Üzüm Üreticisi Can Çekişiyor
Sema Kıvılcım
Son haftalarda üzüm üreticilerinin feryatlarını duyuyoruz ekranlarda ve çeşitli sosyal medya platformlarında. Hasat dönemi bitmek üzere ama üzüm üreticileri binbir emekle ve maliyetle ürettiği üzümlerini satamadı.
2026 yılı kuru üzüm sezonunda üzüm üreticilerinin kayıpları büyük, zararı büyük.
Peki bu zararın müsebbibi kim?
TARİŞ ve Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bu sene geçen yıldan daha düşük alış fiyatları belirledi. Bu sene verimli bir üretim yılı oldu, ancak üretici kan ağlıyor.
Türkiye’de yıllık ortalama 4 milyon ton üzüm üretiliyor. Bu üretimin yaklaşık 2 milyon tonu sofralık, 1 milyon 500 bin tonu kurutmalık ve 450 bin tonu da şaraplık olarak değerlendiriliyor. 2 milyon tonluk sofralık üzüm üretimi ile Türkiye dünya altıncısı konumunda. Ege bölgesinin Sultaniye adı verilen çekirdeksiz üzümü hem sofralık hem de kurutmalık olarak üretiliyor ve dünyaca biliniyor. Sultaniye üzümün yüzde 87’si Manisa’da, yüzde 9’u İzmir’de ve yüzde 4’ü de Denizli’de üretiliyor.
Tarımda köylümüzün yeterli teknolojik altyapıya ve devlet desteğine sahip olmamasına rağmen, üzüm üretiminde dünyada iyi bir noktada olan Türkiye’nin ne yazık ki bu üretimini daha ne kadar devam ettirebileceği şüpheli. Çünkü üretimde çiftçi-köylü gerek olumsuz doğa koşullarıyla gerek tarla zararlılarıyla ve gerekse her geçen yıl artan üretim maliyetleriyle tek başına mücadele etmeye çalışıyor. Ve artık bıçak kemiğe dayanmış durumda.
Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN)’den yapılan açıklamada, 2026 yılında üzümlerde yeterli tatlanmanın gerçekleşmemesi nedeniyle kuru üzüm elde etmek için gereken yaş üzüm miktarının arttığına dikkat çekiliyor. Geçmiş yıllarda 1 kilogram kuru üzüm 5-5,5 kilogram yaş üzümden elde edilirken, bu yıl aynı miktarda kuru üzüm için 7-7,5 kilogram yaş üzüm gerektiği belirtiliyor. Yani bu sene aynı miktarda ihracat yapabilmek için çiftçiden daha fazla üzüm almak gerekecek. Ancak TARİŞ ve Toprak Mahsulleri Ofisi gibi üzüm alan taraflar, üzümün kilogram fiyatını geçen yılın da altında açıkladı. Tabiî bunu fırsat bilen tüccar fiyatı daha da düşürdü.
ÇİFÇİ-SEN açıklamasına göre, geçen yıl kilogram fiyatı 16-18 TL seviyesinde olan sumalık yaş üzüm alım fiyatı bu yıl 11 TL civarında işlem görmeye başladı. Ama fiyatlar daha düştü ve yaş üzümün kilogram fiyatı 7-8 TL seviyesine kadar geriledi.
2024 ve 2025 yıllarında çekirdeksiz kuru üzüm için kilogram başına 120 TL ve üzeri fiyat açıklanırken, TARİŞ 2026 yılı için avans fiyatını 80 TL olarak duyurdu. TMO’nun da 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için açıkladığı fiyat ise 95 TL oldu. Ofis, geçen yıl kilo başına 100 lira alım fiyatı açıkladığı 7 numara çekirdeksiz kuru üzümün kilosunu bu yıl 85 liradan alacak.
Bu de yetmemiş gibi TMO daha önceki yıllarda sorgulamadığı, “sofralık sultaniye çekirdeksiz üzüm” üreteceği beyanında “kurutmalık” olduğu açıklanmamış gerekçesini bahane ederek, çiftçiye alım randevusu vermekten de imtina ediyor. Maliyetinin altında ücretlerle, 7-8 TL’ye bile olsa üzümünü satmaya razı olan çiftçi onu bile satamayacak noktaya getiriliyor.
