ABD Haydutluğa Tayyipgiller zavallılığa devam ediyor…

07.03.2021
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

Kıssadan Hisse

Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

“Tarih”i  “tekerrür”  diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Mehmet Akif Ersoy

 

Evet, yurtsever şair Akif’in dediği gibi, “ibret alınsaydı Tarih tekerrür etmezdi”, ama Tayyipgiller’de nerede ibret almak?..

O yüzden de Tarih tekerrür ediyor ne yazık ki. Ama, bu arada olan Ulusal onurumuza ve gururumuza oluyor.

Ha, “Ulusal onur ve gurur” deyince de işte onu Tayyipgiller’de aramayacaksınız. Olsaydı eğer, Tarihten ibret almış olurlardı!

 

Tarihte ne oldu?

Bildiğimiz gibi, birkaç kez de yazdığımız, aktardığımız gibi, bundan 107 yıl önce, Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı öncesi, Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere’ye savaş gemileri sipariş etmişti. Ve paralarını da (işin en acı tarafı da Reşadiye ve Sultan Osman’ın yüzdürülebilmesi için kömürüne kadar ihtiyacı olan her şeyin parasını) ödemişti. Hatta, 1000 küsur kişilik mürettebat da gemiyi almak üzere İngiltere’ye gitmişti. Ancak 1 Ağustos 1914’teki teslim töreninden saatler önce, İngiltere, Deniz Kuvvetleri Komutanı Winston Churchill’in emriyle gemilere el koydu.

Bu olayı Churchill anılarında şöyle anlatıyor:

“İngiliz donanması harp nizamında denize açılmıştı. 28 Temmuz’da Türk dretnotlarının her ikisini de Kraliyet Donanması için istedim. Tyne Nehri’nde demirlemiş bir Türk nakliye gemisi, 500 gemici ile birinci dretnotu almak üzere bekliyordu. Türk kaptan geminin teslimini istiyor ve gemiye binip Türk bayrağını çekeceğini söyleyerek gözdağı veriyordu. Bu müthiş günlerde (31 Temmuz) kendi sorumluluğum altında buna engel olunmasını ve Türkler tarafından gemiye el konulma teşebbüsünün gerekirse silah kullanılarak önlenmesini emrettim. Bu yola sadece İngiliz bahriyesinin çıkarları için başvurdum.” (Şeref Yumurtacı, Lozan-Masada Neler Oldu, Pergole Yayınları, s. 128)

Sadece bu 2 gemiye değil, aynı zamanda anlaşmaya varılan ve henüz satın alınmayan 2 torpido destroyerine de yine İngiliz hükümetince el konuldu. Ve sonraları “Hamidiye Kahramanı” diye ünlenecek ve başbakanlık koltuğuna oturacak olan Rauf Bey, yani Rauf Orbay komutasındaki mürettebat da eli boş geri dönmek zorunda kaldı.

Gemilerin tezgâhtan denize indirilmesi töreninde, o sırada Osmanlı’nın Londra Büyükelçisi olan, sonradan da Osmanlı’nın son sadrazamı olacak olan Tevfik Paşa’nın kızı Naile Hanım, gemilerin baş kısmında şampanya şişesi kırılması geleneği yerine Gülsuyu şişesi de kırmıştı ama şişe boşa gitmiş oldu…

Sonrasında İngiltere, el koyduğu gemilerin parasını da “Savaş Tazminatı” diyerek ödemedi.

 

Günümüzde ne oldu?

“Tarih” nasıl “tekerrür” etti?

Bildiğimiz gibi, F-16 savaş uçaklarının da üreticisi olan ABD’li Lockheed Martin şirketi, yeni nesil savaş uçağı olacak F-35 üretmek üzere harekete geçti. Büyük bir tanıtım atağı yaptı ve birçok ülke, teknolojinin son sözü olduğu söylenen bu uçaktan almak için girişimlere başladı. Bu ülkelerden birisi de Türkiye oldu. Yine bu uçağın parçalarının değişik ülkelerde üretilmesi söz konusu oldu ve sonuçta parçaları üretecek 9 ülkeden birisi de Türkiye olarak belirlendi ABD’li şirketçe. Türkiye, F-35’lerden 100 adet almak üzere anlaşma imzaladı Lockheed Martin firmasıyla. Tabiî bu anlaşmalar, ABD Devletinin onayıyla oluyordu.

