Tayyipgiller’in Ortaçağcı çeteleri bir vatan evladını daha kurban aldı

02.06.2020
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

27 Mayıs’ta, yani daha birkaç gün önce, Suriye’nin İdlib bölgesindeki M4 karayolunda TSK konvoyunun geçişi sırasında yola önceden döşenen el yapımı patlayıcı infilak ettirildi. Bir askerimiz daha şehit oldu.

Bu kaçıncı şehit?.. Ve bu şehitleri niye veriyoruz?..

Öncelikle kim düzenledi bu saldırıyı, onu görelim:

“Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamada, “’İdlib bölgesinde yol kontrol devriyesi esnasında arama bölgesinin 250 metre güneyinde meydana gelen ve sebebi henüz tespit edilemeyen bir patlamanın tesiri ile kahraman bir silah arkadaşımız şehit olmuştur” denildi.” (https://sptnkne.ws/C5tT)

Yani MSB’ye göre saldırının “sebebi henüz tespit edileme”miş. Kimin düzenlediği konusunda da bir bilgisi yokmuş ki, aktarmıyor MSB.

Oysa; “Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkanı Oleg Juravlyov, bugünkü basın brifinginde, “Merkezimizin eline geçen bilgiye göre, terör eyleminden Türkistan İslam Partisi militanları sorumlu. Onlar, Türk askeri konvoyunun bu terörist grubunun mühimmat deposuna yaklaştığı sırada el yapımı patlayıcıyı infilak ettirdi” ifadesini kullandı.” (https://sptnkne.ws/C57j)

Yani katiller belli: Türkistan İslam Partisi (TİP)!

Bildiğimiz gibi, TİP, Uygur kökenli bir Ortaçağcı çete ve 7 yıldır Suriye’de Suriye Halkına karşı savaşıyor.

Çin nere, Suriye nere?.. diyeceksiniz ama gerçeklik bu.

Bu gerçekliği, bizzat Heyet-i Tahrir Şam (HTŞ) lideri Ebu Muhammed El Culani söylüyordu, Uluslararası Kriz Grubu temsilcileriyle Ocak ayında İdlib’de yaptığı görüşmede. (Bakınız: https://bit.ly/2yvdKxC)

Kim getirdi bunları tâ Çin’den-Maçin’den Suriye’ye?

ABD ve Tayyipgiller!

Suriye’de Suriye Halkına karşı savaştırmak için dünyanın dört bir yanından; Çin’den, Afganistan’dan, Pakistan’dan, Libya’dan, Kafkaslar’dan, Avrupa’dan vd.lerinden devşirdikleri bu Ortaçağcıları Türkiye’de “Eğitip-Donattılar”, her türlü silah-malzeme-lojistik-kamp-doktor vb. ihtiyaçlarını karşıladılar, sınırlarımızı açtılar ve savaştırdılar mazlum Suriye Halkına karşı yıllarca.

Ama yenildiler!

Mazlum Suriye Halkları, liderleri yiğit Beşşar önderliğinde, İran, Rusya, Lübnan Hizbullah’ının aktif desteğiyle bunları yendiler. Ele geçirdikleri vatan topraklarının büyük kısmını geri aldılar. Ve bunlar İdlib’de sıkışıp kaldılar; HTŞ’den TİP’e, Huraseddin’den Ensar el Tevhid’e; Ensar el Furkan’a kadar…

Bunların hamisi, yetiştiricisi, eğiticisi, aynı dinci ideolojiye sahip Tayyipgiller’in askeri ve ekonomik desteğiyle şimdi burada barınmaya çalışıyorlar. Ama Suriye Ordusu ve Rus Ordusu bunları buradan süpürmek için savaşıyor ve başarılar kazanıyor. İşte Mart ayında Moskova’da Tayyip’in isteği üzerine varılan Moskova Antlaşması’yla, buradaki “terör” gruplarını yani Ortaçağcı çeteleri ikna etme, saldırıdan vazgeçirme görevini Türkiye üstlendi. Ki Astana ve Soçi Mutabakatları da bunu gerektiriyordu. Ama Tayyipgiller zaman kazanmak için bu işi savsaklıyorlardı. Ancak Moskova Antlaşması’yla yolun sonuna geldiler. Ve M4 ve M5 otoyollarının güvenliğini sağlamak için bu Ortaçağcı çetelerle karşı karşıya geldiler. Bu saldırı bunun sonucu gerçekleşti. Yani besle kargayı oysun gözünü atasözümüz bir kez daha doğrulanmış oldu böylece. Ki bu Ortaçağcı çeteler El Nusra’sından TİP’ine, HTŞ’sine kadar provokasyonlarına devam ediyorlar. Sürekli olarak küçük de olsa saldırılar gerçekleştiriyorlar.

