AKP’giller’in Bilim ve Akıl Dışı Uygulamaları Şap Hastalığını da Fecaate Dönüştürüyor
Sema Kıvılcım
2025 yılının ilk altı ayı tarım ve hayvancılık açısından felaketlerle dolu bir yıl oldu. Hoş, AKP’giller İktidarında çiftçimiz ve tüm Emekçi Halkımız için her yıl bir felaket. Üstelik felaketler yıldan yıla katlanarak artıyor.
AKP’giller iktidarının halk düşmanı tarım ve hayvancılık politikaları yüzünden ağır girdi maliyetleri altında ezilen köylümüz-çiftçimiz artık üretemez hale gelmişti zaten. Kıt kanaat hayvancılığı sürdürebilen çiftçilerin belini de Şap hastalığı büküyor. Bu sene birkaç ay önce özellikle büyükbaş hayvanlarda görülmeye başlayan Şap hızla yayılıyor. İlaçlama ve dezenfeksiyon yetersiz. Bu uygulamaları gerçekleştirecek ve çiftçiye rehberlik edecek, hayvanlara müdahale edecek personel eksikliği de cabası. Çiftçimiz yine bir başına bırakılmış durumda.
Tarım Editörü Ali Ekber Yıldırım’ın haberine göre, Şap Hastalığı son birkaç aydır Türkiye’de yaygın olarak görülüyor. Hastalık yüzünden ilk defa ülke genelindeki tüm hayvan pazarları kapatıldı. Çünkü bu virüs bundan öncekilerden farklı. Dünya şap hastalıkları referans laboratuvarlarının bildirdiğine göre, ülkemizde daha önce hiç görülmeyen Sat1 ve Sat2 tipleri ile Uzakdoğu menşeli 0/ME-SA/SA 2018 alt tipi virüsün varlığı tespit edilmiş. Virüslerin Doğu ve Güneydoğu’ya sınır ülkelerden geldiği değerlendiriliyor.
Bildiğimiz gibi, AKP’giller İktidarı tarım ve hayvancılık girdilerinin maliyetlerini yükseltmekle kalmadı, et ve et ürünlerinin ithalatının da önünü açtı. Yerli hayvancılığı bitirme noktasına getirdi. İthal ürünler/hayvanlar bir bir ülkeye girerken, bunların ne kadar denetlendiği şaibeli. İthal canlı hayvanların çeşitli muayenelerden geçmesi ve şüpheli belirtileri olan hayvanların belirli süre karantinaya alınması gerekiyor. Böylece muhtemel hastalıklar teşhis edilebilsin. Ancak AKP’giller tüm kamu kurumlarını işlemez hale getirdiği, artık kanunlar, halkın yararına uygulamalar rafa kaldırıldığı için sadece rüşvet, alavere ve dalavere işliyor. Bu yüzden hastalıklı hayvanlar kaçak yollardan da girmiş olabilir, yapılması gereken kontroller yapılmadan “yasal” yollardan da yurt içine alınmış olabilir.
Hastalıklı bir tek hayvan onlarca hatta yüzlerce hayvana virüsü bulaştırabiliyor. Çünkü Şap hastalığının bulaşıcılığı çok yüksek, bu yüzden hızlı yayılıyor. Hastalık doğrudan hayvandan hayvana bulaştığı gibi virüsün bulaştığı ekipmanla ve hayvansal ürünlerle de bulaşabiliyor. Örneğin Şap hastalığına yakalanmış bir hayvanla aynı ortamda olan diğer hayvanlara ya da salyasının bulaştığı yerde otlayan başka bir hayvana virüs kolayca bulaşabiliyor.
Şap hastalığı, sığır, domuz, koyun, keçi ve diğer çift tırnaklı, geviş getiren çiftlik hayvanlarında görülen bulaşıcı bir viral hastalık. Ağız içi ve çevresinde, toynakların üstünde ve arasında, memelerinde ve ciltte kabarcıklar şeklinde lezyonlar görülüyor. Ayrıca hayvanlarda ateş, halsizlik, aşırı tükürük salgısı, iştahsızlık, kilo kaybı ve süt üretiminde düşüşe neden oluyor. Zaten hastalığa yakalanan hayvanların et ve sütünün yenilmemesi gerekiyor.
Ülkemizde ilk defa hayvan pazarları Şap hastalığından dolayı kapatıldı. Yukarıda da belirttiğimiz gibi hastalığın çok bulaşıcı olması ve hızla yayılması çiftçilerimizi olumsuz etkiledi. Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın haberine göre, Şap hastalığının ekonomiye vereceği zararın yıllık yaklaşık 4,1 Milyar Dolar (162 Milyar TL) olması bekleniyor. Bu ekonomik kaybın yanı sıra hayvancılık sektörünün gerilemesi ve buna bağlı sanayi işletmelerinin kapanması, istihdam açıklarının oluşması da kapıda.
Türkiye İstatistik Kurumunun 2024 verilerine göre 16.9 milyon büyükbaş, 54.9 milyon küçükbaş hayvan varlığı bulunuyor. Ali Ekber Yıldırım yazısında, Türkiye’deki büyükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 30’unun hastalıktan etkilendiğinin tahmin edildiğini belirtiyor.
