E, Ne Oldu Şimdi (2) Tayyip, ABD’den Eli Boş Döndü!
M. Gürdal Çıngı
Türkiye’nin parasını ödeyerek satın aldığı F-35’lerin teslim töreni bile yapılmıştı.
Ancak ne uçak ne de parası verildi…
Bugün 26 Eylül 2026. Tayyip, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Toplantısı için gittiği ABD’den 2 gün önce, her ne kadar A Haber; “Başkan Erdoğan’dan ABD’de diplomasi rüzgârı! Liderlerle tek tek görüştü”, diyerek olayı abartsa da sonuç olarak sessiz sedasız Türkiye’ye döndü.
Niye sessiz sedasız döndü?
ABD’de beklediği, umduğu hiçbir şeyi bulamadı, alamadı da ondan!
Ne bekliyordu? Ne umuyordu Tayyip?
ABD’nin faşist, pedofil, manyak Başkanı Trump’la baş başa görüşmek ve F-35 uçaklarının satışına izin verildiğini ve “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA)”nın kaldırıldığını duymak ve Türkiye kamuoyuna da duyurmak istiyordu.
Yani ABD’nin bahşettiği “meşruiyet”ini sağlamlaştırmak istiyordu.
Ama olmadı.
Trump, Ortadoğu liderleriyle yaptığı toplantıda söylediği sözlerle (“Harika bir adam, o tam bir sert adam, onunla uğraşmayın”), Tayyip’in ve avanesinin ağzına bir parmak bal sürse de şartları-emirleri yerine getirilmediği için bekleneni vermedi.
Neydi o şartlar?
Öncelikle, Rusya’dan satın alınan S-400 füzelerinin Türkiye’de kullanılmamasının kesin şekilde sağlanması. Ve hatta bu füzelerin Türkiye’de bulunmaması idi.
Bunu, ABD’nin Ortadoğu Sömürge valisi Thomas Barrack dile getirmişti geçtiğimiz Nisan ayında bir kez daha:
“ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da geçen Nisan ayında yaptırımlar ve Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına erişimi konusundaki sorunun, Türkiye’nin Rus sisteminden kurtulması şartıyla birkaç ay içinde çözüleceğini açıklamıştı.” (https://share.google/QLWsph8SohaPjZW02)
Bu konuda önce sen konuştun, Tayyip. Ve şöyle dedin 15 Ağustos’ta El Cezire Arabic’e verdiğin özel röportajın konuyla ilgili bölümünde:
“TRUMP’TAN F-35 SÖZÜ ALDIM”
Erdoğan, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına dönüşü konusunda da ABD Başkanı Trump’tan söz aldığını söyledi.
“Erdoğan, bu sözün yerine getirilmesini beklediğini belirtti.” (https://www.ntv.com.tr/turkiye/erdogan-trumptan-f-35-sozu-aldim-1737509)
Ancak anlaşılan o ki, ABD, yapılan görüşmelerde bu konuda bir gelişme olmayacağını söyledi, sen de bu konuyu bir daha gündeme getirmedin. Tık demedin artık bu konuyla ilgili. Ne ABD öncesi ne de ABD’deyken… Ve bu röportajdan sonra adamlarını konuşturdun.
Önce Dışişleri Bakanın Hakan Fidan’ın, ABD’ye gitmeden önce 21 Eylül’de NTV’ye verdiği röportajdan ilgili kısmı okuyalım. Bakalım ne demiş hazret?
“Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazar günü New York’a hareket eden Erdoğan ile Trump arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmede, Türkiye’ye ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) kapsamında uygulanan yaptırımların yanı sıra iki ülke ilişkilerinin ve 7 Temmuz’da NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da iki lider arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından ilişkilerde yaşanan gelişmelerin ele alınacağını söyledi.” (https://share.google/QLWsph8SohaPjZW02)
“Erdoğan ile Trump arasında gerçekleşmesi beklenen görüşme” gerçekleşmedi! Dolayısıyla “ikili ilişkilerde yaşanan gelişmeler” “ele alına”madı!
“Fidan, dün (Pazar) NTV’ye verdiği röportajda CAATSA yaptırımlarının, özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı açısından bir engel oluşturduğunu belirtti.” (agy)
Nedir engellenen?
