Hukuki, vicdani, ahlâki, insani yeterliliği olmayanların emriyle Partimiz seçimlere girmekten men ediliyor

12.02.2021
A+
A-

AKP’giller’in seçim bürosuna dönüşmüş ve her bir üyesi AKP’giller’in diplomasız Reisine biat ettiği için o makamlara getirilmiş YSK, bir kez daha seçime girme yeterliliğine sahip partiler arasında Partimiz HKP’ye yer vermedi.

Yasa çok açık olarak; “Siyasi partilerin milletvekili genel ve ara seçimlerine ve belediye başkanlığı ile belediye meclisi, il genel meclisi üyelikleri genel ve ara seçimlerine katılabilmeleri için illerin en az yarısında, oy verme gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olmaları veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde gruplarının bulunması şarttır. Bir ilde teşkilatlanma, merkez ilçesi dahil o ilin ilçelerinin en az üçte birinde teşkilat kurmayı gerektirir.”, demektedir.

Partimizin, 58 il ve bu illere bağlı ilçelerin üçte birinde örgütlerini kurmuş ve 4 kez büyük kongresini gerçekleştirmiş olmasına rağmen seçimlere girmesi yasadışı olarak engelleniyor.

Oysa Halkın Kurtuluş Partisi; 2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın 36. ve 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Yasası’nın 14/11. Maddelerinde aranan seçimlere katılabilme yeterliliğini sağladığından 30 Mart 2014 tarihinde yapılan Yerel Seçimlere, daha sonra da 7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimi ile 1 Kasım 2015 tarihindeki Milletvekili Erken Seçimlerine 550 milletvekili adayı ile katılmıştır.

2017 Ocak sonuna kadar her yayımlanan seçimlere girme yeterliliğine sahip partiler arasında HKP’nin adı sayılırken, 2017 Ocağında yayımlanan listede ve sonrasında Partimizin adı yer almamaktadır.

2017 Ocağından itibaren Halkçı Hukukçularımız, yapılan hukuksuzluğu, yasadışılığı, kanun tanımazlığı, vicdansızlığı, ikiyüzlülüğü, haksızlığı bütün kanıtlarıyla ortaya serdiler. Suç duyurularında bulundular, davalar açtılar, basın açıklamaları yaptılar ama sonuç değişmedi. Değişemezdi de zaten. Çünkü emir büyük yerdendi, emir Kaçak Saray’dandı.

Ve çünkü YSK, hukuka, vicdanına, namusuna sadık, bağımsız hâkimlerden derleşik değil. Onlar emri artık kendilerini o makama taşıyan AKP’giller’in Reisinden alıyorlar. Biliyorlar ki bu hukuksuzluklara itaat etmeseler, HKP’yi de seçimlere girme yeterliliğine sahip partiler arasında saysalar (ki hukuki ve yasal olan budur); ya sürgün yiyecekler ya ihraç edilecekler ya da FETÖ’cülükten içeri girecekler.

Çünkü, “7 Haziran 2015 sonrasında işler değişti.”

Hukukçularımız Partimize yönelik çok açık bu hukuksuzluğu netçe ortaya koyunca, Yargıtay’daki bir görevli savcı; dolaylı biçimde de olsa, gelinen aşamayı bu şekilde itiraf etmek zorunda kalmıştı.

Peki HKP hangi işleri değiştirdi?

Öncelikle Gerçek İnsan Gerçek Devrimci Nurullah Ankut Halkımızın “HKP’li Dayı”sı, 2 seçim döneminde TRT’de yaptığı 10’ar dakikalık 4 televizyon konuşmasıyla Halkımızdaki önder algısını değiştirdi. Diğer parti temsilcilerinin cilası HKP’li Dayı ile birlikte bir bir döküldü.

Hele Kaçak Saraylı Caligula’nın cilası kalmadı hiçbir yerinde.

Sadece O’nun mu?

Muhalefet partilerinin ve temsilcilerinin muhalefetinin de ne kadar sahte, ne kadar yalan, ne kadar samimiyetten uzak olduğunu ortaya serdi HKP’li Dayı.

Halkımızı alıştırmışlardı yalanlara, gerçekleşmeyecek, gerçekleştiremeyecekleri vaatlere. Yapmadıklarını yaptım, yapamayacaklarını yapacağım diyen siyasi parti temsilcilerinin, seçim dönemlerinde oy istemelerinden bıkmıştı halkımız.

Oysa HKP’li Dayı ne diyordu: “Oy moy filan da derdinde değiliz. Halkımızdan bir tek şey istiyoruz: Anlaşılmak!..”

Halkımız sevdi bu dürüstlüğü, samimiyeti.

2015 7 Haziran’ına kadar, HKP’li Dayı halkımızla tanışıncaya kadar, seçimlere katılan Partilerin temsilcileri ile Kaçak Saraylı Reis ve onun AKP’giller’i tatlı tatlı geyikleşip duruyorlardı. Her biri, iktidarları belirleyen AB-D Emperyalistleri tarafından kendilerine hangi rol biçilmişse onu oynuyorlardı. Biri Dinciliği, biri Türkçülüğü, biri Kürtçülüğü, biri Ulusalcılığı oynuyordu. İşte bu oyunu bozdu HKP’li Dayı. O Kuklayı ve kukla oynatıcısını gösterdi halkımıza.

