Yüzyılın Felaketi AKP’giller iktidarı, 2025 LGS ile 23 yıldır uyguladıkları sınavlarda yaptığı emek hırsızlığına bir yenisini daha ekledi

11.08.2025
2.222
A+
A-

Prof. Dr. Özler Çakır

İktidara geldikleri günden bu yana Laik ve Bilimsel eğitim adına ne varsa tarumar eden Ortaçağcı gerici, din bezirgânı AKP’giller’in MEB’inin ve ÖSYM’sinin yetki ve sorumluğunda gerçekleşen ortak sınavlarda ortaya çıkan yolsuzlukların, sahtekârlıkların, hırsızlıkların haddi hesabı yok.

Bunların bir bölümü, Laik Cumhuriyet’i yıkma sevdasında olan iki Ortaçağcı güç olan AKP’giller ile FETÖ’nün kanka olduğu, birlikte davrandığı günlere yani 15 Temmuz Ganimet Paylaşım Savaşı öncesine denk gelir. 23 yıl boyunca sınavlarda yaşanan rezilliklerin, haksızlıkların, düzenbazlıkların bazılarını anımsayalım:

2010 yılında KPSS soruları çalınmış, aynı evde yaşayan arkadaşlar, kardeşler, eşlerin de aralarında bulunduğu binlerce “sınav şampiyonu” çıkmıştı. Tabiî KPSS sınavlarındaki skandallar sonraki yıllarda da devam etti.

2011 yılının Nisan ayında yapılan ve 1 milyon 700 bin öğrencinin girdiği YGS’de sınav soruları çalınmış ve şifreleme yöntemiyle yandaşlara verilmişti. O dönemin ÖSYM Başkanı Ali Demir, “şifre yok, kopya var” diyerek işin içinden sıyrılırken, doğal olarak AKP’giller iktidarı kendi adamlarına sahip çıkmıştı. Tayyip Erdoğan, “Ben ÖSYM Başkanının açıklamalarından tatmin oldum” demişti.

Kurtuluş Partisi Gençliği de o süreçte, “Emek Hırsızı ÖSYM”, “A-B-C-D-E Kopyacı Şifreci AKP” sloganlarıyla sokaklara çıkmış, ses getiren eylemler yapmış ve gençliğin çalınan hakları için mücadele etmişti.

SBS’nin kaldırılıp TEOG’un ilk kez uygulandığı 2013-2014 eğitim-öğretim yılında, TEOG Deneme Sınavı kitapçıklarının arasına gerçek sınav kitapçıkları karışınca, gerçek TEOG soruları sınavdan birkaç gün önce öğrencilere verilmiş oldu! Tabiî bu sınavla ilgili olarak ortaya çıkan rezillikler bununla da kalmadı. Anımsamak isteyen, merak eden okurlar, tepemizdeki hırsızlıklar, yolsuzluklar, sahtekârlıklar imparatorluğunun hem bu sınavdaki rezilliklerinin ayrıntılarını hem de 2025 yılına gelene dek sınavlar üzerinden yaptıkları nice emek hırsızlıklarıyla çocuklarımızın, gençlerimizin geleceklerini nasıl kararttıklarının ayrıntılarını internetten kolayca sorgulayabilirler.

İşte bu vurguncu, talancı, sahtekârlıklar ve düzenbazlıklar şahı, Halk düşmanı iktidarın Eğitim Bakanlığının sınavlarla ilgili patlayan son gerizi de 15 Haziran 2025 tarihinde yapılan LGS sınavı oldu. Merkezi olarak özel ve sayısal olmak üzere iki oturum hâlinde yapılan ve 963.142 öğrencinin girdiği sınavla ilgili olarak Cumhuriyet Gazetesi’nden Can Uğur, sınav bitmeden önce bazı WhatsApp gruplarında sınav sorularının ve cevap anahtarlarının paylaşıldığı skandalını ortaya çıkarttı. Ve bu ilk haberin ardından sınav sorularının ve yanıtlarının nerelerde nasıl paylaşıldığı hızla ortaya saçılmaya başladı.

Bazı özel eğitim kurumu yöneticilerinin bulunduğu bir WhatsApp grubunda, “2025-LGS-Sözel.pdf” isimli dosyanın saat 12.00’da, yani sınav henüz devam ederken paylaşıldığı, bazı kullanıcıların sayısal kitapçığının da geldiğini ve bunların da paylaşılacağını ifade ettiği yazışmaların yine sınav devam ederken, sınavın ikinci oturumunun bitiş saati olan 12.50’den önce olduğu ayan beyan ortaya çıktı. Yani sözel ve sayısal sınav sorularının ve yanıtlarının sınav devam ederken dışarıya sızdırıldığı çok açıktı.

Durum bu kadar açıkken, AKP’giller’in Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha önceki sınav yolsuzluklarında tüm yetkililerin yaptığı gibi pişkince “Geri zekalıya anlatır gibi tane tane anlatıyoruz ama yetinmiyorlar, hâlâ devam ediyorlar.” diyerek sınav güvenliğine dair hiçbir sorun olmadığını yutturmaya çalıştı.