“Yerli ve Milli Uçak KAAN”ın üretimi!
Niye üretemiyormuşuz?
Bunu Hakan Fidan bir yıl önce, 28 Eylül 2025’te, şöyle belirtmişti:
“ABD motoru vermediği için üretim yapamıyoruz.”
(https://www.facebook.com/birgungazetesi/videos/2668080260208048/)
Yani Hakan Fidan, bir yıl sonra aynı itirafı tekrarlıyor:
“CAATSA yaptırımlarının özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı açısından bir engel oluşturduğunu”, söylüyor. Bizim ürettiğimizi söylediğimiz KAAN uçaklarının motorlarını ABD’den alıyoruz. ABD de vermiyor. Dolayısıyla üretemiyoruz, diyor netçe.
Ee, motor olmadan bir uçak havalanır mı hiç?
Elbette havalanmaz. Siz sadece havanda su döversiniz yani…
Fidan hazretleri, bir kez daha, itirafta bulunuyor böylece aynı konuda…
“Fidan, yaptırımların başlamasına neden olan Rus S-400 sistemi meselesinin çözümü konusunda ‘yaratıcı fikirlerin’ bulunduğunu ifade etti.” (https://share.google/QLWsph8SohaPjZW02)
Neymiş o “yaratıcı fikirler”?
Yok! Gizli çünkü(!)
Gel de Birinci Kuvayimilliye Kahramanı İsmet İnönü’yü anma şimdi!
Ne derdi rahmetli İnönü bu gibi durumlar için:
“Hadi canım sen de!”
Devam etmiş Fidan hazretleri:
“Fidan, ‘Karşılıklı iyi niyet çerçevesinde bazı çözümleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu konuda olumlu adımlar atmayı umuyoruz’ dedi.” (agy)
“Umuyor”dun ama umutların boşa düştü. Gerçekleşmedi Fidan hazretleri!
Tayyip’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 21 Eylül’de New York’ta düzenlenen paneldeki konuşmasında, ABD’den ve Trump’tan bu konudaki beklentilerini şöyle dile getiriyordu:
“Bakan Fidan’dan ABD’ye çağrı. ‘İşbirliğini sınırlayan kısıtlamaları kaldırmalıyız’
“21.09.2026
“(…)
“Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri’ Paneli’nde konuştu.
“(…)
“ENGELLERİ VE KISITLAMALARI KALDIRMAMIZ GEREKİYOR”
“Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin istikrarlı şekilde büyüdüğünü belirten Fidan, ikili ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını söyledi.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini hatırlatan Fidan, ‘Hedefimiz, yüksek katma değerli üretimi ve ekonomik güvenliği ilerleten daha geniş kapsamlı bir ekonomik ortaklıktır. Bu hedefe ulaşmak için özellikle ilave tarifeler olmak üzere engelleri kaldırmamız gerekiyor.’ dedi.
“Savunma işbirliğinin Türkiye-ABD ilişkilerinin önemli ayaklarından biri olduğunu vurgulayan Fidan, bu alandaki mevcut sorunların çözülmesi gerektiğini belirtti.
“Fidan ayrıca ABD’nin Türkiye’nin önde gelen enerji tedarikçilerinden biri haline geldiğini, uzun vadeli anlaşmaların iki ülke arasındaki enerji ilişkisini güçlendirdiğini söyledi.” (https://www.ntv.com.tr/amp/turkiye/bakan-fidandan-abdye-cagri-isbirligini-sinirlayan-kisitlamalari-kaldirmaliyiz-1742890)
Şimdi, Fidan, çoğul konuşuyor; “Devam eden sorunları çözmeli ve işbirliğini sınırlayan kısıtlamaları kaldırmalıyız. Bu kısıtlamaların iki müttefik arasında yeri olmamalıdır.”, diyor.
“Engelleri ve Kısıtlamaları” koyan kim?
ABD!
Türkiye-Siz, hangi kısıtlamaları koydunuz ABD’ye de çoğul konuşuyorsun?
Maksat Allah’la aldattığı taraftarlarını, meczuplarını bir de böyle kandırmak…
Ve bir de ne diyor?
