ABD Emperyalizmi bu. Yedirir mi!

04.06.2017
A+
A-

Bildiğimiz gibi ABD Emperyalistleri ve yeni Başkanları Trump, geçtiğimiz günlerde dans ettiler. Hem de tam 350 milyar dolarlık bir dans… Bunun 110 milyar doları silah satışı. Dolayısıyla ABD silah tekelleri ve Başkanları Trump bayram etmesin de kim etsin, değil mi?..

Niye?

Çünkü bu silah satış anlaşmasının sonucu olarak (olayca öyle görünüyor) biz, yani Türkiye silah sanayi etkileniyor bu anlaşmadan. Hem de dolaysızca etkileniyor.

Ne mi oluyor?

Suudi Arabistan, Türkiye’de ürettirmeyi düşündüğü 4 gemi siparişini iptal ediyor…

İşte size sonuç!

Hürriyet Gazetesi’nden Jale Özgentürk’ün, 28 Mayıs tarihli haberine göre:

“Kısa süre önce Suudi Arabistan’la 4 adet gemi için anlaşma yapıldığı hatta kısa süre içinde STM tarafından imzaların atılacağı iddia edilmişti. İddialara göre satılacak gemilerden biri halen inşa edilmiş olanlardan biri olacaktı. Ancak öğrendiğime göre Suudi Arabistan bu gemileri ürettirmekten vazgeçmiş, siparişleri iptal etmiş. 2008’den beri zor günler yaşayan Tuzla tersaneleri için bu siparişlerin iptali kötü bir sürpriz olmuş. Sektör temsilcilerine göre yaklaşık 2 milyar dolar civarında döviz girdisi sağlaması beklenen gemiler, hem Tuzla’yı hem yan sanayiini canlandıracak, krizden sonra yan sanayi ile birlikte 100 binden 25 bine düşen istihdamı da artıracaktı.”

Yetkililer, aşağıda göreceğimiz gibi, tersini iddia etseler de hayaller suya düşmüş görünüyor:

“Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, Suudi Arabistan’ın, MİLGEM Projesi kapsamında üretilecek gemilerin alımını iptal ettiğine dair iddialara ilişkin, “ABD-Suudi Arabistan arasındaki ilişkinin ve son anlaşmanın bize yansıması şu ana kadar olumsuz olmadı. Bizim projemiz ile ilgili karşı taraftan herhangi bir olumsuz dönüş olmadı. Tam aksine projenin devam ettiği ve devam edeceği yönünde bir duyum var hatta dün de doğrudan bir mesaj var.” dedi.” (http://www.yenicaggazetesi.com.tr/savunma-sanayii-mustesarindan-suudiler-4-gemiyi-iptal-etti-aciklamasi-164702h.htm)

Yani işimiz “duyum”lara, “mesaj”lara kalmış durumda…

“Duyum” var, mesaj var” ama net bir şey yok! Şu an için gerçeklik bu!

Peki emperyalistler böyle bir anlaşmayı, siparişi kabul eder mi?

Etmez! Edemez!

Niye?

Çünkü; “Türkiye’nin Suudi Arabistan’a savaş gemisi satabilmesi, ABD, İngiltere ve Fransa gibi ihracatçı ülkelerden biri olma hedefinde de önemli bir adım olacaktı.” (agy)

İşte emperyalistler kendileriyle rekabet edecek ülkelerin olmasını istemez. Mümkün olsa hepsini kendileri üretmek ister. Bu yüzden de bu tür anlaşmaları, siparişleri engellemek, yeni ülkelerin pazara girmesini önlemek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Her yolu denerler. Kimsenin de gözünün yaşına bakmazlar. Bakamazlar da zaten. Çünkü emperyalist ekonominin işleyişi buna izin vermez. Bu düzen rekabet düzenidir. Evet tekeller çağındayız ama tekeller de kendi aralarında rekabet ederler. Emperyalist tekeller ve onların devletleri sürekli bir rekabet halindedirler. Dünyanın kaymağını hep kendileri yemek isterler. Kâr, daha çok kâr peşinde koşarlar. Zaten savaşlar da o yüzden çıkar-çıkarılır.

Böylece; “Uzun süredir batıdan gemi tamiri dahi alamayan tersaneler, bu şekilde Körfez ülkelerinden de ümidi kesiyor.

“Dünya liderine yerel dans bile yaptıran silah ve savunma sanayiinde görünen o ki rekabet dostluk dinlemiyor!” (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/jale-ozgenturk/suudiler-savas-gemilerinden-vazgecti-40472028)

Dinler mi hiç?..

