Gece çalışmak sağlığı olumsuz etkiliyor

03.08.2015
A+
A-

 

 

Geniş yeniden üretim, kapitalizmin ve onun en yüksek aşaması olan emperyalizmin doğasında var.

Ne demek geniş yeniden üretim?

Toplumun tüketeceği kadar, ihtiyacı kadar değil, tüketeceğinin çok daha fazlasını üretmek demek. Kapitalizmöncesi toplumlarda üretimi belirleyen tüketimdi. Az ya da çok üretim, toplumun ihtiyacını karşılamaya yönelik oluyordu. Kapitalizmde ise artık belirleyici olan tüketim değil, elde edilecek kârdır. Yani işverenin cebine girecek olan artıdeğer sömürüsüdür. Böylesine bir üretim çılgınlığını gerçekleştirebilmek için işverenler 24 saat üretim yaptırırlar fabrikalarında. Bunu yapabilmek için de vardiyalı çalışma sistemini yaygın olarak uygularlar. Genelde benimsenen, gece vardiyasını da içeren üç vardiyalı çalışma sistemidir. Nadir olarak da gece ve gündüz vardiyası olmak üzere iki vardiyalı çalışma sistemi uygulanır.

Yürürlükte olan 4857 sayılı İş Yasasına göre, gece çalışması en geç saat 20.00’da başlayan ve en erken saat 6’ya kadar geçen sürede yapılan çalışmadır. Her halde en fazla on bir saat süren dönemdir-çalışmadır-vardiyadır.

Gece çalışmasıyla ilgili İş Yasasındaki diğer konular şu şekilde:

İşçilerin gece çalışması yedi buçuk saati geçemez. Ancak turizm, özel güvenlik, sağlık hizmetleri gibi yürütülen işlerde, işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir. İşçiler gece ve gündüz vardiyalarında postalar halinde çalışır. Bir çalışma haftası gece çalıştırılan işçinin ondan sonra gelen hafta gündüz çalıştırılması suretiyle postalar sıraya konur. Gece ve gündüz postalarında iki haftalık çalışma nöbeti esası da uygulanabilir.

Postası değiştirilecek işçi kesintisiz en az 11 saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz. Sanayiye ait işlerde on sekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır.

Kadın çalışanların gece çalışması, “Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelik”le düzenlenmiştir.

Bu yönetmelik de, kadın çalışanlar her ne şekilde olursa olsun gece postasında yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz, diyor.

Yine kadın çalışanlar, gebe olduklarının doktor raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar, emziren kadın çalışanlar ise doğum tarihinden başlamak üzere bir yıl süreyle gece postalarında çalıştırılamazlar, hükmü var.

Ayrıca işyeri hekimi, anne ve çocuğun sağlığı açısından gerekli olduğu yönünde bir rapor verirse, emziren kadınlar altı ay daha gece çalıştırılamıyor.

Gece vardiyası gerçekliğimiz, bu çalışma yasa ve yönetmeliklerle düzenlenmiş. Ancak, ABD-AB Emperyalistleri ve onların taşeronu olan yerli Parababaları için işgücü sömürüsü cenneti olan ülkemizde bu yönetmeliklere ve İş Yasasına bile ne kadar uyulduğu ortada. Yasada, gece vardiyası postalarının haftalık ya da iki haftalık postalar halinde düzenlenmesi gerektiği söylenirken, kimi işletmelerde daha uzun sürelerle gece çalışması yaptırılıyor.

İngiltere’de bulunan “Uyku Araştırma Merkezi”, geçtiğimiz yıllarda gece çalışmasıyla ilgili yaptığı çalışmanın sonuçlarını açıkladı. Uyku Araştırma Merkezi’nin yaptığı çalışma “Proceedings of the National Academy of Sciences” dergisinde yayımlandı.

Bu sonuçlara göre, gece vardiyası çalışması uzun dönemde ikinci tip diyabet, kalp krizi ve kanser gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Bunun, gece çalışmasının insan vücudunda moleküler düzeyde değişikliğe sebep olmasından kaynaklandığı açıklanıyor.

Çalışmayı yapan uzmanlar yaptıkları araştırmalar sonucunda, gece uyanık kalmak yüzünden meydana gelen hasarın oranı, hızı ve şiddetinin büyük bir sürpriz olduğunu söylüyorlar.

Uzmanlara göre, insan vücudunun kendine özgü doğal bir ritmi var. Vücut saatimiz gece uyumaya, gündüz de aktif olmaya uyarlanmış.

Fakat gece uyanık kalmak vücuttaki dengeyi olumsuz etkiliyor.

Uykusuzluk hormonları, vücut sıcaklığını, atletik yetenekleri, psikolojik durumu ve beyin fonksiyonlarını değiştiriyor.

22 kişi üzerinde yapılan çalışma, gece vardiyasının vücudun normal fonksiyonlarında değişikliğe sebep olduğunu ortaya koydu.

Kan testlerine göre genlerin yüzde 6’sı günün belli zamanlarında daha etkin ya da daha pasif olmaya uyarlanmış.

Uyku düzensizliği yüzünden ritmik genlerin yüzde 97’si uyumlu çalışma özelliğini yitiriyor.

Bu çalışmanın araştırmacılarından biri olan Prof. Derk Jan Dijk, vücuttaki her dokunun günlük bir ritmi olduğunu anımsatıyor. Dijk, gece vardiyaları yüzünden bu ritmin kaybolduğunu söylüyor.

Dijk; “Kalp böbreklerden, böbrekler de beyinden farklı bir uyumla çalışmaya başlıyor” diyor. Ayrıca gece-gündüz artık birbirine karışıyor.

Araştırma, genlerin ritminde meydana gelen değişikliklerin uzun dönemde gece vardiyasındaki işçilerde diyabet, obezite gibi sağlık sorunlarının arttığını gösteriyor. Ayrıca kalp krizi de gece vardiyasında çalışan kişilerde yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Gece çalışmasının insan sağlığına olumsuz etkilerinden dolayı yasa ve yönetmeliklerle sınırlandırılmaya çalışılmış. Elbette bu sınırlama bile gece çalışmasının zararlı etkilerini önleyemiyor. Çünkü genlerimizin ritmi, vücudumuzun ahengi bozuluyor bir kere. Ancak, İş Yasasındaki sınırlamaların bile üstünde çalışma saatleri ve süreleri de işin içine girince gece çalışan işçilerimizin yaşadığı sağlık sorunları da daha fazla olabiliyor.

Bu sömürü ve vurgun düzenini yaratan ve sürdüren ABD-AB Emperyalistleri ve yerli Parababaları İşçi Sınıfımızı fabrika ateşinde inim inim inletmekle kalmıyor, işçilerin sağlığını da her geçen gün elinden alıyor, ne yazık ki.