“Fidan ayrıca ABD’nin Türkiye’nin önde gelen enerji tedarikçilerinden biri haline geldiğini, uzun vadeli anlaşmaların iki ülke arasındaki enerji ilişkisini güçlendirdiğini söyle”miş.
Yani, bakın, biz artık sizin emriniz üzerine, Rusya’dan enerji alımını azalttık, enerji ihtiyacımızın büyük çoğunluğunu sizden alıyoruz. Böylece siz, enerji konusunda bizim “önde gelen tedarikçileri”mizden biri oldunuz. Üstelik de “uzun vadeli anlaşmalar” yaptık sizinle, diyor. Kendimizi size ram ettik, teslim ettik, diyor. Dolayısıyla gör bizi ABD, gör bizi Trump, diye yalvarıyor.
Bu sözler, Türkçe bakımından başka bir anlam taşır mı?
Taşımaz…
Sen tekrar ne zaman konuştun bu konuyla ilgili olarak Tayyip?
ABD’den ve Trump’tan beklediğin hiçbir şeyi almadan, alamadan arkanı dönüp kös kös dönerken ülkeye, uçağa binmeden önce konuştun. Ve ne dedin utanmadan, yüzün kızarmadan?
“Erdoğan: Türkiye’nin F-35 programına dönüşü için ABD’den somut adım bekliyoruz
“24/09/2026
“Erdoğan, Türkiye’nin ABD’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olacağı konusunda umutlu olduğunu belirterek, Washington’dan bu yönde ‘somut’ adımlar beklediğini söyledi.
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan dönmek üzere uçağa binmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Erdoğan gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda olumlu bir irade ortaya koyduğunu’ söyledi.
“Biz de bu iradenin artık somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz. Bu konuda temaslarımızı sürdürüyoruz. Netice alacağımıza inanıyorum,’ diyen Erdoğan, Trump ile ikili ilişkilerinin Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilere de ivme kazandırdığını vurguladı.
“İki ülke arasındaki işbirliğinin, bir önceki yönetim dönemine nazaran ‘bir hayli mesafe aldığını’ belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘İnanıyorum ki, burada da durmayacak ve daha ileri hedeflere ulaşacağız. Tabiî bizim için önemli olan yerli savunma sanayimiz. Bu bizim için çok çok önemli,’ ifadelerini kullandı.
‘“KAAN başta olmak üzere kendi savaş uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi ve savunma sanayi kabiliyetlerimizi üretmek istiyoruz,’ diye ekledi.” (https://tr.euronews.com/2026/09/24/erdogan-turkiyenin-f-35-programina-donusu-icin-abdden-somut-adim-bekliyoruz)
Yani ne oldu?
Tekerlemedeki dağa döndü F35’ler ve CAATSA yaptırımları…
Hatırlayalım mı tekerlemeyi?
Komşu komşu oğlun geldi mi?
Geldi
Ne getirdi?
İnci, boncuk
Kime kime?
Sana, bana?
Başka kime?
Kara kediye
Kara kedi nerde?
Ağaca çıktı
Ağaç nerde?
Balta kesti.
Balta nerde?
Suya düştü
Su nerde?
İnek içti
İnek nerde?
Dağa kaçtı
Dağ nerde?
Yandı bitti kül oldu
Füzeler henüz, bildiğimiz kadarıyla tabiî ki, Türkiye’de. Dolayısıyla sorun çözülmedi. ABD de şartlarından birisi henüz yerine getirilmediği için ne F-35’leri verdi ne de yaptırımlar kaldırdı…
Haa, füzeler gitse ABD F-35’leri verir mi?
O da şüpheli…
Aslında daha ne versin Trump?
“Meşruiyet” verdi Tayyip’e.
Ama neyin karşılığında?
Verdiği bütün emirlerin bilaistisna, biri bile dışında bırakılmaksızın, eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi şartıyla.
Tayyip, AKP’giller ve Amerikancı Kürt Hareketi
Yeni Sevr’ci-BOP’cudurlar!
Bir diğer emri neydi Trump’ın?
BOP Haritasını hayata geçirmemizde bize yardım et, idi.
Getirdi mi?
Getirdi. Irak ve Libya’da BOP hayata geçirildi. Ve Türkiye bu süreçte aktif rol aldı. Libya’ya NATO saldırısının yönetim merkezi İzmir oldu. İzmir’deki NATO karargâhı oldu.