Kars Ardahan Hoçvan Dernekler Federasyonu Başkanı Derviş Arslan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Ardahan’ın köylerinde her gün 15-20 tane büyükbaş hayvanın Şap hastalığından dolayı telef olduğunu söylüyor. Şu ana kadar telef olan hayvan sayısının 1000’i geçtiğini söyleyen Arslan, bu sadece Ardahan köyleri için geçerli, Kars ve Türkiye çapında düşünürsek felaketin boyu gözler önüne serilecektir, diyor. Bulundukları bölgede mera hayvancılığı yapıldığını belirten Arslan, açık alanda Şap hastalığına sebep olan virüsün daha hızlı yayıldığını belirtiyor. Şu anda hastalığa karşı gerekli önlemlerin ilgili kurumlar tarafından yeterince yapılmadığını, özellikle ilacın ve dezenfeksiyonun yetersiz olduğunu, ilgili kurumların personel sayısının bu kadar hastalıklı hayvana yetişemediğini belirtiyor. Bu şekilde devam ederse, hayvancılıktan geçimini sağlayan bölgemizde hayvanlarımızın tamamını kaybetme riskiyle karşı karşıyayız, diyor.
Peki Şap Hastalığı
Hayvanlardan İnsanlara Bulaşabiliyor mu?
Evet, Şap hastalığı, hayvanlardan insanlara bulaşma potansiyeli taşıyor. Ancak insanlarda görülme sıklığı oldukça düşük. Bulaşma genelde Şap hastalığına yakalanmış hayvanla doğrudan temas edilmesi ya da enfekte olmuş hayvanın sütü, bu sütten yapılmış süt ürünleri ve etinin tüketilmesiyle bulaşıyor. İnsanlarda hafif belirtilerle seyreden Şap hastalığı, ağızda yaralar, tırnaklarda lezyonlar, yüksek ateş ve yutma güçlüğü ile kendini belli ediyor.
Peki Şap Hastalığından
Korunma Yolları Neler?
Ortada bir hastalık yokken korunmak çok daha kolay. Aşılama ve biyogüvenlik önlemleri alınmalı. Ayrıca Tarım Bakanlığı tarafından atanacak veteriner hekimler ve veteriner teknisyenleri tarafından gerek büyük çiftliklerde gerekse bir ya da birkaç tane büyükbaş hayvanı olan köylülerin ahırlarında erken teşhis çalışmaları yapılmalı. Hastalıklı hayvanların derhal karantinaya alınması, bu hayvanların bulunduğu yerlerin dezenfeksiyon işleminin yapılması, hastalıklı hayvanların etinin, sütünün imha edilmesi sağlanmalıdır. Bu hayvanların temas ettiği yem, atıklar vb. de imha edilmelidir. Canlı hayvan ithalatına son verilmelidir. Çünkü özellikle Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde Şap virüsü bulaşmış hayvanların bulunduğu bilinmektedir.
Hastalık Ortaya Çıktıktan Sonra
Üreticilerimiz Ne Yapacak?
Burada Tarım Bakanlığı il ve ilçe müdürlükleri derhal saha ekipleri oluşturmalı, bu kadar yaygın bir salgına yetişebilecek düzeyde teknik personel atamalıdır. Onları eğiterek hasta hayvanlara gerekli müdahaleleri yapmalarını sağlamalıdır.
Çiftçilere/köylülere dezenfeksiyon desteği sağlanmalıdır. Hastalık konusunda bilgilendirme yapılmalı, hasta hayvanlarla sağlıklı hayvanların hemen birbirinden ayrılması sağlanmalıdır.
Ayrıca şu anda tek geçim kaynağı hayvancılık olan çiftçi / köylüye telef olan hayvanlarının yerine karşılıksız olarak sağlıklı yeni hayvanlar verilmelidir, devlet tarafından. Aksi halde önümüzdeki günlerde et üretimi sekteye uğrayacak ve zaten yüksek olan et fiyatları daha da yükselecektir.
Ne yazık ki, sonuçtan ve hastalıkla mücadele eden çiftçilerden gördüğümüz kadarıyla AKP’giller yine yapacağını yapmıştır. Önce ithalatın önünün açılması, ithal edilen hayvanların yeterince kontrol edilmemesi, kaçak yollardan hayvan girişleri, hastalıklı hayvanların ülkemize girişine davetiye çıkarmıştır. Ardından yukarıda saydığımız önlemleri de uygulamadıkları için hastalık ülkemizdeki tüm hayvan pazarlarını kapatacak kadar yaygınlaşmıştır. Yaygınlaşmaya ve hayvanları telef etmeye devam etmektedir.
AKP’giller, bundan daha kötüsü olamaz dediğimiz tüm kötülükleri yaptılar halkımıza ve yapmaya da devam edecekler. Ya bu kötülükler altında acılar çekerek yitip gideceğiz ya da artık geç de olsa uyanıp canımızı, malımızı, hayvanımızı, geleceğimizi kurtarmaya çalışacağız.
04 Ağustos 2025
