Sen yeme ben yiyeyim durumları…

0
45

Hürriyet Gazetesi, kocaman başlık atmış:

NE OLACAK BU KULELİ’NİN BAHÇESİ”, diye.

Ne olacak? Bir bakanlık alacak, yeyim edecek. Ha o almış, ha bu almış. Önemli olan “Bahçe”nin ve “bahçe”nin olduğu arazinin ve daha da önemlisi o arsa üzerinde bulunan “Okul”un gitmesi değil mi?

Hürriyet Gazetesi işin orasında değil…

Konu şu: Bildiğimiz gibi, 15 Temmuz Ganimet Paylaşım Savaşı sonrası, askeri okullar da dahil Ordunun birçok bölümü kapatıldı. Kapatılmayanlar da şehirlerin dışına çıkartıldı güvenlik gerekçesiyle.

İşte haberde sözü edilen “Bahçe” de, 1845’te kurulan Kuleli Askeri Lisesi’nin bahçesi.

“Kapatılan Kuleli Askeri Lisesi’nin bahçesi iki bakanlığı karşı karşıya getirdi. Milli Savunma Bakanlığı müze olarak sadece binayı vermekte diretince, 180 dönümlük bahçenin bir bölümünü de isteyen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile görüşmeler tıkandı.”

Sözü edilen 180 dönümlük alan tabiî ki devasa bir alan. Çok büyük bir alan. Hele de İstanbul gibi boş arsanın neredeyse kalmadığı bir şehir için… Hele de İstanbul’un incisi Boğaz’ın, Boğaziçi’nin en muteber yerindeyse bu bahçe, tabiî ki bakanlıkların iştahını kabartır. Nihayetinde de kabartmış okuduğumuz gibi.

Dediğimiz gibi, 15 Temmuz, iki Ortaçağcı halk ve vatan düşmanı gücün Ganimet Paylaşım Savaşıdır. Kuleli Askeri Lisesi’nin kendisi gitmiştir şimdi de bahçesinin paylaşımının kavgasını vermektedir iki bakanlık. Bu Paylaşım da onun somut kanıtlarından bir tanesidir.

Zaten Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Savunma Üniversitesi arasında paylaşılmış Kuleli büyük oranda. Sonuçta yeyim edilecek Parababalarına. Bugün değilse yarın, yarın değilse öbür gün. Onların niyeti bu. Onlar “suyumu niye bulandırdın, diyen kurt’lardır çünkü. Göz koymuşlar arsaya, bahçeye, sen yeme ben yiyeyim ama nasıl yiyelim hesabı içindeler. Hangi Bakanlık, ne kadarını, hangi Parababasına yeyim edecek onun kavgası içindeler.

Bir ülkenin ordusunun subaylarını yetiştiren, onları barındıran, eğiten bir okul hele de “Kuleli” gibi Tarihi bir okul kapatılmış, biz onun derdindeyiz.

Ordusu “site bekçisi” konumuna düşürülmüş, özgüveni yitirtilmiş, savaşçı kabiliyeti ortadan kaldırılmış, meslekten asker yetiştiren okulları kapatılmış, ABD’nin emriyle. Biz onun derdindeyiz.

Ama mutlaka Halkın Ordusu’nu kuracağız bir gün.

Ve bir gün, bunların hesabını soracağız bunlardan. Kaçamayacaklar halkın adaletinden!

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here