James Jeffrey Türkiye’ye; BOP için durmak yok, yola devam edin, demeye geliyor!

12.02.2020
A+
A-

“ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo açıklamasında, İdlib’de düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden askerlerin ailelerine başsağlığı diliyorum. Esad rejimi ve Rusya saldırıları durdurmalıdır. James Jeffrey’i verilecek yanıtları koordine etmesi için Ankara’ya gönderdim. NATO müttefikimiz Türkiye’nin yanındayız.”

Ey insan soyunun en büyük düşmanları olan ABD Emperyalistleri;

Cümle âlem bilmez mi, o ailelerin evlatlarının sizin BOP’unuz için şehit olduğunu, katillerinin sizler olduğunu,

Sizin conilerinizin tatlı canlarına bir halel gelmesin diye yoksul halk çocuklarının nöbete yani ölüme sürüldüğünü,

En büyük destekçinizin de, verdiği, vereceği hizmetleri karşısında iktidara taşıdığınız ve BOP’unuza Eşbaşkanınız yaptığınız AKP’giller ve Reisi olduğunu!

Bir de diyorsunuz ki ey alçaklar, “Ailelere başsağlığı diliyorum.”

Halkları birbirine düşüren siz, insanlığından gönüllü olarak sıyrılmış yerli işbirlikçiler devşiren siz, halkların başına gelen bütün felaketlerin yaratıcısı siz, halklara gün yüzü göstermeyen, güldürmeyen ağlatan, sefa sürdürmeyen eza çektiren, oh dedirtmeyen, inim inim inleten kanser düzeninin yaratıcısı siz, kalkın ondan sonra timsah gözyaşları dökün.

Hiroşima ve Nagazaki’de atom bombasıyla katlettiğiniz on binlerin aileleri için de başsağlığı dilediniz mi mesela?

Vietnam’da, Yugoslavya’da, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de son 70 yıldır neredeyse dünyanın her yerinde katlettiğiniz milyonlarca insan için de gözyaşı döküyor musunuz?

Siz ne yapıyorsanız emperyalist karakteriniz gereği yapıyorsunuz. Siz emperyalistlerde; acıma, vicdan, gözyaşı olmaz. Hele bu duygular sizde Emekçi Halklar için hiç olmaz. O yüzden sahtekârlık yapmayın. Maske takmayın, halklar yemez bunu…

Mesela demeyin, “James Jeffrey’i verilecek yanıtları koordine etmesi için Ankara’ya gönderdim”, diye.

Açık olarak deyin ki; satın alıp iktidara taşıdıklarımıza, emirlerimizi dikte ettirmek için gönderiyoruz temsilcimiz James Jeffrey’i.

Bak dediler, kamudan aşırıp garantili olarak gördüğün ülkelere taşıdığın milyar dolarları, istersen açık etmemeyim, benden habersiz dolap döndüremezsin, bana milyarlarına el koydurtma.

Bak dediler, Halk Bankası, altınlar, İran’a ticaret, ABD’de de devam eden yargılamalar, bunun sonu kime dokunur sen çok iyi bilirsin.

Bak dediler, Ganimet Paylaşım Savaşında iktidar sana nasıl teslim edildi, hangi hizmetlerinin, hangi satışlarının karşılığında, bunu bize açık ettirme.

Bak dediler, bir Papaz’da bile sana papazı nasıl buldurduk…

S 400’ler, Soçi, Astana deyip artık daha fazla ileri gitme…

İşte alçak Jeffrey, bu tehditlerin, daha önce farklı toplantılarda kapalı kapılar ardında verilen emirlerin sonuçlarını denetlemeye, BOP’un devamı için de yeni emirlerini tebliğ etmeye geliyor.

Kanlı zalimin temsilcisinin yaptığı açıklamalar artık AKP’giller’in ve Reisinin Suriye konusunda Rusya ve İran ile yaşadığı kaçak ve sahte aşkın sona erdiğini, gerçek partnerine geri döndüğünü gösteriyor.

“ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, beraberindeki heyetle birlikte Ankara’ya geldi. Akşam saatlerinde Esenboğa Havalimanı’na gelen Jeffrey, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Jeffrey, ‘Bugün İdlib’de bizim müttefikimiz Türkiye’nin askerleri tehditle karşı karşıya, bu tehdit Rusya ve Esad hükümetinden geliyor. Sahada şehidiniz var, başınız sağ olsun. Biz bugün Ankara’ya gelip Türk hükümetiyle durumu gözden geçirmek istiyoruz ve mümkün olduğu kadar destek vermek istiyoruz’ ifadelerini kullandı.

