Sefalet Ücreti Değil, İnsanca Yaşanabilecek Bir Ücret!

05.12.2021
A+
A-

Ankara’dan Bir İşçi Yoldaş

AKP’giller iktidara geldiklerinden beri her alanda olduğu gibi ekonomide de ülkemizi uçuruma sürükledi. Cumhuriyet döneminin tüm fabrikalarını ve kurumlarını yerli ve yabancı Parabalarına yeyim ettirdiler. AKP’giller Tefeci-Bezirgân (Antika Tarihin üretimle hiçbir bağı olmayan, vurguncu, asalak) Sermaye Sınıfının temsilcisi olarak ülkemizi ekonomik bir krizin içine soktular. Bu kriz de diğer tüm krizlerde olduğu gibi halkımız için daha çok işsizlik, daha çok pahalılık olarak katlanılamaz bir cehennem yarattı.

İşte böyle bir ekonomik krizin ortasında 2022 yılı Asgari Ücretini belirlemek için 1 Aralık’ta taraflar bir araya geliyor. Taraflar derken yanlış anlaşılmasın; iktidar, işveren ve sözde işçiyi temsil edenler aslında aynı taraftalar. Yıllardır asgari ücret orta oyununda aynı perdede sahneye çıkıyorlar.

Neden mi aynı taraftalar?

Asgari Ücret Tespit Komisyonunda İktidarı temsilen AKP’giller’in bakanı var. AKP’giller iktidara geldiklerinden beri İşsizlik Fonunun işverenlere yağmalatılması, işverenlere yapılan vergi indirimi gibi teşviklerle hep işverenlere hizmet ettiler.

Masanın diğer ayağı işverenler ise daha çok kâr ve daha ucuz işgücü için İşçi Sınıfımızı sefalet ücretlerinde çalıştırmak istediler. Basına yansıdığı kadarıyla 2022 yılı asgari ücret içinde işçilerden kesilen vergiyi, devlete, yani bir anlamda yine halka yıkmak peşindeler.

Sözde işçileri temsilen katılan Türk-İş ise hepimizin de bildiği gibi CIA tarafından İşçi Sınıfımızın başının bağlanması için kuruldu ve bugüne kadar hep işverenlerden taraf oldu. Asgari ücret masasında temsil yetkisi olmayan diğer iki işçi konfederasyonundan Hak-İş AKP’giller’in arka bahçesi durumunda, DİSK de, ne yazık ki mevcut DİSK yönetimi sayesinde, tarihinden ve mücadele geleneğinden uzaklaştırılarak İşçi Sınıfına ihanet içinde olan Türk-İş ve Hak-İş olma yolunda ilerlemektedir.

Her yıl oynadıkları orta oyununu bu yıl kısa kesmek peşindeler. Çünkü namuslu ekonomistlerin belirttiği gibi AKP’giller iktidarda olduğu sürece her geçen gün hatta döviz kurunun önlenemeyen yükselişiyle her  dakika ekonomi mahvolacak. Bu durumda orta oyununun uzatmak yerine sözde son yılların en büyük artışını yaptık diyecekler. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay  “45 yıllık asgari ücret tarihine bedel bir artış sağlayacağız” diyor. 2019 yılı asgari ücret görüşmelerinde mikrofon açık kalınca İşçi Sınıfına ihaneti ortaya çıkan Ergün Atalay değil miydi? Ne yazık ki İşçi Sınıfımızın örgütsüzlüğünün sonucu olarak açık bir ihanet içinde olan bu zat halen başkan ve halen Asgari Ücret Tespit Komisyonu masasında işçiyi temsil ediyor. AKP’giller karşısında asgari ücret için bir rakam da zikredemiyor, sadece  “Makul bir rakam” diyebiliyor.

Bu yıl AKP’giller’in reisinin süresi gelmeden ve figüran kullanmadan kendisinin açıklayacağını öğreniyoruz 2022 asgari ücretini. Aslında bu ekonomik kriz ortamında ücretlere gelecek zammın üç beş mislisi iğneden ipliğe yapılacak zamlarla beş on gün içinde kuşa döneceğini biliyorlar. Kaşıkla verdiklerini, kepçeyle alacaklar. Daha asgari ücrete zam gelmeden 2022 yılı vergi, ceza ve harçlara yüzde 36.20’lik zam geldi.

