TCDD sizlere ömür… (II)

05.01.2022
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

Mafya düzeninin mafyatik işleri…

Bildiğimiz gibi, AKP’giller, TCDD’yi özelleştirmenin yasal(!) süreçlerini tamamladılar. Yasa ve Yönetmeliklerini çıkardılar, geçtiğimiz sayıda yazdığımız gibi. Ancak TCDD ile yazdığımız bu yazı çok uzamasın diye, bu sayıda aktaracağımız bölümü ertelemiştik. Tamamlayalım…

Dediğimiz gibi, AKP’giller iktidarı TCDD’yi Özelleştirmenin yasasını, yönetmeliklerini çıkartıp, kendilerince yasal süreci tamamlayınca fiili ve resmi olarak da Özelleştirmeye başladılar TCDD’yi.

Yolcu taşımacılığı ve Yük taşımacılığıyla ilgili olarak, firmalarla-şirketlerle sözleşmeler imzaladılar. Ve taşımacılık yapabilmeleri için yetki verdiler bu şirketlere.

Turizm amaçlı yataklı tren işletmeciliğini, “Kapadokya Ekspresi” adı ile yürütecek ve Japon HIS Global şirketi ile birlikte işletecek Sun Group’a verdiler.

Yük Taşımacılığı işini de, acente-operatör olarak Pasifik Eurasia adlı şirkete verdiler. Hem de diğer firmalara haber vermeksizin, onları davet etmeksizin.

Böylece daha önce trenle yük taşımacılığı işini TCDD aracılığıyla yapan şirketler, yaptıkları bu hizmeti şimdi Pasifik Eurasia ile yapmak zorunda kalıyorlar. Çünkü yetkili acente-operatör o.

29 Haziran 2021 tarihli haberden okuyalım:

“Pandemiyle birlikte denizyolu taşımacılığında yaşanan konteyner krizi, yük taşımacılığında demiryoluna talebi artırdı. Taşımacılıkta demiryoluna yönelen firmalar, altyapı yetersizlikleri ve TCDD’nin tek bir firmayı acente-operatör olarak yetkilendirmesi nedeniyle ortaya çıkan sorunları aşamıyor. Lojistik sektörü yetkilileri, TCDD’nin tek bir firmayı acentesi olarak atadığını, bu durumun sektörde haksız rekabete yol açtığını savunuyor.

“(…)

“Sektör yetkililerine göre TCDD, acentesi olan bu firmaya çeşitli indirimler yaparken, ekipman tedarikinde de öncelik tanıyor.

“(…)

“Lojistikçiler: Tarife dışı engel konuluyor

“Yetkililer, doğu ülkelerine yönelik taşımalarda bu firmanın desteklendiğini, diğer lojistikçilerin serbest rekabet koşullarında hizmetlerini sunmalarına tarife dışı engeller konulduğunu iddia ediyor. Lojistikçiler, “TCDD, bir acente belirlerken lojistik sektörü temsilcilerini davet etmedi. Tek yetkili acente belirleyeceğini bizlere söylemedi. Biz birdenbire böyle bir şeyle karşılaştık. Bunu sorduğumuz zaman TCDD yetkilileri, ‘Bu firma bize 1 milyon ton yük taahhüdü verdi’ diyor. ‘Ben de aynı garantiyi verirsem bana bu hizmeti verecek misin?’ diye soruyoruz. ‘Yok, onların süresinin bitmesini bekleyeceğim’ diyor. Dolayısıyla burada TCDD’nin hepimize eşit rekabet şartlarında iş yapabileceği bir ortam yaratması lazım. Demiryollarında tam rekabet şartları hâlâ geçerli değil. Türkiye’de bu işi iyi bilen profesyonel firmalar var. Onlara da aynı haklar tanınmalı. Biz fiyat istediğimizde TCDD yüksek fiyat veriyor. Ya vagon vermiyor ya da çoğu kez ‘git acentemiz olan firmadan al’ diyor. Sektör şeffaflık bekliyor. Sektör eşit rekabet ortamı yaratılmasını bekliyor” iddialarında bulunuyor.” (https://www.dunya.com/sektorler/lojistik/demiryolunda-serbest-rekabetin-onu-kapali-haberi-626310)

Hep söylüyoruz: AKP ve iktidarı normal, meşru bir siyasi parti ve siyasi iktidar değil. Çıkar amaçlı bir suç örgütü. Mafyatik bir yapı tepeden tırnağa…

Pasifik Eurasia şirketi de yetkili olur olmaz, Devlet ve AKP gücünü de arkasına alarak mafyatik işlere başlamış gördüğümüz gibi TCDD’yle birlikte.