Görünen o ki, masum Mehmetçikler, Tayyipgiller’in yanlış politikaları sonucu, komşularımızla düşmanlık politikalarının sonucu olarak birer ikişer, beşer onar can vermeye devam edecekler…

Ne acı, ne yazık!

Her toprağa düşen asker, geride çok büyük acılar bırakarak göçüp gidiyor dünyamızdan.

Marks Usta’nın Epikür’den aktarmayla söylediği gibi; “Ölüm, ölen için değil, geride kalanlar için bir felaket”, oluyor…

Oysa Tayyipgiller’in buradan kazançlı çıkmaları mümkün değil. Çünkü haksız bir savaşı sürdürüyorlar. Suriye vatanını bölüp parçalamak istiyorlar. Meşru yönetimini devirmek, Suriye Halklarını ABD’nin kölesi yapmak istiyorlar. ABD’nin “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)”unu hayata geçirmek için taşeronluk yapıyorlar. Onun “Eşbaşkanı” oluyorlar, bundan gurur duyuyorlar. Oysa BOP demek; Türkiye vatanının da parçalanması demektir.

Ama onlar, Tayyipgiller bundan rahatsız değiller. Aksine iktidarda biraz daha kalabilmek, biraz daha mal mülk küplemek, biraz daha vurgun vurabilmek, biraz daha şan şöhret sürdürmek için her türlü satışı, bölücülüğü yapmaya hazırlar.

Öyle ki, görünürde Amerikancı Kürt Hareketiyle savaşıyorlar ama gerçekte, onlarla işbirliği içinde, ABD’nin BOP’unu hayata geçiriyorlar. İster öyle ister böyle ABD’nin BOP’unu uyguluyor iki güç de. Tayyipgiller İdlib’de tutmak istiyorlar Ortaçağcı çeteleri ve burayı koparmak istiyorlar Suriye topraklarından; Amerikancı Kürt Hareketi de kuzeydeki bölgesini, Fırat’ın doğusunu (Rojava’yı vb.’ni…) tutmak istiyor. Yani yok aslında birbirlerinden farkları. İkisi de aynı yolun yolcusu… Aynı Efendinin uşağı…

Sözü fazla uzatmayalım: Yerli yabancı Tekelci Parababaları medyasının özellikle son bir aydır ısrarla gündeme getirdiği; Rusya’nın-Putin’in, Esad’dan desteğini çektiği yalanları da, Esad’ın istifa edeceği yalanları da tutmayacak. Onlar böyle yalanlarla halkları kandırmak, Suriye’deki çetelerini motive etmek istiyorlar. Ama boşuna oluyor o yalanlar. Rusya yönetimi anında yalanlıyor bu uydurma haberleri. Ve geliştiriyor Suriye’yle ilişkilerini: Şam Büyükelçisi Yefimov: “Rusya ile Suriye arasında görüş ayrılıkları olduğuna dair haberler doğru değil”, diyor, 21 Mayıs’ta yaptığı açıklamada (https://sptnkne.ws/C2h5).

Ve Putin, Suriye ile ilişkilerin geliştirilmesi için özel temsilci olarak atıyor Şam Büyükelçisi Yefimov Aleksandr Vladimiroviç’i ayın 26’sında.” (https://sptnkne.ws/C42Q)

 Ve yine; “Rusya ve Suriye orduları (…) Tartus limanında ortak tatbikat”lar yapıyorlar, Sputnik’in haberine göre ((https://sptnkne.ws/C3Zw).

Ayrıca; “Putin ve Irak Başbakanı Kazımi Suriye’de uzun vadeli normalleşme konusunda anlaş”ıyorlar, yine Sputnik’in 25 Mayıs tarihli haberine göre.

Yani “Garp (Suriye) Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” Batılı Emperyalistlerin işine yarayacak.

Ancak ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve IŞİD ile Mücadele Koalisyonu Temsilcisi James Jeffrey; “Benim işim bu savaşı Ruslar için bir çıkmaz haline getirmektir”, diyerek yapmaya çalıştıkları provokasyonları açıkça itiraf ediyor (https://sptnkne.ws/Cwma).

ABD bu… Eğer kendi planlarını hayata geçiremezse istediği gibi, o zaman başka planların hayata geçmesine de izin vermemek için elinden geleni yapar. Bütün olanaklarını kullanır.

Ama hayat her zaman ABD Emperyalistlerinin istediği yörüngede akmaz. Devasa olanakları, hayatın gürül gürül akışı karşısında yenilgiye uğrar. Bizim Birinci Kurtuluş Savaşı’mızda olduğu gibi, Küba’da, Vietnam’da vb. yerlerde olduğu gibi. Ve şimdi Suriye’de olduğu gibi…

O bakımdan Suriye Halkları kazanacak, ABD Emperyalistleri ve bölgedeki işbirlikçileri Tayyipgiller, Siyonist İsrail, Suudiler ve Ortaçağcı çeteleri yenilecektir.

Tarih bunu böyle yazacaktır!