Kazanan Hep Uluslararası Parababaları Oluyor
M. Gürdal Çıngı
İster savaş, ister barış, ister salgın hastalık, ister enerji krizi… her ne olursa olsun, değirmenin çarkları hep Uluslararası Parababalarının kârları için dönüyor.
Bu düzen böyle. Başka türlü olması da imkânsız.
Niye imkânsız?
Çünkü bir tarafta üretim araçlarına sahip olan ve bu yüzden İşçi Sınıfının işgücünü kullanarak artıdeğer sömürüsü elde eden ve böylece kârlarına kâr katan bir avuç Parababası var, diğer yanda boğaz tokluğuna çalışan milyarlarca insan var sömürülen, soyulan, zulme uğratılan…
Petrol Tekelleri ve
Elde Ettikleri Devasa Kârlar
Bunları niye mi yazdık?
Cumhuriyet Gazetesi’nde aşağıdaki haberi okuduğumuz için.
“Yüksek petrol ve doğalgaz fiyatları şirketlere yaradı: Kârlar rekor seviyede
“Küresel enerji şirketleri, yükselen petrol ve doğalgaz fiyatları ile rekor rafineri marjlarının etkisiyle kârlarını güçlü biçimde artırdı. Shell, TotalEnergies ve Repsol’un bilançolarında belirgin yükseliş görülürken, arz kesintileri şirketlerin gelirlerini destekleyen başlıca unsur oldu.
“(…)
“İspanyol enerji şirketi Repsol, yılın ilk dokuz ayında net kârını yaklaşık dört kat artırarak 5 milyar Euro’ya, yaklaşık 5,6 milyar dolara çıkardı.
“Shell’in üçüncü çeyrek geliri 92,8 milyar dolara ulaşırken, şirket bilançosundaki artışta yüksek doğalgaz fiyatlarının etkili olduğunu bildirdi. TotalEnergies ise aynı dönemde 8,3 milyar dolarlık net kâr açıkladı.
“RAFİNERİ MARJLARI 42 DOLARA ÇIKTI
“Enerji şirketlerinin kârlarındaki artışta Batı Asya’daki petrol ve doğalgaz arzında yaşanan kesintiler önemli rol oynadı.
“Bölgedeki işlenmiş petrol ürünlerinin üretim ve ihracatındaki aksamalar, çatışmalardan doğrudan etkilenmeyen rafinerilerin daha yüksek marjlarla çalışmasına zemin hazırladı.
“Bloomberg verilerine göre ikinci çeyrekte varil başına 24 dolar seviyesinde bulunan rafineri kâr marjları, üçüncü çeyrekte 42 dolara yükseldi.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/yuksek-petrol-ve-dogalgaz-fiyatlari-sirketlere-yaradi-karlar-rekor-seviyede-2551636)
Gördüğümüz gibi, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan süreçte, Petrol Tekelleri kârlarına kâr katmışlar. Sadece 3 şirketin kârı 100 milyar doları aşmış.
Diğer 3 büyük Petrol Tekeli olan BP, Chevron ve ExxonMobil ise henüz son rakamları açıklamamışlar. Onlarla birlikte sadece petrol tekellerinin kârının 100’lerce milyar dolara çıkacağı kesin…
Bu ne demektir?
Artan petrol fiyatları bu tekellerin kârlarını katlarken; tüketiciler, yükselen fiyatlar dolayısıyla yüksek zamlarla karşı karşıya kaldılar demektir. Örneğin bizim ülkemizde petrol türevleri olan benzin ve motorinin litre fiyatı 100 TL’yi aştı, şu anda da 100 TL civarında… LPG hakeza sürekli artıyor.
Savaş, bu durumda Petrol Tekellerinin istediği bir şey olur, oluyor nitekim de…
Ya Silah Tekellerinin Durumu Ne?
“2026 yılında küresel jeopolitik gerilimler ve artan askeri harcamalar, savunma ve silah şirketlerinin kârlarında ve sipariş rekorlarında tarihi zirvelerin görülmesini sağladı. Şirketler, hem 2025 yılından devraldıkları devasa bakiye siparişleri (backlog) hem de 2026 yılı genelinde güncelledikleri yukarı yönlü kâr tahminleriyle yılı oldukça kârlı kapatıyor.
“2026 yılı finansal verileri ve öne çıkan şirketlerin kârlılık durumları şu şekildedir:
“Küresel Savunma Devlerinin Kâr ve Gelir Durumu
“ABD’li ve Avrupalı ana üreticiler, teslimat bakiye siparişlerinin toplamda 1,3 trilyon doları aşmasıyla kâr öngörülerini yıl içinde yukarı yönlü revize etti:
“• RTX (Raytheon & Pratt & Whitney): 2026 yılı için hisse başına düzeltilmiş kâr tahminini 7.65 – 7.75 dolar seviyesine; toplam satış beklentisini ise 97 milyar – 97.5 milyar dolara yükseltti. Hava savunma (Patriot) ve mühimmat sistemlerine olan yoğun talep operasyonel kârı ciddi oranda artırdı.
