Tarım Bakanlığının taklit tağşiş listesi, Emekçi Halkımızın güvenli gıdaya erişemediğinin kanıtıdır

13.10.2020
A+
A-

Tarım Bakanlığı Eylül ayında 91 firmaya ait 113 üründe tağşiş yapıldığını internet sitesinden kamuoyuna açıkladı. Başta listenin kamuoyuna açıklanma şekli bile Emekçi Halkımızın listedeki firmaları görüp tanımasını sağlamaktan uzak. Liste Tarım Bakanlığının sitesinde yayınladıktan sonra basın yayın kuruluşları ve çeşitli demokratik kitle örgütleri tarafından konuyla ilgili açıklamalar yapılıyor. Ancak listenin tam halinin, listedeki firmaların tek tek teşhirinin yapılması eksik-yetersiz kalıyor.

Tarım Bakanlığı belirli aralıklarla bu listeyi açıklamaya devam ediyor. Her listenin sonunda bugüne kadar ne kadar çok firmanın teşhir edildiğiyle de övünüyor. Ama tek övüncü de bu ne yazık ki. Yoksa listelerin uzunluğu da listede taklit ve tağşiş yapılan ürünlerde de bir değişiklik yok.

Yine geçtiğimiz aylarda AKP tarafından hazırlanan “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edildi. Kanun kamuoyuna taklit ve tağşiş yapanlara yönelik ciddi yaptırımlar getirilecek, diye pazarlandı. Kanunun 30’uncu maddesinde 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 40. Maddesinde Değişiklik yapılıyor.

Değişikliğe göre, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdaları üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya süren gıda işletmecilerine bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası verilmesi düzenleniyor. Ayrıca fiilin üç yıl içinde tekrarlanması durumunda gıdayı üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altına piyasaya sunan gıda işletmecisinin beş yıldan on yıla kadar gıda sektörü faaliyetinden men edilmesi hüküm altına alınıyor.

Gördüğümüz gibi, halk sağlığını tehdit eden, halkımız ve çocuklarımızda hayati tehlike yaratanlara karşı aslında gerçekten caydırıcı yaptırımlar uygulamak değil niyet, kamuoyunda oluşan tepkileri bir süreliğine hafifletmek. Üç yıl içinde tekrar aynı fiili işlerse, gıda sektöründe faaliyetten 5-10 yıla kadar men edilecekmiş. Tabiî arayıp da bulabilirsen, elindeki sınırlı miktardaki denetçiyle…

Gelelim Eylül ayında açıklanan yeni taklit ve tağşiş listesine.

Bakanlık, gıda ürünlerinde taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği tespit edilen toplam 91 firmaya ait 113 parti ürünü Bakanlık internet sitesinde açıkladı.

Listede her zamanki gibi, yine hayat pahalılığından dolayı halkımızın erişemediği et ve et ürünleri, süt ürünleri, bal vb. ürünler başı çekiyor.

Lahmacun, köfte, kebap gibi kıyma kullanılarak yapılan gıdalarda kanatlı eti ve kalp, böbrek, taşlık, kalp, karaciğer, baş gibi sakatat eti kullanıldığı tespit ediliyor. Döner ve sucukta at eti, tek tırnaklı hayvan eti, kanatlı eti, sakatat eti ve deri dokusu bulunuyor.

Bazı et ürünlerinde domuz eti tespit edildiği açıklandı. Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde faaliyet gösteren Gurme Et adlı sucuk ve et ürünleri firması da bunlardan biri. Firmanın fermente kangal sucuk ürününde domuz eti tespit edildi. Firma bugün marka isminde değişikliğe giderek üretimine devam ediyor.

Enerji içeceklerinde Sildefanil ilaç etken maddesi, balda glukoz, früktoz şekerleri, toz tatlı biberde ve siyah çayda boya ya da gıda boyası, zeytinyağında farklı tohum yağları, enerji verici özel amaçlı çikolatalarda Sildefanil, Tadalafil ilaç etken maddeleri bulundu.

Toz, dövülmüş ve dökme antep fıstığında yer fıstığı tespit edildi. Biber salçasında boya; peynir, yoğurt, tereyağı krema gibi süt ürünlerinde bitkisel yağ ve nişasta, sığır geni, süt yağı harici jelatin; eritme peynirde bitkisel yağ, nişasta ve Natamisin tespit edildi. Ayrıca tam yağlı keçi peyniri olarak satışa sunulan peynirde inek sütü görüldü. Pekmezde şeker bulundu.

Halkımızın sağlıkla ilgili sorunlarını çözmek için, gerek sağlık sisteminin çökmüş olması, gerekse TV kanallarında bitkici şarlatanlar tarafından parlatılması yüzünden tercih etmek zorunda bırakıldığı bitkisel karışımlar, takviye edici gıdalarda (macunlar, ballı bitkili karışımlar vb.) Sildefanil, Tadalafil, Parasetamol, Kinidin, Sibutramine, Desmetil Sibutramine ilaç etken maddeleri tespit edildi.

 

Taklit ve Tağşiş ne demektir?

