PM 2,5, insanda öksürük ve nefes darlığına yol açar. Doğrudan Astım atağının ortaya çıkmasına neden olur, uzun vadede KOAH ve akciğer kanserine neden olur.

Çimento üzerinde bulunan silika tozu solunabilir. Bu madde slikozise neden olur, akciğer fibrozisine neden olur, akciğer kanseri yapar.

Çimento fabrikalarından çıkan Kükürt dioksit, Azot oksitler ve Karbon monoksit solum yolunu tahriş eder, Astım ve KOAH alevlenmesine neden olur, gözlerde yanmaya neden olur.

Çimento için kullanılan hammaddelerde bulunan Kurşun, Kadmiyum ve Cıvanın havaya yayılması sonucunda sinir sistemi bozuklukları, böbrek sorunları ortaya çıkar.

Akciğer kanseri ve Mesane kanseri, çimento fabrikalarının olduğu bölgede görülen en önemli kanserlerdir. Çimento fabrikaları çocukların akciğerlerine de büyük zararlar verir, alerjik astımın artmasına neden olur. Çocuklarda büyüme sorunları ortaya çıkar.

Çimento Fabrikaları tarım ürünlerine ciddi zararlar verir, zeytinciliği öldürür. Hayvancılığa büyük zararlar verir, meraları kullanılamaz hale getirir.

Düziçi’nde, özellikle Düldül’e yakın bölgelerde, dünyanın başka hiçbir yerinde görülmeyen, endemik çiğdem türleri saptanmış ve bu konuda yayınlanan dünya dergilerinde bu bitkiler anlatılmıştır.

Bölgemizde 15 yıl önce Osmaniye ili sınırları içinde bulunan Kastabala antik kenti yakınında kurulmak istenen çimento fabrikası, Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Umur Gürsoy, Arif Keskiner (Çiçek Arif) önderliğinde kurulan Kastabala Platformu’na halkın büyük katılımı, Karatepe’yi ortaya çıkaran Halet Çambel ve Tarık Akan’ın büyük destekleri sonucunda engellenmiştir. Tarihi, Tarımı ve Kırmıtlı Kuş Cenneti’ni bitirecek olan bu plan engellenmiştir. Daha sonra Hatay Erzin’de kurulmak istenen çimento fabrikası, bölge halkının karşı duruşuyla engellenmiştir.

Düziçi Halkı da 27 Şubat günü çimento fabrikası projesinin halka anlatımı toplantısını protesto ederek ilk karşı çıkışını göstermiştir. Halktan gizli planlar ile iki yıl önce Yenifarsak köyünde altın araması başlatılmıştı. Bu plana da Düziçi Halkı olarak karşı çıkmıştık.

Düziçi, son yıllarda zeytin tarımının hızla arttığı, Çukurova’nın devamı olan daha küçük bir ovadır. Her bir kilometrede ayrı bir yerleşim merkezinin olduğu, çapı en çok 20 km olan bir ovadır. Düziçi’nin herhangi bir yerine kurulacak olan çimento fabrikası, tüm Düziçi’ni olumsuz etkileyecektir. Düziçi Halkı olarak, tüm halkımızın sağlığını tehdit eden, tarımı, hayvancılığı, Düziçi’nin endemik bitkilerini ve tüm doğasını mahvedecek bu projeye hepimizin karşı çıkması ve engellemesi gerekiyor. Bu yolda örgütlenmemiz gerekiyor.

Örgütlü Düziçi Halkı, Ovasına Çimento Fabrikasını Yaptırmaz…

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.