“• Lockheed Martin: Dünyanın en büyük safkan savunma şirketi olarak F-35 programı ve füze sistemlerinin etkisiyle 2026 cirosunu 84 milyar dolar seviyesine doğru taşımaktadır. Net kârının %45 ila %80’ini hisse geri alımlarına ayırarak finansal kârlılığını yatırımcılar nezdinde zirvede tutmaktadır.
“• Northrop Grumman: B-21 stealth bombardıman uçağı ve Sentinel gibi stratejik programların desteğiyle 2026 tam yıl hisse başına düzeltilmiş kâr beklentisini 29.35 – 29.75 dolar bandına çekerek beklentileri aştı.
“• Rheinmetall (Almanya): Avrupa’daki mühimmat ve zırhlı araç talebinin ana yüklenicisi olan şirket, operasyonel kâr marjını %18.5 seviyesine çıkarırken bakiye siparişlerini 63.7 milyar euroya ulaştırdı.” (https://www.google.com/search?q=silah+%C5%9Firketlerinin+2026+karlar)
İşte savaşın sonuçlarından birisi budur. Silah Tekelleri kârlarına kâr katarlar insan canı ve kanı üzerinden. Onlar kazananlardır.
Tabiî savaşlarda bir de kaybedenler olur. Onlar kimdir?
Onlar, mazlum halklardır.
Savaşlarda binlercesi, on binlercesi, yüz binlercesi, milyonlarcası ölür!
On binlercesi, yüz binlercesi de yaralanırlar, sakat kalırlar.
Milyonlarcası da kayıp olurlar, esir düşerler…
Şimdi rakamlarla Birinci Emperyalist Evren Savaşı’nın sonuçlarına bakalım bu açıdan:
“I. Dünya Savaşı’nda resmî rakamlara ve tarihî kaynaklara göre yaklaşık 15 ila 20 milyon insan hayatını kaybetmiştir.
“Genel bilanço şu şekildedir:
“• Askeri Kayıplar: Yaklaşık 8,5 – 10 milyon asker savaş sırasında öldü.
“• Sivil Kayıplar: Yaklaşık 6,6 milyon sivil çatışmalar, salgın hastalıklar, açlık ve zorunlu göçler nedeniyle hayatını kaybetti.
“• Yaralılar: 21 milyondan fazla asker yaralandı.
“• Yaklaşık 7,7 milyon kişi kayıp veya esir düştü.” (https://www.google.com/search?q=birinci+d%C3%BCnya+sava%C5%9F%C4%B1nda)
Ya İkinci Emperyalist Evren Savaşı’nın rakamları nedir?
Kaçınılmazca bu savaştaki rakamlar çok daha korkunçtur. Çünkü hem dünya nüfusu artmıştır hem de savaşa çok daha fazla ülke katılmıştır, savaş çok daha geniş bir cephede, alanda gerçekleşmiştir. Hem de teknolojideki gelişmelere bağlı olarak savaş araç gereçleri çok daha ölümcül hale gelmiştir. Bu yüzden de rakamlar büyümüştür.
“II. Dünya Savaşı’nda toplam 70 ila 85 milyon arasında insanın öldüğü tahmin edilmektedir. Bu sayının dağılımı genel olarak şu şekildedir:
“• Askeri kayıplar: Yaklaşık 21 – 25 milyon
“• Sivil kayıplar: Yaklaşık 50 – 55 milyon
“• Doğrudan çatışmalarda ölenler: 50 – 56 milyon
“• Savaşla ilgili kıtlık ve hastalıklardan ölenler: 19 – 28 milyon” (https://www.google.com/search?q=ikinci+d%C3%BCnya+sava%C5%9F%C4%B1nda)
Gördüğümüz gibi Birinci Emperyalist Evren Savaşı’nda toplam 15-20 milyon olan rakam, İkinci Emperyalist Evren Savaşı sonucunda 70-85 milyona ulaşmıştır.
O günden bu yana süren Bölgesel ve Yerel savaşlarda ölenlerin sayısı da on milyonları aşkındır. Kimi araştırmalara göre 41 milyondur bu rakam.
Sonuç olarak, savaşlarda ölen milyonlar karşısında bir avuç silah tekeli kârlarına kâr katarlar, vurgunlarına vurgun katarlar…
Silah tekelleri bu vurgunlarını sadece savaş döneminde yapmazlar tabiî ki. Savaş öncesinde bu silahları üretirler, stoklarlar ve devletleri birbirine düşürerek onların sürekli birbirlerine karşı silahlanmalarını da kışkırtılar doğal olarak.
Ve yine savaşın sonucu olarak, ülkeler yıkıma uğrar, bütün tesisleri, binaları yerle bir olur. Savaşların bitiminde de bu sefer devreye İnşaat Tekelleri girer… Onlar da bu vurgundan paylarını alırlar.
Ya İlaç Tekellerinin Kârları Ne Durumda?
Onun rakamları da silah tekellerinin, petrol tekellerinin kârlarından aşağı kalmaz.
Orada da bir avuç İlaç Tekeli vardır dünya çapında ve sürekli olarak kârlarına kârlar katmaktadırlar.