Pasifik Eurasia bu gücü nereden alıyor? TCDD yetkilileri neden arka çıkıyorlar?

Çünkü o şirket, AKP’nin bir parçası: Şirketin sahibi, Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, Tayyip Erdoğan’ın Rize-Güneysu’dan hemşehrisi. Soyadı aynı olduğu için de akrabalık bağı var diye de kullanıyor. Bilmiyoruz, belki de akrabadırlar.

O kadar mı?

Hayır değil.

Eşi de AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan!

Yani iş her türlü bağlanmış, iç içe geçmiş durumda. O da buralardan aldığı güç ve cesaretle rakiplerine karşı mafyatik işler yapıyor. Hem de TCDD Yetkilileri ile birlikte…

9 Ekim 2019 tarihli habere göre olay şöyle:

“İş adamına TCDD ‘gel seni devletle tanıştıralım’ diyerek AKP’li vekilin eşine götürdü

“Habererk’te yer alan habere göre; Yakup Sağlam, Lojistik sektöründe faaliyet gösteren Karadenizli bir işadamı… 10 yıl önce Azerbaycanlı ortağı Galip Memedov’la Bakü’de kurdukları KDY Lojistik isimli firmayla Rusya, İran, Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Özbekistan’da milyonlarca dolarlık iş hacmine sahip. Özellikle Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı yaş meyve-sebze ambargosunu kaldırması sonrası Adana, Mersin ve Antalya’dan tonlarca ürünü trenlerle bu ülkeye taşıyarak kritik bir misyon üstlenen firma, bu iş için geçen yıl TCDD ile sözleşme imzaladı.

“KDY Lojistik, kiraladığı her bir vagon için TCDD’ye belli bir ücret ödedi. Bu projenin altyapısı için bugüne kadar 500 bin dolar harcayan ve yapılan çalışmalarla sevkiyat sürelerini 28 saate kadar indiren firmada her şey yolunda gidiyordu. Tâ ki ortaklardan Yakup Sağlam’ın telefonu birkaç ay önce TCDD Lojistik Daire Başkanı Mehmet Altınsoy tarafından çaldırılıncaya kadar…

“Bundan sonra yaşadıklarını Sağlam, “Mehmet Bey beni acilen Ankara’ya davet edince ister istemez sebebini merak ettim. ‘Gel seni devletle tanıştıracağım! Bu işleri artık Sayın Cumhurbaşkanı’nın amcasının oğlu Fatih Erdoğan’ın firması Pasifik İnşaat yapacak. Bizimle çalışmaya devam etmek istiyorsanız onlarla anlaşmanız gerekiyor!’ dedi. Sonra da İslam Şahbandarov isimli bir zatın ismini ve telefonunu verdi. Söylediğine göre TCDD Genel Müdürü Ali İhsan Uygun’un danışmanıymış.” (…)

“Sağlam açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Ortağımla birlikte Fatih Erdoğan’ın daveti(!) üzerine Ankara’da Next Level isimli bir AVM’de buluştuk. Bu arada Fatih Erdoğan’ın Tayyip Bey’le bir akrabalık bağının bulunmadığını, sadece Rizeli bir hemşehrisi ve soy isim benzerliği olduğunu, ancak Ak Parti Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşi olduğunu öğrendik. ‘Benimle nasıl çalışacaksınız?’ sorusuyla sohbete giren Fatih Erdoğan, bu işe 3 milyar dolar yatırım yaptıklarını savunarak, eğer devam etmek istiyorsak kendileriyle anlaşmak zorunda olduğumuza bizi ikna etmeye çalıştı! Ancak devlete ödediğimiz bedelden daha uygun bir teklif sunmasına rağmen bu tarz bir dayatmaya ve yapılanmaya karşı olduğumuz için reddettik.

