Koruma Ordusu ile ayrıcalıklı Umre…

28.02.2017
A+
A-

Tayyipgiller’in “Allah’la kandırma” araçlarından birisi de seçim dönemlerinde “Umre”ye gitmek.

Umre şampiyonu ise Tayyip.

Her seçim döneminde Umre aklına gelir ve her zamanki gibi Din alıp satmaya devam eder.

Geçmişte de (12 Haziran 2011’de yapılacak seçim öncesinde), Suudi Arabistan’a düzenlenen resmi ziyaret kapsamında eşi ve diğer aile bireyleriyle birlikte umre yapmıştı.

AKP’giller’in Meclis çoğunluğunu elde edemediği 7 Haziran 2015 seçiminden önce de yine aynı şekilde Suudi Arabistan’a resmi ziyaret nedeniyle gittiği halde ailesiyle birlikte umre yaptı.

Geçtiğimiz günlerde de (Referandum öncesi) bu kez ihramını sağ memesi görülecek şekilde açarak din bezirgânlığına devam etti.  

Elbette her samimi Müslüman ne zaman Hacca ya da Umre’ye gideceğine kendisi karar verecektir, buna bir diyeceğimiz olabilir mi?

Ancak ailesiyle birlikte, yerli-yabancı koruma ordusunun oluşturduğu çember içinde ve Umre’ye gelen diğer insanların ibadetlerini durdurarak, kişiye özgü tavaf yapılmasına diyeceğimiz çoktur.

Bu ibadet değil gösteriştir.

Seçim yatırımıdır. Göz boyamadır. Din bezirgânlığıdır.

Böyle bir “ibadet”i samimi hiçbir Müslüman onaylamaz/onaylayamaz/onaylamamalıdır.

Bir başka ifadeyle, “dinde gösteriş olmaz”, “ibadet de kabahat da gizlidir”, “sağ elin verdiğini sol elin görmemesi gerekir” vb. gibi sözlerin doğruluğuna inanan ve kendine Müslüman diyen içten birinin bu gösterişlere ve hatta eziyetlere isyan etmemesi, olsa olsa son yıllarda insanımızın “doğruya alerjisi olan” yaratıklara dönüştürülmesindendir.

Resimlerden de görüleceği üzere Tayyip ne yapıyor?

Binlerce koruma ordusundan oluşan çember içinde, Kâbe’de ibadet eden insanlardan uzak ve onların ibadetlerine ara verdirerek, ailesi ile birlikte Umre yapıyor. Bu arada kendisine tezahürat yapan hülooğğ’cularına el sallamayı da ihmal etmiyor.

Yani Müslümanların ibadet yeri Kâbe; Tayyip’in “miting alanı”na çevriliyor.

Bu koruma ordusunun arasındaki ayrıcalıklarıyla bir de ihrama giriyorlar ya…

Son derece komik oluyorlar.

Bilindiği gibi İhram; “beyaz renkte ve dikişsizdir. İhramda iken baş açık, ayaklar çıplaktır. İhramın bu biçimiyle eşitliğe, kardeşliğe dikkat çekilir.

İhramlılar; kefenlerini giyerek Allah’ın huzuruna gelen ölülere benzetilir.

Yani Allah’ın huzurunda herkes “fani dünya”daki ayrıcalıklarından uzaklaşır, diğerleriyle eşitlenir. Daha doğrusu eşitlenmesi gerekir.

Oysa bizim firavunlar böyle mi?

İşte resimler, her şeyi söylüyor. Sanki büyük bir marifetmiş gibi bu resimleri de servis ediyorlar.

İnsan utanır be…

Yolsuzluklarla, hırsızlıklarla, vurgunlarla dünyalıklarınızı yaptığınız gibi, ayrıcalıklı Kâbe ziyaretlerinizle de “sevap”ların en fazlasını kapmayı hesaplıyorsunuz.

Burada bile hırsızlık…

Yani, yine yalan ve dolanla insanları kandırmak…

Hani sizin Allah’tan başka kimseden korkunuz yoktu?

“Kefenlerinizi giyerek çıkmıştınız” ya bu yola?

Hani kutsal topraklarda ölen; şehit mertebesine ulaşırdı ve doğrudan cennetlikti?

Kutsal topraklarda bile nedir bu korku?

Siz, her davranışınızda olduğu gibi ibadetinizde bile ayrıcalıklarınızdan bir an bile sıyrılmak istemiyorsunuz.

Ama kafadan silahsızlandırıp mecnunlaştırdığınız insanları ise; “bu dünya yalandır, burada mal mülk edinmek boştur, önemli olan öbür dünya, oraya yatırım yapın” diye kandırıyorsunuz.

Sizin yalanlarınıza inanan bu zavallılar ise, bizzat sizin yarattığınız İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminde kavurularak çektiği acılara, öbür dünyada sevap olarak kendine döneceği avuntusuyla katlanmakta.

Ancak bu böyle gitmez.

Ayrıcalıklarınız, koruma ordularınız, başkanlıklarınız sizin de kaçınılmaz olan sonunuzu engelleyemez, engelleyemeyecektir

İnsan, zalimin zulmüne bir yere kadar katlanır. Bir yerden sonrası ise isyandır.

Ezilen, sömürülen, hor görülen insanın isyanı karşısında hiçbir Firavun duramaz. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Halkın Kurtuluş mücadelemizle, bu kandırılmış insanlarımızı da uyarıyoruz, uyandırıyoruz.

İnsanlarımızı, hiçbir ayrıcalığın olmadığı eşit, özgür bir dünyaya kavuşturmanın mücadelesini veriyoruz.

Emekçi Halkımızla birlikte Demokratik Halk İktidarına yürüyoruz.