Türkiye için üretilen uçakların 8’i tamamlandı ve nihayetinde de 2018 yılının 21 Haziran’ında da ABD’de yapılan bir törenle birincisi Türkiye’den giden ekibe, fiilen değil ama resmi olarak, teslim edildi. Yani uçaklar resmen Türkiye’nin mülkiyetine geçmiş oldu.

Şimdi bu konuyla ilgili haberi okuyalım:

 

***

“F-35’lerin ilk teslimat töreni ABD’de gerçekleşti

Türkiye, havada yeni nesil savaş gücüne kavuştu. Türkiye’nin siparişini verdiği F-35 savaş uçaklarının ilki ABD’ye giden Türk heyetine teslim edildi.

F-35 Lightning II beşinci nesil savaş uçağı projesi…

Projeyi dünyanın önde gelen silah üreticisi Lockheed Martin yürütüyor. Aynı firma, Türk Hava Kuvvetleri’nin yoğun olarak kullandığı F-16’ların da üreticisi.

Teslimat töreni Teksas’daydı

Türkiye ilk F-35 uçağını 18-0001 kuyruk numarasıyla teslim aldı. Türkiye saati ile 18.00’da Teksas-Fort Worth’de tören yapıldı.

F-35’leri teslim alacak heyet, ABD’nin Teksas eyaletinde Lockheed Martin üssüne gitti.

Atatürk’ün sözü yansıtıldı

Törene Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Serdar Demirel ve Tümgeneral Reha Ufuk Er katıldı.

Dev ekrana Mustafa Kemal Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” sözü yansıtıldı.

Geleceğin silahı dengeleri değiştirecek

Serdar Demirel, F-35’lerin teslimatıyla artık küresel sahnenin değiştiğini söyledi.

“F-35 yeni bir konsept getirecek. Onun geleceğin silahı olduğunu düşünüyoruz. Bu projeden ve programın ortağı ülkelerle çalışmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. NATO’nun caydırıcılığı arttı, küresel güvenliği sağlayarak terörle mücadeleye devam edeceğiz.”

Malatya 7. Ana Jet Üs Komutanlığı’na getirilecek

Uçak, pilot eğitimlerinde kullanılmak üzere Arizona’da yer alan Luke Hava Üssü’nde görevlendirilecek.

İlk F-35’ler 1 yıl sürecek eğitimin ardından da Malatya 7. Ana Jet Üs Komutanlığı’na getirilecek.

Projeye 9 ülke dahil

Türkiye, parça üretimine katkı sağlayan proje ortaklarından biri olarak, F35 programına 2002 yılında katıldı.

Programda Türkiye ile birlikte Kanada, Hollanda ve İngiltere dahil olmak üzere 9 ülke yer alıyor.

Türkiye’nin siparişi 100 adet

Türkiye’nin Türkiye, envanterindeki F-16’ları bu yeni nesil uçaklarla değiştirmeyi planlıyor. Türkiye’nin toplam F-35 siparişi 100 adet.” (https://www.trthaber.com/haber/gundem/ilk-f-35-ucaginin-teslimat-toreni-abdde-gerceklesiyor-371160.html)

***

 

Ancak bu alay-ı valalı törenden sonra uçaklar hemen Türkiye’ye gelmedi. Çünkü:

“Teslim edilecek 2 uçak, Türk pilotların eğitimi için 2019 yılına kadar ABD’de kalacak. Türk pilotların eğitilmesinden sonra F-35’ler, Malatya’nın Akçadağ ilçesinde bulunan 7’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda konuşlanacak. Eğitimlerini tamamladıktan sonra ‘öğretmenlik’ yetkisi alacak olan pilotların uçakları Türkiye’ye Kasım 2019’da getirmesi bekleniyor.”