HKP’li Dayı, Ülkemizin, Halkımızın ve Ortadoğu Halklarının içinde bulunduğu zifiri karanlığı olanca açıklığıyla sebepleriyle ve sonuçlarıyla ortaya koydu ve AB-D Emperyalist Haydutlarının ve onların ülkemizdeki ve bölgemizdeki hain işbirlikçilerinin iğrenç ciğerlerinin röntgenini çekip gösterdi. O insan sefaletlerinin, o sömürgenlerin, ihanetlerini bir bir sayıp döktü televizyon konuşmalarında.

HKP’li Dayı’nın acı gerçeklerle yüklü her bir cümlesi, Kaçak Saraylı Reisin suratında birer Osmanlı tokadı gibi patladı. Halkımız da gördü gerçek muhalefetin nasıl edilmesi gerektiğini. Korkmadan, hiçbir şeyden çekinmeden, halkın anlayacağı dilden, cesaretle HKP’li Dayı’nın masada patlayan yumruğu halka güven vermişti. Halkımız Gerçek İnsanı, Gerçek Devrimciyi görüyordu TRT’nin ekranlarında.

Tabiî ki Feleği şaştı Kaçak Saraylı Reisin. Alışkın değildi o, cepheden üstelik borazanı haline getirdiği kendi televizyonundan gerçeklerin haykırılmasından, yalanlarının, dolanlarının, düzenbazlıklarının ortaya dökülmesinden.

İşte o zaman karar verildi, HKP bir daha seçimlere katılmasına izin verilmesin ve HKP’li Dayı’nın Devletin Televizyonundan konuşmasına yol verilmesin…

Sahte Diplomalı, BOP Eşbaşkanı Kaçak Saraylı’nın emirerleri hemen davranışa geçtiler. Yargıtaya, YSK’ye yerleştirdikleri, gücünü hukuktan ve vicdandan almayan “hukukçularına” ilettiler emirlerini. Ve seçimlerden men edildi HKP’li Dayı ve Başkanlığını ettiği halkın biricik dostu HKP.

AKP’giller’in, iktidara taşındıkları 2002 yılından bugüne yaptıkları gibi hukuk, kanunlar, yasa masa yerle bir edildi. Ortada ne Anayasa kaldı, ne Siyasi Partiler Yasası, ne de Seçim Yasası. Hepsini ayaklar altına aldırdı Kaçak Saraylı Reis.

Çıkar amaçlı bir suç örgütü ve bir proje partisi olduğu gün gibi açık olan AKP iktidarda kaldığı sürece HKP’nin adı seçime girme yeterliliğine sahip partiler arasında olmayacak!

Çünkü HKP;

AKP’giller’in bütün yolsuzluklarının, hırsızlıklarının, sahtekârlıklarının peşine korkmadan, bıkmadan, yılmadan düşmüş, her biri Tarihe not düşmüş davalar açmış, suç duyurularında bulunmuştur.

Çünkü HKP;

Başta Kaçak Saraylı olmak üzere evrakta sahtecilik yapan, sahte diplomayla halkın parasını cebine indiren AKP’lileri halkımıza deşifre etmiştir.

Çünkü HKP;

AKP’giller’in halkı Allah’la aldatan, din alıp din satarak küp dolduran kişiliklerini deşifre etmiş, Muaviye-Yezid yani CIA İslamcısı olduklarını gözler önüne sermiştir.

Çünkü HKP;

AKP’giller’in ve BOP Eşbaşkanı Reislerinin Vatan Toprağı olan 19 Ada’mızı ve 1 Kayalığımızı Yunanistan’a peşkeş çektiğini teşhir etmiş, bu vatan satıcılığına karşı sürekli her alanda mücadele etmiştir.

Çünkü HKP;

AKP’giller’in hakaret ettikleri, izini tozunu silmek istedikleri Birinci Kuvayimilliyecilere ve önderi Mustafa Kemal’e, Onların miraslarına sahip çıkmıştır, onları sahiplenmiştir.

Çünkü HKP;

Vatan Aşkını söylemekten korkar hale gelmektense ölmeyi yeğleyen İkinci Kurtuluş Savaşçısıdır.

Çünkü HKP;

Doğruluklar, Dürüstlükler, Yiğitlikler hareketidir.

İşte bütün bu sayılan HKP’ye özgü değerler, halkla buluşmasın diyedir seçimlerden men edilmemiz. Onlar ancak ellerindeki, kendilerine efendileri tarafından sunulan iktidar gücünü kullanırlar HKP’ye karşı. Mertçe, yiğitçe vuruşmalardan, yüzleşmelerden, hesaplaşmalardan kaçarlar. Çünkü böyle yüzleşmeye, hesaplaşmaya ne yürekleri yeter, ne de beyinleri. YSK’ye yaptırdıkları gibi sinsice kalleşçe arkadan adamlarını saldırtırlar.

Ama HKP’li Dayı’nın dediği gibi:

“Ey ihanetlerin, muhbirliklerin, düzenbazlıkların, vurgunların, katliamların arkadan dolaşan bıçakları!

“Ey yiğitçe, dürüstçe, mertçe konuşmaların, yüzleşmelerin, hesaplaşmaların kaçakları!

“Sanmayın ki yaptıklarınız yanınıza kalacak! Tüm ihanetlerinizin hesabını bir bir vereceksiniz! Bundan kurtuluşunuz yok. Aklınızda mıh gibi tutun bunu.”

27.01.2021