Yunanistan Ege’de tatbikat yapıyor. Bizimkilerse hâlâ seyretmekte…

02.06.2020
A+
A-

Av. Tacettin Çolak

Sadece seyretseler neyse…

“Buraların aidiyeti tartışmalı”, diyerek, Yunanistan’ın Ege’deki adalarımızı işgalini meşrulaştırmaktalar.

Bir an için, uluslararası antlaşmalara aykırı olan bu saçma tezi kabul edelim. Madem Ege’deki bu adaların “aidiyeti tartışmalı” o zaman Yunanistan niçin ve nasıl buraları kendi egemenlik alanı olarak rahatça kullanabiliyor?

Ağır silahlarla tatbikatlar yapabiliyor?

Dönem dönem Bakanlarını, Genelkurmay başkanlarını buralara gönderip nasıl gösteri yapabiliyor?

Tartışmalı olan bir konuda, taraflardan birisinin kendi doğrularına göre rahatça hareket etmemesi/edememesi, uluslararası hukuk ve antlaşmalara uyması gerekmez mi?

Ama Yunanistan, hiçbir anlaşma ve kuralla kendini bağlı saymadan Ege’yi kendine ait bir göl gibi görüp, SRYZA dahil değişen tüm iktidarlar döneminde sürekli egemenlik gösterisi yapmakta Ege Denizi’nde.

Bizdeki iktidar koltuklarını işgal etmiş AKP’giller ise üç maymunu oynamaktalar.

Yunanistan son gösterisini, Kalymnosnews.gr. adlı internet haber sitesi ile tüm dünyaya duyurdu. Haberde, Kalimnos (Kelemez-Kilimli) Adası Liman Başkanlığı tarafından yayınlanan Seyir Duyurusu ile Yunanistan’ın 28-29 Nisan 2020 tarihlerinde; Aydın Bulamaç Adası’nın batısında ve Muğla Keçi Adası’nın güneyinde su üstü hedeflere gerçek mermilerle atış eğitimi yapılacağına yer verildi.

Atış yapılacak bölgenin coğrafi koordinatları yayınlanarak Kalimnos Balıkçı Dernekleri ve amatör balıkçılar uyarıldı.

Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki 18 Adamız ve 2 Kayalığımızın işgalini ilk deşifre eden ve ısrarla/inatla bu işgali takip eden Sayın Ümit Yalım’ın verdiği bilgilere göre; Yunanistan’ın su üstü hedeflere atış yaptıracağı bu bölgeler; Türk Karasuları içinde olan ve 2004’ten beri Yunanistan’ın işgali altındaki Bulamaç ve Keçi adalarının çevresidir.

Yine bu Ağır Silah Atışı yapılacak bölge; Türk Deniz Kuvvetleri, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi (SHOD) Navigational Telex-Seyir Duyurusu (İzmir NAVTEX)’in Sorumluluk Alanı’nda bulunuyor.

Fakat bizimkilerden yani ne AKP’giller’den ne Milli Savunma Bakanlığından ne de Genelkurmay Başkanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığından bu Seyir Duyurusu’na hiçbir tepki verilmedi.

Madem atış yapılacak bu bölgelerin “aidiyeti tartışmalı”, o zaman niçin Yunanistan tek taraflı hareket edebiliyor?

Ya da SHOD; niçin Yunan Kalimnos Liman Başkanlığı’nın yayınladığı bu seyir duyurusunun yasal olmadığı ve itibar edilmemesi gerektiğine dair bir açıklama yayınlamadı?

Bizce bunu nedeni belli…

Bu adalar 2004’den bu yana Yunanistan’a peşkeş çekildi.

Ege Denizi’nin bu kara parçalarındaki Türkiye’nin egemenlik hakları fiilen Yunanistan’a devredildi.

Kaldı ki, Yunanistan daha önce de Ege’deki Türk Karasularında ağır silah atışı yapmıştı. İstanköy’de konuşlu Yunan Jandarma Taburu askerleri, 28 Nisan 2017’de hiçbir engelle karşılaşmadan Aydın Bulamaç Adası’na gelerek Türk Karasularındaki su üstü hedeflere, gerçek mermilerle atış eğitimi yapmıştı.