Tabiî bu arada: “Müşterek Taarruz Uçağı F-35’lerin operasyonlarına hazır hale gelmesi için Malatya’da inşa edilmeye başlanan, ‘JSF Uçağı Saha Aktivasyonu için 7’nci Ana Jet Üs Komutanlığı Altyapı ve Tesislerine Yönelik İnşaat Sözleşmesi Kapsamında İnşaat Müteahhitlik Hizmetleri Alımı’ projesinin anlaşması, 429 milyon 500 bin TL anahtar teslim bedel ile geçen yıl 14 Ağustos’ta Nurol İnşaat ve Ticaret A.Ş. ile Ankara’da imzalanmıştı. Proje kapsamında, Türkiye’nin de program ortağı olduğu yeni nesil F-35 savaş uçaklarının üs olarak kullanacağı askeri tesis içerisinde, uçak sığınakları, hangarlar, hangaretler entegre eğitim merkezi, filo ve karargah binaları, yemekhane, misafirhane, bakım atölyeleri, depolar, ısı merkezi, spor tesisleri, taksi yolları, beton kaplamalar, bağlantı yolları, peyzaj, tesisat galerileri ve altyapı işleri yapılacak.” (https://www.hurriyet.com.tr/gundem/f-35ler-teslim-ediliyor-torende-dikkat-ceken-yazi-40874298)

Bütün bunlar yapılmıştı ve yapılacaktı ama, ABD haydudu bu, korsanca bir tavırla; Türkiye’nin parasını ödediği ve mülkiyetine geçen 8 adet F-35A savaş uçağına 21 Temmuz 2020’de, Amerikan Hava Kuvvetleri’ne devretti yani uçaklara gaspediverdi!

Lockheed Martin şirketi de zaten F-35 savaş uçağı ile ilgili açılan web sitesinde “Küresel Katılımcılar” listesinden Türkiye’nin adını silmişti aylar öncesinden…

Yani aynen 104 yıl önce olduğu gibi, bu kez gemi değil uçakları teslim almak üzere pilotlardan ve mühendislerden-teknisyenlerden oluşan bir ekip ABD’ye gitmişti. Ancak bunların da hepsi boşa gitti… Bu son ekip de, uçakları alıp gelecek ekip de eli boş olarak, yapılan onca masraf da cabası, geri döndü geldi arkasına baka baka…

Hatta ABD’liler, Türkiye’den, 2018’de hangara çektikleri ve 2 yıldır hangarda tuttukları uçağın hangar masrafını da aldılar 2020’de el koyunca…

Yani; o zamanın, 1850’lerden 1940’lara kadar, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’na kadar dünya jandarması olan İngiltere’si ve şimdinin dünya jandarması, başhaydudu ABD aynı tezgâhı kuruyorlar ülkemize karşı.

Yani, Türkiye açısından “Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok”!

Böylece Tarih, tekerrür etti-ettirildi Tayyipgiller tarafından!

Peki neden vermiyor uçakları ABD? Neden programdan çıkartıyor Türkiye’yi? Neden haydutluk, zorbalık, yapıyor?

Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 Füzeleri yüzünden…

Bu füzeleri alırsan, benim özellikle F-35 uçaklarıma karşı kullanılacak, diyor.

Gördüğümüz gibi Batılı Emperyalistler, başta İngiltere ve ABD olmak üzere; Haydut! Zorba! Korsan!

Peki ya bizimkiler ne?..

 

Gelinen aşamada Tayyipgiller bir kez daha nasıl zavallılaştı?

Geçtiğimiz günlerde medyada bir haber vardı: Türkiye, el konulan, Tayyip’in itirafıyla “gaspedilen” F-35’lerin üretim sürecine yeniden dahil olmak-edilmek için ABD’li bir danışmanlık firmasıyla anlaşma yapmış ve bu firmaya yapacağı çalışmalar için, ilk üç ay 200’er bin, sonraki üç ayda da 50’şer bin dolar olmak üzere toplamda 750 bin dolar ödeyecekmiş. Anlaşmanın ucu açıkmış, eğer 6 ay içinde sonuç alınmazsa, sözleşme yenilenebilecekmiş yeni ücret üzerinden…

Şimdi bu konuyla ilgili haberi okuyalım:

 

***

Türkiye’den F-35 programına dönüş atağı

18.02.2021

Türkiye F-35 programına geri dönmek amacıyla ABD’de danışmanlık faaliyetinde bulunması için bir hukuk firması ile anlaştı. Türkiye firmaya altı aylık hizmeti için 750 bin dolar ödeyecek.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yüzde 100 iştiraki olan SSTEK Savunma Sanayi Teknolojileri şirketi ABD’de Arnold & Porter Kaye Scholer LLP isimli firma ile F-35 projesine geri dönmek amacıyla bir sözleşme yaptı.