“TCDD SÖZLEŞMEYİ FESHETTİ

“Bu görüşmenin ardından Mehmet Altınsoy’un kendilerine, “Fatih Bey’le anlaşmamışsınız!” diye kızgın bir tavırla sitem ettiğini aktaran Sağlam, kirasını ödedikleri halde Rusya’ya gönderilmek üzere yüklenen sebze-meyvelerin apar topar boşaltılarak vagonların geri alındığını, soğutma için kullanılan jeneratörlerin söküldüğünü ve sözleşmelerinin TCDD tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini söyledi.

“CİMER’E ŞİKÂYET ETTİNİZ DE NE OLDU?”

“Yaşadıkları bu mağduriyet üzerine haklarını aramaya karar veren firma ortakları, önce Adalet Bakanlığı’na, ardından da CİMER’e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) başvurarak şikâyette bulunmuş. Ancak geçtiğimiz günlerde Daire Başkanı Mehmet Altınsoy’dan ilginç bir tepki gelmiş! AKP’li bürokratın “Bizi CİMER’e şikâyet ettiniz de ne oldu!” dediğini savunan Sağlam, “Mehmet Bey arkalarındaki gücün Bilal Erdoğan olduğunu söyledi” diyor. Bu akıl almaz gelişmeler neticesinde yaklaşık 2 milyon dolar zarar ettiklerini vurgulayan Yakup Sağlam, sürecin Azerbaycan’da da kaygıyla takip edildiğini ve Türk- Azerbaycan ilişkilerinin zarar görmesinden endişe ettiğini belirtti.” (https://www.krttv.com.tr/gundem/is-adamina-tcdd-gel-seni-devletle-tanistiralim-diyerek-h15999.html)

Bakın görüyor musunuz baskıyı? Tehdidi? Usulsüzlüğü? Devlet eliyle zorbalığı? Nüfuz ticaretini?

Adam TCDD Lojistik Daire Başkanı mı, mafyanın çakalı mı?

Bu kadar mı yapılan mafyatik işler?

Hayır değil!

Kazakistan resmi taşımacılık şirketi (KTZ Express AŞ) de yapılan usulsüzlükler ve fiyat artışları, baskılarla ilgili olarak benzer yakınmalarda bulunuyor. Cumhuriyet yazarı Işık Kansu 17 Aralık 2019 tarihli yazısında bu olayı şöyle anlatıyor:

“Rayların Fatih’i

“(…) AKP Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşi Fatih Erdoğan, bu kez Bakû-Tiflis-Kars demiryolunda lojistik işine el attı. Kazakistan resmi taşımacılık şirketi, üstü kapalı TCDD’yi uyararak Fatih Erdoğan’a ait şirketin daha önce onaylanmış olan tarifeleri önemli ölçüde aştığını bildirdi. (…)

“(…)

“KAZAKİSTAN UYARDI

“Fatih Erdoğan’ın şirketinin bu tür uygulamalarının Kazakistan resmi taşımacılık şirketinde (KTZ Express AŞ) rahatsızlık yarattığı, KTZ’nin, TCDD Taşımacılık AŞ’ye yönelik rahatsızlığını 7 Kasım 2019’da gönderdiği yazıda ortaya konduğu belirlendi. Yazıda KTZ Şirketi Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak Genel Müdür Sh. Tuleushin, TCDD’nin forwarder (nakliyeci) şirket olarak Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret A.Ş’yi önerdiğine değinerek şirketin belirlenen tarifelere uymadığı konusunda uyarılarda bulundu:

“Forwarder ile yapılan görüşmelerde, Türkiye parkuru yük taşımaları için daha önce onaylanmış tarifeleri önemli ölçüde aşan tarifeler alınmıştır. KTZ Express A.Ş olarak, tarafınıza Türkiye parkuru için dışarıdan bir forwarder belirlemeniz halinde, uygulanan tarifelerin daha önce onaylanmış tarifelere uygun olması gerektiği kanaatindeyiz. (…) Karşılıklı yarar sağlayacak işbirliğimizin devamını temenni eder, şirketiniz kararlaştırılan tarifelerin uygulanması sorununun hızlı çözümü için minettar oluruz.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/raylarin-fatihi-1708597)