En son Suriye’de bu görevi yerine getirdi mi Tayyip?
Getirdi.
Meşru BAAS İktidarı yıkıldı ve meşru lider Beşşar Esad ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Şimdi sürgünde yaşıyor Rusya’da.
Ve El Colani kod adlı Ahmed eş-Şara’yı, Ortaçağcı örgütü HTŞ’yle iktidara getirdi. Ve bu konuda da en aktif tutumu kim aldı?
Tayyip ve AKP İktidarı aldı. Bu açık. Kesin. Net.
Ve yine ne yaptı ABD, BOP Haritası çerçevesinde?
Amerikancı Kürt Hareketinin Suriye kolu olan PYD’yi, SDG’yi, YPG’yi, “Rojava Devrimi” adıyla Kuzey Suriye’de iktidara getirdi. On binlerce silah, tank, füze vb. savaş araç gereçleri vererek 100 bin kişilik bir ordu yarattı. Ve bugün de o orduyu, tugaylar halinde örgütleyerek, Suriye’nin resmi ordusunun bir parçası haline getirdi.
Yani, Amerikancı Kürt Hareketi, Suriye’de varlığını, ordusuyla, kurumlarıyla sürdürüyor. Liderleri Cumhurbaşkanlığı danışmanı oluyorlar, Dışişleri yetkilileri oluyorlar… Yani iktidar ortağı oluyorlar kademe kademe… Uyandırma kerizi, diyerek adım adım yol alıyorlar ABD’nin talimatları doğrultusunda.
Türkiye’de de “Terörsüz Türkiye, Kardeşlik” lafazanlıklarıyla BOP’un Türkiye ayağını hayata geçiriyorlar.
Vatanımızı kısa vadede en az 2, sonra 3 parçaya bölmek üzere davranıyorlar. Uzun vadede ise Allah bilir kaç parçaya bölmek istiyorlar; Süryani Soykırımı diyerek, Pontus Rum Soykırımı diyerek, Alevi Soykırımı diyerek… Lazistan var, Çerkezler var, Zazalar var. Var oğlu var ABD’nin planları içinde.
Zaten ABD, dünyayı 1000 Devletli bir hale getirme peşinde değil mi?
Bunu açıkça söylemedi mi?.. Söylemiyor mu?..
Tayyip’in Dilinde Bir Şarkı:
Hani Verdiğin Sözler…
Sonuç olarak, aşağıda aktaracağımız “E, Ne Oldu Şimdi” başlıklı yazımızdan bu yana tam 2 ay geçmiş. Hatırlamak için bir bölümü okuyalım o yazımızdan:
***
Bak, “ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kongre’ye 22 Temmuz’da Türkiye’nin F-35 programına yeniden katılmasına ilişkin bir mektup gönderdiği ortaya çık”mış. “Bakanlık, mektupta Türkiye’nin programa yeniden katılmak için gerekli yasal şartları henüz yerine getirmediğini belirt”miş. Ve “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) ile 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) ile tamamen uyumlu kalmaya devam ettiği yinele”miş.
Bugünün (23 Temmuz’un) haberi bu. Yani birkaç saat öncesinin haberi…
E, hani Efendin Trump sana “söz” vermişti 7 Temmuz’da NATO Toplantısı için geldiği Ankara’da; F-35 satışını gerçekleştireceğiz, diye. Sen böyle söylemiştin medyanın karşısında. Hatta daha da ileri giderek, Trump yerine sen, ABD’yi savunmuştun.
Ne demiştin hatırlıyorsun değil mi?
“F-35’ler Türkiye’ye teslim edildiğinde tüm dünya ‘ABD sözünü tuttu’ diyecek.”
Yahu, normal şartlarda bunu Trump’ın söylemesi gerekmiyor muydu?
Sana ne oluyordu?
Sözde sen, böyle söyleyerek Trump’ı ve ABD’yi bağlıyordun herhalde.
Yemezler Tayyip, yemezler!
Bak, yemiyor ABD!
Medyan da kamuoyuna böyle duyurmuştu: “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA)” kalktı, diye.
Oysa kalkan bir şey yoktu. İşin gerçeği, Trump da böyle bir söz vermemişti.