AKP’giller uyguladıkları zulüm politikalarıyla halkımıza cehennemi yaşatıyorlar. Ekim ayı enflasyon rakamları da gösteriyor ki halkımızın alım gücü sürekli düşüyor. TÜİK’in yalancı rakamları bile %20 enflasyon demektedir. Bağımsız araştırma kuruluşu ENAG’a göre ise enflasyon %49.87 yani gerçekte enflasyon %50 civarındadır. Bu da demektir ki emekçi haklarımızın alım gücü %50 azalmıştır. İşsizlik ise almış başını gitmiştir. İş bulabilenler 2825 liralık Sefalet Ücretine mahkûm edilmiştir. 1 Ocak 2021’de asgari ücret 380 dolar ediyorken, bugün ise 227 dolar ediyor. Yaklaşık 153 dolar kayıp var bunun TL karşılığı yaklaşık 1901 liradır. Bu rakamlar bile Asgari Ücret ile çalışmak zorunda bırakılan milyonlarca insanımızın içler acısı durumunu ortaya koymaktadır. Ülkemizde milyonlarca emeklinin durumu daha vahim boyutlarda. Çünkü asgari ücretin yarısı kadar bir maaşla ileri yaşlarına rağmen emekliliğin tadına varamadan yine çalışmak zorunda kalıyorlar. Emekli maaşlarında Normal Geçim Endeksi oranında iyileştirme yapılmalıdır.

Dolar ve Euro karşısında TL’nin değer kaybetmesiyle Kasım ayıda halkımız için işsizlik ve pahalılık cehenneminin daha da katmerleneceğini göstermektedir. Türk-İş, Kasım ayı için açlık sınırının 3193 TL,  yoksulluk sınırının ise  10.393 TL olduğunu açıkladı. Bu rakamları baz aldığımızda bile 2022 yılı için açıklanacak olan Asgari ücretin yine sefalet ücreti olacağı ortadadır. Asgari ücreti belirlerken çay-simit hesabı yapanlar; milyonlarca çalışanı şu kadar simit yerseniz ay sonunu çıkarırsınız diyenler, ne yazık ki halkımızın örgütsüzlüğü karşısında 4.983 TL’lik atkıyla halkın karşısına çıkmakta ve eleştiriler karşısında ise kapıcıları hakir gören alçakça söylemde bulunmaktadır. Kamudan yüz binlerce lira maaşlar alanlar, halkın parasıyla halka caka satmaktadırlar.

Finans-Kapital ve Tefeci-Bezirgân işbirliği soygun ve sömürü düzenidir. Bu insanlık dışı sömürü ve soygun düzenine karşı yaşamın her alanında örgütlü mücadele etmeliyiz. Müzmin işsizlik, azgın pahalılık yok edilmedikçe mutlu olamayız.

Partimizin ilk Genel Başkanı Hikmet Kıvılcımlı:

“İşsizlik ve Pahalılık, Kapitalist düzeninin, İşveren düzeninin en kaçınılmaz, en birinci zehirli sonucudur, zehirli meyvesidir!” diyordu.

Halkımıza reva görülen zehirli meyveyi yememenin tek yolu Parababaları düzenine son verip, İşçi Sınıfı İktidarını kurmaktır.

Partimiz yıllardır  her fırsatta AKP’giller’e ve diğer burjuva partilerinin söylediklerine inanma, peşinden gitme, gidersen bin kez kandırılırsın, bin kez daha büyük acılar çekersin diye uyardı halkımızı. Bir kez daha halkımıza çağrı yapıyoruz: İnanma onlara!

 

Değerli Halkımız,

Ancak ülkemizin en halkçı, en vatansever partisi olan Halkın Kurtuluş Partisi saflarında mücadele ederek kurtulabiliriz insanı yük hayvanı olarak gören bu düzenden.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!