Bizimkiler o zaman da bu meydan okumayı seyretmişti…

Yunanistan, 28-29 Nisan 2020’de yapacağı atışlarla ilgili Kalymnosnews.gr. adlı internet haber sitesinde duyuru yapmış olmasına karşın, tatbikatın sonuçlarını açıklamadı.Çünkü Yunanistan, yaptıklarının uluslararası hukuka uygun olmadığını bilmekte ve işi oldubittiye getirmek istemektedir.

Kaldı ki, Yunanlar hiç boş durmuyor ki…

Bu tatbikatın hemen arkasından 03 Mayıs 2020 Pazar günü de; Yunan Savunma Bakanı Nikolaos Panagiotopoulos, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Konstantinos Floros ile birlikte Koyun, Eşek ve Bulamaç adalarını ziyaret etti.

Bu adalar da 2004’ten beri Yunan işgali altında.

Kalymnos-news.gr, typosrodou.gr adlı haber siteleri ile Yunan Genelkurmay Başkanlığı resmi internet sitesi ve Twitter hesabından yayımlanan haber ve görüntülere göre; İzmir Koyun Adası’na gelen Bakan Panagiotopoulos,  İzmir Karaburun bölgesini arka fon olarak kullanıp Türkiye’ye ait adada egemenlik ve bayrak gösterisi yaptı.

Ardından yanındaki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Konstantinos Floros ile birlikte Koyun Adası Türk karasularında seyir halinde bulunan Türk askeri gemisi ile İzmir Karaburun bölgesini dürbünle gözetledi.

Yani Yunanistan, bizzat taraf olduğu uluslararası antlaşmaları hiçe saymakta, ama bizimkiler (Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptığı açıklamayla) hâlâ “güven artırıcı önlemler sürecinden” dem vurmaktalar.

Ülkenin Dışişleri Bakanı 1923 Lozan Antlaşması’nın 12. maddesi ile İzmir Koyun Adasının, 1923 Lozan Antlaşması’nın 15. maddesi ve 1947 Paris Antlaşması’nın 14. maddesi ile Aydın Eşek Adası ve Aydın Bulamaç Adasının Türk egemenliğinde kaldığından bihaber.

Ayrıca 1943 tarihli İngiliz haritası ile 1951 tarihli ABD haritasında Eşek ve Bulamaç adalarının 12 Ada deniz sınırları dışında ve Türk egemenliğinde olduğu da açıkça görülmektedir.

Öyleyse, hep söylediğimiz ve yazdığımız ya da yaptığımız onlarca suç duyurusunda iddia ettiğimiz gibi, Devletin bütünlüğü ortadan kaldırılmıştır. Türk Hükümeti yetkilileri ise buna kayıtsız kalmaktadırlar.

Bu kayıtsızlık “Devletin Bütünlüğü”nü düzenleyen Anayasa’nın 3. maddesinin açıkça ihlali suçunu oluşturur.

Devlet yetkililerinin görevi; yurdu ve halkı korumak, onların hakkına sahip çıkmak ve bu uğurda ulusal/uluslararası hukuktan kaynaklanan tüm hak ve yetkileri aktif biçimde icra etmek üzerine olmalıdır. Ne yazık ki AKP’giller’den böyle bir yurtseverlik, halkseverlik beklemek “ölü gözünden yaş ummak”la eş anlamlıdır.

Bu nedenle de vatan topraklarının işgaline seyirci kalmaktalar.

Bu iradi sessizlik-eylemsizlik, vatan toprağının fiilen kaybedilmesine sebep olmuştur.

Bu eylemsizlik ya da görevini kötüye kullanmak fiili Türk Ceza Kanununun “Devletin Birliği ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak” başlıklı 302. maddesinde tanımlanan ve müebbet hapis cezası öngörülen suçun unsurlarını oluşturur.

Evet, bugüne kadar yaptığımız suç duyurularımızla ilgili Cumhuriyetin Savcıları görevlerini hukuka uygun bir şekilde yerine getirmediler. Ama bu devran böyle gitmeyecek.

Yargılanacaksınız, kaçışınız yok…