CAATSA yaptırımları konusunda ne demişti Trump hatırlarsak?
‘“Dostlara yaptırım uygulamak istemiyoruz. Yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim’ dedi.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/4ünya/trump-tan-turkiye-ye-f-35-ve-caatsa-sinyali-yaptirimlari-kaldirabilecegimizi-soyleyebilirim-2518827)
Peki F-35’ler konusunda ne dedi?
“Burada oturan birçok kişinin ‘Bunu neden yapmayalım?’ diyeceğini düşünüyorum” ifadelerini kullan”arak, “‘Kesinlikle dikkate alacağımız bir konu’ ifadesini kullandı.” (agy)
Ve; ‘“Bir karar vereceğiz’ dedi.” (agy)
Yani işin gerçeği, doğruya doğru, bu iki konuda da herhangi bir söz vermedi Trump.
Yani bu bakımdan bizim açımızdan “Garp Cephesi’nde Yeni Bir Şey Yok”tu ama sen, ama siz, taraftarlarınızı bir kez daha kandırmak, kendinize bağlamak için hiç utanmadan, sıkılmadan yalan söylediniz.
E, bunu da hep yapıyorsunuz zaten… (https://kurtulusyolu.org/e-ne-oldu-simdi-tayyip/)
***
Yukarıda da gösterdiğimiz gibi, aradan geçen 2 ay zarfında Trump sözünü yerine getirdi mi?
F-35’lerin satışını sağladı ve CAATSA yaptırımlarını kaldırdı mı?
Hayır!
Hani bir de; “F-35’ler Türkiye’ye teslim edildiğinde tüm dünya ‘ABD sözünü tuttu’ diyecek.” demiştin o gün.
Güya, Trump’a gaz vermiştin argo deyişle. Bağlamıştın sözde Trump’ı.
Ne oldu şimdi?
Bu iki konuda da ABD sözünü tutmadı.
Nolcek şimdi Tayyip?
Şimdi ne diyeceksin Allah aşkına?
Bak tıkın da çıkmıyor, gıkın da çıkmıyor. Höyküremiyorsun da; Ey ABD, Ey Trump, diye.
ABD’nin-Trump’ın verdiği “meşruiyet”le saldırıyorsun; vatana, insana, hayvana, doğaya… Saldırıyorsun; vatanseverlere, halkseverlere, doğa ve hayvanseverlere…
Sattıkların yetmiyormuş gibi, satıyorsun elde avuçta kalan son Kamu Mallarını; Köprüleri, Otoyollar vb.lerini…
Satıyorsun Ege’deki 20 Adamızı, 2 Kayalığımızı…
Doymuyorsun soyguna, talana, vurguna. Küp üstüne küp diziyorsun. Fon’dan vuruyorsun, Özelleştirmeden vuruyorsun, vuruyorsun oğlu vuruyorsun…
Ama elin adamı yedirmiyor sana bak!
Güya “verdiği sözleri” tutmuyor.
Sonuç olarak, Tayyip’in, ABD’den hiçbir şey almadan-alamadan eli boş dönmüş olması bize, söz ve müziği Adnan Ergil’e ait olan, en iyi yorumlayanın da Nilüfer olduğu kabul edilen bir şarkıyı hatırlattı.
Nedir o şarkının kimi dizeleri?
Böyle Ayrılık Olmaz
Hani verdiğin sözler? Hani ellerin ner’de?
Hani huzur bulduğum güzel gözlerin ner’de?
Hani sen hep benimdin? Şimdi ner’desin? Ner’de?
Hani verdiğin sözler? Hani ellerin ner’dе?
Hani huzur bulduğum deniz gözlerin ner’dе?
Hani sen hep benimdin? Şimdi ner’desin? Ner’de?
ABD Vermez, Alır!
Ha, son olarak söylersek, ABD vermediği gibi aldı yine. ABD bu. Vermeden almayı çok iyi biliyor. Günümüz dünyasının Allah’ı ya… o yüzden bu işi çok iyi başarıyor.
Vermediklerini yukarıda ayrıntılıca yazdık.
Peki aldığı ne?
Nereden baksanız 13-15 milyar dolar.
Neyin karşılığı?
