Marksizm-Leninizm Işığında Parababalarına ve Emperyalizme Karşı Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Dayanışması ve Mücadelesi

02.06.2016
A+
A-

 

 

Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi! Yaşasın DSF! Yaşasın Nakliyat-İş!

Emperyalizmin Dünya halklarına karşı saldırganlığını azgınca artırdığı günümüzde başta ABD-AB Emperyalizmi olmak üzere dünyadaki tüm emperyalist devletlerin halk düşmanı, işçi düşmanı politikalarına karşı DİSK/Nakliyat-İş Sendikası ve Dünya Sendikalar Federasyonu (DSF) “Emperyalizme Karşı İşçi Sınıfının Uluslararası Dayanışması ve Mücadelesi” başlıklı 2 gün süren ortak bir konferans gerçekleştirdi. Ağırlıklı olarak emperyalizmin azgın saldırılarına maruz kalan ülkelerden katılımcılarla bizzat emperyalist ülkelerde yaşayan Marksist-Leninistler de konferansta hazır bulundu.

Kazakistan, Güney Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Hindistan, Tunus, Filistin, Mısır, Panama, Yunanistan, Peru, Cezayir, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Suriye, Rusya, İngiltere, Portekiz, İran’ın İşçi Sınıfı Temsilcileri, 2 günlük Konferans ve eylemler için İstanbul’da toplandı.

Konferansın birinci günü olan 27 Mayıs’ta Nakliyat-İş üyeleri, diğer ülkelerden katılımcılar, Birleşik Metal-İş, Sosyal-İş temsilcileri ve HKP’liler, ellerinde Che ve emperyalizmi teşhir eden dövizler eşliğinde Taksim Tünel’den Galatasaray Lisesinin önüne kadar Taksim’i inleten ve Emperyalizme karşı nefretlerini haykıran sloganlar eşliğinde kitlesel bir yürüyüş yaptılar.

Yoğun bir şekilde yağan yağmur, emperyalizme karşı olan nefreti dindiremedi. Dünyanın dört bir tarafında, ayrı ayrı ülkelerde yaşayan enternasyonalistler, sosyalistler hep bir ağızdan aynı canavara karşı haykırdı:

Yankee Go Home!

Eylem sırasında; “Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Sosyalizm”, “Yaşasın Enternasyonalist Dayanışma”, “ Katil ABD Ortadoğu’dan Defol”  gibi halkların başdüşmanı ABD Emperyalistlerini ve AB Emperyalistlerini teşhir eden sloganlar atıldı.

Galatasaray Lisesinin önüne gelen Nakliyat-İş üyeleri, DSF Temsilcileri, Kurtuluş Partililer ve diğer demokratik kitle örgütü temsilcileriyle burada görkemli bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Basın açıklamasında ilk olarak İşçi Sınıfının yiğit önderi, Dünya Sendikalar Federasyonu’na bağlı Uluslararası Taşımacılık, Denizcilik ve İletişim İşçileri Sendikaları Enternasyonali  (TUI Transport, Fisheries and Communication) ve Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu konuştu.

  1. R. Küçükosmanoğlu konuşmasında ABD-AB Emperyalistlerinin dünyanın dört bir yanında başta İşçi Sınıfları olmak üzere halklara karşı büyük bir sömürü ve zulüm uyguladığını, hak ve çıkarlarını gasp ettiğini söyleyerek, Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan, Afrika’ya, Ortadoğu’ya kadar her gün yeni bir hak gaspıyla karşılaşıyoruz, dedi. Küçükosmanoğlu coşkulu konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün Fransa’da Parababaları hükümeti, Fransa İşçi Sınıfına ve Halkına karşı büyük bir saldırıya geçti. Meclisten çıkarmak istedikleri yasayla, işçilerin iş güvencesini ortadan kaldırıyorlar, ücretlerini düşürüyorlar, sosyal haklarını buduyorlar. Bu yüzden de Fransa İşçi Sınıfı ve Halkı günlerdir eylemler yapıyor, bu gerici yasa tasarısına karşı militan bir mücadele sergiliyor. Buradan günlerdir direnen Fransa İşçi Sınıfı ve Fransa Halkına dayanışma mesajımızı gönderiyoruz. Zafer mutlaka direnen işçilerin ve direnen halkların olacaktır.”

