Başhaydut devlet olmak böyle bir şey (2)…

03.08.2017
A+
A-

 

Gerçek bir şampiyonluk: Klavye kullanımı…

Gazetemizin bu sayısına “Başhaydut devlet olmak böyle bir şey” başlıklı bir makale yazmıştık. Bugünkü (29 Temmuz günkü) Hürriyet Gazetesi’ni okuyunca, bir haber dikkatimizi çekti. Bizim işlediğimiz konunun farklı bir örneğiydi. Üstelik bu haber, tamamen bizi, ülkemizi ilgilendiren bir haberdi ve bir şampiyonluk-şampiyonluklar öyküsünden söz ediyordu. Ama aynı zamanda da ABD ve diğer büyük emperyalist devletlerin teknolojik üstünlüğü sonucu dayatmalarından ve bunun sonucu oluşan alışkanlık değişmelerinden söz ediyordu.

Dünyada 1965 yılından bu yana (eskiden daktilo günümüzde ise bilgisayar klavyesiyle değişik kategorilerde (“30 Dakikalık Tecrübeliler” kategorisi hatasız sürat yarışı, “17-20 Yaş Gençler” kategorisi, “Speech Capturing” (dakikada artan hızla sesi  anında yazıya çevirdikten sonra düzeltme yapılan) yarışı, “Real Time” (dakikada artan hızla sesi anında yazıya çevirdikten sonra  düzeltme yapılmayan) yarışı,”Audio Transcription” (dakikada aynı hızla sesi anında yazıya çevirdikten sonra  düzeltme yapılmayan) hızlı yazma yarışmaları, şampiyonaları düzenleniyor, “Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Bilgi İşlem ve İletişim Federasyonu (INTERSTENO)” tarafından.

Bu yarışmalara, Almanya’dan Japonya’ya, Avusturya’dan Hollanda’ya, Çin’den İngiltere’ye, ABD’ye onlarca ülkeden yüzlerce yarışçı katılıyor.

Bu yıl 22-28 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen “51. INTERSTENO Kongre ve Dünya Bilgisayar Klavye Şampiyonası”nda yine “dünya şampiyonu” olduk. Hem de bireysel olarak ve takım halinde dünya şampiyonu olduk.

Mayıs ayında düzenlenen gençler “Dünya İnternet Klavye Şampiyonası”nda da Türk Milli Takımı şampiyon olmuştu.

Üstelik hangi kategoride olursa olsun yazım hızının ölçüldüğü farklı ülkelerdeki yarışmalarda, 1965 yılından bu yana Türkiye 67 dünya şampiyonluğu kazandı; 30’un üzerinde rekor kırdı. Yani ortada bir tesadüf yok. Gelgeç bir başarı yok. Sürekli bir başarı, şampiyonluk var.

Peki neden?

F klavye düzeninden!

Bildiğimiz gibi, daktilo ve bilgisayarlarda Klavye olarak Qwerty denilen (Q) harfinin başta olduğu bir düzen kullanılıyor kapitalist ülkelerde. Bizde de öyle kullanılıyordu. Kullanılıyordu çünkü zorunluydu.

Niye?

Çünkü kendimiz daktilo üretemiyorduk. Batılılar da (egemen dil İngilizce olduğu için) İngilizceye uygun Q klavye düzeninde kullandıkları için öyle üretiyorlardı daktiloları. Fransızlar A klavye kullanıyor. Türkiye, Letonya, Litvanya kendi klavyelerini oluşturan nadir ülkeler arasında yer alıyor.

Oysa bilimsel olarak “‘Q klavye verimli değil’

“1969 Elektrikli Daktilografi Gençler Ayrımı Dünya Şampiyonu, 1971 Elektrikli Daktilografi Deneyimliler Ayrımı Dünya Hatasızlık Şampiyonu İNTERSTENO Türkiye Temsilcisi Seçkin Köse, Q klavyede, güçlü ve işlek parmaklara en çok kullanılan harflerin isabet etmediğini anlattı.
Köse, “1980’li yıllardan beri yarışlara katılan Amerikalılar ve İngilizler, bugüne kadar hiç dünya şampiyonu olamamışlardır. Çünkü Q klavyeleri ile verimli yazmaları mümkün değildir” diye konuştu.”
(http://www.milliyet.com.tr/f-klavye-ile-uctular/gundem/detay/1817041/default.htm)

Oysa, ülkemizde İhsan Yener adlı bir bilim insanımız, Türk dili ve alfabesi için en uygun bir düzeni oluşturmak için çalışmalar yürütüyor ve 1955 yılında bugün de kullandığımız F klavye düzenini icat ediyor.

