Değerli Öğretmenlerimiz; hiç unutmayalım: Sınıflarımız bizimdir”(II)

10.04.2022
A+
A-

Prof. Dr. Özler Çakır

Değerli okurlar, değerli öğretmenlerimiz;

Gazetemiz Kurtuluş Yolu’nun 03. 02. 2022 tarihli 168. Sayısında yayımlanan yazımda, okurun bir metni anlamlandırma sürecinde metinle ilgili çıkarımlar yapabilmesinin önemine değinmiştim. Öğrencilerimizin okuduklarını anlayabilen yetkin birer okuyucu olabilmeleri için geriye dönük çıkarım yapabilme becerisine sahip olmalarının gerekliliğini ortaya koymuştum.  Nitelikli bir okuduğunu anlama öğretimi sürecinin, farklı düzeylerdeki öğrenenlere çıkarım yapma stratejilerinin doğrudan öğretimini başarması gereğine de vurgu yaptıktan sonra,  “Çıkarım yapmayı öğrencilerimize nasıl öğreteceğiz?” sorusunun yanıtı gelecek yazımızın konusu olsun demiştim. Ancak, 169. Sayıda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili yazı öncelik taşıyınca, sorunun yanıtı bu sayının konusu oldu.

 

Değerli okurlarımız,

Her düzeydeki öğrencilerimize çıkarımların doğrudan öğretiminde kullanabileceğimiz etkinlik ve materyal yelpazesi oldukça geniş. Ben bu yazıda özellikle de küçük yaş gruplarından başlayarak kullanabileceklerimizi, örnek olması bakımından bir seçki yaparak sizlerle paylaşacağım.  Bu yazı her ne kadar temel olarak öğretmenlerimize sesleniyor görünse de dileğim her okurumuzun, her anne-babanın kendi durumuna ve gereksinimlerine yönelik olarak yazıdan bir pay çıkarmasıdır.

Çıkarım öğretiminde görsellerden yararlanma:

Özellikle küçük yaş gruplarıyla çalışırken, görseller ve kısa açıklamalar kullanmak öğrenme-öğretme sürecini kolaylaştıracaktır. Örneğin:

 

Etkinlik 1

(Öğretmen öğrencilere aşağıdaki açıklamayı yapar)

“Çıkarımlar, yaptığımız gözlemlere dayalı açıklamalarımızdır.

Peki gözlem nedir?

Gözlem, beş duyu organımızı (görme, işitme, koklama, dokunma, tatma) kullanarak bilgi toplamaktır. Ne kadar çok ve çeşitli gözlem yaparsak o kadar doğru açıklamalar yapabiliriz. Bu gözlemler, bizim bilgi dağarcığımızı oluşturur. Yeni gözlemler yaptıkça açıklamalarımız değişebilir, yani yeni çıkarımlar yapabiliriz. Çıkarım yapmak için daha önce yaptığımız gözlemlere dayalı bilgilerimizi-önbilgilerimizi ve yeni yaptığımız gözlemler yoluyla topladığımız bilgileri ilişkilendirmek gerekir.”

Haydi gözlem ve çıkarım yapalım: Fotoğrafı dikkatle inceledikten sonra, size verilen tümceleri okuyun ve tümcedeki ifadenin gözlem mi yoksa çıkarım mı olduğuna karar verin. Yanıtınızı daire içine alın.

Fotoğrafta yan yana oturan iki küçük çocuk var.                                                          Gözlem          Çıkarım

Her iki çocuğun üzerinde de atlet ve şort var.                                                               Gözlem          Çıkarım

Fotoğrafın çekildiği mevsim yaz.                                                                                         Gözlem          Çıkarım

Solda oturan çocuk,  kolunu sağda oturan çocuğun omzuna atmış.                Gözlem          Çıkarım

Çiçekli atlet giyen çocuk gülümsüyor.                                                                            Gözlem          Çıkarım

Çocuklar birlikte olmaktan mutlular.                                                                              Gözlem          Çıkarım

 

Etkinlik 2

Aşağıdaki fotoğrafı dikkatle inceledikten sonra gözlemlerinizi ve gözlemlere dayalı çıkarımlarınızı yazınız.

Gözlemlerim                                                                                             Çıkarımlarım

—————–                                                                                                     ——————–

—————–                                                                                                     ——————–

 

Yukarıda örneklendirdiğimiz gibi görsellerden yola çıkarak yapılacak çalışmalar, metinlerle yapılacak çalışmaları kolaylaştıracaktır. Kullanılacak metin düzeylerini öğretmenlerimiz, öğrencilerin sınıf düzeylerine göre belirleyebilirler. Burada kullandığımız görseller, baskıda gazetemizin olanakları çerçevesinde siyah beyaz olarak basılacaktır büyük bir olasılıkla. O nedenle gözlemlerim sütununda renklerin kullanabildiği gözlem tümcelerine ve bunlara bağlı olarak yapılabilecek çıkarım tümcelerine yer verilmemiştir. Öğretmenlerimizin sınıflarında çok çeşitli görsel kullanabilme olanakları olduğuna göre, görseller ile yapılacak etkinlikler daha da zenginleşecektir.