ABD Adalet Bakanlığı’nın “Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası” (FARA) gereğince yapılan kayıt başvurusuna göre Türk tarafı ABD’li firmaya altı ay sürecek işbirliği için hizmetleri karşılığında 750 bin dolar ödeyecek.

Başvuruda Arnold and Porter’ın, SSTEK Savunma Sanayi Teknolojileri şirketi için yapacağı faaliyetler için “Yabancı müvekkilinin Müşterek Taarruz Uçağı Programı’na katılımının devamı için stratejik danışmanlık ve rehberlik sağlayacaktır. Ayrıca ilgili ihracat kontrolleri ve yaptırımları ve ilgili yasal konular hakkında danışmanlık sağlayabilir” ifadeleri kullanıldı.

Yapılan başvuruda ayrıca, söz konusu hukuk firması için “Tarif edilen bu eylemlerde bulunurken, Müşterek Taarruz Uçağı Programı ortakları ve paydaşlarına erişim dahil olmak üzere siyasi faaliyetlerde bulunabilir” denildi.

Sözleşmenin konusu

1 Şubat itibarıyla altı ay geçerli olacak sözleşmenin konusu kayıt başvurusunda şu şekilde açıklandı: “Firma SSB ve Türk şirketlerinin, Müşterek Taarruz Uçağı Programı’nda  (JSF) kalmaları için karmaşık jeopolitik ve ticari faktörleri de göz önüne alarak bir strateji önerecektir. Firma, SSB’nin JSF Programı’na stratejik bir müttefik ve değerli bir ortak olarak katılımının devamı halinde, çıkarlarını anlamak için JSF Programı içindeki ABD ticari ortaklarına ve paydaşlarına ulaşmaya çalışacaktır.”

Ayrıca, söz konusu hukuk bürosunun konuyla ilgili olabilecek “ihracat kontrollerini ve ticari yaptırımları sürekli olarak izleyeceği ve söz konusu yaptırımları açıklayacağı” belirtildi.

Türkiye projeden çıkartılmıştı

Türk hükümetinin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alması Türkiye ile ABD ilişkilerinin gerilmesine neden olmuş, ABD Türkiye’yi ve Türk şirketlerini F-35 projesinden çıkartmıştı. Pentagon, F-35 programından çıkarılması sonucu Türkiye’nin 9 milyar dolardan fazla kayba uğrayacağını açıklamıştı. ABD, ayrıca Türkiye Savunma Sanayii Başkanlığına (SSB) yaptırım uygulama kararı almıştı.

Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar Ocak ayında yaptığı bir açıklamada Türkiye’nin F-35 programına dönmek istediğini ifade etmişti.” (https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyeden-f-35-program%C4%B1na-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F-ata%C4%9F%C4%B1/a-56621007)

***

Ancak, ABD’nin bu girişime de cevabı anında geldi:

“Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby bugün düzenlediği basın brifinginde bir soruyu yanıtlarken, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 uçaklarının ortak üretimi ve satışı programından çıkartıldığını hatırlattı ve bu durumun hâlâ geçerliliğini koruduğunu belirtti.” (https://www.amerikaninsesi.com/a/abd-turkiyeye-s400-cagrisini-yineledi/5789795.html)

Yahu bu nasıl bir iştir? Tayyipgiller tarafından ülkenin düşürüldüğü duruma bakın Allah aşkına!

Önce 2 milyar dolara yakın bir para ödeyerek bir kısmının parasını peşin ver, pilotların ve teknik ekibin değişik aşamalarda ABD’ye gitsin ve eğitimlere, testlere katılsın, bunun için de masraf yap, sonra uçakları almak üzere ekibini gönder, buna da onca masraf et, sonra hem uçaklara el konulsun, gaspedilsin hem de hangar parası bile alınsın ve üstüne üstlük el konulan uçaklar, ABD Hava Kuvvetlerinin envanterine geçirilsin. Ardından sen bir 750 bin dolar daha öde ve programa dönmek için ABD’li danışmanlık firması tut…

Bu nasıl bir zavallılıktır?

Bu nasıl bir acziyettir?

Bu nasıl bir aşağılanmadır!

Bu nasıl bir onursuzluktur!

Ancak Ulusal onur ve Ulusal değer taşımayanlardan başka ne beklenebilir ki!..