Öyle ki, 2020 yılında başlayan Covid-19 pandemisi sırasında 7 milyondan fazla insan yaşamını yitirdi. Ama buna karşılık ilaç tekelleri, sevinçten Allah Allah çektiler. Çünkü gerçekten kârlarına kârlar kattılar.
“COVID-19 salgını döneminde büyük ilaç şirketleri, aşı ve tedavi ürünleri sayesinde tarihin en büyük gelir ve kâr artışlarından birini yaşadı.
“Başlıca Şirketlerin Elde Ettiği Kârlar
“• Pfizer: Sadece 2021 ve 2022 yıllarında COVID-19 ürünlerinden 35 milyar ABD doları net kâr elde etti.
“• BioNTech: Pandemi ürünlerinden 20 milyar ABD doları kâr açıkladı.
“• Moderna: Aşı satışlarıyla 20 milyar ABD doları net kâr elde etti.
“• Sinovac: Küresel aşı sevkiyatlarıyla 15 milyar ABD doları civarında kâr sağladı.
“• Genel Toplam: Sadece bu önde gelen üreticilerin COVID-19 aşılarından elde ettiği kâr 90 milyar doları buldu.” (https://www.google.com/search?q=covid-19+salg%C4%B1n%C4%B1nda)
Gördüğümüz gibi, sadece 4 büyük ilaç tekelinin pandemi dönemindeki kârları 90 milyar dolar…
Ya bugüne gelirsek?
“2026 yılında küresel ilaç pazarının büyüklüğü yaklaşık 1,84 trilyon dolara ulaşırken, sektör genelindeki net kârlar segmentlere göre farklılık göstermekle birlikte güçlü büyümesini sürdürmüştür. 2026’nın ilk yarısında küresel ilaç sektörü gelirlerini %2,2, net kârını ise %9,9 oranında artırmıştır.
“Şirket Bazında Finansal Görünüm ve Karlılık (2026)
“2026 yılı finansal raporları ve piyasa verileri incelendiğinde, ilaç devlerinin kazançlarında özellikle obezite (GLP-1), onkoloji ve immünoloji ilaçlarının itici güç olduğu görülmektedir:
“• Eli Lilly: ~1,2 trilyon dolar piyasa değeri ile sektörün en değerlisi konumuna gelmiştir. Obezite ve diyabet ilaçları (Mounjaro, Zepbound) sayesinde 2026 tahmini ilaç satış gelirini 65,2 milyar dolara çıkararak kârlılıkta zirveye oynamaktadır.
“• Johnson & Johnson: 100 – 101 milyar dolar civarındaki toplam yıllık gelir beklentisi ve güçlü net kâr marjıyla küresel liderliğini korumaktadır.
“• Sanofi: 2026’nın ilk 9 ayında satış gelirlerini %13,1 artırarak 36,55 milyar euroya ulaştırmış, düzeltilmiş faaliyet kârını ise %19,2 artışla 11,69 milyar euroya yükseltmiştir.
“• AstraZeneca & Bristol Myers Squibb: 2026 yılı itibarıyla yıllık bazda %8’in üzerinde büyüme oranları yakalayarak kârlılıklarını en çok artıran şirketler arasında yer almaktadır.” (https://www.google.com/search?q=d%C3%BCnya+ila%C3%A7+sanayinin+2026+karlar)
Rakamlara bakın rakamlara. Kârlara bakın kârlara…
İlaç, Silah, Petrol vd. sektörlerdeki büyük Uluslararası Tekellerin dünyası bu dünya.
Onlar, bu dünyada Cenneti yaşıyorlar.
İşçi Sınıfları ve Ezilen Halklar ise bu dünyada Cehennemi yaşıyorlar.
Onlar bir avuç. Dünya çapında sayılarını toplamaya kalksanız 50-100 kişiyi ancak bulur. Bilemediniz 300-500 olur sayılar. Ama elde ettikleri kârları, varlıkları tüm dünyaya bedel.
Yağma dünyası bu, vurgun, talan dünyası.
İçinde yaşadığımız Sınıflı Toplumun kaçınılmaz sonucu. Üretim araçlarının mülkiyeti bir avuç Parababasında olduğu müddetçe bu düzen böyle sürer gider.
İşte insana düşen İnsanlık görevi; bu adaletsiz, insafsız vicdansız sömürü ve soygun düzenine son vermek için çalışmaktır.
İnsana düşen, İnsanlığının hakkını vermektir.
Hiç kimse bana ne dememelidir. Tam aksine insanım diyen her birey; bu soygun ve vurgun düzenini, bu aşağılık sömürü düzenini bir an önce yeryüzünden kaldırmak ve İnsanların, eşit kankardeşlerinden oluşan bir topluluk halinde yaşadığı bir düzeni, Sosyalist Düzeni getirmek, kurmak için çalışmak zorundadır.
Küba’nın lideri Fidel’in dediği gibi, “İnsanlık tek bir sosyalist aile oluncaya kadar” mücadele etmeliyiz.
30 Ekim 2026