THY’nin Boeing’ten alacağı 100’ü kesin, 50’si opsiyonel yolcu uçağının karşılığı.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda imzalandı: THY Boeing’den 150 adet uçak satın aldı
“23.09.2026
“Türk Hava Yolları (THY), filosunu büyütme stratejisi kapsamında Boeing ile 100’ü kesin, 50’si opsiyon olmak üzere toplam 150 adede kadar Boeing 737 MAX uçağı için anlaşma imzaladı. Sipariş, THY’nin Boeing ile yaptığı en büyük tek koridorlu uçak anlaşması oldu.
“Hava Yolları, uzun vadeli büyüme hedefleri doğrultusunda filosunu genişletmek için önemli bir adım attı.” (https://share.google/OrmIcAot3tVVVQafY)
THY’nin Boeing’e kazandırdığı sadece bu uçaklar değil. Hatırlayacağımız gibi. THY, 2025 yılında da 75 adet Boeing 787 Dreamliner siparişi vermişti. Ve Boeing o siparişle de milyar dolarlar kazanmıştı.
“THY’nin 150 uçaklık siparişi Trump’ı memnun etti
“24 Eylül 2026
“Geçen yıl 150 uçak alma niyetini ilan eden Türk Hava Yolları (THY) bu siparişi kesinleştirdi. ABD Başkanı Trump memnuniyetini ‘Amerikan sanayisi için büyük gün’ sözleriyle ifade etti.
“(…).
“Trump, kendi sosyal medya sitesi Truth Social’dan, ‘On milyarlarca dolarlık satış ve devasa ihracat. Ülke çapında on binlerce Amerikalının işini destekliyor’ diye yazdı.” (https://p.dw.com/p/5NB3I)
Niye “memnun” etmesin Trump’ı. Elbette eder… ABD Finans-Kapitalistleri böylece kârlarına kâr katacaklar.
ABD bir de ne alıyor AKP’giller’den?
Cumhuriyet gazetesi yazarı Yılmaz Polat’ın ABD’den bildirdiğine göre; “AKP Hükümeti, geçen ay Trump’ın Washington’daki ‘En Güçlü Lobici’si olarak anılan Ballard Partners’la anlaşmıştı. Trump’ın kilit bağışçılarından Brian Ballard’ın yönettiği ‘Ballard and Partners’ şirketiyle masraflar hariç aylık 200 bin dolarlık lobi anlaşmasına imza atılmıştı. Ballard’ın yanı sıra her yıl milyonlarca dolar ödenen lobi şirketlerinin yetersiz kalması da dikkat çekti” (https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/yilmaz-polat-tan-bm-izlenimleri-trump-sozunu-tutmadi-somut-adim-atilmadi-2540977)
Yani ABD’li Lobi şirketlerine de milyonlarca dolar kazandırıyor AKP’giller…
Kimin parasını kime veriyorlar, diye sormanın bir alemi de yok, değil mi?
Bizim, Halkımızın parasını ABD’li şirketlere aktarıyorlar şu ya da bu yolla… Onlar zenginleşiyor, biz gittikçe daha da fakirleşiyoruz.
Tayyip, Eylül 2025’te ABD’ye gitmeden hemen önce de 2018’den bu yana binek otomobiller dahil bazı ABD menşeli ürünlere uyguladığı ek gümrük vergilerini (ek mali yükümlülükleri) kaldırmıştı.
Yani gör beni Trump. Bak seni nasıl kayırıyorum, demişti. Sana nasıl hizmet ediyorum, demişti…
Bu; yağma düzeni.
Bu; talan düzeni.
Bu; vurgun düzeni.
Başkaca bir şey değil…
Ama sanma hep böyle gidecek…
Ne diyor 1 Mayıs Marşı’mız?
Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır
Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde
1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı
Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından
Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından
Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen gündedir
1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı
Vermeyin insana izin kanması ve susması için
Hakkını alması için kitleyi bilinçlendirin
Bizlerin ellerindedir gelen ışıklı günler
1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı
Ulusların gürleyen sesi yeri göğü sarsıyor
Halkların nasırlı yumruğu balyoz gibi patlıyor
Devrimin şanlı dalgası dünyamızı kaplıyor
Gün gelir gün gelir zorbalar kalmaz gider
Devrimin şanlı yolunda bir kâğıt gibi erir gider
26 Eylül 2026