 

Sesli düşünme yöntemi ile model oluşturma

Metinlerle yapılacak çalışmalarda öğretmen, metni nasıl işlemlediğini ve çıkarıma nasıl ulaştığını sınıfta sesli düşünme yöntemiyle model oluşturmak üzere sesletebilir. Öğretmenin sesli düşünme yöntemi ile model işlemleme yapmak için kullanacağı okuma metni aşağıdadır.  Söz konusu metin öğrencilere de verilecektir.

 

Etkinlik 3

(Öğretmen öğrencilere aşağıda verilen açıklamayı yapar)

“Metin yazarları, okuyucularına her zaman her şeyi doğrudan, sözcüklere dökerek anlatmazlar.  İma ederler. Okurlar da yazarın açıkça belirtmediği yani ima ettiğini metinden gelen kanıtları kendi bildikleriyle bütünleştirerek açıklamaya yani çıkarım yapmaya çalışırlar. Doğru çıkarımlar yaptığımız zaman metni kavramış oluruz. Okuyacağımız metinde de böyle bir durum söz konusudur. Şimdi ben bu metni sesli düşünme yoluyla okuyup, anlamaya çalışacağım. Beni dikkatle dinleyin.”

Öğretmenin sesli düşünme yöntemi ile model işlemleme yaparak çıkarıma ulaşma çalışması yapması:

Özler öğretmen o gün sınıfa girdiğinde yüzü kıpkırmızıydı. Elleri tir tir titremekteydi. Gözleri ateş saçıyordu. Konuşmaya başladığında sesi, bütün öğrencilerin kulaklarını tırmalayacak kadar tiz bir tonda çıktı.

Soru: Yukarıda verilen metni okuduktan sonra Özler öğretmenin duygu durumunu söyleyiniz.

“Benden Özler öğretmenin duygu durumunu belirlemem isteniyor. Duygu durumları neşeli, kızgın, korkmuş, mutlu, vb. Ama metinde bu kavramlar doğrudan yer almıyor. Benim metinde verilenlere dayalı olarak metinde doğrudan verilmeyeni bulmam yani bir çıkarım yapmam gerekiyor. Bunun için metni dikkatle okuyarak metinden gelen bilgileri, kanıtları değerlendireyim. Bu bilgileri değerlendirirken daha önce bildiklerimle olan ilişkilerini de bulmaya çalışayım.

Metinden gelen bilgi: Özler Öğretmen o gün sınıfa girdiğinde yüzü kıpkırmızıydı. Benim bununla ilgili olarak önbilgilerim: İnsanın yüzü ne zaman kıpkırmızı olur?

Utandığında, hastalandığında, heyecanlandığında, sıkıldığında, sıcak havalarda, kızıp-sinirlendiğinde.

Bunlardan hangisi duygu durumu?

Utanmak, sıkılmak, kızgın olmak, sinirlenmek, heyecanlanmak.

Ama bunlardan hangisi?

Metne devam edeyim. Elleri tir tir titremekteydi.

İnsanın elleri hangi duygu durumunda tir tir titrer?

Heyecanlandığında, kızıp/sinirlendiğinde.

Ama heyecanlanmak ve kızıp/sinirlenmek farklı duygu durumları. Acaba hangisi?

Metinden gelen bilgileri değerlendirmeye devam edeyim. Gözleri ateş saçıyordu. Bu bir deyim. Geçen hafta Türkçe dersimizde öğrenmiştik. Neydi anlamı?

Çok kızgın, sinirli olmaktı.

Tamam daha önceki metin tümcelerinden gelenlerin hepsinin ortak olduğu duygu durumu sinirli-kızgın olmak. Son tümceyi de okuyayım: Konuşmaya başladığında sesi bütün öğrencilerin kulaklarını tırmalayacak kadar tiz bir tonda çıktı.

İnsanın sesi ne zaman kulakları çok tırmalayacak kadar tiz bir tonda çıkar?

Çok sinirli-kızgın olduğunda.

Metinde doğrudan verilmeyen duygu durumu sinirli-kızgın olacak. Özler öğretmen çok sinirli/kızgınmış o gün. Metinde açıkça verilmeyen bu bilgiye metinden gelen kanıtları önbilgilerimle birleştirerek ulaştım. Yani çıkarım yaptım.”