Taklit, bir gıdada olmayan bir özelliğin varmış gibi gösterilmesidir. Etiketindeki kovan ve arı resminden bal olduğunu düşünerek satın aldığınız ürünün, aslında tamamen arısız olarak, yüksek fruktozlu mısır, glikoz ve sakkaroz şuruplarına renklendirici, aroma katılarak üretilmiş suni bir ürün olmasıdır.

Tağşiş ise bir ürünün gıda mevzuatında tanımlanan niteliklere uygun olmadan üretilmesidir; salçanın rengini boya ilavesiyle düzeltmek, yoğurda kıvam vermek için nişasta katmak ya da dana sucuk olarak satılan bir üründe at eti kullanmak tağşiş örnekleridir.

 

Neden hileli gıda üretilir?

Türkiye’de gıda üretimi ve satışı sadece Tarım ve Orman Bakanlığının kayıt ve onayı ile gerçekleşmektedir. Uyulması gereken temizlik, hijyen, yetkin personel, eğitim gibi şartlarla birlikte ürünlerin muhteviyatı, duyusal ve kimyasal nitelikleri de mevzuat ile tanımlanmıştır.

Bununla birlikte üretim maliyetlerini düşürmek, rakiplerine göre fiyat avantajı sağlamak veya ürünün albenisini arttırarak tüketiciyi kandırmak suretiyle, gıda mevzuatına uygun olmayan ürünler piyasaya sürülmektedir. Bu ürünler taklit ve tağşiş gıdalar olarak tanımlanmaktadır.

Gerek denetim yetersizliği, gerek cezaların caydırıcı olmaması nedeniyle, tereyağı içerisine bitkisel yağ, tatlı toz biber ve çaya boya, dana kıymaya kanatlı hayvan, keçi peynirine inek sütü veya yoğurda jelatin katılarak, hileli ürünlerin üretilmesine devam edilmekte ve bu yolla haksız kazanç elde edilmektedir.

Bakanlığın bünyesindeki denetçi sayısı yetersizdir. Var olan denetçi kadroları denetim alanlarında uzman değildir. Bu yüzden gıda işletmelerinin İyi Üretim Uygulamaları (GMP) ve gıda güvenliği uygulamalarının denetiminde önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır.

Tarım ve Orman Bakanlığı 2018 Faaliyet Raporunda, Bakanlıkta görevli gıda kontrolörü sayısı 6825 olarak açıklanmıştır. Bu denetçi sayısıyla ülke genelinde 1 milyon 124 bin 918 denetim yapılmış ve her işletme ortalama sadece 1 kez denetlenebilmiştir.

Gıda işletmelerinin yetersiz denetimi ve gıda fiyatlarında son yıllarda yaşanan yüksek enflasyonun da etkisiyle gıdalarda taklit ve tağşiş artmıştır. Bakanlığın açıkladığı taklit ve tağşiş gıdalar listesine baktığımızda, bu tür ürünlere özellikle fiyatları yüksek olan et, süt, bal gibi gıda ürünlerinde daha fazla yaşandığı görülmektedir. Kimi fırsatçılar tarafından taklit ve tağşiş ürünler üretilmekte, “ucuz” fiyatlarla piyasaya sürülmektedir. Yüksek gıda fiyatlarından dolayı halkımız taklit ve tağşiş gıdalar olduğunu bilmeden, görece daha ucuz olan, güvenli olmayan bu ürünlere yönelmek zorunda kalmıştır.

Covid-19 pandemi sürecinde güvenli ve sağlıklı gıdaya erişmenin, her insanın erişmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Çünkü bu hastalıkla baş edebilmek için güçlü bir bağışıklık sistemi, güçlü bir bağışıklık sistemi için sağlıklı, güvenli, yeterli ve dengeli bir beslenme gerekir.

 

Gıda Güvenliği nasıl sağlanacak?

Caydırıcı olmayan yöntemlerin hileli gıdalar ile mücadelede bir yararı olmadığı açıktır.  Halk sağlığı ön planda tutularak, denetimler arttırılmalı, bu konuda Gıda Mühendislerinin gerek kamu gerek özel sektörde yaygın ve yeter sayıda istihdamı sağlanmalıdır.

Taklit ve tağşiş yaptığı tespit edilen firmaların ifşasının yanı sıra ağır para cezası, gıda üretim işinden men vb. cezalar verilerek tekrar üretim ya da satış yapması engellenmelidir.

Gıda güvenliği tarladan sofraya bir bütün olduğu için, bilim ve teknolojinin tüm olanakları tarımsal faaliyetler için devreye sokulmalıdır. Alanında uzman diğer meslek mensuplarından atamalar yapılarak en ücra köylere kadar bilim ve teknolojinin olanakları çiftçilerimize ulaştırılmalıdır.

Tarım, hayvancılık ve gıda politikalarında kamu yararı öncelikli olmalıdır. Dışa bağımlı tarım-hayvancılık-gıda politikaları yerine halk sağlığını, ülkemizin yararını her şeyin önünde tutacak politikalar uygulanmalıdır. 04.10.2020