İşverenler Aşırı Örgütlü…

02.02.2016
A+
A-

 

Gaziantep’te Bülent Yaylacı isimli işçi eve götürecek yakacak ve yiyecek bulamayınca kendini yaktı.

Başpınar Organize Sanayi’nde çalışan işçi arkadaşımız zorunlu izne çıkartılınca ve eline para geçmeyince, evin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiş. Eline benzin bidonunu almış, Otogar’da kendini ateşe vermiş. Video görüntülerinde üç-beş polisin işçi arkadaşı ikna etmek için çabaladıkları görülüyor. Daha önce bu tip eylemlerde daha üst düzey kamu görevlileri (Vali, Belediye Başkanı) gelir, zor durumda olan kişiye bazı vaatler verilir ve mutlu sona ulaşılırdı.

Şu anda Başpınar’da çalışan binlerce işçi arkadaşımız Bülent Yaylacı’nın durumunda. Büyük olasılıkla, bütün işçiler aynı yolu denemesinler diye Bülent Yaylacı ikna edilemedi diye düşünüyoruz. Kuralsız, sendikasız, örgütsüz çalışma Başpınar Organize Sanayi Bölgesini işçiler için Cehenneme çevirmiş durumda. Kaçak çalıştırılan Suriyeli işçiler var. Bölge Çalışma Müdürlüğüne haber vermeden işçiler, zorunlu izne çıkartılıyor.

İşçilerin bu durumu kabul etmesi için örgütsüz hale getirilmesi gerekiyor. İşte Başpınar işverenleri bunu sağlamış durumdalar. Kendileri aşırı örgütlüler. Ağustos 2012’de Ramazan ayında, Başpınar’da 15 fabrika’da on binin üzerinde işçi, ücretlerinin artırılması için iş bırakmışlardı. Bütün işverenler o günlerde valilik koordinasyonunda toplantılar yaparak, bu eylemleri bitirmek için çok çabaladılar. Tarafsız bir durumda olması gereken kamu yönetimi, işveren tarafında oldu. Polis, fabrika önlerinde bekleyen işçilere müdahale etti. Valilik hastanelere yazı göndererek, işçilere rapor verilmemesi konusunda uyarı yaptı. O dönemde, işçisine biraz daha fazla para vermek isteyen işverenler, daha büyük işverenler tarafından uyarıldı. Yine o dönemde işverenle işçi adına muhatap olan öncü işçiler, söz verilmesine rağmen ileriki dönemlerde işten atıldılar. Aslında bu direniş sırasında sendikaların işverenlerle muhatap olması gerekiyordu. Başpınar İşçisi, sendikalara da güvenini kaybetmiş durumdadır. Çıkar yolu hep birlikte eylemde görmüşlerdi. Saman alevi gibi başlayıp biten eylem, İplik ve Halı sektörünün en iyi koşullarda olduğu, ihracatın zirvede olduğu bir dönemde yapılmıştı. Yani işverenler için önemli olan her koşulda işçiyi örgütsüz olarak çalıştırmaktır.

Ülkemizde bir sendikalar faciası yaşanmaktadır. İşveren sendikacılığı yani sarı sendikacılık tüm işkollarında en büyük sendikalar olarak kendisini göstermektedir. Üstüne üstlük sendikalara üye olan işçi sayısı, 1980 Faşist Darbesinden beri yıllar içinde sürekli azalmaktadır.

Umutsuzluktan kendini yakacak noktaya gelmiş, Bülent Yaylacı gibi binlerce, on binlerce işçimiz var. Örgütlenerek, İşçi Sınıf sendikacılığı yaparak bu umutsuzluk çemberinden çıkabiliriz. Önümüzde bir DİSK Nakliyat-İş örneği var. Sendika yöneticileri ortalama işçi ücreti alıyorlar. Sendikacılığı meslek olarak görmüyorlar. İşçi gibi yaşıyorlar. İşçi Sınıfı Örgütlü olunca, Parababaları düzeni, bu gücün karşısında duramaz. Gerçek bir İşçi Sınıfı Örgütü, insanlarımızı bir araya getirebilir. Biz Gaziantepli Kurtuluş Partililer olarak bu mücadeleyi vermekteyiz. Ve mutlaka başaracağız.

 

Gaziantep’ten Kurtuluş Partililer