Küçükosmanoğlu, ABD-AB Emperyalistlerinin sadece ekonomik sömürü ve zulümle kalmadıklarını, askeri olarak da halklara karşı saldırdıklarını, bunun en somut örneğini Ortadoğu’da ve Afrika’da gördüğümüzü söyleyerek, ABD ve AB Emperyalistlerine karşı tüm dünya İşçi Sınıfının ve Dünya Halklarının birleşmesi gerektiğini vurguladı. “Dünyanın dört bir yanında işçilerin, halkların sorunları ortaksa mücadelenin de ortaklaştırılması, güçlerin birleştirilmesi gerekir”, diyen Küçükosmanoğlu halklar birleştiği zaman, ortak mücadele yürüttüğü zaman emperyalistlerin mutlaka yenileceğini kaydetti.

Proletarya Enternasyonalizminin büyük önemini vurgulayan Küçükosmanoğlu, üyesi oldukları ve 92 milyon işçiyi temsil eden DSF’nin bu amaçlar için yiğitçe, militanca mücadele ettiğini, bu Konferansın da DSF’yle birlikte düzenlendiğini belirtti.

Küçükosmanoğlu, “Katil ABD Ortadoğu’dan Defol”, “Yankee Go Home”,”Yaşasın Fransa İşçi Sınıfının ve Halkını Mücadelesi” diyerek İşçi Sınıfının zaferine olan büyük inancı ve coşkusuyla konuşmasını bitirdi.

Küçükosmanoğlu’ndan sonra da Taksim’i inleten sloganlar ve alkışlar eşliğinde, Dünya Sendikalar Federasyonu (DSF) Genel Sekreteri George Mavrikos söz aldı.

  1. Mavrikos da yine aynı inanç, heyecan ve coşku ile Dünya İşçi Sınıfının sorunlarını ve bu sorunların çaresi olarak bütün dünya işçilerinin Emperyalizme karşı birleşik mücadelesinin gerekliliğini vurguladı.

Bu mücadelede Proletarya Enternasyonalizmine ve bugün bunu sağlayan DSF’nin önemine değinen Mavrikos, ABD ve AB Emperyalizmini teşhir etti somut örneklerle.

  1. Mavrikos da Fransa’daki mücadeleye değinerek, buradaki eylemimiz ve Konferansımızla Fransa İşçi Sınıfına ve Halkına desteğimizi iletiyoruz, sonuna kadar onların yanındayız, dedi.

Mavrikos’un konuşması boyunca coşkulu sloganlar atıldı, enternasyonal dayanışmanın en güzel örnekleri sergilendi. Mavrikos konuşmasını şöyle tamamladı:

“Kapitalizmin sömürüsünden ve savaşlarından uzak, insanın insan tarafından sömürülmediği bir toplum için, bize yakışan güzel bir gelecek için daha mücadeleci ve direçli bir ruhla mücadele bayrağını daha yükseklere taşıyacağımızı ifade etmek istiyorum.”

 

***

Bu coşkulu ve gerçekten görkemli, heyecan verici ve ABD-AB Emperyalistlerine karşı mücadele azmimizi bileyen eylemden sonra kısa bir yemek arasının ardından “Emperyalizme Karşı Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Dayanışması ve Mücadelesi” konulu Konferans için Türk Tabipler Birliği’nin Cağaloğlu’ndaki Konferans Salonu’na geçildi.

Burada ilk olarak DİSK ve Nakliyat-İş’in şanlı tarihini konu alan ve anlatan bir sinevizyon gösterimi gerçekleşti.

Sinevizyonu izleyen dünyanın dört bir yanından gelen DSF Temsilcilerinin heyecanı görülmeye değerdi. Çünkü bu sinevizyon, Türkiye’deki yerli-yabancı Parababalarına karşı yıllardır verilen militan mücadelenin bir özetiydi. Ve Proletarya Enternasyonalizminin de bir göstergesiydi…

Hemen ardından konferansın açılış konuşmasını yapmak üzere Dünya Sendikalar Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı Swadesh Dev Roy kürsüye geldi.

  1. Roy, yaptığı kısa ama görkemli konuşması sonrası kürsüyü Ali Rıza Küçükosmanoğlu’na bıraktı. Küçükosmanoğlu yaptığı kısa ama dolu dolu konuşmasında emperyalistlerin yağmaladığı dünyanın küçük bir panaromasını çıkardı. İşçi Sınıfının sorunlarının dünyanın her yerinde aynı aynı olduğunu bir kez daha dile getiren Küçükosmanoğlu, uluslararası enternasyonal dayanışmanın hayati önemini bir kez daha vurguladı.

Küçükosmanoğlu’nun konuşmasından sonra konuşma yapmak isteyen delegeler isimlerini divana bildirdi ve teker teker konuşma yapmak üzere kürsüye geldiler. Latin Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Afrika’ya konuşmacılar, emperyalistlerin dünya halklarını nasıl yağmaladıklarını, yarattıkları emperyalist savaşlarla insanları nasıl katlettiklerini, masum insanları ülkelerinden göç ettirerek mülteci durumuna düşürdüklerini, kendi bölgelerinden verdikleri örneklerle anlattılar. Konuşmacıların ortaklaşa değindikleri ana tema, işçi sınıfının ve tüm dünya halklarının ortak mücadelesi ve dayanışmasıydı. Konuşmacılar ayrıca işçi düşmanı, halk düşmanı yasaları Fransa halkına dayatan François Hollande hükümetine karşı günlerdir direnen Fransa halkına ve İşçi Sınıfına dayanışma mesajı gönderdiler.

Konuşmacıların özellikle üstünde durduğu ve bastıra bastıra söylediği bir diğer şey ise; Dünya İşçi Sınıfının mücadelesinin büyütülmesi ve Lenin Usta’nın 1917’de yaptığı gibi dünyada yeniden bir İşçi Sınıfı Devriminin yapılması gerektiğiydi.

Konuşmacılar aynı zamanda AB-D Emperyalizminin ekonomik, askeri ve casusluk örgütleri olan IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü, NATO, CIA gibi suç örgütleri de bir kez daha teşhir ederek, lanetledi.

Hemen hemen bütün konuşmaların içeriği ve konuşmacıların öngörüleri Türkiye’nin gerçek devrimcileri olan Kurtuluş Partililerin tahlilleri ve çözüm formülleri ile paralellik gösterdi. Bu da HKP’lilerin yani bu ülkenin tek ve gerçek devrimcilerinin doğru yolda olduğunu bir kez daha somut bir şekilde gösterdi.

Konferansın bizim açımızdan en önemli yönlerinden biri de devrimci sendikal mücadelenin soluğunu Partimizin kızıl soluğuyla birleştirmemiz oldu. İki gün süren çeşitli etkinliklerde Dünya İşçi Sınıfının temsilcileriyle sıkı bağlar geliştirdik, onlara Türkiye’de yürüttüğümüz devrimci mücadeleyi, biricik devrimci hattı anlatma fırsatı yakaladık. Konukların bir kısmı Partimizi merak ederek İstanbul İl Örgütümüze geldiler. Gelen konuklara Partimizin yayınlarını, kitaplarını verdik. Belki de en önemlisi; Türkiye Devrimi’nin Önderi Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’yı tanıtma, anlatma fırsatı yakaladık.

Son söz olarak; konferansın dikkat çeken konuşmalarından birini yapan Hindistan İşçi Sınıfının Kadın temsilcisi Ismail Vahitha Parveen’in yaptığı konuşmadan bir pasaj aktarıyoruz:

“ABD dünyanın tüm emekçi halklarına savaş açmış durumda! İnsanlara demokrasi getireceğiz diye ölüm getiriyorlar! Onlar kukla devletler istiyorlar! Amerika, Brezilya’daki halkçı liderleri iktidardan düşürdü.

Bunu Hindistan’da neden yapmıyor?

Çünkü ABD’ci bir hükümet var!

Lenin’in dediği gibi Kapitalizmin en yüksek aşaması Emperyalizmdir. Dünyanın tüm işçilerine birleşmek düşüyor. Biz milyonlarız. Üyelerimize siyasi bilinç vermeliyiz. Bizim kaybedecek zamanımız yok! Uluslararası bir programa ihtiyacımız var; İşçi Sınıfının başka alternatifi yok! Ama Emperyalizmin alternatifi var: SOSYALİZM!”

İşte böyle görkemli, coşkulu ve inançlı bir günün ardından biz de buradan aldığımız bilinç ve İşçi Sınıfına olan inancımız ile haykırıyoruz:

Kahrolsun Emperyalizm!

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

Yaşasın Uluslararası İşçi Sınıfının Birliği!

Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!

İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

27.05.2016

İstanbul’dan

Kurtuluş Partililer