Yine habere göre; “(…) Pakistan ve Katar, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler ile projeye ilişkin temaslar da sürüyor”muş ama yukarıdaki gelişme yaşanmış.

Bir gelişme de şu: 12 Mayıs tarihli Sputnik’teki bir habere göre de, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’ye 2 milyar dolarlık silah satışı yapmış:

“ABD Savunma ve Güvenlik İşbirliği Ajansı yazılı bir açıklama yaparak, Dışişleri Bakanlığı’nın Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) 2 milyar dolar değerinde silah satışını onayladığını, konu hakkında Kongrenin bilgilendirildiğini duyurdu.

“Satışı için onay verilen silahların listesinde 60 adet PAC-3 (Patriot anti balistik füze), 3 füze, 100 adet GEM-T (Taktik balistik füze önleme) ve çok sayıda askeri ‘araç ve gereçlerin’ bulunduğu kaydedildi.” (https://tr.sputniknews.com/abd/201705121028434932-abd-birlesik-arap-emirlikleri-2milyar-dolar-silah-satisi/)

Ki, Stockholm Uluslararası Barış Enstitüsü’ne göre, Suudi Arabistan ve BAE, ABD’nin en çok silah sattığı iki ülke. “BAE, 2012-2016 yılları arasında dünyada en çok silah ithal eden üçüncü ülke ve ABD’nin en çok silah ihraç ettiği ikinci ülke oldu. Söz konusu listenin birinci sırasında ise, Suudi Arabistan bulunuyor.” (agy)

Emperyalistler kendilerine rakip olabilecek yeni ülkeler çıkmasını istemez dedik. Bu sadece silah sanayi alanında değildir elbette. Ekonominin ve hatta yaşamın tüm alanlarında da böyledir bu. Bakın bir örnek daha:

“Helikopter motorunda ‘kısıtlama’ya karşı çıkıp yerli için kolları sıvadık”

24 Mayıs tarihli Hürriyet Gazetesi’nde Vahap Munyar’ın haberine göre SAVUNMA Sanayi Müsteşarı (SSM) Prof. İsmail Demir, DEİK bünyesindeki Türkiye-ABD İş Konseyi ve Amerikan Turkish Council’ın (ATC) Washington’daki 36’ncı yıllık konferansında anlatıyor ki:

“- Helikopter motoru geliştirme konusunda GE ile işbirliği yapacaktık. GE, önce “Tamam” dedi. Sonra “Kısıtlama”ları gündeme getirdi.  Biz de GE’nin bu tavrına karşı çıktık.

“Kısıtlama”nın ne anlama geldiğini merak ettik, yanıtladı:

“- Yani, ortaya çıkacak motorla ilgili temel hakların kendilerinde olmasını istediler.” (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/vahap-munyar/helikopter-motorunda-kisitlamaya-karsi-cikip-yerli-icin-kollari-sivadik-40467612)

İster tabiî. Niye istemesin? Ve dayatır. Kabul ettirir şartlarını.

Etmezsen?

Lağım deliği orada, der ABD Emperyalistleri. Hem de hiç çekinmeden. Hem de hiç eğip bükmeden. Açık sözlüdürler bu konularda. Haddini bildirmesini bilirler uşaklarına…

Var mı bir yerli, orijinal markamız? Üretebiliyor muyuz motor? Üretebiliyor muyuz önemli bir teknolojik ürün yerli olarak?

Yok! Hiçbirisi yok. Üretimimiz, Teknolojimiz, ABD, AB ve diğer emperyalistlerin güdümünde. Onların ürünlerinin montajlarını yapıyoruz sadece. Başka bir şey yaptığımız yok. Onlar da yukarıda da okuduğumuz örneklerde olduğu gibi, izin vermiyorlar buna.

Vermez eloğlu. Sen yapacaksın? Sen üreteceksin. Sen başaracaksın.

Ama bizim yerli Finans-Kapitalistlerde ve Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfında ve onların siyasetteki temsilcilerinde nerede o vatanseverlik, nerede o yurtseverlik…

Onlar sadece komisyon alma peşindedirler. Emperyalistlerin ürünlerinin taşeronluğunu yapma peşindedirler. Vatan, millet hak getire onlar için. Onlar vurgun, soygun, talandan başka bir şey bilmezler. Gözleri başka bir şey görmez.

Bunu başaracak olan bizleriz. Kuracağımız Demokratik Halk İktidarında başaracağız bunu. En ileri teknolojiyle üretimler yapacağız. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz canla başla çalışacaklar. Gönüllüce çalışacaklar. Üretecekler ve yurdumuzu en gelişkin ülkeler seviyesine çıkaracaklar bu iktidarda. Başaracağız bunu!