Tayyip! İdlib’deki Gözlem Noktalarını boşalttığınızı daha ne kadar gizleyeceksiniz-gizleyebileceksiniz?..

09.01.2021
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

Gerçeklerin, bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır. Hep söylenir bu.

İki-üç aydır uluslararası medyada, Türkiye’nin İdlib’deki Gözlem Noktalarını boşalttığına dair haberler çıkıyor, fotoğraflar yayımlanıyordu. Ve yine boşaltılan Gözlem Noktalarının bulunduğu bölgeye gelen Suriye Ordusu’nun ve çekilen Suriye bayraklarının fotoğrafları yayımlanıyordu.

Tayyip’ten ve Tayyipgiller’den tık çıktı mı?

Hayır. Tayyip’ten de avenesinden de (buna MHP de dahil) tık çıkmadı.

Yeni CHP’den de çıkmıyor. İyi Parti’den de çıkmıyor. HDP’den de çıkmadı.

Yani bir bütün olarak Meclisteki 5’li Çete’den tık çıkmadı…

Yandaş ya da havuz Türk medyasından tık çıkmıyor!

Yani; Hürriyet, Milliyet, Sabah vb. gibi medya organlarından tık çıkmıyor.

Sadece yandaş-havuz medyasında mı çıkmıyor? Cumhuriyet, Sözcü, Yeniçağ gibi muhalif denilen medyada çıktı mı bu haberler?

Hayır. Onlarda da çıkmadı.

Sadece birkaç muhalif medya haber yaptı bunu.

Bizim okuduğumuz haberleri onlar okumadılar mı? Görmediler mi? Üstelik hepsi bizzat sahadan bilgi almıyor mudur?

Bilmez olurlar mı? Almaz olurlar mı?

Tayyigiller’i anlıyoruz: nasıl açıklayabilirler böyle bir şeyi, nasıl duyurabilirler kamuoyuna?

Bu, şu ana kadar uyguladıkları bütün Suriye politikalarının çöktüğü, rezil rüsva oldukları anlamına gelmez mi?

Gelir tabiî ki.

İşte o yüzden tıkları çıkmıyor. Gizleyebildikleri kadar gizlemeye çalışıyorlar. Sadece içine girdikleri çöküş sürecini elden geldiğince gözlerden uzak tutmaya çalışıyorlar böylece.

Normalde, normal bir ülkede, bu durum, bu politikayı hayata geçiren iktidarın yıkılması sonucunu doğurur. Ordunun kuşatılmasına ve yenilgiyle çekip gitmesine neden olanların yargılanmasını getirir, gerektirir.

Üstelik de zorla, Suriye Ordusu’nun izin vermesiyle ve Rus Askeri Polisi’nin korumasında bir geri çekilmeden söz ediyoruz. Öyle sıradan, kendi isteğiyle çekilmeden de değil…

Biz, geçtiğimiz aylarda, boşaltılan Gözlem Noktalarını kanıtlarıyla yazdık. Adlarını verdik. Fotoğraflarını yayımladık. Doğal olarak duymazdan, görmezden geldiler…

Ama sonuç olarak, yukarıda da dediğimiz gibi, gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır ve o zaman bunu gizleyemezsiniz artık. Bu olayda da böyle oldu. Milli Savunma Bakanı H. Akar, bir basın toplantısında, küçük bir bölüm halinde ve sonuna doğru, Gözlem Noktalarını boşalttıklarını itiraf etmek durumunda kaldı.

18 Aralık günü Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya’ya konuşan Akar şöyle dedi:

“Suriye’deki gelişmeler:

“Mutabakat kapsamında ateşkes ihlalleri ufak tefek olmakla birlikte ateşkes devam ediyor… Rejim hattındaki gözlem noktalarını objektif bir kararla M-4 otobanına, temas hattına çekiyoruz. Afrin’de istikrar sağlanmış durumda. Münferit olaylar oluyor, terörist teröristliğinden vazgeçmiyor. Fırat Kalkanı, Barış Pınarı harekat bölgelerinde de aynı. Normalizasyon devam ediyor.

“Rejim hattındaki gözlem noktalarını objektif bir kararla” boşalttınız öyle mi Akar?

Gerçek bu öyle mi? Biz de buna inanalım öyle mi?..

Hadi canım sen de!

“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), İdlib bölgesinde bulunan tüm gözlem noktalarını tahliye ettiği bildirildi.

“17 Aralık 2020 Perşembe

“Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre, TSK unsurları, Halep kırsalında bulunan ve rejim kuşatmasında kalan son gözlem noktası olan El İys’teki 6 nolu gözlem noktasını tahliye etmeye başladı.

“Böylece, TSK’nın İdlib bölgesinde rejim kuşatmasındaki tüm gözlem noktaları tahliye edilmiş oldu. Şimdiye kadar tahliye edilen noktalar şu şekilde:

“- Şeyh Akil – 3 nolu gözlem noktası

“- Anadan – 4 nolu gözlem noktası

“- Raşidin – 5 nolu gözlem noktası

“- Tel Tukan – 7 nolu gözlem noktası

“- Hama’nın kuzeyi ve kuzeybatısındaki 9 ve 10 nolu gözlem noktaları

“- Surman – 8 nolu gözlem noktası

“- El İys – 6 nolu gözlem noktası

“2017 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana’da garantör ülkeler Türkiye, Rusya ve İran arasında sağlanan anlaşma çerçevesinde, TSK’nın ‘İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ kapsamında İdlib, Hama ve Halep kırsalındaki bölgelerde inşa ettiği ateşkes gözlem noktalarından bazıları, Rusya ve İran destekli rejim güçlerinin 2019 yılındaki saldırılarında bu güçlerin kuşatması altında kalmıştı.

