Pahalı Devlet işte budur

30.06.2015
A+
A-

Parababaları devleti israfçıdır. Kamu kaynaklarını har vurur harman savurur. Kamu kaynaklarını adaletlice dağıtmaz. Aksine Parababalarına peşkeş çeker. Yeyim eder. Bu yüzden de “pahalı devlet”tir.

Bunun örneklerini her gün görüyoruz. Son günlerde ayyuka çıkan birkaç örneği vermek istiyoruz.

Bildiğimiz gibi, Diyanet İşleri Başkanına devlet lüks, zırhlı bir Mercedes otomobil satın aldı makam arabası olarak. Bu çok pahalı bir arabaydı. Ve yapılan bu iş, kamuoyunda çok büyük tepkiye neden oldu. Üstelik de bu makam aracı, bir din adamına alınmıştı…

Oysa, İslam dininin kurucusu Hz. Muhammed kamu kaynaklarını israf etmediği gibi, kamu kaynaklarının kişicil kullanımına da müsaade etmezdi. Kendi kişicil olarak asla kullanmadığı gibi, kendisi için kullanılmasına da izin vermezdi-kullandırtmazdı.

Dolayısıyla ülkenin en büyük din yetkilisinin böyle bir makam aracı kullanması dinen asla kabul edilemezdi. Ama bunlar sahte dindar oldukları için kullanmakta bir beis görmemişlerdi. Geri vermemek için de direndiler. Ancak kamuoyu baskısı galip geldi.

Fakat onlarla aynı anlayışta olan, kamu kaynaklarını israf etmekte hiçbir sakınca görmeyen, kamu kaynaklarını hem kendisi kullanan, hem de yakınlarına ve yandaşlarına kullandırtan bir Cumhurbaşkanına sahibiz. O aşamada o devreye girdi ve “Ben önceden konudan haberdar olsaydım geri verilmesine izin vermezdim.” dedi. Ve akabinde Cumhurbaşkanlığı uhdesinde olan araçlardan, tabiî ki yine çok lüks, bir otomobili verdi Diyanet İşleri Başkanına. O da tepe tepe kullanıyor şimdi.

Oysa daha mütevazı bir araç neyine yetmez insanın? Kime, ne gösterişi yapacak Diyanet İşleri Başkanı? Aksine tasarrufu teşvik etmesi, israfı kınaması gerekmez mi? “İsraf haramdır” diyen, dinin kurucusu Hz. Muhammed değil midir?

Bir başka örnek bizzat Cumhurbaşkanının kendisidir. O da kamuoyu tarafından KaçAK Saray diye adlandırılan ve israfın en tepeye çıktığı bir “Külliye” yaptırdı kendisine. Maliyeti bir yana, döşemesi, malzemeleri, her gün yapılan masraflarıyla devletin kaynaklarını yiyip bitiriyor. Ama o aldırmıyor…

Bununla da yetinmiyor bildiğimiz gibi. Uçaklar, helikopterler, çok lüks zırhlı araçlar gırla gidiyor. Kamu kaynaklarını kullanıyor hovardaca, kullandırtıyor aynı zamanda.

Basına yansıyan son örnek ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yaptığı savurganlık ve kamunun kaynaklarının akla hayale sığmayacak oranlarda Parababalarına peşkeş çekilmesidir.

Hürriyet Gazetesi’nde yer alan Hacer Boyacıoğlu’nun haberine göre, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Ankara Söğütözü’nde “Via Twins” adlı 33 katlı bir binada hizmet veriyor. Bina Bayraktar İnşaat’tan kiralanmış ve aylık kirası ne kadar biliyor musunuz?

Tam 850 bin TL!

Yıllık kira gideri ne oluyor bu durumda?

10 milyon 200 bin lira.

Kamunun gideri sadece bununla sınırlı mı pekiyi?

Olur mu hiç?

Temizlik ve Güvenliğe her ay 520 bin TL veriliyor.

Onun bir yıllık masrafı ne?

6 milyon 240 bin TL.

Peki iki giderin toplamı ne?

10.200.000+6.240.000=16.440.000. (On altı milyon dört yüz kırk bin TL.)

Bu para bir bakanlığın sadece bina kirası, temizlik ve güvenlik gideri. Ya basına yansımayan diğer bakanlıklar? Genel müdürlükler? Vb. vb…

Peki bu para kimin parası? Kamunun değil mi? O zaman nasıl bu kadar bonkörce harcanıyor? Denetleyen bir kimse, kurum yok mu?

Yok! Olmaz da. Çünkü Parababaları devleti yukarıda da söylediğimiz gibi böyle bir devlettir. Yani Pahalı Devlet’tir. Kamunun kaynaklarını Parababalarına peşkeş çekmek, bu arada kendileri için de vurgun vurma alanıdır devlet.

Üstelik de israf, vurgun sadece bunlarla sınırlı kalsa neredeyse öpüp başımıza koyalım diyeceğiz. Bu gibi israflar iktidarda bulunan Tayyipgiller için “çerez parası”dır kendilerinin söyleyişiyle.

Maliye Bakanı İngiliz Memet, Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilen araç söz konusu olunca 23 Mayıs’ta Gaziantep’te yaptığı açıklamada: “Araç saltanatı diye ortalıkta bu işin istismarını yapanlar, topu topuna genel müdür ve üstünden bahsediyor. Taş çatlasa 2 bin genel müdür var. Hadi 40 müsteşar ve 100 müsteşar yardımcısı olsa abartıyorum, 26 bakan bunların hepsini toplasanız Türkiye’nin milli gelirinde, bütçesinde çerez parası değil, çerez. Bakın 2014 yılında Türkiye’deki bütün araçların satın alınması, kiralanması, bakımı, onarımı ve yakıtı 3 milyar 300 milyon liradır. Türkiye’nin bütçesi 473 milyar liradır.” dedi, diyebildi… Tabiî onun için bir sorun yok. Nasıl olsa iktidarın nimetlerinden yararlanıyor kendisi.

Bakana göre burada verilen rakamlar merkezi hükümete ait araçlar içinmiş. O zaman soralım bakalım bakana: KİT’lere, belediyelere, Milletvekillerine vd.lerine harcanan paralar ne olacak?

Sözü uzatmayalım. İşte biz Proletarya Devrimcileri, Halkın Kurtuluş Partililer, Halkın İktidarında bu Pahalı Devlet’in yerine Ucuz Devlet’i geçireceğiz.

Kamunun kaynaklarının israf edilmesine, peşkeş çekilmesine asla izin vermeyeceğiz. Buna yelteneni anında cezalandıracağız Halkın Adaletiyle.

O zaman kamu kaynakları adaletlice kullanılacak, kaynaklar üretime ve yatırıma aktarılacak ve bunun sonucunda ülkemiz hızla büyüyecek, gelişecek..

Sözümüzdür: Kuracağız o iktidarı!