Skandalın boyutları basında ayrıntılı biçimde yer almaya devam edince, MEB sınav kitapçığının usule aykırı şekilde sınav esnasında dışarı çıkarıldığını ikinci kez doğruladı ancak kargaları bile güldürecek biçimde bunun sınavın güvenliğini tehdit etmediğini ısrarla savundu. Ama her ne hikmetse Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürü Özgür Türk görevden alınıverdi.

Bu arada bazı velilerin, sınavın hemen ardından, sınav güvenliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle CİMER üzerinden başvuruda bulunduğu, bazı velilerin ise doğrudan il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine dilekçeler sunarak iddiaların araştırılmasını istediği ancak tüm bu başvurulara rağmen resmi makamların sessiz kaldığı bilgileri de basına yansıdı.

Bu skandalı ilk haber yapan Can Uğur hakkında soruşturma başlatıldı.

Peki sınav sonuçları?

MEB Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü WEB sayfasında 15 sayfalık PDF dosyası olarak yayınlanan rapora göre (https://cdn.eba.gov.tr/yardimcikaynaklar/2025/07/LGS2025MerkeziSinavOzetRapor.pdf), LGS tarihinde bir ilk de yaşandı ve tam puan alan öğrenci sayısı tüm yılların rekorunu kırarak 719’a ulaştı.

 

Raporda dikkat çeken diğer bir nokta da tablolarda yer alan verilerin açıklanmasında, diğer okul türlerinin başarısına yönelik özel bir vurgulama yapılmazken, İmam Hatip okullarının başarısına yönelik özel vurgulamaların yer alması. Örneğin, 500 tam puan alan öğrencilerin %9’unun imam hatip okullarında okuyan öğrenciler olduğuna, imam hatip ortaokullarında %1 ve %5’lik dilimlerde yer alan öğrenci oranında genel olarak artış olduğuna, raporda yer alan aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere özellikle dikkat çekilmekte.

Şu hainliğe bakar mısınız?

Bir yandan yandaşlarınızın çocuklarına sınav sorularını sızdıracaksınız, bir yandan da imam hatiplerin ne kadar iyi(!) eğitim verdiği düzenbazca propagandalarla bu kurumları cezbedici kılarak, halk çocuklarımızın düşünemez, sorgulayamaz müritleriniz haline gelmelerini hızlandırmak için tuzaklar kuracaksınız.

Skandal sınavla ilgili haber ve tartışmalar devam ederken, Onlar TV’de gerçekleştirilen programda gazeteci Murat Ağırel, Türkiye’de farklı illerde yer alan Celalettin Ökten İmam Hatip Okullarının bu sınavdaki başarılarına(!) dikkat çekti (https://www.youtube.com/watch?v=B0UcCH_IdnY&t=2665s).

Kimdi Mahmut Celalettin Ökten?

Ortaçağcı, gerici AKP’giller iktidarının çeşitli protokoller yoluyla, ÇEDES’ler yoluyla işbirliği yaptığı, 1951 yılında Menderes İktidarı döneminde kurulan ve çocuklarımızı Ortaçağ’ın karanlıklarına hapsolmuş meczuplar haline getirmeyi hedefleyen İlim Yayma Cemiyeti’nin kurucularındandır. Biri Modern, diğeri Antika iki gerici sermaye olan Finans-Kapital zümresi ve Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfının domuztopu ittifakı olan Amerikancı DP İktidarı ile birlikte Köy Enstitüleri’nin ölüm fermanının imzalandığı ve halk çocuklarının imam hatiplere mahkûm edilme sürecinin başladığı dönemde çok önemli görevler üstlenmiştir Celalettin Ökten denilen Laik Cumhuriyet düşmanı. İmam hatiplerin ilk kurucusudur. Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın deyişiyle Köy Enstitüsü öğrencilerini, ansızın gökte yaralanmış kuşlar gibi kan içinde yerin dibine doğru düşürürken, İmam-Hatip Okullarını yeraltında olgunlaştırıp, halk çocuklarını ağaların emrine geçiren insafsız avcılardandır o. İşte Celalettin Ökten adına açılmış olan imam hatip okullarında okuyan öğrenciler, her ne hikmetse 2025 LGS’de önemli başarılara imza atıyorlar(!) Bu Celalettin Ökten’in bir de torunu var: Celile Eren Ökten. O da şu anda Milli Eğitim bakan Yardımcısı. Ne büyük rastlantı değil mi?

Yüzyılın Felaketi AKP’giller iktidarı, 2025 LGS ile 23 yıldır uyguladıkları sınavlarda yaptıkları emek hırsızlığına bir yenisini daha eklemiştir. Ama bilinsin ki Demokratik Halk İktidarında, işledikleri bütün suçların hesabını soracağımız gibi, yaptıkları bu hırsızlığın da hesabını soracağız. Çocuklarımızın alınterini çalma suçundan da yargılanacaklar. Bundan hiç kaçışları olmayacak.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.