AKP’giller’in; grevleri, direnişleri engelleme çabaları İşçi Sınıfına ihanettir

05.02.2018
A+
A-

 

AKP’giller’in ülkemizi ABD-AB’nin BOP’una hizmet için sürüklediği cehennemcil felaket nedeniyle; girişilen savaşın hengâmesinde İşçi Sınıfının en doğal, en meşru ve en yasal mücadele silahı olan grevler ertelendi.

Neden erteledi AKP’giller grevleri?

RTE 12 Temmuz 2017’de katıldığı bir toplantıda Parababalarının huzurunda ne demişti?

“Şu anda OHAL ile uğraşıp duruyorlar. OHAL olmamış olsaydı bu kadar rahat, bu kadar huzurlu olarak bu adımlar atılamazdı. OHAL’in sınırlarını da biz belirleriz. OHAL’i biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. Soruyorum: İş dünyasında herhangi bir sıkıntınız, aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde Türkiye’de OHAL vardı, ama bütün fabrikalar grev tehdidi altındaydı. Hatırlayın o günleri. Ama şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz. Çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız. Bunun için kullanıyoruz biz OHAL’i.” (Birgün Gazetesi, 13 Temmuz 2017)

Bu kadar net ve açık bir ifadenin ardından Metal İşkolunda alınan grev kararının ertelenmesi bizi hiç şaşırtmadı. Arkasından da Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşmaya varılması klasikleşmiş film senaryosu gibi. Her aşamada bir sonraki sahneyi tahmin etmek bizim için hiç de zor değildi.

Neler olduğunu kısaca hatırlayacak olursak; Birleşik Metal-İş Sendikası, sarı gangster faşist Türk Metal Sendikası ve yine sarı gangster Çelik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu otomotiv, beyaz eşya ve demir-çelik sektöründe 179 işyerinde, 130 bin işçi adına MESS ile yürütülen Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde grev aşamasına gelinmiş ve üç işçi sendikası da 2 Şubat’ta greve çıkma kararı almıştı. MESS de lokavt kararı alarak karşılık vermişti.

Bunun üzerine Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu, AKP iktidarına sırtlarını dayayan Metal patronlarının, Parababalarının talepleri doğrultusunda “milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu bahanesiyle grevi 60 gün süreyle erteledi=yasakladı. Bu grevin yasaklanmasının zamanlamasının MESS ile Türk Metal Sendikası’nın toplantısından bir gün önceye denk gelmesi de ayrıca dikkat çekici bir durum.

30 Ocak’ta yapılan son toplantıda ise üç sendika ve MESS toplu iş sözleşme maddelerinde anlaşmaya varmışlardır. Anlaşmaya göre iki yıl süreli toplu iş sözleşmesinde saat ücreti, kıdem zammı ve seyyanen yapılan zam oranı toplamı %24 ve sosyal haklar için alınan zam oranı ise %23’tür. (Birleşik Metal-İş Sendikası İnternet Sitesi, 31 Ocak 2018).

Metal İşçilerinin mevcut ücretleri düşük olduğundan, alınan zam oranları önceki Toplu İş Sözleşmelerine göre daha fazla gözüküyor. Ama genel anlamda iyi sayılabilecek bir TİS imzalanmış oldu. Bunda Birleşik Metal-İş Sendikası ve üyelerinin kararlı mücadelesinin ve Türk Metal Sendikası’nın tabanındaki işçilerin mücadeleyi sarı gangster yöneticilerine dayatmalarının önemli payı var. 2015 yılında işçilerin Yönetime karşı gösterdikleri protestolar ve üyelikten istifa edişleri, Türk Metal Sendikası Yönetiminin görünüşte de olsa işçilerin tepkilerine sahip çıkmak zorunda kalmalarına neden oldu.

Sarı sendikacılıkta sınır tanımayan Türk Metal Sendikası Metal Sektöründe en fazla üyesi olan sendika. Geçmişte de birçok kez işçilerin hak gasplarına yönelik işverenlerden bile daha fazlasını işçiden gasp eden kararlar almıştı. Örneğin, 2008 krizinde örgütlü olduğu bazı işyerlerinde işverenin “işçi çıkarma yerine, aylık ücretlerde indirime gitme” dayatmasını kabul ederek çalışanların ücretinde %35 indirim yapan, bunu kabul eden bir patron sendikasıdır. Bugün imzalanan bu sözleşmeyi zafer olarak ilan etmesi boşuna değildir, koltuğu kaybetme kaygısındandır.

AKP’giller iktidara geldikleri 2002 yılından beri Parababalarını üzmeyen ve onları her zaman destekleyen kararlar almıştır. AKP, iktidarı süresince cam, lastik, metal ve banka sektöründe 14 grevi milli güvenlik, genel sağlık, ekonomik ve finansal istikrar gerekçesi ile yasaklamıştır. Bu yasaklamalar elbette ki Anayasaya aykırıdır.

İşçilerin grevinin milli güvenlikle ne ilgisi vardır?

Tamamen sofralarındaki lokmayı artırmanın peşinde olan işçilerin milli güvenliği bozucu ne gibi davranışları olabilir?