Yani öyle ki bir başka devlet bile bundan şikâyetçi. Rahatsız…

Bununla ilgili olarak (özetleyerek) 17 Aralık 2019 tarihli bir başka haberi okuyalım şimdi de:

***

“TCDD kime çalışıyor? Daire başkanlarının, adı yolsuzlukla anılan Şahbandarov’la samimi ilişkileri

“(…)

“İNDİRİMLİ TAŞIMACILIK

“Pasifik İnşaat’ın usulsüz girişimlerinin dikkat çekmesinin ardından 2019 yılının Haziran ayında MFA isimli paravan şirket kuruldu. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na ise 1 yıllığına Osman Köse seçildi.

“TCDD’nin söz konusu şirkete Özbekistan – Kazakistan – İran Demiryolları hattındaki ihracat için ton/km başına 0.015 Euro uyguladığı, yine kendileriyle anlaşmalı başka bir şirket olan Lonca Madenciliğin 50 bin ton taşıma protokolü olmasına rağmen 0.025 Euro’dan taşıma yaptırıldığı ortaya çıktı. Kimse için uygulanmayan indirimin MFA isimli şirkete uygulanması ise dikkat çekti.

“ONAY ALINMADAN TAŞIMACILIĞA BAŞLIYOR

“22 Kasım’da Lojistik Daire Başkanı Mehmet Altınsoy tarafından gönderilen yazıda, MFA şirketine Karabük’ten İran’a katran taşıması kapsamında 10 adet sarnıç vagon verildiği görülürken, şirketin yetki belgesi ve sigorta poliçeleri için Bakanlığa başvuruda bulunduğu ve onay sürecinin halen devam ettiği de ortaya çıkıyor.

“Oysa yine TCDD Lojistik Dairesi Başkanı Mehmet Altınsoy ve Genel Müdür Yardımcısı Erol Arıkan tarafından Ocak ve Temmuz aylarında gönderilen yazılarda taşıma belgesi yetkisi olmayan şirketlerin taşıma yapamayacağı bildirilirken MFA isimli şirketin henüz onay süreci devam ederken bu taşımaları yapması merak uyandırıyor.

“Öte yandan, bir Daire Başkanı ve 3 yardımcı kadrosunun Ankara Adliyesi tarafından TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye memur statüsünde görevlendirildiği, taşıma görüşmelerinde Pasifik Euro Asya ve MFA şirketlerine yönlendirme yaptığı da öne sürülüyor.” (https://tele1.com.tr/tcdd-kime-calisiyor-daire-baskanlarinin-adi-yolsuzlukla-anilan-sahbandarovla-samimi-iliskileri-110683/)

***

Çeşitli basın yayın kuruluşlarında, yukarıda aktardığımız durumlara benzer çok sayıda olayın, kanunsuzluğun yaşandığını belirten haberlere rastlamak mümkündür; ama biz bu kadarla yetinelim.

Pasifik Eurisa ayrıca devletten ve belediyelerden sürekli ihale alıyor. İstanbul, Ankara, Konya, Kayseri… aklınıza neresi gelirse oradan çıkıyor. Ee, bal tutan parmağını yalarmış bu düzende. Onlar da bal tutmuşlar parmaklarını yalıyorlar.

Ama şimdilik!

Bunu da bir kenara yazsınlar. Gün gelecek yapılan bütün yolsuzlukların, vurgunların, talanların, devlete ve halka verilen zararların hesabı onlardan kuruşu kuruşuna sorulacak. Adalet, İlahi Adalete kalmayacak. Yaşıyorlarsa kendilerinden, yaşamıyorlarsa mirasçılarından hepsi geri alınacak.

Bu da bizim sözümüz olsun!