“Türkiye’nin bölgede gerçekleştirdiği Bahar Kalkanı Harekatı’na rağmen Rusya ve İran’ın desteklediği güçler gözlem noktalarından geriye çekilmemişti.

“Hâlihazırda Türkiye’nin İdlib bölgesinde kuşatmada kalan bir gözlem noktası bulunmamakla beraber, Halep kırsalındaki Zerbah ve 46’ncı Alay’daki askeri noktaları kuşatma altında bulunuyor.” (https://www.mepanews.com/turkiye-idlibde-rejim-kusatmasindaki-tum-gozlem-noktalarini-tahliye-etti-41485h.htm)

Ee, bu baştan belli değil miydi?

Olaylara “objektif” bakabilen hangi Genelkurmay, hangi gerçek asker bunun böyle sonuçlanacağını göremezdi?

Ama onlarınki görememe değil tabiî ki. Acaba Suriye’ye yerleşebilir miyiz? Bu vesileyle bunu sağlayabilir miyiz? Emevi Camii’nde namaz kılabilir, Halep’e Vali atayabilir miyizin peşindeydiler. Ortadoğu’da oyun kurucu olabilir miyiz düşündeydiler… Hesapları bu idi. Ama Rusya bu. İran bu. Ve Suriye Ordusu ve Halkı bu…

Sizin bu niyetlerinizin gerçeğe dönüşmesine izin vermezdi. Nitekim de vermedi işte. Geri çekildiniz.

Hem de onlarca şehit verdikten, onlarca yaralı verdikten, onca ocağa ateş düşürdükten sonra…

Tayyip, bu sürecin başlangıcı olan 18 Ekim 2019’da yaptığın açıklamada; “Türkiye güvenli bölgede 12 gözlem noktası inşa edecek, rejim saldırırsa karşılık veririz” diyordu. (https://tr.euronews.com/2019/10/18/erdogan-turkiye-guvenli-bolgede-12-gozlem-noktas-insa-edecek-rejim-saldirirsa-karsilik-ver)

Savunma Bakanın H. Akar da 11 Şubat’ta Associated Press haber ajansına verdiği röportajda; “İdlib’deki 12 gözlem noktasını hiçbir şekilde terk etmeyeceğiz” diyerek, “Bize yapılan her türlü saldırıya misliyle karşılık verme talimatını verdik. Rejim güçlerinin bu şartlar altında daha fazla saldırı yapacağını düşünmüyoruz. Hiçbir askeri personel ya da askerimizi geri çekmeyeceğiz. Suriye’deki görevimize devam edeceğiz.”, diye konuşmuştu. (https://tr.euronews.com/2020/02/11/savunma-bakan-hulusi-akar-idlib-deki-12-gozlem-noktasini-hicbir-sekilde-terk-etmeyecegiz)

Peki ne oldu şimdi? Niye boşalttınız Gözlem Noktalarını?

Kuşatıldınız, esir alındınız, askerlerinizi Rus Polisinin insafına terk ettiniz. Ve çekildiniz.

Çekilmese miydiniz? Kalsa mıydınız?

Hayır. Elbette çekilin. Elbette kalmayın.

Ama zaten hiç girmeyecektiniz. Kardeş Suriye Halkıyla aramıza kan davaları sokmayacaktınız. ABD’nin, “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)”un Eşbaşkanı olmayacaktınız.

Kürt Sorunu’nun çözümünü ABD Emperyalistlerinin eline vermeyecektiniz. Amerikancı Kürt Hareketinin, ABD’nin emirleri ve çıkarları doğrultusunda Suriye’yi bölme planına, BOP’u bu bölümde hayata geçirme, Amerikancı bir Kürt Devleti kurma planına onay vermeyecektiniz.

Haa, siz kim, bunları hayata geçirmek kim?..

Sizi, ABD getirdi iktidara ve o götürecek şimdilik. Bunu bildiğiniz için ve iktidarda kalabilmek, vurgun ve talanlarınıza devam edebilmek için ABD’nin bütün emirlerini yerine getirmek zorundasınız siz. O yüzden de sizden başka bir politika beklemek mümkün değildir.

Suriye Halkı ve Suriye Liderliği, er geç vatanının birliğini sağlayacak. Vatan topraklarını, yeraltı ve yerüstü servetlerini kurtaracak.

Ve Suriye Kürt Halkıyla birlikte eşitçe, kardeşçe yaşamayı başaracak. Çünkü tek doğru çözüm budur. Aynen ülkemizde de bizim yapacağımız gibi…

Biz de bin yıllık kardeşliğimizi geliştirecek, güçlendirecek, gerçek eşitlik, özgürlük temelinde kuracağımız Türk Kürt Halk Cumhuriyeti’yle birlikte ABD-AB Emperyalistlerine karşı bölgemizde çelikten bir kale haline getireceğimiz Demokratik Halk İktidarımızı kuracağız!