TMO, üzüm üreticisine 7-8 TL’den bile alım randevusu vermiyor, üretici çaresizlikten yok fiyatına ürününü tüccara vermek zorunda kalıyor, tüccarların insafına terk ediliyor.
Bu ne demektir?
Zaten artık üretemez hale gelen çiftçiyi hepten üretimden uzaklaştırmak demektir.
Çiftçinin 2025’te 110 liradan sattığı 8 numara çekirdeksiz kuru üzüm, bu yıl 90 liradan, geçen yıl 120 liradan sattığı 9 numara üzüm 95 liradan ve geçen yıl kilosu 130 liradan satılan 10 numara kuru üzüm bu yıl 100 liradan satılacak.
Ürün bolluğu çiftçiye daha çok kazanç, tüketiciye daha ucuza kuru üzüm yeme fırsatı getirmesi gerekir. Ama AKP İktidarının uyguladığı tarım politikaları ile tarımın verimli olduğu yıl çiftçi kaybediyor, ürettiğini maliyetinin altında ücretlere satmak zorunda kalıyor. Tüketici cephesinde de değişen bir şey olmuyor. Fiyatlar ucuzlamıyor, artmaya devam ediyor.
Üreticiyi zora sokan bir başka konu da TMO’nun alımlara 15 Eylül itibarıyla başlayıp ödemeleri 21 gün sonra yapacak olması. Bu arada üreticinin vadesi gelen borçlarına faizler işlemeye devam edecek.
Diğer yandan bir diğer önemli üzüm alıcısı Tariş Üzüm Birliği de üreticinin zararına çalışmaya and içmiş sanki. Geçen yıl TMO ile aynı fiyattan alım yapan Tariş Üzüm Birliği, bu sene TMO’nun fiyatının dahi altında fiyat açıklamış oldu. 2025’te 9 numara çekirdeksiz kuru üzüme 120 lira fiyat açıklarken, 2026 ürünü için 2 Eylül’de kalite farkı gözetmeksizin kilo başına 80 lira avans fiyat açıklamıştı.
Bu nasıl Birlik’tir?
Üreticilerden, onları mağdur etmeden değerinde alacak, tüketiciye ucuz ürün ulaştırıp halkımızın da beslenmesine katkıda bulunacak diye umduğumuz Tariş, üzüm üreticisini ölmeden süründürüyor.
Üzümün üretim maliyeti artıyor, üzüm fiyatı düşüyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Sosyal medyada bal gibi üzümlerini gösterip, bunlara bebeklerimiz gibi baktık, şunların güzelliğine bakın, bakmaya kıyamıyoruz, ama bunları 7 TL’ye veriyoruz. Hatta 7 TL’ye bile alıcı bulamıyoruz, diye isyan eden üreticiler görüyoruz. Gözyaşları içinde bakıyorlar el emeği göz nuru ürettikleri üzümlere. Bu alım fiyatları yüzünden bağları sökeceklerini, üzüm üreticisinin gözden çıkarıldığını söylüyorlar.
Bu bereketli toprakların leziz üzümlerinin büyük kısmı tüketicisiyle buluşamayacak, buluşamadı. Toplama maliyetini karşılayamayacak çiftçiler dalında çürümeye bırakmak zorunda kaldı üzümlerini. Her bir üzümüne gözü gibi bakan çiftçinin gözyaşları, onları bu hallere düşürenlerden hesap sorulacak günleri daha da yakınlaştırıyor.
Devlet desteği ve planlı üretimle üzüm üreticilerinin üzümlerine devlet kurumları tarafından maliyetlerin üstünde, geçimlerini sağlayabilecek ve ürünün gerçek değerinde alım fiyatları verilmelidir. Bu fiyatların altında hiçbir fabrikanın ya da tüccarın alım yapmasına izin verilmemeli, çiftçi tüccarın insafına terk edilmemelidir.
Ürünün bol olduğu yıllarda demir kaynağı olan bu üzümler kamu kurumları tarafından satın alınarak okullarımızda ücretsiz dağıtılmalı, çocuklarımızın sağlıksız şekerli atıştırmalıklar yerine bol bol sağlıklı ve güvenli kuru üzüm yemesi sağlanmalıdır.
29 Ekim 2026
