Tarlalarımızda Pamuk da Üretilmeyecek Artık, Pamukta İthalata Bağımlılık Dönemi Başlıyor

20.05.2026
14
A+
A-

Sema Kıvılcım

 

Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, 29 Nisan tarihli haberinde, geçtiğimiz haftalarda İzmir’de yapılan 8. Ulusal Pamuk Zirvesi’ni değerlendirdi.

Pamuk üretimi ve satışı ile ilgili sorunların konu edildiği Zirve’de, 2022 yılında pamuk ihtiyacının yüzde 75’ini üreten Türkiye’nin, 2026’da ihtiyacının yüzde 75’ini ithal eder noktaya geleceği ifade edildi. Yani AKP’giller ülkemizin çiftçisine vermediği desteği başta ABD Emperyalistleri gelmek üzere Batılı Emperyalistlerin çiftçisine verecek.

Sebep?

Pamuk son yıllarda üreticisine hiç kazandırmadığı gibi tam tersine kaybettirdi. Öyle bir hal aldı ki, çiftçi pamuk ürettikçe zarar etti. Son 3-4 yıldır artan maliyetlere rağmen pamuk fiyatı yerinde saydı hatta bir miktar geriledi. Hal böyle olunca çiftçi pamuk üretimini bırakıp buğday, ayçiçeği, mısır gibi daha düşük maliyetli ürünleri ekmeye başladı.

Yıldırım’ın aktardığına göre, dünyada yaklaşık 26 milyon ton lif pamuk üretiliyor ve tüketim de aynı seviyelerde.

Bu yıl Türkiye’nin pamuk ekim alanı Cumhuriyet Tarihinin en düşük seviyesine düşecek. Türkiye tekstil sektörü yıllık ortalama 1,5 milyon ton lif pamuk tüketiyor. Ülkemizde, 2022 yılında bu tüketimin yaklaşık 1,1 milyon tonu kendi topraklarımızda üretilebiliyordu. Yani Türkiye ihtiyacın yaklaşık yüzde 75’ini kendisi üretiyordu. Fakat, 2025 yılında pek çok çiftçinin pamuk üretiminden çekilmesiyle, üretilen pamuk miktarı 660 bin tona geriledi. 2026 yılında bu oranın daha da düşeceği toplamda 200 bin hektarlık bir alanda pamuk üretimi yapılacağı tahmin ediliyor. Toplam lif pamuk üretiminin de 400 bin tona gerileyeceği öngörülüyor. Bu durumda lif pamuk ihtiyacının yüzde 75’ini ithal etmek zorunda kalacağız.

Bu, ülke ekonomisinin ve tekstil sanayisinin daha fazla dışa bağımlı hale gelmesi anlamına geliyor. Türkiye gibi pamuk üreten bir ülkenin birkaç yıl içerisinde pamuk üretiminde bu kadar gerilemesi, pamuk ihtiyacının yüzde 75’ini ithal eder hale gelmesi içler acısı. Bu tablo AKP’giller’in ülkemizi nasıl mahv-ı perişan ettiğinin kanıtıdır.

Pamuk üretiminden sadece lif pamuk elde edilmiyor. Çekirdeğinden gıda sanayinde kullanılan yağ elde ediliyor. Küspesinden hayvan yemi, liflerinden ve teleflerinden tıbbi malzemeler veya kozmetik sektörü gibi 30 farklı sektöre yan ürünleriyle hammadde sağlanıyor. Pamuk üretimi yerine ithalat yapıldığında bütün bu yan ürünleri de ayrıca ithal etmemiz gerekecek. Yani sadece tekstil sektöründe değil, bu saydığımız sektörlerde de dışa bağımlı olacağız.

Pamuk ithalatının büyük bölümü ABD, Brezilya, gibi çok uzak ülkelerden yapılıyor. Bu yüzden tekstil ve diğer sektörler için ithalatın bedeli ağır olacak. Çünkü döviz ile alınan ürünlerin fiyatının yüksek olmasının yanı sıra buna bir de yüksek nakliye giderleri eklenecek.

Ülkemizin önemli bir avantajı da pamuk üretiminin bütün aşamalarının kurulu olması. Ülkemizde çiftçinin ürettiği pamuktan çırçır işletmesine, iplikten örmeye, dokumaya, hazır giyim ve konfeksiyona kadar üretim yapılabiliyor. Ancak AKP’giller pamuk üreticisine yeterli destek vermediği gibi, çiftçinin maliyetini bile karşılamayan pamuk alım fiyatlarıyla üreticiyi canından bezdirdi. Ölmeden sürünmeye mahkûm etti.