Yazımızın girişinde de belirttiğimiz gibi RTE patronların sarsılmaması, üzülmemesi için OHAL’i kullandıklarını belirtiyor ve bu karar doğrultusunda da davranıyor. İşçi Sınıfımızın hak arama mücadelelerini (direnişler, grevler) anında yasaklarla engellemeye çalışıyorlar. Parababalarına verdikleri sözün hakkını veriyorlar. AKP’giller’den zaten bundan başkası beklenemezdi. Çünkü AKP “fıtrat”ı gereği işçi ve sendika düşmanıdır. AKP Türk Metal gibi sarı-gangster sendikalara dost, ama mücadele eden, hakkını arayan işçilere-sendikalara düşmandır.

2002’den beri 20 bin 500 işçi, 2017’de ise 2 bin 6 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği OHAL döneminde, sanayi işkollarındaki iş cinayetlerinin yüzde 50 arttığı (İSİG-İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Raporu) bir dönemde hakkını arayan işçiler de FETÖ’cü, terör örgütü üyesi gibi iftiralarla işinden edilmektedir.

İşçi Sınıfımız zulme karşı örgütlendi mi, bir direniş başlattı mı, bir greve çıktı mı, haksızlıklara karşı yürüdü mü hemen OHAL yasakları devreye sokuluyor, grevler direnişler yasaklanıyor, yasaklar yetmeyince işçilere biber gazlarıyla, plastik mermilerle, gaz bombalarıyla saldırılıyor, işçiler gözaltına alınıyor.

Örneğin… Nakliyat-İş’e üye oldukları için kıyıma uğrayan MEDLOG İşçileri Nakliyat-İş öncülüğünde gerçekleştirilen direnişte  yaşananlar… Keza, Nakliyat-İş’in işkolunda olmadığı halde sahip çıktığı Real Market İşçilerinin gasp edilen tazminatlarını almak için yürüttükleri direnişte yaşananlar…

Bilindiği gibi, Devrimci Sınıf Sendikacılığının Türkiye’de ve dünyada bayraktarlığını yapan Nakliyat-İş Sendikası tüm bu saldırılara, gözaltılara, baskılara, terörize etme girişimlerine rağmen mücadelesini kararlı bir şekilde sürdürmektedir.

Hatırlanacağı gibi Birleşik Metal-İş Nakliyat-İş gibi mücadele edeceğini belirtmiş, Kocaeli’de (üye oldukları için işten atılan işçilerle) Ankara’ya gerçekleştirmek istedikleri yürüyüş gözaltılarla sonuçlanmıştı. Kısaca OHAL, İşçi Sınıfımız için mücadelesinin engellenmeye çalışılmasından başka bir şey değildir.

“ABD yapımı İki Hain Gücün 15 Temmuz Hesaplaşması”nda galip getirilen AKP’giller, 20 Temmuz’dan bu yana OHAL/KHK ile yönetiyor ülkemizi. Ne yazık ki, artık hak arama mücadelesi oldukça zorlu bir sürece girmiştir. Bir basın açıklamasına bile izin vermeyen, verse bile onlarca polis eşliğinde TOMA’larla çevreleyerek korku ve tedirginlik içerisinde eylemin yapılmasına zemin hazırlayan AKP, işçileri, emekçileri yıldırarak, korkutarak saltanatını sürdürebileceğini zannediyor. AKP gibi bir Tefeci-Bezirgân zihniyetten başka türlü düşünmesi ve davranması beklenemezdi.

Bir yandan ABD’nin BOP’una hizmet için ülkemizi cehennemcil felakete sürüklerken savaşa neden oluyorlar… Kurtuluş Savaşımızın tüm kazanımlarını yok ediyorlar… Önderlerini yok sayıyorlar… Ege’de 18 Adanın Yunanistan tarafından işgaline göz yumuyorlar, Lozan’ı karalayarak inkâr ediyorlar… Dayattıkları eğitim müfredatıyla Antiemperyalistliğin, Yurtseverliğin ve Laikliğin kökünü kazıyorlar. Sanayi gerilerken, tarımı ve hayvancılığı yok ediyorlar. Çevreyi, ormanları ve yeşil alanları yok ediyorlar…

Bir yandan da her gün işsizlik ve yoksulluk cehenneminin ateşini daha da harlıyorlar. İnim inim inletiyorlar, 1,603,00 lira sefalet ücretine mahkum ediyorlar insanlarımızı. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.

İşte Halkın Kurtuluş Partisi, tüm bunlara karşı mücadelesini sürdürüyor. Halkımızı ayıktırmaya, uyandırmaya ve örgütlemeye çalışıyor.

Çok derdin tek ilacı örgütlü olmak ve mücadele etmektir. Dünya Tarihi, İnsanlık Tarihi ve İşçi Sınıfı Tarihi çok büyük mücadeleler, direnişler ve kazanımlarla doludur. İşçi Sınıfımızı ve Halkımızı Parti saflarımızda mücadeleye çağırıyoruz.

AKP’giller ve onların işbirlikçi sermayedarları, Parababaları bilsinler ki dayatmış oldukları bu düzen kendi sonlarını getirecek sınıf mücadelesinin zaferini engelleyemeyeceklerdir. Er ya da geç bu saltanat, bu Parababaları düzeni yıkılacak ve İşçi Sınıfımız, Halkımız HKP’nin öncülüğünde iktidar olacaktır. Gerçek Halk İktidarı kurulacaktır. Hesap sorulacaktır. Buna inancımız tamdır. 31.01.2018

Halkın Kurtuluş Partisi

İstanbul İşçi Örgütleri Komitesi

 

Yaşasın Metal İşçilerinin Haklı Onurlu Mücadelesi!

İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!

Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Verecek!

Halkız Haklıyız Yeneceğiz!