“İhsan Yener hocamız, kendisini F klavyeye adamış, binlerce öğrenci,  yüzlerce öğretmen ve onlarca dünya şampiyonu yetiştirmiştir. 1955 yılında Türk  dili ve alfabesine en uygun olan F klavyeyi icat ederek, klavyenin on parmakla,  bakmadan bilimsel olarak kullanılması metodunu geliştirmiş ve Türkiye’ye armağan  etmiştir. Hocamız, yazım teknolojileri alanında dünyadaki en büyük meslek  kuruluşu olan ve  Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren INTERSTENO’ya  5 Mayıs 1957 tarihinde Türkiye’nin katılmasını sağlamış ve yıllarca bu kuruluşun  Türkiye Temsilciliğini / Merkez Komitesi Üyeliğini yürütmüştür. İhsan Yener, daha  sonra bu kuruluşun Onursal Başkanlığına atanmıştır.” (http://www.milliyet.com.tr/f-klavyenin-mucidi-yener-hayatini-ekonomi-2305288/)

Ve bu icatla birlikte, hızlı ve seri bir şekilde daktilo kullanma olanağı doğuyor. Doğuyor ama yukarıda da söylediğimiz gibi, biz daktilo üretemediğimiz için klavyeler Q düzeniyle geliyor. Neden sonra F Klavye düzenli daktilolar ürettirmeye başlıyoruz yabancılara.

Ardından bilgisayar çağı başlıyor. Ve bilgisayar klavyeleri çağı. Ama orada da, o alanda da nal topladığımız için, teknolojisinde, üretiminde esamimiz bile okunmadığı için, bilgisayar klavyeleri de Q düzenli olarak geliyor ülkemize. Daha doğrusu Batılılar öyle ürettikleri için öylece alıyoruz. Ve biz de şart koşmuyorduk/koşamıyorduk F Klavye düzenine uygun olsun, diye. Daktiloda yaptığımız yanlışı bir kez daha yapıyoruz. Ya da yaptırıyor elin oğlu.

Kim üretiyor bilgisayarları dünyada en çok?

ABD’liler ve Japonlar. Ve sonra diğerleri…

Dizüstü bilgisayarlarda zaten monteli geliyor. Ancak özel olarak isterseniz F Klavye düzeni konuluyor. Bağımsız ya da masa üstü klavyelerde de üretimimiz yok ne yazık ki. Onu bile üretemiyoruz. Çinden maçinden, Tayvan’dan geliyor klavyeler…

Yeni nesiller de Batılıların kullandığı Q Klavye düzenine alışmış oldu böylece. F Klavye kullan dediğinizde, o da kullanılır mı, diyorlar size…

Oysa, yukarıda aktardığımız gibi, düzenlenen tüm şampiyonalarda şampiyonlukları bizim insanlarımız kazanıyor. Rekorları onlar kırıyor.

Böylece, bir şampiyonumuzun söylediği gibi, 1 saate yazılacak bir yazı 10 dakikada yazılıyor. Böylece hem zamandan, hem işgücünden, vd.lerinden çok büyük oranda tasarruf elde etmiş oluruz. Verimlilik maksimum boyuta ulaşır böylece.

Somutlarsak rakamlarla; “Daktilo yerine bilgisayar klavyelerinin kullanılması yazım hızını da etkiledi. Bilgisayara geçişle birlikte 10 dakikada 5 bin 370 vuruşla kırılan dünya rekoru, klavyeyle birlikte 6 binlere ulaştı.” (http://www.milliyet.com.tr/f-klavye-ile-uctular/gundem/detay/1817041/default.htm)

AKP’giller’in on beş yıllık iktidarları boyunca yaptıkları ya da yapmaya çalıştıkları en yararlı işlerden bir tanesi de devlet dairelerinde F Klavyeli bilgisayarların kullanımını zorunlu kılması oldu. Medyada yaptığımız araştırmalarda, 2017 yılından itibaren zorunlu hale getirilmiş F Klavye kullanımı. Hayata geçti mi tam bilgi alamadık.

Siz ülkenizde bilimi ve tekniği, teknolojiyi geliştirmezseniz, gelişmesi için verimli ortamı yaratmazsanız, aksine eğitim müfredatlarını Ortaçağcı bir anlayışla düzenler, ona uygun hale getirirseniz, “Köylücüklerimize ölü ve beyin yıkayıcı imam hatip, yetiştirmekle kendinizi aldat”ırsanız, eğitimi bilimsel olmaktan çıkartır, evrimi kaldırırsanız, ne bilimi ne de teknolojiyi geliştirebilirsiniz. Ondan sonra da Batılı büyük devletlerin klavyelerine ve onların kendilerine uygun klavye düzenlerine mahkûm kalırsınız. Başta da ABD’ye.

Yani başhaydut devlet olmak böyle bir şey işte…