Çiftçinin pamuk üretiminden kaçmasının temel nedenlerinden biri, artan girdi maliyetleri ve yüksek girdi fiyatları karşısında pamuk alım fiyatında bunu karşılayan bir artış olmaması. Yine devlet desteklerinin yetersiz olması da bir başka önemli neden. 2000’li yıllarda, pamuğa verilen destek pamuk alım fiyatının yüzde 30’u kadardı. Yani o yıllarda pamuğun kilosu 3 lira ise yaklaşık 1 lira destek veriliyordu. Bugün bu oran yüzde 5’e kadar düştü. Pamuk fiyatı 30-35 lira, verilen destek 1,5 lira. Komik düzeylerde.

Şimdi Yıldırım’ın yazısından 1 kg pamuk üretimi için gereken girdilerdeki artışa ve pamuk alım fiyatındaki artışa bir bakalım:

Çiftçinin genellikle kullandığı gübrelerden olan 20’lik amonyum sülfat gübresinin 2023 fiyatı 5,5 lira iken 2025’te 11,3 lira oldu. Artış yüzde 105. Tohum fiyatı aynı dönemlerde 75 liradan 180 liraya yükseldi, yani yüzde 140 arttı. 2023’te 29 lira olan mazot fiyatı geçtiğimiz sezon 50 lira oldu; yüzde 75’lik bir artış var. Lif pamuk fiyatına bakıldığında 2023’te 50 lira olan lif pamuk fiyatı geçen sene 67 lira. Artış yüzde 34. Üretim girdilerinde yüzde 75 ila yüzde 140’lık artışlar varken, çiftçiden pamuk alım fiyatı kg başında yüzde 34 artmış. Bu çiftçi nasıl üretim yapsın… Pamuk üretimi nasıl sürdürülebilir olsun… Şimdi anladık mı, pamuk üreticisi neden artık pamuk ekmiyor?..

Peki, pamuk üreticileri ne istiyor?

Pamuk üreticileri dekar başına yapılan yeni destekleme modelinden zarar gördüğünü söylüyor ve mutlaka kilo başına destek sistemine geri dönülmesini istiyor.

Önceki yıllarda Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri Tariş, Çukobirlik, Antbirlik üretimin devamlılığı açısından önemli bir iş yapıyordu. Ancak AKP’giller iktidarıyla birlikte bu birlikler de devre dışı kaldı. Kooperatifçilik özelde pamuk üretiminde, genelde tarımda önemli bir işlevi yerine getiriyor. Çiftçinin örgütlü olmasını, pamuk alım fiyatlarını belirleyebilmesini, tek tek üreticinin ürünlerini yok pahasına tüccara kaptırmadan satabilmesini, modern bir şekilde üreticiden toplanan ürünlerin gerçek değerinden satışının yapılmasını sağlıyor.

Pamuk üreticisinin önemli sorunlarından biri de doğa koşulları karşısında yapayalnız bırakılıyor olması. Tek tek üreticilerin imkânları yeterli olmadığı için teknolojiden yararlanamıyorlar, gerekli yatırımları yapamıyorlar. Hâlbuki modern sulama sistemleri, hasat teknolojileri gibi yöntemlerle üreticinin maliyetleri düşürülebilir. Bunu da ancak devlet desteğiyle kooperatifler çatısı altında yapmak mümkün. Yapılan araştırmalar teknolojik yatırımlarla pamuk çiftçisinin yüzde 17 ila yüzde 22 oranında maliyetlerinin azaltılabileceğini gösteriyor.

AKP’giller sözde “tekstil sektörünün ihtiyacı”nı karşılamak adı altında pamuk ithalatında gümrük vergisini sıfırladı. Yani yukarıda aktardığımız yüzde 75-140 maliyet artışıyla üretim yapıp yüzde 34’lik zamla satış yapan pamuk üreticilerimiz yurtdışındaki çiftçilerle rekabet etmek zorunda. Daha pamuğu üretmek için harcadığı parayı yerine koyacak kadar bile kazanamıyorken, devlet destekleriyle modern üretim yapan ithal pamuk üreticisiyle nasıl rekabet etsin?..

“Yerli ve Milli” sloganıyla ülkemize ihanetlerin en büyüğünü yapan AKP’giller iktidarı, kendi çiftçimizi destekleyerek ülkemizdeki pamuk üretimini arttırmak ve sürdürülebilir hale getirmek yerine ithalatı arttırıyor. Dışa bağımlılığı arttırıyor. Bu yüzden 2026 yılında pamuk ihtiyacının yüzde 75’i sıfır gümrük vergisi ile ithal edilecek. Yani AKP’giller kendi çiftçisine vermediği desteği Amerikan çiftçisine verecek.

İktidarlarının son demlerini yaşarken artık İşçi Sınıfımıza, Köylümüze, Emekçi Halkımıza zulümde sınırları zorluyorlar. Şirazeden çıkmış bunlar. En acil görevimiz bu zulümler, kötülükler iktidarından kurtulmak; kurtulalım ki halkımız birazcık da olsa nefes alsın.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.