AKP’giller’in vazgeçemediği adam: Murat Atik

Hatırlayacağımız gibi, Tayyip, TCDD’nin yolcu hizmetlerini özelleştirmesi üzerine, Ankara-Kapadokya hattında yolcu taşıma işini alan şirketin, Sun Group’un Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Atik’i TCDD Genel Müdürlüğüne atadı. Hem de söz konusu özelleştirmenin hemen ardından. Birkaç ay sonra…

Ancak konu medyada yer alınca kimi medya yazarları bunu gündeme getirdiler ve eleştirdiler. Tartışmalar devam ederken, Murat Atik’in “Silahlı Terör Örgütü” olan Adnan Oktar yapılanmasının içinde olduğu ortaya çıktı.

Bunun üzerine Halkın kurtuluş Partisi (HKP) Murat Atik ve atayan başta Tayyip olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ve diğer görevliler hakkında Suç Duyurusu’nda bulundu.

Suç Duyurusu’nun hemen akabinde de Murat Atik TCDD Genel Müdürlüğü görevinden istifa etti. Tayyip de kabul etti.

İşin doğrusu, lağım patlayınca ve HKP tarafından Suç Duyurusu yapılınca M. Atik istifa etmek, Tayyip de kabul etmek “zorunda” kaldı.

Biz, iş bitti sanıyorduk ki, geçtiğimiz günlerde lağım tekrar patladı. Meğerse Murat Atik bu kez de Ulaştırma ve Altyapı Bakanının “Müşaviri” yapılmış.

Müşavir nedir?

“Danışman”dır.

TCDD’de de kime danışıyor bu durumda?

“Müşavir” Murat Atik’e!

Yani ve daha doğrusu, artık TCDD’nin gölge ve fiili Genel Müdürü M. Atik’tir!

Nedir bu adamın özelliği yahu?

Bu adam bulunmaz Hint kumaşı mı ki AKP’giller bu adamdan vazgeçemiyorlar?

TCDD’yi yönetecek başka adamları yok mu Tayyipgiller’in?..

Hani illa çift maaş vermek istiyorlarsa o ayrı da, adam zaten bir şirketin Yönetim kurulu Başkanı, sahibi…

E, vardır bir bildikleri diyeceğiz herhalde!

Kaymaklı ekmek kadayıfı TCDD

Peki, AKP’giller TCDD ile neden bu kadar uğraşıyor? Yabancı devletleri dahi karşılarına almak pahasına neden aleni yolsuzluklar yapmayı göze alıyor?

Şundan:

Kamu Mallarının-Kurumlarının Özelleştirilmelerinden-Peşkeş çekilmelerinden sonra Devletin elinde, Demiryolları gibi, şu anda en çok gelir (siz vurgun anlayın) getirecek kurumlarından birisi olarak TCDD kaldı. AKP’giller vurgun kokusunu aldıkları için bu alana yatırımları arttırdılar. Yani kaz gelecek yerden tavuğu esirgemediler. Çünkü gelir-vurgun olanakları çok fazla…

Türkiye’de yük taşımacılığında demiryolunun payı yakın zamana kadar yaklaşık yüzde 1’di. Avrupa’da 2019 istatistiklerine göre bu oran 17,6. Bazı Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 25’e kadar çıkıyor.

Türkiye’nin hedefi, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin beklentisi ve çabaları, yapılacak yeni yatırım ve düzenlemelerle demiryolu yük taşımacılığının payının en az yüzde 10’a çıkarılması.

Yani yukarıda da dediğimiz gibi, vurgun kokusu var havada. Ve onlar bunu çok iyi alıyorlar. Vurgun varsa Allah Allah diye saldırıyorlar. Tabiî güçleri oranında. Kim güçlüyse, kim vurgundan, talandan daha fazla komisyon veriyorsa AKP’giller de ona veriyorlar işleri… Bu düzen böyle işliyor. Namuslu bir ticaret ahlâkı ve anlayışı yok bunlarda. Çünkü bunlar, altı bin, altı bin beş yüz yıllık Antika Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfının günümüzdeki temsilcileri. Onlar sadece alım satımla, aracılıkla (yukarıda da gördüğümüz gibi) vurgun vururlar, talan ederler.

İşte TCDD bu yüzden iştah kabartıyor, işte bu yüzden sürekli gündem oluyor. İşte bu yüzden kendi adamlarını Genel Müdür, Müşavir, Yetkili Acente-Operatör yapıyorlar…

Ama bu devran böyle gitmez. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!