“Jeffrey’nin Başdanışmanı Rich Outzen ise ‘ABD olarak bu menfur saldırıları şiddetle kınıyoruz. Azami dayanışma içinde bulunmak istiyoruz. Bu sebeple Türk müttefiklerimizle yakın irtibat içinde olacağız’ diye konuştu.” (https://www.sozcu.com.tr/2020/dunya/james-jeffrey-ankarada-turkiyenin-askerleri-tehditle-karsi-karsiya-5619295/)

AKP’giller ve Reisinin bütün hal ve hareketleri de ABD aşkından vazgeçemeyeceğini, gerçek aşkına geri dönüş yapacağını gösteriyordu.

Astana’da ve Soçi’de Suriye’nin toprak bütünlüğünün tanınacağına dair sözler verildi, tutulmadı. İdlib’de mevzilendirdikleri, önce ÖSO daha sonra da “Suriye Milli Ordusu (SMO)” adını verdikleri gericilerin, HTŞ vb. kafa kesici, insan yakıcı Ortaçağcıların elindeki ağır silahların tamamının toplanacağı sözü verildi, tutulmadı. BAAS Yönetimini tanıyoruz dediler, tanımadılar. Diplomasi yoluyla barışçıl şekilde bu süreci götüreceğiz dediler, 13 kınalı kuzunun ölümüne götürdüler süreci.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, bugün Odatv’de yayımlanan son duruma ilişkin açıklamasında şöyle dedi:

“Türkiye ile İdlib’deki gerilimi azaltma bölgelerindeki düzeni net bir şekilde belirleyen anlaşmalarımız var. Türk meslektaşlarımız bu bölgede işbirliği yaptıkları muhaliflerle, El Nusra (yeni adıyla Fetih el Şam) ve (Heyet) Tahrir el Şamlı teröristleri birbirinden ayırma sözü verdi. Ancak ne yazık ki hâlâ bu teröristler İdlib’deki bölgede hüküm sürüyor. Bu nedenle bu sorumluluk yerine getirilmeli.”  (https://odatv.com/rusyadan-turkiyeye-suclama-07022041.html)

AKP’giller ve Reisi hangi sorumluluklarını yerine getirdiler ki, hangi verdikleri sözleri tuttular ki. Bugün ak dediklerine yarın kara diyebilecek kadar, bugün kardeşim dediklerini yarın satacak kadar, bugün dostum dediklerine yarın düşmanlık güdecek kadar fırdöndülüğü karakter edinmiş bir anlayıştan, bir yapıdan sorumluluklarını yerine getirmesi, halklar yararına, insan yararına bir davranış sergilemesi beklenemez.

Zaten Tefeci-Bezirgân sınıf yapıları da buna müsaade etmez. Acıma, vicdan, merhamet yoktur bunlarda, bir tek Tanrı’ya taparlar: Para Tanrısına!

Ve Tanrıyı da kendilerine sağlayan ABD Emperyalistleridir. Onların sayesinde iktidarlar, onların sayesinde kamunun mallarını kasalarında toplayacak olanağa sahipler. Kullanım sürelerini uzatmak, deliğe süpürülmemek için de ABD Efendilerine hizmette kusur etmiyorlar.

O yüzdendir ki AKP’giller ve Reisi ABD Emperyalistleriyle yakın irtibatı koparmayacaklar, o alçaklar da BOP çerçevesinde elbirliğiyle Suriye’yi planladıkları şekilde parçalamak için, bölgeyi Halklar için daha büyük bir cehennem haline getirebilmek için bizdeki yerli işbirlikçilerine ellerinden gelen desteği vermeye devam edeceklerdir.

Ama insanlık düşmanı bu ortaklıklar, halkların düşmanlığı üzerine yakın irtibat kurmalar, halklara acılar çektirmek için birbirlerine destek atmalar, eninde sonunda bozulacak.

Kendiliğinden olmayacak bu ortaklıkların yıkılması, bozulması, son bulması; Halklar yıkacak ABD Emperyalistlerinin ve Yerli Satılmışların ortaklığını. Örgütlü Halklar bozacak Halkların kanı, gözyaşı üzerine kurulan ortaklıkları. Emekçi Halklar son verecek İnsan soyunun en büyük düşmanlarının yarattığı kanser düzenine.

İşte o güzel günlere ulaşabilmenin bugün ilk adımıdır “Katil ABD Ülkemizden ve Ortadoğu’dan Defol!” sloganını atabilmek.

İşte o eninde sonunda gelecek kutlu güne bugünden bir başlangıçtır;

“Katil Amerika, Ortadoğu’dan defol! diyemeyen her siyasi, her aydın, her akademisyen, her sanatçı, her gazeteci ya gafildir, ya korkaktır, ya da haindir” diye haykırabilmek.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

12.02.2012

 

Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi