Özel Okullar Yaygınlaşıyor…

Doç. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu

 

Kırk yıl önce Adana Erkek Lisesinde Yatılı olarak okuyordum.  Adana’nın en başarılı lisesi bizim liseydi. Anadolu Lisesi ( O zaman Maarif Koleji de denirdi) ve Fen Lisesi yoktu Adana’da. İki özel lise vardı.  Bu Liselere babasının parası çok olan zengin çocukları giderdi. O yıllarda Ortaokul ve Lisede iki yıl üst üste kalınırsa tasdikname denilen belge alınırdı. Okuldan uzaklaştırılmış olunurdu. Özel okulda okuyanların böyle bir kaygısı olmazdı.  Bu liselerde okuyanlardan, üniversite sınavında başarılı sonuç almaları beklenmezdi.

Önümüzdeki yıl pek çok özel okul Gaziantep’te faaliyete geçiyor. Eğitim Öğretimde farklı bir aşamaya hızla geçiyoruz.

1961 Anayasasında Madde 50: “Halkın öğrenim ve eğitim ihtiyaçlarını sağlama Devletin başta gelen ödevlerindendir. İlköğrenim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için mecburidir ve devlet okullarında parasızdır. Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine kadar çıkmalarını sağlama amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.”, der.

1982 Anayasasında ise Madde 42 şöyledir: “İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir. Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.”

Maddeler benzer gibi görünse de 1961 Anayasasında eğitim açık olarak devletin vatandaşa karşı ödevi olarak belirlenmiştir.  Eğitim, dünyanın pek çok yerinde de parasızdır. Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri Eğitim ülkenin önemli bir sorunu olarak kabul edilmiştir.  Tevhidi-Tedrisat kanunu ile ülkemizde Eğitim Birliği sağlanmıştır.  Medrese Eğitim düzeni kaldırılmıştır. Eğitim, devletin en önemli sorunu kabul edilmiştir.  Harf devrimi, Millet Mekteplerinin açılması en sonunda da Köy Enstitülerinin açılmasıyla ülkemizde eğitimde hızlı bir ilerleme kat etmiştir.

Son yıllarda eğitim ülkemizde tekrar sorun haline getirilmiştir. 2012 yılında çıkartılan 4+4+4 eğitim düzeni bir medrese düzenine benzemektedir.  O yıllarda bir AKP milletvekili tüm okulları İmam Hatip haline getirebileceğiz, demiştir.

Demokrasi denilen düzenin temel taşı olan laiklik, ancak laik eğitim düzeninde hayat bulabilir. Laik Eğitim düzenindeki aşınma ülkemizi çok büyük sıkıntıya sokacaktır. Pakistan’da bugün laik eğitim ancak özel okullarda verilebilmektedir.  Ülkemizde de gitgide benzer bir durum yaşanmaktadır.  Meslek okulu olarak yalnızca İmam Hatip ortaokulları vardır. Liseye geçişte öğrenciler, uygun okul bulamamakta bu yüzden de İmam Hatip liselerine yönlendirilmektedirler.  Ayrıca İmam Hatip Fen liselerinde fen ve din eğitimi birlikte verilmektedir.

Sonuç olarak eğitimde bilimsel ve laik eğitimden uzaklaşma vardır. Üniversitede Tıp, Mühendislik gibi bölümlerde okumak isteyen öğrenciler istemeseler de özel okullara yönlenmek zorunda kalmaktadırlar. Özel okullar bir zorunluluk haline getirilmektedir.  Aileler ellerindeki son olanakları da kullanarak çocuklarını özel okullara göndermek zorunda kalıyorlar.  Bu durum ülkemiz için çok gerçekçi bir durum değildir.  Özel okula gidemeyen pek çok öğrenci zor durumda kalacaktır. Bilimsel, Laik Eğitim alamayan bir kuşak ile ülkede üretim olmaz,  özgürlük ve demokrasi de olmaz.

Bilimsel, Laik Eğitim her vatandaşın hakkıdır. Devletin temel ödevi vatandaşına bu hizmeti parasız olarak sunmak olmalıdır. 23.03.2018

 (Gaziantep Yeni Çizgi Haber)