Bu model işlemlemenin ardından, aynı işlemi öğrencilerin farklı metinler aracılığı ile yapmaları istenir.

 

Çıkarım çizelgeleri kullanma

Etkinlik 4

Aşağıdaki tablo verilir ve tablo ile ilgili örnek sınıfta öğretmen tarafından öğrencilerle birlikte yapılır.

Ardından, öğrencilerden verilen tabloları kendilerinin benzer biçimde doldurmaları istenir.

(Öğrencilerden beklenen ön bilgiler ve çıkarım tabloda verilmiştir)

Boşluk doldurma

Öğrenciler ikili gruplar oluştururlar. Metnin doğal akışı içinde yazarın açıkça vermediği bilgiyi, metinden gelen kanıtları ve gerekli önbilgileri aralarında tartışarak bulurlar. Birlikte karar verdikleri olası çıkarımları verilen boşluğa yazarlar.

 

Etkinlik 5

Aşağıda verilen metinleri dikkatle okuyunuz. Yazarın okura doğrudan sözcüklere dökerek vermediği bilginin ne olduğuna arkadaşınızla tartışarak karar veriniz. Metinde (………) olarak verilen boşluğa  yazınız.

a. Hasan sokaktaki tekir kediyi yakalamaya

çalışıyordu.

b. Tekir kedi, ürktüğü için birden gelen arabanın

önüne atladı.

c. …………..

d. Hasan ağlamaya başladı.

(Beklenen çıkarımlar: Araba kediye çarptı, Araba kediyi ezdi ve kedi öldü, Kedi arabanın altında kaldı ve yaralandı )

a. İpek okula geç kaldığını anlayınca hızla koşmaya başladı.

b. Yola atılmış muz kabuğunu görmedi ve üstüne bastı.

c…………

d. İpek bir anda kendini yerde buldu.

(Beklenen çıkarım: Muz kabuğu kaygandır, üstüne basarsak düşeriz)

 

Değerli okurlar, yukarıda da değindiğimiz gibi, etkinlik örneklerini çoğaltmak mümkün ancak ben verdiğim örneklerle sınırlandıracağım bu yazıyı. Dikkat çekmek istediğim en önemli nokta ise, verilen örneklerde de çok açık biçimde görüleceği üzere, çıkarım yapma süreci somut gözlemlere ve kanıtlara dayalı olarak gerçekleşiyor. Yani öğrencilerimize çıkarım yapmayı öğretebilmenin ilk basamağı verileni nesnel olarak görmelerini, gözlemlemelerini, kanıt elde etmelerini sağlamaktan geçiyor.  İkinci basamakta ise bu verileri daha önce öğrendikleri ilgili bilgilerle yani önbilgileri ile ilişkilendirme işlemleri geliyor. Bu anlamda, okul ortamında ne kadar çok gözlem yapmalarına deneyim yaşamalarına olanak tanırsak, o kadar zengin önbilgi/dünya bilgisi edinmelerini sağlamış oluruz. Ancak öğrencilerimize, daha önce bildikleri pek çok şey içinden, yani zihinlerinde var olan bilgi yapılarından hangilerinin o anda elde ettikleri veri ya da yaptıkları gözlem ile ilgili olduğunu belirleyebilmelerinin yollarını da öğretiyor çıkarım yapmayı öğretme süreci. Dolayısıyla, çıkarım yapmayı öğretme süreci bir yandan öğrencilerimizin verilen bir metni doğru anlamlandırabilme becerilerini geliştirirken, bir yandan da onlara bir düşünme yöntemini, bilimsel düşünme yöntemini öğretiyor.

İşte o nedenle bir kez daha yinelemek istiyorum: Bizler, Laik Bilimsel Demokratik eğitimi savunan ilerici, demokrat, devrimci öğretmenler, Çocuklarımızın AKP’giller’in Ortaçağcı öğretim programlarına mahkûm olmasına, bu Ortaçağcı-gerici gidişin çocuklarımızı hülooğcular, müritler, düşünemez kullar haline getirmesine asla izin vermeyelim. Bizim için vazgeçilmez olan bilim silahını sınıflarımızda ustaca kullanmanın yollarını açalım.

Hiç unutmayalım değerli öğretmenlerim,  tüm bu olumsuz gidişe karşın öğrencilerimizin gözlerimizin içine baktığı sınıflar bizimdir. Mücadelemizi sınıflarımızda laik ve bilimsel eğitimin araçlarını kullanarak verelim. Yetmez, devrimci sınıf sendikacılığını mihver edinerek verelim bu mücadeleyi! Yetmez, gerçek anlamda Laik ve Bilimsel eğitimi kuracak iktidar için, Demokratik Halk İktidarı için verelim bu mücadeleyi!