TTB, “Katil ABD Ortadoğu’dan Defol!” diyemiyor hâlâ…

03.07.2017
A+
A-

 

TTB (Türk Tabipleri Birliği)’nin Ara Genel Kurulu, 10 Haziran günü Ankara’da yapıldı.

Geçen bir yıl içinde ülkemizin “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” çerçevesinde parçalanmasına yönelik olaylar meydana geldi. 15 Temmuz’da iki Ortaçağcı gücün ganimet paylaşımı kapışmasının ardından, hukukun rafa kaldırıldığı Olağanüstü Hal dönemini yaşamaya başladık. Yüz binin üzerinde kamu çalışanı sorgusuz sualsiz, devlet memurluğundan ihraç edildi. İhraçların çoğunluğu FETÖ ile ilişkilendirilmişti. İhraç edilenlerden bir kısmının FETÖ ile ilişkisi yoktu.  Eski TTB Başkanı ve Merkez Konsey Üyeleri, Oda Yöneticileri KHK’ler ile ihraç edilmiş oldu.

Ülkemizdeki tüm hukuk dışı, antidemokratik uygulamalar karşısında, TTB hâlâ bildirilerinde soyut “barış ve demokrasi” söylemleri tutturmuş gidiyor. 1 Eylül 2016 Dünya Barış gününde, “Emek ve Demokrasi Güçleri” içinde yer alan TTB, HDP’nin merkezde olduğu bu eylemlere tüm halkı çağırıyordu. Mitinglere Çağrı toplantısına; KESK Eşbaşkanları Lami Özgen, Şaziye Özgen, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, TTB 2’inci Başkanı Sinan Adıyaman, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, HDP MYK Üyesi Alp Altınörs ve parti yöneticisi Ali Ürküt, EMEP, EHP,  ABF, İHD ve Güç Birliği bileşenlerinin yöneticileri katılıyor. (http://yarinhaber.net/guncel/44334/emek-ve-demokrasi-icin-guc-birligi-3-ve-4-eyluldeki-mitinglerin-programini-acikladi)

Bu eylemlerde AB-D Emperyalizmine karşı çıkılmayan bir duruş sergileniyor. Ya da fiili olarak HDP, ABD’yi desteklediğine göre, ABD yanlısı bir tutum alınmış oluyor. Bu konular eleştirildiğinde ise “biz emperyalizmin her türlüsüne karşıyız” denilerek, laf cambazlığı yapılıyor.

Daha sonraki süreçlerde hep AB-D Emperyalizmi görmezden geliniyor. Bir merkezden planladığı aşikâr olan IŞİD ve PKK’nin şehir merkezlerinde yaptığı eylemlere bile sınırlı tepkiler veriliyor. Olaylar neden-sonuç ilişkisi ortaya konmadan eleştiriliyor. Bu arada AKP iktidarının eğitimde yaptığı Ortaçağcı gidişe hayır denme noktasında bir karşı duruş sergilenemiyor. Ders kitaplarından evrim konusu kaldırılıyor. Bütün okullar İmam Hatip okulları haline getiriliyor. Laik düzen sosyal hayatımızdan çıkarılıyor. TTB’den çok cılız sesler yükseliyor. Bu konuda bir blok oluşturamıyor TTB.

Tüm bunları Ara Genel Kurul’da “Halkçı Doktorlar” olarak bir kez daha ortaya koyduk.

TTB bu haliyle, İstanbul’un fethi sırasında meleklerin cinsiyetini tartışan papazlara benziyor, dedik.

TTB bu haliyle, ülkemizin yaşadığı gerçeklerden çok uzaklaşmış durumda. Hekimlerin ve halkın gerçek sorunlarından habersiz bir durumda.  Kapımızdan içeri giren, ülkemizi hallaç pamuğu gibi attıran bu AB-D Emperyalizmini görmezden gelmek, bir yönüyle de AB-D Emperyalizmiyle işbirliği yapmak anlamına gelir.

Sonuç olarak 12 Eylül 1980 öncesinden beri; antiemperyalist, antifeodal, antişovenist cephede yer alan meslek örgütümüz, bu noktada açıkça antiemperyalizm ilkesinden vazgeçmiş oluyor.

 

Kurtuluş Partili bir Doktor